ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Akaid ve Fıkıh


Kaza Namazlarının Kılınışında Tertibe Uymak


Kaza Namazlarının Kılınışında Tertibe Uymak

İslamiyet Kategorisinde ve Akaid ve Fıkıh Forumunda Bulunan Kaza Namazlarının Kılınışında Tertibe Uymak Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kaza Namazlarının Kılınışında Tertibe Uymak Kazâ namazlarını kılarken aralarındaki tertîbe riâyet etmek gerekir. Meselâ kazâya kalmış olan sabah namazını, kazâ’ya ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 23 Mayıs 2016, 12:40   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ikRa
Bir İncelik Gösterin, İncinmesin Yüreğim
ikRa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sekercik
Üyelik tarihi: 15 Ocak 2016
Mesajlar: 5.244
Konular: 579
Beğenilen: 1332
Beğendiği: 1197
www.forumsevgisi.com
Yeni Kaza Namazlarının Kılınışında Tertibe Uymak

Kaza Namazlarının Kılınışında Tertibe Uymak

Kazâ namazlarını kılarken aralarındaki tertîbe riâyet etmek gerekir. Meselâ kazâya kalmış olan sabah namazını, kazâ’ya kalmış olan öğle namazından önce ; öğle namazını da ikindi namazından önce kazâ etmek gerekir. Yine bunun gibi kazaya kalmış namazlarla edâ olarak vakit içinde kılınan namazlar arasında ki tertîbe ve edâ mahiyetinde cem edilerek kılınan iki namaz arasındaki tertîbe de riâyet etmek gerekir.

HANEFÎLER dediler ki ; Kazâ namazlarının kendi aralarındaki tertibe ve kaza namazlariyla vakit namazları arasındaki tertibe riâyet etmek zorunludur. Buna göre vakit namazını, kaza namazını kılmadan önce edâ etmek câiz olma. Yine bunun gibi öğle namazının kazasını sabahın kazasından önce kılmak da câiz değildir. Aynı şekilde vakit farzlarıyla vitir arasındaki tertibe de riâyet etmek gerekir. Meselâ kazaya kalmış vitri kılmadan, sabah namazını edâ etmek câiz olmaz. Aynı kâbilden olmak üzere yatsı namazı eda edilmeden vitrin edası da câiz olmaz. Bahis konusu tertibe uymak, kişinin zimmetindeki kazâ namazlarının sayısının altıya ulaşmaması hâlinde vâcip olur. Üzerinde altıdan az kaza namazı bulunan kişi bu namazları kazâ etmek isterse, tertibe uyarak kaza etmek mecburiyetindedir. Sabahı öğleden önce, öğleyi de ikindiden önce kaza eder. Eğer öğleyi sabahtan önce kazâ ederse, kaza ettiği öğle namazı fâsid olur ve sabahın kazâsını kıldıktan sonra öğleyi iâde etmesi gerekir. İkindiyi de öğleden önce kazâ ederse aynı hüküm söz konusu olur ve bu, hep böyle gider.
Ama mükellefin üzerindeki kazâ namazlarının sayısı, vitir dışında altıya ulaşırsa, bu durumda söz konusu tertibe uyma zorunluluğu düşer. Üzerinde altı vakitten az kaza namazı bulunan kişi bunları vakit namazıyla birlikte kılmak isterse, bu kazaları vakit namazını edâ etmeden önce tertibe göre kılması gerekir. Ancak vakit dar olursa bu hükme uymak gerekmez.
Bir kişi, vakit namazlarından birini zamanında kılamayıp kaçırır, bunu müteâkib vaktin namazını eda etme anında hatırlar ve kaza etmeyip vakit namazını eda ederse, ikinci namazın farzlığı geçici olarak fâsid olur. Bundan sonra üçüncü vaktin namazını eda ederse, bu defa ikinci namaz sahih ama üçüncü vaktin namazı geçici olarak fâsid olur. Dördüncü ve beşinci vaktin namazları içinde durum böyledir. Beşinci namazın vakti çıkar da henüz söz konusu kaza namazı kılınmamış olursa, kılınmış olan önceki namazların tümü sahih olur ve sadece o kaza namazını kılması gerekir. Çünku o namaz, tertibten düşmüş olan kaza namazları hükmüne girmiş olmaktadır. Şundan ki : Kaza namazlarıyla vakit namazları arasındaki tertib, kazaların çokluğuyla düştüğü gibi, misalde belirtilen şekilde eda edilen namazların çokluğuyla da düşer. Ama misalde ki bir tek kazâyı, beşinci namazın vaktinin çıkmasından önce kılarsa, önce kıldığı beş namazın hepsi nafileye dönüşür ve kaza etmesi gerekir.

