ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Akaid ve Fıkıh


Cennet, Cennetlikler ve Vasıfları Nelerdir?


Cennet, Cennetlikler ve Vasıfları Nelerdir?

İslamiyet Kategorisinde ve Akaid ve Fıkıh Forumunda Bulunan Cennet, Cennetlikler ve Vasıfları Nelerdir? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Cennet, Cennetlikler ve Vasıfları Nelerdir? AYET ve HADİSLER IŞIĞINDA CENNET ve CENNETLİKLER ”Ve Rablerinden korkmuş olanlar da cennete zümre zümre ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 23 Mayıs 2016, 12:45   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ikRa
Bir İncelik Gösterin, İncinmesin Yüreğim
ikRa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sekercik
Üyelik tarihi: 15 Ocak 2016
Mesajlar: 5.244
Konular: 579
Beğenilen: 1330
Beğendiği: 1197
www.forumsevgisi.com
Yeni Cennet, Cennetlikler ve Vasıfları Nelerdir?

Cennet, Cennetlikler ve Vasıfları Nelerdir?

AYET ve HADİSLER IŞIĞINDA CENNET ve CENNETLİKLER

”Ve Rablerinden korkmuş olanlar da cennete zümre zümre sevkedildi. Vakta ki ona geldiler ve kapıları açıldı ve onlara bekçileri dedi ki ;

– Selâmün aleyküm tertemiz bulundunuz. Artık bunlara ebediyen kalıcılar olmak üzere giriniz.

Onlar da, dediler ki ;

– Hamd Allâh’a mahsustur ki, bizim için vaadini yerine getirdi ve bizi bu yere vâris kıldı.

– Cennetten dilediğiz yerden ikâmet ediveririz. Artık ne güzeldir, güzel amel edenlerin mükâfâtı !… ( Zümer süresi 73-74 )

Ebu Hureyre Radıyallâhu anh anlatır :

Biz dedik ki : Yâ Rasulullâh,cennet hangi madde’den yaratılmıştır ? Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu :

-Su’dan.

Biz dedik ;

-Cennetin yapısını bize anlatırmısınız ?

Buyurdu ki ;

-Kerpiçleri altın ve gümüşten, harcı güzel koku ve miskten, toprağı zâ’ferandan, taşlarıda inci ve yâkuttandır. Oraya giren, dâima nimet içindedir. Asla sıkıntı görmez. Ebedîdir ölmez. Elbisesi
aşınmaz,gençliği gitmez.

Yine Ebu Hureyre Radıyallâhu anh’dan rivâyetle ; Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdular ki ;

-Cennette bir ağaç vardır ki binitli bir kişi bunun gölgesinde, yüz sene yürür de, yine katedemez.

” Yayılmış, devamlı gölgeler. ” ( Vâkıa süresi 30 )

Yine cennette, hiç bir gözün görmediği, hiç bir kulağın işitmediği ve hiç bir insanın aklına gelmeyen nimetler mevcuttur.

”Artık onlar için,yapmakta olduklarına bir mükâfat olarak, gözlerinin aydın olacağı nimetlerden kendilerine neler gizlemiş bulunduğunu kimse bilemez.” ( Secde Süresi 17 )

Cennette ufak bir yer dünya ile bütün dünyadakilerden daha hayırlıdır.

”Artık kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete girdirilirse, necât bulmuş olur.”( Âli imrân süresi )

İbni Abbâs Radıyallâhu anh anlatır :

-Cennette, Leâbe denilen bir hûri vardır. Bu, misk anber,kâfur ve zâ’feran olmak üzere dört şeyden yaratılmıştır. Çamuru Âb-ı hayatla yoğrulmuştur. Mevlâ ona ” Ol ” demiş, oda olmuştur. Bütün diğer hûriler ona âşıktır. Eğer denize bir damla tükürse denizin suyu erir.

Gerdanında şöyle yazılıdır ;
”Kimki benim gibi birine sahip olmak isterse Rabbime itaat yolunda bulunsun.”

-Cennetin yeri gümüşten, toprağı miskten, ağaçlarının kökleri gümüşten, dalları inci ve zeberceddendir. Yapraklarla, meyveler de bunun altındandır. Onların meyvelerini ayak ta yiyende, oturarak yiyen de, yaslanarak yiyende bir güçlük çekmez.

‘Ve meyveleri de emirlerine âmâde kılınmış olarak ” ( İnsan süresi 14 )

Süheyb Radıyallâhu anh’dan rivâyet edilir :

Rasulullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ;

”Cennet ehli cennete,cehennem ehli de cehenneme girdikleri zaman bir tellâl şöyle bağırır ;

”Ey cennetlikler, Allâh’ın kendi nezdinde bir vaadi vardı. Şu anda sizi onunla mükafatlandırmak istiyor.

-Cennet ehli sorar ;

-Nedir o ? Allâh bizim amellerimizin sevap kısmını ağır bastırmadımı ? Bizi cennete koyup, cehennemden uzaklaştırmadımı ?

