ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Akaid ve Fıkıh


Cehennem, Cehennemlikler ve Vasıfları Nelerdir?


Cehennem, Cehennemlikler ve Vasıfları Nelerdir?

İslamiyet Kategorisinde ve Akaid ve Fıkıh Forumunda Bulunan Cehennem, Cehennemlikler ve Vasıfları Nelerdir? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Cehennem, Cehennemlikler ve Vasıfları Nelerdir? CEHENNEM TABAKALARI, CEHENNEMLİKLER VE VASIFLARI ”Ve kâfir olanlar, bölük bölük cehenneme sevk edilmişlerdir. Vakta ki ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 23 Mayıs 2016, 12:44   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ikRa
Bir İncelik Gösterin, İncinmesin Yüreğim
ikRa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sekercik
Üyelik tarihi: 15 Ocak 2016
Mesajlar: 5.244
Konular: 579
Beğenilen: 1330
Beğendiği: 1197
www.forumsevgisi.com
Yeni Cehennem, Cehennemlikler ve Vasıfları Nelerdir?

Cehennem, Cehennemlikler ve Vasıfları Nelerdir?

CEHENNEM TABAKALARI, CEHENNEMLİKLER VE VASIFLARI
”Ve kâfir olanlar, bölük bölük cehenneme sevk edilmişlerdir. Vakta ki oraya geldiler, kapıları açılıverdi ve onlara bekçileri dedi ki ;
Sizin içinizden Rabbinizin ayetlerini okur ve sizi bu gününüze kavuşacağınızla korkutur peygamberler gelmedi mi ?
Dediler ki ;

Evet… Fakat azap kelimesi kâfirler üzerine hak oldu.”

”Denildi ki ; Cehennemin kapılarına, içinde ebediyen kalmak üzere giriniz. Artık böbürlenenlerin ikâmetgâhı ne fenâdır !… ( Zümer süresi 71-71 )

İbni Mes’ud Radıyallâhu anh buyurur ki ;

-Sizin şu ateşiniz, cehennem ateşinin sadece yetmişte biridir. Eğer o, iki defa sudan geçirilmiş olmasaydı, onunla hiç bir suretle faydalanmanız mümkün olmazdı.

Amr ibni Âs Radıyallâhu anh şöyle buyurur ;

-Cehennem ehli, cehennem bekçibaşısını çağırırlar. Fakat kendilerine kırk sene cevap verilmez. Kırk sene sonra şöyle bir cevapla karşılaşırlar ;

-Siz orada ebediyen kalacaksınız !..

Bunun üzerine Mevlâ’ya seslenirler :

-Ey Rabbimiz ! Bizi buradan çıkar. Eğer yine küfre dönersek, o takdirde biz muhakkak zâlimlerdeniz.

Allâh Celle Celâlühü onların bu çağrısına dünyânın ömrünün iki misli kadar süren bir zaman cevap vermez. Nihâyet kendilerine hitâben şöyle buyurur.

-Gidin cehennemin içine ! Bana da bir şey söylemeyin.

Amr ibni Âs, sözüne devamla şunları söyler :

-Allâh’a yeminle söylerim ki, Allâh’ın bu cevabından sonra insanlar tek bir kelime bile konuşamazlar. Bundan sonrası, cehennemde ağlayış inleyiş ve ateş gürültüsüdür. Cehennemliklerin âh-u vâh sesleri tıpkı eşeklerin anırmasına benzer. ( Mü’min süresi 101-102 )

Denir ki ;

Cehennem ehli bin sene âh-u zâr eder. Fakat kendilerine en ufak bir faydası olmaz. Sonra kendi kendilerine derler ki ;

-Biz dünyada iken sabrettik mi, sonunda selâmete ererdik !…

Ve, âh-u vâh içinde bin sene daha beklerler. Fakat çekmekte oldukları azap hiç hafiflemez.
Sonunda şöyle derler.

-Ağlayıp, sızlamak ta, sabretmek de bizim için farksız. Bizim için kaçacak bir yer yok !..

