ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Akaid ve Fıkıh


İtikat – İnanç


İtikat – İnanç

İslamiyet Kategorisinde ve Akaid ve Fıkıh Forumunda Bulunan İtikat – İnanç Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> İtikat – İnanç Âmentü billâhi ve melâiketihi ve kütübihi ve rusülihi velyevmil âhiri ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 23 Mayıs 2016, 12:28   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ikRa
Bir İncelik Gösterin, İncinmesin Yüreğim
ikRa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sekercik
Üyelik tarihi: 15 Ocak 2016
Mesajlar: 5.244
Konular: 579
Beğenilen: 1330
Beğendiği: 1197
www.forumsevgisi.com
Yeni İtikat – İnanç

İtikat – İnanç

Âmentü billâhi ve melâiketihi ve kütübihi ve rusülihi velyevmil âhiri ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâla velbâ’sü ba’delmevti hakkun eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühû


DİN : Allâh’u Teâla tarafından konulan bir kanundur ki, insanlara yaratılışlarındaki gaye ve hedefi, Allâh’u Teâla’ya ne suretle ibadet yapılacağını bildirir.

Din insanları, güzel olanı seçmeleriyle, hayırlı olan şeylere götürür.
Bu ilâhi kanunu Peygamberler vahiy suretiyle Cenâb-ı Hak’tan öğrenerek insanlara ulaştırmışlardır.

İMAN : Allâh’u Teâla’ya ve Peygamber Efendimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem’in Allâh’u Teâla tarafından getirdiği ”Ahkam’ı İlâhiyye” -ilâhi hükümler- ‘in tamamına inanmak ve kabullenmekten ibarettir.

İSLÂM : İmanla aynı manadadır. Dolayısıyla her mümin, müslim ; her müslim de mümindir. Gerçi lugat itibarıyla iman, inanmak ; islam ise teslimiyet ve boyun eğmek anlamlarına gelmekteyse de din açısından ikisinin de hükmü birdir.

İMAN ŞARTLARI :

( Âmentü billâhi ve melâiketihi ve kütübihi ve rusülihi velyevmil âhiri ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi minallahi teâla velbâ’sü ba’delmevti hakkun eşhedu en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühû )

Manâsı :

”Ben, Allâh’u Teâlâ’ya, meleklerine, kitaplarına, Resul -Peygamber-lerine, ahiret gününe, kader takdir edilen şeyler’in hayırlısı ve şerlisi yaratılmak yönünden Allâh’u Teâla’dan olduğuna inandım.

Öldükten sonra dirilmek de haktır. Ben şehadet eder bilirim ve bildiririm ki Allâh’u Teâla’dan başka hiç bir ilah yoktur. Ve yine şehadet eder bilirim ve bildiririm ki, Muhammed Sallallâhu aleyhi ve sellem Allâh’u Teâla’nın kulu ve Rasulüdür.”

Bilindiği üzere iman şartları altıdır.

Âmentü billâhi : ALLÂH’A İNANMAK.

Tabi ki Allâh’a inanmak için evvela onu tanımak lazımdır. Yahudi ve hristiyanlarda Allah’a inandiklarını söylemektelerse de ; ”Allâh’ın oğlu ve hanımı var” şeklindeki sapık inançlarından dolayı Allâh’a inanmaları muteber sayılmamıştır.

Dolayısıyla Allâh’a inanmak, onun : ”Varlığına, birliğine, doğmadığına, doğurmadığına, oğlu kızı ve hanımı bulunmadığına, eşi dengi olmadığına, bütün kemal sıfatlarla muttasıf olup, bütün noksan sıfatlardan münezzeh olduğuna” inanmak demektir.

O halde Allâh’u Teâla hakkında şuna inanmalıyız ki, ”Allâh’u Teâla varlığı vacip olan, yokluğu düşünülemeyen ve varlığı zâtından olup hiç bir kimseye muhtaç olmayan bir zattır.”