Bu sırada Goma ilâhinin önünden perde kaldırılıverir. Cennet ehli Mevlâya bakar. Varlığım kudret elinde olan Allâha yeminle söylerim ki, Allâh onlara, Cemâli ilâhiyi temâşa eylemekten daha tatlı bir şey vermemiştir.”

Enes ibni Mâlik Radıyallâhu anh anlatır :

Bir defasında Cebrâil Aleyhisselâm Peygamber Efendimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem’e parlak bir ayna ile geldi. Onda siyah bir nokta vardı. Peygamber Efendimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem sordu :
-Yâ Cebrâil, bu parlak ayna nedir ?

Cebrâil Aleyhisselâm cevap verdi :

-Bu ayna Cuma günüdür. Onda ki siyah nokt da, o günde mevcut bir saattir. Sen ve ümmetin, onunla, sizden önceki ümmetlere üstün kılındınız. Diğer ümmetlerde o günde size tâbidirler.
O günde bir gün vardır ki,eğer mümin yaptığı duâdao âna tesâdüf ederse, şanı yüce olan Mevlâ, onun duâsını mutlaka kabul eyler. Yine o anda bir şerden korunma talebinde bulunursa, Allâh-u Teâla onu mutlaka korur. O günün bir adı da Yevmül mezîd’dir.

Rasülullâh Sallallâhu aleyhi ve sellem sordular :

-Yevmül mezîd nedir ?

Cebrail Aleyhisselâm cevap verdi :

-Rabbin, firdevs cennetinde bir vâdi edindi. Bu vâdide miskten bir tepe vardır. Cuma günü olunca,üzerinde peygamberlerin bulunduğu nurdan bir minberle burası tavâf edilir. Yine, üzerinde sıddıkların , şehitlerin ve sâlihlerin bulunduğu yâkut ve zebercedlerle süslü altından bir minberde burada dolaşılır, tavâf edilir. Bu sırada, yedinci kat gök ehlide iner. Bu tepenin üstünde onların arka taraflarına otururlar. Hep birden toplanarak Allâh’a hamd ederler,senâlarda bulunurlar. Bir ara Allâh onlara buyurur ki ;

-Benden isteyiniz !..

Onlar derler :

-Senin rızânı isteriz.

Allâh Celle Şânühü buyurur :

-Ben sizden râzıyım. Size cennetimi nasip ediyor, nimetlerime nâil eyliyorum.

Daha sonra Mevla onlara tecelli eyler. Hepsi de O’nun cemâlini görürler. Onun icin Cuma günunden daha sevimli ve daha zevkli bir gün yoktur. Zira o günde şerefleri daha da artar.

Akrime Radıyallâhu anh şöyle buyurur :

-Cennet ehlinin erkekleri de, kadınları da ( 33 ) otuzüç yaşında ki insanlar gibidirler. Boylarıda Âdem Aleyhisselâm’ın boyu gibi altmış arşındır.( Adem Aleyhisselâmın başı birinci kat semâya değdiğinden ötürü saçlarının döküldüğü rivâyet edilir. ) Hepside sürmeler çekilmiş, tâzedir. Üzerlerinde yetmiş kat elbise bulunur. Her bir elbise her bir saatte yetmiş ayrı renkle parıldar.

Bir rivâyette :

-Eğer cennet ehlinden bir kadın, bir elini göğe çıkarıverse, bu el bütün yeri göğü aydınlatır.

Şânı yüce olan Allâh’ın rahmeti onun üzerine olsun, bir defasında ibrahim ibni Edhem hamama girmek istemiş, fakat hamam sâhibi, ” Ücretsiz girilmez ” diyerek ona mâni olmuştu. Bunun üzerine İbrahim ibni Edhem şiddetle ağladı ve şöyle dedi :

”Allâhım, ücretsiz olarak şeytanların evine girmeme bile izin verilmiyor. Ya Nebîlerle, sıddıkların evine cennete nasıl girebilirim, ücretsiz !…”

İbni Mes’ud Radıyallâhu anh anlatır.

-Bütun insanlar sırat köprüsüne gelirler. Onların gelmesi, cehennemin çevresinde durmaları demektir. Sonra amelleri ile sırat köprüsünden geçerler. Kimisi yıldırım gibi, kimi bir kuş hızıyla, kimisi çevik bir at, kimi çevik bir deve, kimisi de koşar insan hızıyla geçer.

Onlarin en sonuncusu iki ayaklarının baş parmakları mahalline basarak yürür. Sonra Sırat onu kaydırır. Sırat kaygandır. Keskinliği kılıç keskinliği gibidir. Yürüyebilenlerle hafif takılanlar kurtulurlar. Takılıp sürünenler, cehenneme düşerler. Bu arada melekler :

-Yâ Rabbi selâmet ver, selâmet ver ! Derler. Nihâyet en son cennete girecek şahısta geçer.
Sıratı geçtiği zaman kendisine cennetten bir kapı açılır. Fakat orada kendisinin oturacağı bir yer göremez. Sonra oraya bakar ve ;

-Yâ Rabbi, beni şuraya oturt, der. Mevlâ Celle Celâlühü :

-Seni oraya oturtsam benden daha başkasını da istersin, cevâbını verir.
Bunun üzerine o kul oraya oturtulur. Sonra kendisine cennette daha büyük makam ve mevkiler gösterilir. Kul bunları görünce, kendi bulunduğu yeri görünce, kendi bulunduğu yeri küçük görmeye başlar ve ;

-Yâ Rabbi, beni şuraya oturt, der. Mevlâ Teâla ;

-Seni oraya oturtsam başkasını da istersin.

