ForumSevgisi.Com

ForumSevgisi.Com (http://www.forumsevgisi.com/)
-   Allah (C.C) (http://www.forumsevgisi.com/159-allah-cc/)
-   -   Allah’ın sevgisini kazanmanın en kestirme yolu nedir? (http://www.forumsevgisi.com/allah-cc/6975-allah-sevgisini-kazanmanin-en-kestirme-yolu-nedir.html)

Dua ' 12 Kasım 2014 22:50

Allah’ın sevgisini kazanmanın en kestirme yolu nedir?
 
Allah’ın sevgisini kazanmanın en kestirme yolu nedir?


----
Konuyu ayet ve hadisler ışığında cevaplamaya çalışalım;

Kur’an da Rabbimiz cc. Şöyle buyuruyor: "De ki; `Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyunuz, (tabi olunuz, ahlakımı örnek alınız ki), Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Hiç kuşkusuz Allah bağışlayıcı ve esirgeyicidir." (Al-i İmran 31.)

Demek ki Allah'ın sevdiği bir kul olabilmenin, O'nun rızasını kazanmanın tek yolu Efendimiz (sav) ne yapmış neyi yapmamış bilmek, uygulamak ve son nefesini verinceye kadar bu yolda devam etmektir.

Hz. Aişe'ye -r.anha- Efendimiz sav. ın ahlâkı sorulduğunda "O'nun ahlâkı Kur'andı" demiş, sonra da Mu'minun suresinin ilk 10 ayetini okumuş ve "işte böyleydi Resulullah" demişti. (Nesai)

İşte O Surenin (MU'MİNUN) İlk 10 Ayeti;

1. Gerçekten müminler kurtuluşa ermiştir;
Bakalım nasıl...

2. Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler;

Efendimiz (asm) buyurmuşlar ki:

a."Huşu ve huzur içinde kılınan 2 rekat namaz, huşudan uzak bir halde kılınan 1000 rekatlık namazdan daha hayırlıdır."

b."Bir kimse abdest aldığında, abdestini güzelce alır, sonra namaza kalkar ve o namazın rükû'unu, secdelerini ve ondaki kıraati tam olarak yerine getirirse, namazı ona: "Sen beni muhafaza ettiğin gibi Allah da seni muhafaza etsin" der. Sonra o namaz, bir ziya ve nur ile semaya yükseltilir ve o namaz için semanın kapıları açılır. Kul abdestini güzel almaz, rükû, secde ve kıraatını tam yapmazsa, namazı ona: "Sen beni zayi ettiğin gibi Allah da seni zayi etsin." der. Sonra o namaz, üzerinde bir zulmet olduğu halde semaya yükseltilir. Lakin semanın kapıları açılmaz. Sonra o namaz eski bir elbise gibi dürülür ve sahibinin yüzüne vurulur."
Namaz kılarken rüku ve secdelere dikkat etmek gerekir. Bunların arasında Efendimiz (asm) nin yaptığı bir takım dualar var. Eğer onları yaparsak zaten normal olarak rüku ve secdeleri tadil-i erkana uyarak yapmış oluruz. Bir de farz namazda selam verdikten sonra okunan duayı da yapmaya çalışalım. (Allahümme einni alâ zikrike ve şükrike ve hüsnü ibadetik..)

c. "Allah'ın en sevdiği amel vaktinde kılınan namazdır."

d. "Cemaatle kılınan namaz, cemaatsiz kılınanın yirmiyedi mislidir.
Namazda huşu içinde olmak için hayatımızın da huşu içinde olması gerekir. Bir sonraki ayette, hayatımızın da huşu içinde olması için gerekli olan en önemli hususa dikkat çekilmiş;

3. Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler;

Büyük hadis alimi Ebu Davud şöyle diyor;-"Topladığım hadislerin içinden bu dört hadis, hadislerin özüdür."
* Ameller niyetlere göredir.
* Bir mümin kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz.
* Kişinin olgun mümin olduğunun göstergesi; malayaniyi (Dünyâ ve âhirete faydası olmayan iş, boş söz, lüzumsuz şey) terk etmesidir.
* Helaller bellidir, haramlar da bellidir. Birde bunlar arasında şüpheli olanlar vardır, siz şüpheli olan şeylerden kaçının.

4. Onlar ki, zekâtı verirler;
Zekat malın kirli kısmının maldan arındırılmasıdır. Bu yönüyle aslında zekatı alan kişiden çok aslında veren kişinin ihtiyacı vardır, zekat vermeye...