Allâh’u Teâla, tektir. Zâtında da sıfatlarında da hiç bir ortağı yoktur. Allâh’u Teâla, bütün kemal sıfatlarla mevsuf ( üstün sıfatlara sahip ) olup, noksan sıfatların tümünden münezzeh ( son derece uzak ) ‘tır.

Allâh’u Teâla hiç bir icap ( kimsenin zorlaması ) olmaksızın dilediğini yapan, hiç şübhesiz mahlukâtı yaratan ve her yaptığını bir hikmete dayalı olarak yerli yerinde yapandır.

Ve Melâ-iketihi : MELEKLERE İNANMAK.

Melekler, değişik şekillerde görülebilen, zor işlere Allâh’ın izniyle güçleri yeten latif cisimler ( nurâni varlıklar ) dır.

Melekler, erkeklikten, dişilikten, yemekten içmekten, abdest bozmaktan, doğmaktan, doğurmaktan münezzehtirler.

Gece gündüz hiç durmadan tesbih ederler. Allah’a isyan etmezler, emrolunanı yaparlar.

Meleklerden kimisi Hak Teala’yı bilmek ve O’ndan gayrisiyle meşgul olmaktan son derece sakınma vasfında müsteğrak olmuş ( dalmış ) ‘tırlar..

Onlardan bazısı Rabbisinin emriyle işleri tedbir etmekte ( yönetmekte ) ‘dir. Onlardan kimisi semâvi ( gök ehli ), kimisi de erâzî ( yer ehli ) ‘dir.

Meleklere dişi isimleri takıp böylece resimlerini yapmak, heykellerini yapıp melek diyerek adlandırmak, insani kafir edecek sapık bir inançtır.

Meleklerin Peygamberler ( büyükleri ) başlıca dört tane olup, bunlardan Cebrâil Aleyhisselâm, Peygamberlere vahiy getirmek, harp ve zelzele gibi âfetleri yönetmekle, Mikâil Aleyhisselâm, rızıkları takip etmekle, İsrafil Aleyhisselam kulların amellerini kontrol ile, Azrâil Aleyhisselam ise ruhları almakla görevlidirler.

Melekler Allah’u Teâla’dan izinsiz hiç bir şeyi kendiliklerinden yapamadıkları için her hangi bir nedenle onlar hakkında kötü konuşmak ve onlara düşman olmak, gerçekte Allâh’a düşmanlık sayıldığından insanı dinden çıkarır.

Bu husus Yahudilerin Cebrâil Aleyhisselam’a düşmanlığı ile ilgili olarak Bakara suresinin 97-98. Ayet-i kerimelerinde zikredilmiştir.

Ve kütübihî : KİTAPLARA İNANMAK.

Allâh’u Teâla yüzdört kitap indirmiş olup bunların dördü büyük kitap yüzü ise sahifelerden ibarettir.

Bu kitaplarda Allah’u Teala’nın emir ve nehileri ( yasakları ) vaad ve vaidi ( müjde ve tehditleri ) mevcut olup, hepsi Allah’u Teâla’nın kelamıdır.

Bu kitaplara karşı vazifemiz, onların Allah’u Teâla’dan geldiğine inanıp, Kurân’ı Kerim gelmekle diğerlerinin okunmalarının, yazılmalarının ve bazı hükümlerinin neshedilmiş ( geçersiz kılınmış ) olduğunu bilmemizdir.

Bugün okuyup amel etmekle emrolunduğumuz tek ilahi kitap, Kurânı Hakimdir ve onun hükmü kıyamete kadar geçerlidir.

Dört büyük kitaptan Tevrat, Musa Aleyhisselâm’a, Zebur, Dâvud Aleyhisselâm’a, incil, İsâ Aleyhisselâm’a, Kurân-ı Kerim de Muhammed Sallallâhu aleyhi ve sellem’e indirilmiştir.

Kurân-ı Kerim’in bütün ayetlerine inanmak gereklidir. Bir ayetini inkâr, tümünü inkâr sayılır.

