ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Hanımefendiler > Anne - Çocuk

Anne - Çocuk Annelerimiz ve Çocuklarımız


Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor

Annelerimiz ve Çocuklarımız


Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor

ForumSevgimiz Hanımefendiler Kategorisinde ve Anne - Çocuk Forumunda Bulunan Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor İSTANBUL (İHA) – Günümüz toplumlarının en önemli sorunlarından biri ailenin ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 30 Temmuz 2015, 13:52   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor

Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor

Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor
İSTANBUL (İHA) – Günümüz toplumlarının en önemli sorunlarından biri ailenin önemini yitirmesi. Son 20 yıl içinde aile yapıları incelendiğinde anne baba ve çocuktan müteşekkil aile sayısında azalma görülürken karışık aile yapılarında artış gözleniyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Klinik Psikolog Şeniz Pamuk bu durumun temelinde boşanmanın yattığını ve bundan en fazla çocukların etkilendiğini söyledi.

Dünyanın süper gücü ABD’de evlenen her iki çiftten biri ayrılmaya karar verirken Almanya’da bu durum üçte bir oranında. Pamuk’un verdiği bilgilere göre Türkiye henüz boşanmaların sık yaşanmadığı bir ülke olsa da 15 yıl önce yüzde 1′i bulmayan ayrılan çift oranı gün geçtikçe artıyor. Psikolog Şeniz Pamuk “ayrılık ya da boşanma sonrasında aile yapılarında oldukça büyük bir çeşitlilik ortaya çıkıyor” dedi. Ayrılık ya da boşanma kararı veren eşlerin çok zorlu bir süreçten geçtiğini belirten Pamuk “Ancak bu karardan anne-babaları kadar hatta onlardan daha fazla etkilenen aile bireyleri çocuklar. Yapılan araştırmalar çocukların boşanma öncesi dönemden başlayarak boşanma süreci ve sonrasında kısa ve uzun vadede bir çok olumsuz durumla yüzyüze kalabildiklerini göstermekte. Hiç bir çocuk ilk anda anne ve babasının ayrılmasını istemez ve bu duruma ya dışa vurarak ya da sessiz kalarak bir tepki gösterir” açıklamasında bulundu.

BOŞANMANIN ETKİLERİ SONRA ORTAYA ÇIKIYOR
Çocuklarda anne-baba ayrılığının meydana getirdiği etkilerin boşanmadan sonraki ilk günlerde değil daha sonraki dönemlerde ortaya çıktığını belirten Pamuk’un tespitleri şöyle:

“Çocukların geriye dönüp baktıklarında olumsuz olarak hatırladıkları anne-baba arasında haber taşıyıcısı olmak anne ve babalarının birbirlerini suçlamalarını dinlemek karşı cinsten biriyle samimiyeti ilerlettiklerinde nasıl doğal davranabileceklerini bilememek ekonomik sorunlar anne/babadan biriyle ve o taraftan olan akrabalarla bağların kopması gibi durumlar”

Çocuk sahibi olanların sorunları çözmek için ilk başta boşanmayı düşünmediğini söyleyen Pamuk bazı durumlarda ayrılmanın çok sorunlu bir evliliği yürütmekten daha sağlıklı bir ortam sağladığını dile getirdi. Bir boşanma durumunda çocuğun olaya göstereceği tepkilere neden olabilecek ve bu olayı çocuğun hayatında daha az travmatik hale getirebilecek önemli noktalar olduğunu söyleyen Pamuk’a göre hayatında bu yönde değişiklik yapmayı planlayan her anne-babanın bunlara özen göstermesi gerekiyor. Daha atak heyecanlı kolay etki altında kalan yeni durumlara kolay uyum sağlayamayan çocukların anne-baba ayrılığı gibi ciddi uyum becerileri gerektiren bir duruma uyum sağlamakta da yaşıtlarına oranla daha büyük zorluk çektikleri görülüyor. Anne-baba ayrılığını küçük yaşlarda yaşayan bir çocuk bu olaya ilk anda çok büyük bir tepki gösterse de bu durumu kabullenmesi daha kolay olabiliyor. Buna karşın okul öncesi dönemde çocuklarda sadakat sorunları ve anne-babayı yeniden bir araya getirme çabaları gözlenebiliyor. Daha ileri yaşlarda çocuklar kendi sosyal hayatlarını kurmaya çalışırken güvendikleri bir çatının yıkılması onların kadın-erkek ilişkileri konusunda bocalamalarına yol açabiliyor. Gözlemleyebilecekleri bir kadın-erkek ilişki modelinin olmaması bu çocukları kendi ilişkilerini oluştururken zorlayabiliyor.

