ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Akaid ve Fıkıh


Abdestin Farzları ve Mesh


Abdestin Farzları ve Mesh

İslamiyet Kategorisinde ve Akaid ve Fıkıh Forumunda Bulunan Abdestin Farzları ve Mesh Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Abdestin Farzları ve Mesh Abdestin farz olduğuna delil Maide suresi : 6 ”Ey iman edenler, namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 23 Mayıs 2016, 11:05   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ikRa
Bir İncelik Gösterin, İncinmesin Yüreğim
ikRa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sekercik
Üyelik tarihi: 15 Ocak 2016
Mesajlar: 5.241
Konular: 578
Beğenilen: 1332
Beğendiği: 1196
www.forumsevgisi.com
Yeni Abdestin Farzları ve Mesh

Abdestin Farzları ve Mesh

Abdestin farz olduğuna delil Maide suresi : 6

”Ey iman edenler, namaza kalkacağınız zaman yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin ve her iki topuğa kadar ayaklarınızı da -yıkayın-”

Ayet-i kerimesinden anlaşıldığı üzere abdestin farzları dörttür. Bu farzlardan gaye, bir fiilin abdest sayılabilmesi için bulunması zorunlu olan şeylerdir.

1) YÜZÜ YIKAMAK :
Yıkama, suyun damlayacak şekilde organa akıtılmasıdır. En sahih görüşe göre, damlanın en azı iki damladır. Damlama olmadan suyu az akıtmak yeterli değildir. Damlama y bu fiil olmalı, yada uzvu kurulamayacak olsa, damlayacak durumda olmalıdır.

Yüz : Genişlik olarak iki kulak yumuşağı arası, uzunluk olarak da alında ki saç bitim yeri ile çenesinin sona erdiği yer arasında kalan kısım olarak belirlenmiştir.

2) KOLLARI DİRSEKLERLE BERABER YIKAMAK :
Dirsek : Kol ile pazunun hareket edebilen birleşme kısmıdır.

Kolu kesik olanın abdesti : Kolları kesik olan adamın kesilen kısmı dirseklerden bileklere doğru aşağı olursa, dirseklerden kalan kısmı yıkamak farzdır. Ama dirseklerin üstünden kesilmişse, o kimseye bu kısmını yıkaması farz değildir.

Şayet kollar tam dirsekten kesilmiş olursa, dirseklerin kollara dahil olduğunu söyleyenlere göre kemiğin ucuna suyu dokundurmak farzdır.

3) BAŞI MESHETMEK :
Mesh : Islak elin uzvun üzerine sürülmesi demektir. İmam-ı Âzam Ebu Hanife Rahimehumullâh’a göreyse, meshte farz olan, nâsiye -alın- miktarıdır ki, bu da başın hangi taraftan olursa olsun kulakların üstünden itibaren dörtte biri eder.

4) AYAKLARI TOPUKLARLA BERABER YIKAMAK :
Topuklar : Ayak mafsalından iki yana doğru çıkan belirgin kemiklerdir. Ayaklarla beraber topukları da yıkamak gerekir.

Bir kimsenin ayağı kesilip, topuğundan hiç bir şey kalmasa, kesilen o ayağı yıkama bu kişiden düşer. Bir kısmı kalırsa, onu yıkaması farzdır. Mest giyenler için mesh yaparak ayak yıkama yerine geçer ki bunun bazı şartları vardır.

MESTLER ÜZERİNE MESHİN ŞARTLARI
1) Mestin abdestli olarak giyilmiş olması veya abdest almaya ayaklarından başlayıp onları yıkadıktan sonra mestlerini giyip, abdesti bozucu herhangi bir durum meydana gelmeden abdesti tamamlaması.

2) Mestin abdestte yıkanması farz olan yeri örtmesi. Bu yerden maksat aşık kemikleri ve topuklarla birlikte ayaktır.

3) Ayağa giyilen mestlerle normal bir yürüyüşle en az bir fersah yaklaşık 9 km. Yürünebilmesi.
Buna binaen yürümekle parçalanabilecek ince bir bez üzerine mesh caiz değildir.