Mesela bir kişi sabah namazını kılamayıp kazaya bırakır, sonrada hâtırında olduğu halde kaza etmeyip öğle namazını eda ederse, öğle namazı geçici olarak fasid olur. Yine bunun gibi ikindi vaktinde sabah namazını kaza etmeden ikindi namazını eda ederse, ikindi namazı da geçici olarak fâsid olur. Bu hal, ertesi günün sabah namazının vakti çıkıncaya kadar devam eder. Eğer birinci günün kazaya kalmış olan sabah namazını, ikindi günün sabah namazı vaktinin çıkmasından önce kaza ederse, önce kılmış olduğu beş vaktin hepsinin farzlığı fasid olup nafileye dönüşürler. Dolayısıylada bunları kaza etmesi gerekir. Ama ertesi günün sabah namazı vakti çıktıktan sonra halâ kaza etmemişse, artık önce kılmış olduğu beş vakit namazı sahih olur. Sadece bu tek kaza namazını kılması gerekir. İçinde bulunduğu vaktin namazını eda etmekte olan bir kimse zimmetinde bir veya daha fazla kaza namazı bulunduğunu hatırlarsa, kılmakta olduğu namaz nafileye dönüşür. Bu namazı iki rekata tamamlamak gerekir ve sonrada tertibe uyarak üzerindeki kazaları kılar. Cuma namazını kılmakta olan bir kişi, sabah namazını kılmamış olduğunu hatırlarsa, cuma vaktinin çıkmasından korkmadıği takdirde kaza namazını kılması ve sonrada vakit namazını cuma namazı olarak, yada öğle namazı olarak kılması gerekir. Ama cuma vaktinin çıkmasından korkarsa, kılmakta olduğu cuma namazını tamamlar, sonrada kaza namazını kılar.

Bahis konusu tertib üç durumda düşer :

1) öncede söylendiği gibi, kaza namazlarının sayısı altı tane olursa. ( Vitir, bu sayıya dâhil edilmez )
2) Vakit, hem kaza namazını, hemde vakit namazını kılamayacak kadar dar olursa.
3) Vakit namazının eda edilmesi anında kaza namazı unutulursa. Çünkü öğle namazı, vaktinin girmesiyle vakit namazından önce gelmektedir. Unutulan kaza namazı, hatırlanmaması dolayısıyla vakti yokmuş gibi kabul edilir. Bunun vakit namazıyla bir araya sıkıştırılmaması gerekir.
Bu hususta Peygamber Efendimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur :

”Unutma, yanılma ve zorlandıkları şeylerin günâhı ümmetimin üzerinden kaldırılmıştır.” ( İbni Mace, talak,16)

MÂLİKİLER dediler ki ; Az olsunlar veya çok olsunlar, kaza namazları arasında tertibe riâyet etmek iki şartla vacip olur :