KIZ ÇOCUKLAR İLE ERKEK ÇOCUKLARIN TEPKİSİ FARKLI
Boşanmalara karşı çocukların cinsiyetlerine göre farklı tepkiler verdiğini söyleyen Pamuk “Kız çocuklar anneleriyle genellikle arkadaş gibi olurken erkek çocuklar annelerinin yanında kendilerini evin erkeği gibi hissetme eğilimine girebiliyorlar. Bu nedenle annenin yeni biriyle birlikte olduğu durumlarda kız çocukların bu işten pek de hoşnut olmadıkları buna karşılık erkek çocukların bir rahatlama hissettikleri izlenebiliyor” yorumunda bulundu.

Baba-kız ve baba-erkek çocuk ilişkileri ise çok fazla incelenmemiş olmasına karşın babanın görevlerini yerine getirmede yeterli olduğu durumlarda fazla bir soruna da rastlanmadığını söylemenin mümkün olduğunu söyleyen Pamuk’un üzerinde durduğu bir diğer nokta destek sistemleri. Eğer çocuğun hayatında ilişkisinin iyi olduğu bir büyükanne-büyükbaba ya da başka yetişkinler varsa bu kişiler anne-babanın duygusal anlamda pek verici olamadıkları ortamlarda bu boşluğu doldurabiliyorlar. Çocuğun ekonomik standartlarında ani bir düşüş ya da anne ve babanın ekonomik standartları arasında ciddi bir fark olması çocuğu olumsuz bir şekilde etkileyebiliyor. Çocuğun uyumunda anne-baba arasındaki ilişkinin en önemli etken olduğunu vurgulayan Pamuk çocukların eşler arasındaki diyalogların kopmadığını ve kendisi hakkında konuşulmaya devam edildiğini görmesi gerektiğini bunun güven zedelenmemesi için önemli olduğunu söyledi.

ÇOCUK BİRLİKTE YAŞAMASA DA DÜZENLİ GÖRÜŞMELİ
Çocukların bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatabilmesi için gereken şartlardan biri de ayrı da olsa çocuk anne babasıyla düzenli olarak görüşmeleri. Klinik Psikolog Pamuk “Burada önemli olan faktör görüşme sıklığı değil görüşmelerin çocuk tarafından önceden bilinmesi ve tahmin edilebilir olması. Son anda yapılan değişiklikler aniden yapılan planlar tutulmayan sözler çocuk açısından çok büyük hayal kırıklıklarına neden oluyor ve bunların telafi edilmesi mümkün olmayabiliyor” yorumunu getirdi. Ayrılmanın çocuğa nasıl sunulduğunun da önemli olduğunu dile getiren Pamuk “Bu bilgilendirmeyi anne ve babanın birlikte yapmasında yarar var. Ayrıca bu kişilerin karı-kocalık rollerinden vazgeçseler bile her zaman o çocuğun anne ve babası olarak kalacaklarını ve bir işbirliği içinde olmaya devam edeceklerini akıllarında tutmalarında yarar var” diye konuştu.

Ayrılmış yeni bir insanla ilişki kurmuş anne veya babanın bu durumu çocuğuna nasıl anlattığı da üzerinde durulması gereken noktalardan biri. Psikolog Pamuk’un tespitine göre anne-babasının yanında sürekli yeni birilerini görmek çocuğu kırabilir ve kendi kadınlık ve erkeklik konumuyla ilgili endişeye sürükleyebilir. Bu nedenle de çocuk daha sonraki hayatında hiç bir zaman terk edilmemek için ilk bulduğu kişiye ne pahasına olursa olsun aşırı bağlanabiliyor ya da kimseye fazla bağlanmamak için durmadan eş değiştirebiliyor. Ancak unutulmamalı ki bütün problemlerine rağmen anne ve babası ayrılmış olan çocukların yaşıtlarına göre daha çabuk olgunlaştıkları hayatın zorlukları karşısında daha rahat pratik çözümler üretebildikleri de ayrı bir gerçek.
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 30 Temmuz 2015, 22:40   #2
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Yanıt: Boşanmalar en çok çocukları etkiliyor

Uzun zamandır devam eden uykusuz geceler ve saatlerce süren tartışmalar artık bir gerçeği açık etmişti: çocukları dışında onları bağlayan bir şey kalmamıştı. Her ne kadar bir müddet susarak problemleri çocuklarından gizlemeyi başarmışlardıysa da akşam yemeklerinde yüz ifadelerinde belirginleşen zoraki gülümseme çoktan onların da dikkatini çekmişti.