Böyle dedikten sonra, şiddetli susuzluktan ve çekmekte oldukları elim azaptan dolayı, bin sene şânı yüce olan Allâh’dan yağmur talebinde bulunurlar. Onu hararet ve susuzluklarının zâil olması maksadıyla yaparlar. Bu bin senelik yalvarış, yakarıştan sonra, şânı yüce olan Allâh, Cebrâil Aleyhisselâm’a sorar :

-Ne istiyorlar ?

Cebrâil Aleyhisselâm cevap verir :

-Yâ Rabbi ! Onların ne istediklerini sen daha iyi bilirsin. Su istiyorlar…

Bu sırada tepelerinde bir takım kızıl bulutlar belirir. Onlar yağmur yağacağını zannederler. Fakat bu bulutlardan onların üstüne yağmur değil, katır büyüklüğünde akrepler yağar. Onlardan her birinin bir sokmasının verdiği acı bin senede geçmez. Sonra yağmur yağdırması için şânı yüce olan Allâh’a bin sene daha yakarırlar. Bu seferde gökte bir takım kara bulutlar belirir.
Bunu görünce derler ki ;

-İşte bu yağmur bulutu !…

Fakat bu seferde o bulutlardan üzerlerine deve boynu gibi yılanlar yağar. Öyle ki, onlardan birinin bir sokmasının verdiği acı bin senede geçmez. İşte şânı yüce olan Allâh’ın kelâmının manâsı budur :

”Kâfir olup ta insanları Allâh’ın yolundan çıkaranlar var ya ! İşte biz, onların çektikleri azâbın üstünde, dünyada yaptıkları fesatlara karşılık olmak üzere, bir azâp daha katıp arttırdık.”
( Nahl süresi 88 )

Ebu Hureyre Radıyallâhu anh’dan rivâyet edilir, Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdular ;
”Aziz ve celîl olan Allâh, Cebrâil Aleyhisselâm’ı çağırarak cennete gönderdi. Giderken ona,
-Git, cenneti ve orada cennet ehli için hazırladıklarımı gör, dedi.

Cebrâil Aleyhisselâm gitti. Cenneti ve cennet ehli için hazırlananları gördü. Dönüşünde şöyle dedi :

-Yâ Rabbi ! İzzetin hakkı için, onu işiten herkes mutlaka oraya girer.
Sonra, cennet, nefsin işlemekten hoşlanmayacağı amellerle bezendi. Allah tekrar Cebrâil Aleyhisselâm’a dedi :
-Cennete git ve ona bir kere daha bak. Cebrâil Aleyhisselâm gitti, baktı, dönüşünde şöyle dedi :
-Yâ Rabbi ! İzzetin hakkı için ben oraya hiç bir kimsenin girmemesinden korktum.
Daha sonra Allâh, Cebrâil Aleyhisselâm’ı cehenneme göndererek,
-Git cehennemi ve cehennemlikler için hazırladıklarımı gör, dedi. O, gitti, gördü ve dönüşünde şöyle dedi :

Yâ Rabbi, izzetin hakkı için söylüyorum. Onu işiten hiç bir kimse oraya girmez. Oraya girmeye sebep olacak hareketlerde bulunmaz.

Sonra cehennem ; nefsânî, şehvânî heves ve arzulara bezendi.
Allâh, Cebrâil Aleyhisselâm’a dedi :

-Tekrar git, orayı bir kere daha gör !

Cebrâil Aleyhisselâm gitti, gördü ve dönüşünde şöyle dedi;
-Yâ Rabbi, izzetin ve celâlin hakkı için söylüyorum, ben, hiçbir kimse hariç olmamak üzere oraya herkesin girmesinden korktum.

Bir defasında Cebrâil Aleyhisselâm, mûtâd geliş zamanlarının birinde, rengi atmış olarak yine Nebî Sallallâhu aleyhi ve sellem’e gelmisti. Rasulullah Sallallâhu aleyhi ve sellem sordu :

-Ey Cebrâil, seni rengi atmış olarak görüyorum. Bunun sebebi nedir ?

Cebrâil Aleyhisselâm ;

-Yâ Muhammed, sana, Allâh’ın cehennem körüklerine üfürülmrsini emrettiği bir zamanda geldim. Cehennemin, cehennem ve kabir azaplarının hak olduğunu ve Allâh’ın azâbının hak olduğunu ve Allâh’ın azâbının herşeyden üstünlüğünü kabul eden kişinin, ondan emin olmadıkça sükunâ kavuşması yaraşmaz.