1) Kazalardan hangisinin daha önce olduğu hatırlanmalıdır.
2) Aralarındaki tertibe riayet etmeye muktedir olunmalıdır. Yani başka biri tarafından tertibsizliğe zorlanılmamalıdır.
Buradaki vaciplik şart değildir. Durum böyle olunca tertibe uymayarak mahallinden önceye alınan namaz bâtıl olmaz. Ama günaha sebebiyet verir, kılınmış olduğundan ötürü vakti çıkmış sayılan ve önceye alınan namazı iâde etmekte gerekmez. Anılan bu iki şart doğrultusunda, az miktarda ki kaza namazlarla vakit namazları arasındaki tertibe uymak da gerekir. Az miktarda ki kazalar beş ve daha az sayıdaki kaza namazlarıdır. Bu sayıyı aşmayan kazaları, vakit dar olsa bile, vakit namazlarından önce kılmak gerekir. Vakit namazları kasıtlı olarak bunlardan önce kılındığı takdirde , günahkâr olmakla birlikte sahih olur. Kaza namazı kılındıktan sonra zaruri vakit de olsa, henüz vakit varsa bu vaktin namazını iâde etmek mendup olur. Ama üzerinde kaza namazı bulunduğunu hatırlamadan vakit namazını kılıp tamamlarsa, bu namaz sahih olur ve hiç bir günaha da girilmiş olunmaz. Ancak kazayı kıldıktan sonra bu namazı iade etmek mendup olur. Az sayıdaki kazaları vakit namazını kılarken hatırlayan kişi, ister imam ister münferid olsun, eğer bu namazın iki secdesiyle birlikte bir rekatını tam olarak kılmazdan önce hatırlarsa namazı kesip kaza namazına başlar. Bunu yapan imamsa, kendisine tabi olarak namaz kılmakta olanlar da namazlarını keserler. Eğer bunu hatırlayan kişi, imamın ardında namaz kılmakta olan bir muktedi ise, imamın hakkına riayet ederek namazı kesemez. Ancak imamın selamından sonra kaza namazını kılarda henüz -zaruri vakitte olsa-vakit kalırsa, imamla birlikte kılmış olduğu vakit namazını iade etmesi mendup olur.

Az sayıdaki kazaları, vakit namazını kılarken hatırlayan kişi, eğer bu namazın iki secdesiyle birlikte bir rekatını tam olarak kıldıktan sonra hatırlamışsa, buna mendup olarak bir rekat daha ekler ve nafile sayar, selam verip kaza namazına başlar.

Bu kişi eğer iki veya üç rekatlı bir namazın iki rekatını kıldıktan veya dört rekatlı bir namazın üç rekatını kıldıktan sonra zimmetinde az sayıda kaza bulunduğunu hatırlarsa, kılmakta olduğu bu vakit namazını tamamlar, sonrada kaza namazlarını kılar. Kazaları kıldıktan sonra henüz vakit kalmışsa, önce kılmış olduğu vakit namazını iade etmesi mendup olur. Nafile namazı kılmakta olan bir kişinin, zimmetinde az sayıda kaza namazı bulunduğunu hatırladığı takdirde, bu namazı mutlak surette tamamlaması gerekir. Ancak içinde bulunduğu vaktin namazını halâ kılmamış ve kılmakta olduğu nafilenin de bir rekatını -rükûa giderek- akdetmemişse, vaktin çıkmasından korktuğu takdirde, nafile namazı kesmesi gerekir.

Kaza namazlarının sayısı beşten fazlaysa, bunları vakit namazından önceye almak vacip olmaz. Aksine eğer zaman genişse, vakit namazını bunlardan önce kılmak mendup olur. Eğer zaman darsa, vakit namazını bunlardan önce kılmak vacip olur. İster cemedilsinler,istere edilmesinler, vakitleri müşterek olan iki vakit namazı – ki öğleyle ikindi ve akşamla yatsı namazlarıdır- arasında da tertibe riayet etmek vaciptir. Bu vacip, şart anlamındaki bir vaciptir. Buna göre öğle namazını ikindiden önce, akşam namazını da yatsıdan önce kılmak gerekmektedir. Bu namazların ikisi arasındaki tertibe, herhangi bir zorlama olmaksızın riayet edilmezse, öne alınan namaz batıl olur. Ama bu tertibsizlik bir zorlama veya unutma sonuu olmuşsa ve ikinci namaz tamamlanıncaya kadar birincisi hatırlanmazsa kılınan namaz sahih olur. Bundan sonra birinci namaz kılınır da, zaruri vakit dahi olsa, vakit kalmış olursa ikinci namazı iade etmek mendup olur. Ama birinci namazın kılınmadığı , ikinci namazın kılınması sırasında hatırlanırsa, bunun hükmü, vakit namazını kılmakta iken üzerinde az sayıda kaza namazı bulunduğunu hatırlayan kişinin hükmü gibi olur. Mûtemed olan görüş budur. Bu kişi, hatırladığında birinci rekatı -rükûa giderek-akdetmişse, bir rekat daha ekleyerek namazını nâfileye çevirdikten sonra selam verir, ve önceki tafsilata göre hareket eder.