ÇORAPLAR ÜZERİNE MESHETMEK BAZI ŞARTLARLA CAİZ OLUR
Hanefi mezhebinden İmâm-ı Âzam Rahimehullah’a göre, çoraplar üzerine meshetmek caiz değildir. Çoraplar deriyle kaplanmış veya altlarına pençe vurulmuş olması müstesnâ. Bu durumda mesh caiz olur. İki imam’a göre bir takım şartlar dahilinde çoraplar üzerine meshetmek caizdir. Bu şartlar :

1) Çorapların, altını göstermeyecek şekilde kalın olması.

2) Çorapların bağlanmaksızın ayaklarda durabilmesi.

3) Çoraplarla yaklaşık 9 km. Yol yürüdükten sonra çoraplarda bir yırtılma veya altından üç parmak miktarı bir yerin ayağı gösterecek bir şekilde aşınıp incelmemesi.

Bu bilgiler ışığında keçe veya altını göstermeyecek şekilde sık dokunan çoraplar üzerine meshetmenin caiz olduğu anlaşılmaktadır.

Fakat günlük giydiğimiz ince çoraplar ile yaklaşık 9 km. Mesafenin yürünmesi durumunda özellikle topuk tarafında üç parmak miktarı altını gösterecek bir aşınma söz konusu olduğundan bu çoraplar üzerine meshetmenin caiz olduğunu ileri sürmek ihtiyata uygun olmayan ağır bir iddiadır.

4) Mestlerin her birinde ayak parmaklarının en küçüklerinden üç parmak miktarı yırtık bulunmaması.

Şayet mestte ki yırtık, parmakların bulunduğu yerde olursa, oradaki üç parmak itibara alınır.

5) Bağlamaksızın mestlerin ayaklarda kendiliklerinden durmaları.

6) Suyun cilde varmasını önlemeleri.

Mestlerin üzerine su dökülmesi durumunda suyun ayağa ulaşmasını önlemeleri.

7) Ön tarafı kesilen ayaktan en az elin küçük üç parmağı miktarının kalmış olması.

MESTLER ÜZERİNE MESHETMENİN SÜRESİ
Yolcu olmayanlar için bir gün bir gece -24 saat- yolcular için ise üç gün üç gece -72 saat-‘dir. Mesh için belirlenen bu süre mestleri giydikten sonra meydana gelen ilk abdest bozucu şeyden itibaren başlar.

Yolcu ve yolcu olmayan için belirlenen süre bittiğinde bakılır, eğer kisi abdestli ise sadece ayaklarını yıkar. Şayet abdesti yok ise abdest alır.

MESHİ BOZAN ŞEYLER
1) Abdesti bozan her şey meshi de bozar.

2) Üzerine meshedilen mestlerden ikisinin veya birinin ayaktan çıkması yahut çıkarılması.

3) Mestin içerisine giren suyun bir ayağın yarısından fazlasını ıslatması.

Çünkü bu durumda ayağı yıkamakla meshetmek toplanmıştır. Böyle bir uygulama ise caiz görülmemektedir.

4) Mesh müddetinin sona ermesi.

ÇIPLAK AYAĞA MESHETMEK AZABI MÛCİP BİR GÜNAHTIR !
Rasülullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem ‘in abdestte çıplak ayaklara meshetmek sabit olmamıştır. Bilakis Peygamber Efendimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem abdestte ayaklarını yıkamaya devam etmiş ve onu emretmiştir.

Rasülullah Sallallâhu aleyhi ve sellem ayaklarını yıkadığı bir abdestten sonra :

”Kim bunun -bu abdestin- üzerine artırır veya -ondan- azaltırsa, çirkin bir iş yapmış ve zulmetmiştir.” Buyurdu. ( Ebu Davud, Taharet : 51, no : 135, 1/81 )

Şübhesiz ayakları yıkamaya nisbetle onları meshetmek azaltmadır, bu da zulümdür.