5. Ve onlar ki, iffetlerini korurlar;
İffeti korumak deyince aklımıza hemen kadınlar gelir. Halbuki bu konu onlar kadar bizi de ilgilendiriyor.
İffet; kişiyi her türlü rezillikten koruyan bir haslettir. El, ayak ve diğer âzâyı her türlü zarardan korur. Bu haslet güzel ahlâkın en üstünüdür. Âzânın iffetli olması demek; meselâ gözün harama bakmaması ve kendisine yasak olan şeyleri terk etmesidir.
Efendimiz (asm) buyurmuşlar ki: "İffet sâhibi olursanız kadınlarınız da afîf (iffetli) olur."
Efendimiz (asm) buyurmuşlar ki: "Allah teala bir kula buğz ettiği zaman, ondan hayayı soyup alır. Hayayı alınca da o kimseyi sevmeyen ve sevilmeyen bir şahıs olarak görürsünüz. Allah, emaneti de ondan alır. Emanet alınınca, merhameti de alır. Merhamet alınınca da İslam'ın esasını da o kimseden alır. İslam'ın esası alınınca da, o kimseyi artık kovulmuş bir şeytan olarak görürsün.

6. Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (câriyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmazlar.

7. Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.

8. Yine onlar (o müminler) ki, emanetlerine ve ahidlerine riayet ederler;
Münafıklığın üç alametinden alametinden ikisi emanete ve söze riayet etmemektir. Diğeri ise bildiğiniz gibi konuştuğunda sözlerine yalan katmaktır.
Efendimiz (asm) buyurmuşlar ki: "Benim için şu altı şeyi garanti edin, Bende size Cenneti garanti edeyim: Sizden biri konuşursa yalan söylemesin. Vaad ettiğini yapsın. Emanet edildiğinde ona hiyanet etmesin. Gözüne sahip olsun. Eline sahip olsun ve bacak arasına hakim olsun."
Allah yolunda savaşmak bütün günahları affettirir. Fakat emânete hıyâneti affettirmez. Emânete hıyânet eden kul, Allah yolunda ölse bile, kıyâmet günü yakalanır; "Emâneti sâhibine ver" denir. O da bunu yerine getiremeyeceği için Cehennem'in derinliklerine atılır. (İbn-i Mes'ûd)

9. Ve onlar ki, namazlarını korurlar. (devam ederler, asla bırakmazlar.)
İşte bu ayet namazı huşu içinde kılmanın önemine işaret ediyor. Namazlarında huşu içinde olanlar bırakabilirler mi. Ama diğer türlü kılanlar Allah korusun böyle bir tehlike içindedirler.

Bir de özellikle ibdetlerin yerine getirilmesi konusunda asla ortama uymamalıyız, aksine ortam bize uymalı. Yani sırf arkadaşlarım beni ayıplar diye okulda işyerinde vs. namaz kılmamak gibi bir yanlışa kapılmamalıyız. Kimseden çekinmeden, her zaman ve zeminde namazı kılmak. İstikametten ayrılmamak, sağlam bir duruş sergilemek... Asıl müslümanlık budur! (Hud suresinin 112. ayeti "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol")

Efendimiz (asm) buyurmuşlar ki: "Sağlam bir mümin olmanın üç şartı vardır;
1. Allah yolunda kınayanın kınamasından korkmaz.
2. İşlediği hiç bir işten dolayı riyakarlık yapmaz.
3. İki işten birini yapmak zorunda kaldığında Allah'ın rızasına en yakın olanı seçer.

İşte bu sözleri hayat prensibimiz haline getirebilirsek, sağlam bir müslüman oluruz. Ve inşallah aşağıdaki ayeti kerimenin sırrına mazhar oluruz;

10. İşte, bunlar, cennete vâris olacaklardır...


Sonuç olarak... Allah'ın sevdiği bir kul olabilmenin, O'nun rızasını kazanmanın tek yolu Efendimiz (sav) ne yapmış ne yapmamış bilmek, uygulamak ve son nefesini verinceye kadar bu yolda devam etmektir.

Bunu yapmanın da iki yolu vardır.
Birincisi kişisel olarak çaba göstermek. "O gün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa uğramaz. Siz orada ancak yaptıklarınızın karşılığını alırsınız." İkincisi ise ve daha kestirme olanı ise iyi insanlarla beraber olmaktır..."Ey iman edenler. Allah'a karşı takva sahibi olun ve sadıklarla, iyilerle beraber olun"


----

*28.09.2005
Seminer Notları


Saat: 01:16