Dolayısıyla namaz, abdest ayetlerine inanıp da, faizin haramiyeti gibi, muamelâtla, hırsızın kolunun kesilmesi gibi, ukûbât ( cezâlar ) la ilgili ayetleri inkar etmek, insanı kıpkızıl kâfir ecer.

Çünkü faizin yaklığı, Bakara suresi’nin 275. Ayetinde, kol kesme cezası da Maide suresinin 38. Ayetinde zikredilmektedir.

İslâm dini ve Allah’ın yolu anlamına gelen ”Şeriat”ı inkar etmek de kafirliktir. Zira Şeriat’a uymak, Casiye suresi’nin 18. Ayeti kerimesinde Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem’e, dolayısıyla bütün ümmetine Allah’u Teâla’nın en büyük emirlerinden biridir.

Ve rusülihî : PEYGAMBERLERE İNANMAK.

Allâh’u Teâla’nın resullerine iman, onların ”Allâh’u Teâla tarafından kullarını müjdeleyici ve korkutucu, onlara din ve dünya işlerinde muhtaç oldukları bilgileri açıklayıcı olarak gönderilmiş kullar ” olduklarına inanmaktır.

PEYGAMBERDE ARANAN ŞARTLAR

Erkeklik,
2. Hür olmak,
3. Doğruluk,
4. Emânet ( güvenilirlik ),
5. Adâlet,
6. Tebliğ ( kimseden çekinmeden hakkı duyurma ) ,
7. Akıl, zeka, fetanet ve görüş gücünün zirvesine ulaşmak.
PEYGAMBERDE OLMAMASI GEREKEN VASIFLAR

Ana-babasının zinaya bulaşmaması,
2. Katılık, kabalık, sertlik gibi kötü huylar,
3. Alaca ve cüzzâm gibi insanları nefret ettiren ayıplar,
4. Yol üzerinde yemek yemek gibi mürüeti ihlal eden ( kişiliğe zarar veren ) işler,
5. Hıcamet ( kan almak ) gibi düşük mesleklerle iştigal,
6. Ümmetin kabulünü engelleyecek her türlü amel ve vasıf.
Şu bilinmelidir ki peygamberler genel manada küfrün ve yalanın bütün çeşitlerinden, büyük günahlardan ve bir lokma çalmak gibi insanları nefret ettiren küçük günahlardan ve diğer küçük günahları kasten işlemekten müberra ( uzak ) tırlar.

Peygamberlerin ilki Âdem Aleyhisselâm olup, sonuncusu peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi ve sellem’dir.

Bu ikisi arasında bir rivayet : ” Yüzyirmi dört bin,” bir rivayet: ” iki yüz yirmi dört bin ” Peygamber geçmiştir.
Sayıları hakkında kesin bir rakam vermeyip, ” Allâh tarafından gönderilen bütün Peygamberlere inandım.”demek daha uygundur.

Bu peygamberlerin hepsine inanmak gerekli olup birini inkâr hepsini inkar sayılır. Bu peygamberlerin Allah Celle Celalühü tarafından getirdikleri ayetlere inanmak gereklidir.

Dolayısıyla Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem ‘in buyurduğu kesinlikle bilinen sağlam senetli hadisleri inkar etmek, Kuran ayetlerini inkar gibi insanı kafir eder.

Peygamberlerden üç yüz onüç tanesi hem Resul hem de Nebi olup diğerleri sadece Nebi’dir.

Resul : ”Kendisine yeni bir kitap veya değişik bir hüküm vahyedilen zat, ” Nebi ise : ” Kendinden evvel ki Peygamberin Şeriatına uymakla emrolunan kimsedir.”