Boşanmaya doğru giden evliliklerde ebeveynler çoğu kez çocuklarıyla ilgili korku şüphe ve suçluluk duygusu arasında gidip gelen karmaşık bir ruh haline bürünürler: Acaba ‘kutsal aile’ yapısını bir şekilde korumak mı daha iyi olur yoksa medenice (!) artık hiçbir anlamı kalmamış bu ilişkiye bir nokta koymak mı? Sadece kendi rahat ve huzurumu düşünmem çok mu bencil olur acaba? Bu şekilde yaşayarak mı çocuklarımıza daha çok zarar veriyoruz yoksa ayrılırsak mı daha kötü olur? Zihinlerini meşgul eden bu ve benzeri sayısız soru onları bir süredir epeyce hırpalamıştır.

Sosyal bilimciler bu soruların cevabını araştıradursun anne ve babası ayrılan çocukların büyük bir travma ile karşı karşıya kaldıkları ve hayatlarının bundan sonraki önemli bir kısmını ilave zorluklarla yaşayacakları tartışmasız bir gerçektir. Virginia Üniversitesi Psikoloji bölümünün yapmış olduğu bir araştırma çocukların özellikle boşanmadan hemen sonraki zaman diliminde bundan çok ağır şekilde etkilendiğini ilk çözülmelerin ancak ortalama 2 yıl kadar sonra başladığını ve nispeten normale geçişin ilk olarak ancak 6 yıl sonra görülebildiğini ortaya koymuştur. Yıllar sonra yaşadıkları bu travmanın etkisini tamamen üzerlerinden atıp kariyer yapmayı başaran çocuklar bulunduğu gibi hayatlarının geri kalan bölümünde hep bu ezikliği birlikte taşıyanlar da mevcutmuş. Bir şekilde sıkıntıları aşarak normal hayata geçiş yapmayı başaranlarda dikkat çeken bir nokta ise bunların genel olarak emosyonlarını (heyecanlarını) kontrol etmeyi ve değişik olaylarla karşılaştıklarında kendilerini başka insanların yerine koymayı (empati) oldukça iyi başaran kişilik yapılarıdır.

Boşanmadan sonra paylaşılan sorumluluk

Elbette boşanma çocuklarla birlikte tüm aile fertlerine acı veren bir olaydır çoğu kez. Ancak çocukların bundan en çok etkilendiği yine de tartışılmaz. Şayet boşanma kaçınılmaz bir son olarak görünüyorsa çocukların yaşayacağı sarsıntıyı en aza indirmek ve özellikle ilk yıllardaki sıkıntılarını daha kolay atlatmalarını sağlayabilmek için ise anne ve baba ayrıldıktan sonra da el ele verip gayret göstermelidir. En iyisi çocuğa karşı sorumlulukları paylaşarak yaşamlarına devam etmeleridir. Sözgelimi baba her ne kadar artık evde yaşamıyorsa da yine de her sabah oğlunu/kızını kapının önünden alıp kreşine kadar bırakabilir. Bu tarz davranış çocuğun zihninde oluşan bulanık ve sallantılı görüntüyü biraz olsun düzeltmeye yardımcı olabilir. Bunun yanında çocuk her kimin yanında yaşıyorsa yaşasın her iki ebeveyn ile de sık sık bir araya gelmesı sağlanmalıdır. Bunun için artık zaten araları iyi olmayan ve belki de birbirlerini göresi bile kalmamış ebeveynlerin bir araya gelmesi zorunlu olmayıp çocuğun iyi bir sıralama ve plan çerçevesinde birkaç saatliğine de olsa normalde yanında yaşamadığı anne ya da babasıyla sık aralarla birlikte vakit geçirmesi gereklidir.