Evet, şân-ı yüce olan Allâh, cehennemi yarattığı zaman onun üzerinde bin sene ateş yakıldı, kıpkırmızı oldu. Sonra bin sene daha yakıldı, bembeyaz olup akkor haline geldi. Sonra, bir bin sene daha yakıldı, simsiyah oldu. Artık o kapkaradır. Alevleri ile közleri hiç sönmez.

Seni hak ile gönderen Allâh’a yeminle söylerim ki, eğer cehennem ehlinin elbiselerinden biri yer ile gök arasına asılsa onun pis kokusundan ve hararetinden dünyanın bütün sakinleri hepsi de ölür.

Seni hak peygamber olarak gönderen Allâh’a yeminle söylerim ki , eğer şânı yüce olan Allâh’ın, kitabı Kuran’da zikretmiş olduğu zincirlerden birinin bir arşını bir dağ üzerine konsa bu dağ mutlaka erir. Öyle ki, bu erime yerin yedi kat dibine ulaşır.

Seni hak peygamber olarak gönderen Allâh’a yeminle söylerim ki, eğer bir adam mağripte azap olunca, onun gördüğü bu azâbın şiddetinden meşrıktaki adam da yanar.

Cehennemin harâreti gayet şiddetli, dibi çok derin, zineti demir, içeceği sıcak su ile irin, giyeceği ateş parçalarıdır. Onun yedi kapısı ve bu kapılardan her birinin, kadınlardan ve erkeklerden birer nasibi vardır.

Burada, Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem sordular :

-Cehennem bizim bu evlerimiz gibi midir ?

Cebrâil Aleyhisselâm dedi :

-Hayır ! Fakat o açıktır. Biri diğerinden daha aşağıdadır. Bir kapıdan diğer kapıya yetmis senelik bir mesâfe vardır. Bu katlardan her biri, kendisinin bir önceki kattan yetmiş misli daha sıcaktır.Allâh düşmanları oraya sevkedilir. Cehennemin kapısına vardıklarında orada onları bukağılar ve zincirlerle cehennem zebânileri karşılar.

Zinciri ağızlarından sokup gerilerinden çıkarırlar. Sol ellerini boyunlarına bağlarlar. Sağ ellerini yüreklerine sokarlar. İki omuzları arasını sökerler. Zincirlerle sıkıca bağlarlar.

Her bir insan, bir şeytanla birlikte aynı bir zincire bağlanarak yüz üstü sürüklenir. Bir taraftan da zebânî melekler topuzlarla vururlar. Her ne zamanki sıkıntıdan oradan çıkıp kaçmak isterlerse tekrar yine oraya iâde edilirler.

Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem burada yine sordu :

-Cehennemin bu tabakalarının sakinleri kimlerdir ?

Cebrâil Aleyhisselâm dedi ;

-Birinci tabakada münâfıklarla fir’av’nun soyundan ve Ashâb-ı mâide’den kâfirler vardır.
Cehennemin bu tabakasının adı Hâviye’dir.

İkinci tabakada müşrikler Allâh’a eş, ortak tanıyanlar, putperestler vardır. Bu tabakanın adı Cahim’dir.

Üçüncü tabakada hak dini terk edenler bulunur. Buranın adı Sekâr’dır.

Dördüncü tabakada iblis, iblise uyanlar ve mecusîler bulunur. Buranın adı Hutâme’dir.

Beşinci tabakada puta tapanlar, ateşe tapanlar ve sihirbazlar bulunur. Bunun adı lezâ”dir.

Altıncı tabakada hiristiyanlar vardır. Buranın adı Seir’dir.

Cebrâil Aleyhisselâm bunları söyledikten sonra, Rasululah (Sallallâhu aleyhi ve sellem)’dan utancından sustu. Onun sustuğunu gören Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu :

-Cehennemin yedinci tabakasında bulunanları söylemeyecek misin ?