HANBELÎLER dediler ki ; Az olsun, çok olsun kaza namazları arasındaki tertibe uymak vaiptir. Eğer bu tertibe riayet edilmezse, mesela kazaya kalmış olan bir ikindi namazını, yine kazaya kalmış olan bir öğle namazından önce kılan bir kişinin önce kılmış olduğu ikindi namazı, mahallinden öne alındığı için sahih olmaz. Tabi bunu yaparken öğleyi kılmadığı hatırında ise ikindi namazı sahih olmaz. İkindinin kazasını kılıp tamamlanıncaya kadar öğlenin kazasını kılmadığını hatırlamazsa ikindinin kazası sahih olur. Ama bunu ikindinin kazasını kılmaktayken hatırlarsa, kılmakta olduğu namaz bâtıl olur.

Seferi bir kişi öğleyle ikindiyi, mesela ikindi vaktinde birleştirerek kılacak olursa, önce öğleyi, sonra ikindiyi kılmalıdır. İkindi namazına başlayarak tertibe muhalefet eder ve henüz ikindi namazındayken öğle namazını hatırlarsa namazı batıl olur. Ama hatırlamaksızın tamamlarsa ikindi namazı sahih olur

Vacip olduğunun bilinmemesi veya cemaate ulaşamama korkusu nedeniyle tertibin vacipliği düşmez. Bir kişi sabah ve ikindi namazlarını kılamayıp kazaya bırakır,aralarında tertibin vacip olduğunu bilmediği için öğle namazını kılar ve sonrada vakti içinde ikindi namazını kılarsa, ikindi namazı sahih olur. Çünkü bu kişi, ikindi namazındayken başka bir namazın kendisine vacip olmadığı inancındadır. Yalnız öğle namazını iade etmesi vacip olur.

ŞÂFİÎLER dediler ki ; Az olsun veya çok olsun, kaza namazları arasındaki tertibe riayet etmek sünnettir. Bunlardan biri diğerinden önceye alınırsa, mahallinden öne alınmış olan namaz sahih olur. Ama sünnete ters düşülmüş olur. İade edilmesi daha uygundur. İkindinin kazasını öğlenin kazasından önce kılan ; perşembe gününün öğle namazının kazasını çarşamba gününün öğle namazının kazasından önce kılan kişinin namazı sahih olur.
Kaza namazlarıyla vakit namazları arasındaki tertibe riayet etmek de iki şartla sünnet olmaktadır :

1) Vakit namazının, zamanında kılınamayıp kaçırılmasından korkulmamalıdır. Vakit namazının kaçırılması ise, vakti içinde bir rekatının kılınamaması demektir.

2) Kaza namazları, vakit namazına başlanılmadan önce hatırlanmalıdır. Hatırlanmayıp vakit namazına başlanırsa, artık-hatırlansa bile- bu namazı tamamlamak gerekir. Vakit geniş bile olsa, başlanmış olan vakit namazını kazalardan dolayı kesmek caiz olmaz. Vaktin müsait olduğuna inanılarak vakit namazından önce kaza namazına başlanılır ; ancak daha sonra bu namaz tamamlandığı takdirde henüz kılınmamış olan namazın vaktinin çıkacağı anlaşılırsa, namazı ya kesilir veya nafileye çevrilir. Bu iki namaz içinde vakit namazına kavuşmak için selam verilir. Gerçekte, efdal olanda budur. Cem-i takdim olarak kılınan iki vakit namazı arasındaki tertibe uymak vacip, cem-i te’hir olarak kılınan iki vakit namazı arasındaki tertibe uymak sünnettir.

( Abdurrahmân el-cezîri- dört mezhebe göre islam fıkhı,cild : 2, sh : 696-701 )
________________

Beni Arayan "Burda" Bulur

ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
,
"Yaradan "Dost "Olduktan "Sonra
"Kulu "Düşman "Olsa "Ne "yazar?
,
ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
kaza, kilinisinda, namazlarinin, tertibe, uymak

Seçenekler
Stil


Saat: 04:55

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

istanbul escort Beylikdüzü escort Avcılar escort Ankara escort Ankara escort porno izle ---- ankara escort - istanbul escort