Ayrıca Rasülullah Sallallâhu aleyhi ve sellem ayaklarını doğru yıkamayanları cehennemle tehdit etmiştir. Nitekim Abdullâh ibni Amr Radıyallâhu anhümâ şöyle anlatmıştır :

”Çıktığımız bir yolculukta Rasülullah Sallallahu aleyhi ve sellem bizden geri kalmıştı, sonra bize yetiştiğinde, biz ikindiyi yetistirmeye çalışıyorduk -vakti daralmıştı-, bu arada abdest alırken ayaklarımıza meshettik -sanki mesheder gibi ayaklarımızı hafifçe yıkadık, bazı yerleri aceleden kuru bıraktık). Bunun üzerine Rasülullah Sallallâhu aleyhi ve sellem en yüksek sesiyle iki veya üç kere :

”Vay ökçelerin ateşten başına gelene”diye nida etti.” ( Buhari, vudû 26, no : 161 1/72 , müslim , taharet : 9 no : 240/27,1/214)

Lakin ayağında mest olanlar onlar üzerine meshedebilirler. Müctehidlerin çoğu mest üzerine meshetmenin caiz olduğunu söylerken, sapık fırkalardan olan Şi’a ve Hâricîler bunu kabul etmemekte söz birliği etmişlerdir.

Halbuki Rasülullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’in mest üzerine meshettiği ”Buhari” ve ”Muslims”in naklettiği sahih hadis-i şeriflerde zikredilmiştir.

Mest üzerine mesh hususunda daha bir çok hadis-i şerif mevcuttur ki, bunların sayısı bir çok alimlere göre tevâtür derecesine ulaşmıştır.

Meymûni Rahimehullah’ın Ahmed ibni Hanbel Rahimehullah’dan rivayetine göre mest uzerine meshin meşru olduğu, otuz yedi sahabeden nakledilmiştir.

Hasan-i Basri Radıyallâhu anh’dan bunların ” Yetmiş Bedir gazisi ”olduğu rivayet edilmiştir.

İbni Abdilberr Rahimehullah : ”Bedir ve Hudeybiye gazileriyle, onlardan başka muhâcir ve ensâr, tâbi’în ve islam âleminin bütün fukahâsı ile bilumum ulema ve muhaddisler mest üzerine meshetmişlerdir” demiştir.

Dolayısıyla bunu inkar edenler, Müslümanların cemaatinden ayrılmış bidatçiler ile şaşkınlardır. Bu hususta ki hadis-i şerifler tevâtür derecesine ulaştığı içindir ki, İmâm-ı Âzam Rahimehullah mest üzerine meshi kabul etmeyi Ehli Sünnet’in şartlarından saymıştır.

Hazreti İmâm’ın : ”Bana gündüzün aydınlığı gibi âşikar olmadıkça, meshi kabul etmedim” dediği rivayet edilmektedir.

Dolayısıyla bu meseleyi kabul etmemek büyük sahabelere karşı gelmek ve onları hataya nisbet -yanlış yapmakla suçlamak- manasını taşıdığından bidat-inançta yenilik ve sapıklık-‘tır.

Hatta İmam-ı Kerhî Rahimehullah : ”Mest üzerine meshi caiz görmeyenin küfründen -kâfir olmasından- korkarım” demiştir.

İmâm-ı Nevevi Rahimehullah şöyle buyuruyor : ”Seferde -yolculukta- olsun hazarda – evinde- olsun, ihtiyar olsun olmasın, mest üzerine meshetmenin caiz olduğu hususunda sözüne güvenilir bütün âlimler ittifâk etmişlerdir. Meshi ancak Şi’îlerle Hâricîler inkâr etmişlerdir ki, onların muhâlefeti nâzâr-ı itibâra alınmaz.”
________________

Beni Arayan "Burda" Bulur

ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
,
"Yaradan "Dost "Olduktan "Sonra
"Kulu "Düşman "Olsa "Ne "yazar?
,
ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
abdestin, farzlari, mesh

Seçenekler
Stil


Saat: 09:04

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

istanbul escort Beylikdüzü escort Avcılar escort Ankara escort Ankara escort porno izle ---- ankara escort - istanbul escort