Kul ;

-Hayır Yâ Rabbi, daha istemem, der.

Bunun üzerine oraya oturtulur. Sonra kendisine yine büyük dereceler gösterilir. Nihâyet dördüncü defa daha yüksek mevkileri görünce, o zamana kadar kendisine verilmiş olan bütün mevkileri küçümser. Bununla beraber bir istekte bulunmaz, sükut eder. Bu sırada kendisine sorulur.

-Bir şey istemiyormusun ? Cevap verir :

-Çok istedim. Artık utanıyorum.

Bunun üzerine Mevlâ buyurur ki ;

-Sana dünya ve onun on misli kadar yer !…

Abdullah ibni Mes’ud Radıyallâhu anh şöyle der ;

-Peygamber Efendimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem her ne zaman ki bu haberden bahsederse mutlaka gülümser, ümmetinden küçük dereceli bir kişinin mevkisinin bu şekilde yükselmesine sevinirdi.

Hz. Âişe Radıyallâhu anh’nın bildirdiğine göre, Peygamber Efendimiz Sallallâhu aleyhi ve sellem buyurdu ki ;

”Allâhu teâla, cennet ehlini cennete koymak istediği zaman, onlara bir melekle cennetten hediye ve elbiseler gönderir. Cennete girmek istedikleri zaman, melek şöyle der :

-Durun ! Bende, Âlemlerin Rabbinden hediye var.

-O hediye nedir ? Derler.

-On tane yüzüktür.

Birincisinde : ” Size selâm olsun. İyi oldunuz. Ebedi kalmak üzere, cennete giriniz ” yazılıdır.

İkincisinde : ”Üzüntüler ve dertler üzerinizden kaldırıldı ” yazılıdır.

Üçüncüsünde : ” Bu, öyle bir cennettir ki, biz sizi ; ona yaptıklarınızın karşılığı olarak, vâris kıldık ” yazılıdır.

Dördüncüsünde : ”Size, hulleler ( elbiseler ) ve zinetler giydirdik” yazılıdır.

Beşincisinde : ”Biz onları, iri gözlü hûrilerle evlendirdik. Bugün onları, gösterdikleri sabır karşılığında mükâfatlandırdık. Onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir” yazılıdır.

Altıncısında : ”Bugün bunlar, yaptığınız tâatin karşılığıdır” yazılıdır.

Yedincisinde : ” Artık genç oldunuz, hiçbir zaman ihtiyarlamayacaksınız” yazılıdır.

Sekizincisinde : ” Artık emniyet içindesiniz. Ebediyyen korkmayacaksınız” yazılıdır.

Dokuzuncusunda : ” Siz peygamberlere, sıddıklara, şehitlere ve sâlihlere arkadaş oldunuz” yazılıdır.

Onuncusunda : ” Arş-ı Kerim sâhibi, Rahmân olan Allâh’ın himâyesinde oldunuz” yazılıdır.

Sonra da melek şöyle der :

-Korkulardan emin olarak selâmetle giriniz, der. Onlarda cennete girerler ve :

-O Allâh’a hamd olsun ki, bizden üzüntüyü giderdi. Gerçekten Rabbimiz çok affedici ve şükredicidir. (Kullarının iyiliklerini över.) O Allâh’a hamd olsun ki, bize verdiği vaadinde doğru çıktı ve arzı bize verdi. Biz cennette istediğimiz yerde dururuz. Ne güzeldir, çalışanların mükâfatı, derler.

Sizlerde bu yüzüklerden almak istemezmisiniz ? Düşünün şuan yaşantınızda, çok sevdiğiniz birisinin size değerli bir yüzük hediye ettiğini. Bu hediye sizi mutlaka çok sevindirir. Lakin bu yüzük kaybolabilir, sizde ölebilirsiniz.
Mevla Teâla Hazretleri bizlere öyle bir hediye sundu ki, hiç kaybolmayacak, ebedi kalacak ve bu hediye bizim için çok çok değerli şân-i Yüce olan Allâhımız tarafından. Rabbim bizede bahşedilmiş kullarından olmayı nasip etsin. AMİN.
________________

Beni Arayan "Burda" Bulur

ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
,
"Yaradan "Dost "Olduktan "Sonra
"Kulu "Düşman "Olsa "Ne "yazar?
,
ڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪےڪے
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
cennet, cennetlikler, nelerdir, vasiflari

Seçenekler
Stil


Saat: 13:09

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

istanbul escort Beylikdüzü escort Avcılar escort Ankara escort porno izle ---- ankara escort - istanbul escort