Allâh Rasülünün bu suâli üzerine Cebrâil Aleyhisselâm dedi :

-Orada, senin ümmetinin, büyük günahlar işleyip tevbe etmeden ölmüş olanları vardır..

Onun bu cevabını duyan Peygamberimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem hemen bayılarak düştü. Cebrâil Aleyhisselâm’da onun muhâfazasına kendisini memur ederek başında bekledi. Allâh Rasulü kendine gelince şöyle dedi :

–Ey Cebrâil, felâketim büyük, kederim şiddetli. Cehenneme benim ümmetimden de giren olacak mı ?

Cebrâil Aleyhisselâm cevap verdi ;

-Evet, ümmetinin büyük günah işlemiş olanları oraya girecektir..

Sonra, Rasulullah Sallallâhu aleyhi ve sellem ağladı. Cebrâil Aleyhisselâm da ağladı. Ve Allâh Rasulû kendi hücrelerine çekildi. Halktan ayrı durmaya başladı. Sadece namaz için camiye çıkıyor, namazı kılarak evine dönüyor, kimseyle konuşmuyordu. Bu hâdisenin üçüncü günü olunca Ebu Bekir Radıyallâhu anh geldi. Kapısının önünde durarak :

-Esselâmü Aleyküm, ey rahmet evini sâhibi ! Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem’i görmek mümkünmü ? Dedi. Fakat kendisine bir cevap veren olmadığından ağlayarak geri döndü.

Sonra Ömer Radıyallâhu anh geldi. Kapısının önünde durarak :

-Esselamü Aleyküm, ey rahmet evinin shibi ! Allâh’ın Rasulünü görmek mümkünmü ? Dedi. Yine bir cevap çıkmadı. Oda geri döndü. Ağlıyordu.

Daha sonra Selmân Farisi Radıyallâhu anh geldi. Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem’in kapısının önünde durdu ve ;

-Esselâmü aleyküm, ey rahmet evinin sahibi ! Benim efendim Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem’i görmek mümkünmü ? Dedi. Ona da bir cevap veren olmadı.

Bunun üzerine Selman Fârisi ağlayarak, düse kalka Hz. Fâdımâ Radıyallâhu anha’nın evine gitti. Kapısının önünde durdu. Sonra ;

-Esselâmü aleyküm, Ey Allâh Rasulünün kızı, dedi.

Hz. Ali evde yoktu. Selman Fârisi selamdan sonra devam etti :

-Ey Allâh Rasulünün kızı, Rasulullâh halktan gizleniyor. Sadece namaz kılmak için dışarı çıkıyor. Ne kimse ile konuşuyor, ne de evine birisinin girmeine izin veriyor..

Bunun üzerine Hz. Fâdımâ hemen giyinip bürünerek Rasulullah Sallallahu aleyhi ve sellem’in hanesine koştu. Kapısının önünde durarak selam verdi.

-Ey Allâh’ın Rasulü, ben kızın Fadımâ ! Dedi.

Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem o anda secdeye kapanmış ağlıyordu. Başını kaldırarak ;

-Benim gözümün bebeği Fâdımâ bana niye bırakılmaz ? Açın kapıları ! Dedi.

Kapı açıldı.Hz. Fâdıma içeri girdi. Rasulullah Sallallâhu aleyhi ve sellem’i görünce hemen şiddetle ağlamaya başladı. Zira O’nu sararmış, solmuş, hüzünden ve ağlamaktan avurtları çökmüş bir halde gördü. Sordu ;

-Yâ Rasulullâh, sana ne indi ?

Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu :

-Ey Fâdımâ, bana Cebrâil geldi. Cehennein tabakalarını anlattı. En üst tabakada, benim ümmetimden büyük günahlar işleyenlerin bulunacağıni haber verdi. İşte beni ağlatan ve kederlendiren budur. Buyurdu.
________________

Beni Arayan "Burda" Bulur

ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
,
"Yaradan "Dost "Olduktan "Sonra
"Kulu "Düşman "Olsa "Ne "yazar?
,
ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
cehennem, cehennemlikler, nelerdir, vasiflari

Seçenekler
Stil


Saat: 11:13

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

istanbul escort Beylikdüzü escort Avcılar escort Ankara escort porno izle ---- ankara escort - istanbul escort