Kurân-ı Kerim’de isimleriyle anılan ve nübüvvetleri hususunda ittifak bulunan peygamberler yirmi beş tane’dir. Bunlar :

Âdem Aleyhisselâm,
2. Nuh Aleyhisselâm,
3. Hud Aleyhisselâm,
4. İdris Aleyhisselam,
5. Salih Aleyhisselâm,
6. İbrahim Aleyhisselâm,
7. İsmail Aleyhisselâm,
8. İshâk Aleyhisselâm,
9. Yâkup Aleyhisselâm,
10. Yûsuf Aleyhisselâm,
11. Musa Aleyhisselâm,
12. Harun Aleyhisselâm,
13. Şuayb Aleyhisselâm,
14. Zekeriyya Aleyhisselâm,
15. Yahya Aleyhisselâm,
16. İsa Aleyhisselâm,
17. Dâvud Aleyhisselâm,
18. Süleyman Aleyhisselâm,
19. İlyas Aleyhisselâm,
20. Elyesa’ Aleyhisselâm,
21. Zülkifl Aleyhisselâm,
22. Eyyüb Aleyhisselâm,
23. Yunus Aleyhisselâm,
24. Lut Aleyhisselâm,
25. Muhammed Sallallâhu aleyhi ve sellem.
Salavâtullâhi ala nebiyyinâ ve aleyhim ecmaîn.

Resullerden beş tanesi, ”Ülü’l-Azm” olup bunlar da
Nuh, ibrahim, Musa, İsa ve Muhammed Mustafa Sallallâhu aleyhi ve sellem’dir.

Bunların en üstünü, kainâtın efendisi sevgili peygamberimiz Muhammed Mustafa Sallallâhu aleyhi ve sellem’dir.

Ve’l-yevmil âhırî : AHİRET GÜNÜNE İNANMAK.

Öldükten sonra dirilip Allah’u Teâla’nın huzurunda hesaba çekilerek, herkesin yaptığının karşılığını bulacağı ahiret alemine inanmak, Allâh’u Teâla’ya inanmak gibi zaruri bir meseledir.

Malesf günümüzde müslüman olduklarını söyledikleri halde öldükten sonra dirilmek hakkında şübhesi olanlar vardır. Halbuki bu husus şübhe kaldırmayan iman esaslarından biri olarak ”Âmentü” de yer almıştır.

Nitekim altı esas sayıldıktan sonra okunan : ( Vel’ba’sü ba’de’l-mevt ) ” Ölümden sonra dirilmek haktır.” Cümlesi de ahirete imanın önemine dikkat çekmektedir.

Ve bil kaderi hayrihi ve şerrihi min-Allahi Teâla :
KADERE, HAYIR VE ŞERRİN YARATILMAK BAKIMINDAN ALLÂH-U TEÂLA’DAN OLDUĞUNA İNANMAK.

Kader, Allâh’ın sırlarından bir sır olup, bu hususta çok konuşup yorum yapmaya müsait değildir.

Ancak her müslümanın şuna inanması gerekmektedir ki, âlemlerin yaratılmasından sonsuza kadar olup bitecek hiç bir şey rastgele olmayıp, her şey Allâh’u Teâla’nın kaderiyle, takdiriyle, ayarlamasıyla, düzenlemesiyle, iradesiyle ve kudretiyle meydana gelmektedir.

Dolayısıyla yaratılmak bakımından hayır da şer de, iyi de kötü de, sevap da günah da Allah tarafındandır.

Ancak Allah’u Teâla kulun yaptığı hayırdan razı olup şerre rıza göstermemektedir.

Böyleyken de imtihan olsun için kulun yapmak istediği ve gücünü kullandığı kötülükleri yaratmaktdır.

Mevlâ Teâla, kulunu günah işlemeye zorlamayıp, şerleri kulunun irade ve kudretini istek ve gücünü kötüye kullanması neticesinde yarattığından, hiç bir şekilde mes’ul degildir. Kullar ise yaptıklarından sorumlu olacaklardır.
________________

Beni Arayan "Burda" Bulur

ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
,
"Yaradan "Dost "Olduktan "Sonra
"Kulu "Düşman "Olsa "Ne "yazar?
,
ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
inanc, itikat

Seçenekler
Stil


Saat: 06:57

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

istanbul escort Beylikdüzü escort Avcılar escort Ankara escort Ankara escort porno izle ---- ankara escort - istanbul escort