Çocuğun yaşı ne ölçüde etkili? Korkudan nefrete kadar uzanan bir duygu karmaşası

Araştırmalar farklı yaş gruplarındaki çocukların boşanmaya farklı tepki verdiklerini göstermiştir. Değişik yaş gruplarına göre anne babası boşanan çocukların davranış profilini özetleyecek olursak:

0–2 YAŞ

Henüz birçok şeyin farkında olmadığı zannıyla bebeklik çağındaki çocukların boşanmadan en az etkileneceği düşüncesi yanlıştır. Bu yaştaki çocuklarda boşanma sonrası belirgin davranış değişiklikleri gözlenmiştir. Daha çok ağlama ve ağlama nöbetleri uyku ve beslenme bozuklukları oyuncaklara karşı ilgisini kaybetme gibi davranışlar en çok göze çarpanlar. Dolayısıyla bu yaşta dahi boşanma sonrası ayrılan eşler sorumluluk paylaşımı ve çocukla bir araya gelme planlamasını iyi yapmalıdır. Bu sırada çocuğun yanında ise asla kavga ve tartışma ortamına girmemelidir.

3–6 YAŞ

Okul öncesi çağındaki çocuklar belki de boşanmadan en ağır etkilenenler olarak görülebilir. Çocuklar bu yaşlarda kendilerini hayatın dolayısıyla ailenin odak noktası olarak görür. Bu düşünce onları olası bir boşanmadan sorumlu oldukları zannıyla suçluluk duygusuna iter. Çocuk aklıyla ‘ben akıllı durmadığım için anne ve babam kavga ediyor bunun için ayrıldılar’ tarzında düşüncelere boğulabilirler. Sonuçta yeniden yatağını ıslatmaya başlatma parmak emme yatmak için çoktan rafa kalkmış pelüş hayvanını ortaya çıkarma sıklıkla görülen sorunlardır. Bu davranışlar çocuğun ne ölçüde korunmasız ve yardıma muhtaçlık duygusu içinde kıvrandığını gösterir.

7–12 YAŞ

Bu yaştaki çocuklar her ne kadar kendilerine sunulan boşanma sebeplerine anlayışlı davranıyormuş gibi görünse de aslında yoğun bir kaybetme duygusu içine bürünürler. Bununla birlikte bu yaştaki çocuklar küçük yaştakilerin aksine suçu kendi üzerlerine almaz ve anne-babalarını suçlarlar. Büyüklerine öfke duyar hayal kırıklığı yaşar ve kendilerini reddedilmiş olarak görürler. Yer yer anne ya da babadan birinin tarafını tutmak zorunda oldukları düşüncesiyle diğer tarafa düşmanlık besleme gibi davranışlar da ortaya çıkabilir. Hemen hepsi boşanmayı takiben okulda sıkıntı yaşar ve ders başarıları azalır.

Bu yaştaki çocuklara boşanma ile ilgili sebepleri yalansız olarak aktarmak en iyisidir. Onlara çocuk muamelesi yapmak yerine bir yetişkin gibi davranmalıdır. Ayrıca çoğu çocuk aile içinde cereyan eden bu durumu arkadaşlarından ve öğretmeninden gizleme eğiliminde olduğu için okulda ortaya çıkabilecek problemlerin biraz olsun önüne geçebilmek için öğretmenine mutlaka bilgi verilmelidir.

13–18 YAŞ

Bu da yine yanlış olarak boşanmanın en az etkili olabileceği düşünülen bir yaş grubudur. Oysa ki bu yaşlarda zaten ergenlik çağının problemlerini üzerinde taşıyan çocuk anne babasının boşanması ilave bir stres faktörü ile karşı karşıya kalmış olacaktır. İlk tepkileri genellikle anne ve babalarına daha mesafeli davranmaya başlamaları ebeveynlerinden çocuk kendi arkadaşları ile vakit geçirmeleri ve aile içerisinde yaşanan bu olaydan dolayı çevrelerine karşı utanç duyusu beslemeleridir.

Kız çocuklar genellikle erkeklerden biraz daha hassas tepki verir. Anne-babasına karşı ortaya çıkan güven kaybı nedeniyle karşı cinse karşı ilginin artması ve bir koruyucu erkek arkadaşına sonucunda erken yaşta cinsel tecrübe yaşaması olası sonuçlardır. Erkekler ise daha agresif tepki verir. Dikkat edilmesi gereken ve beklenebilecek en önemli sonuç küçük yaşlarda suç işlemeye meyil ile ıslahevlerinin yolunu tutmalarıdır. Hem kız hem erkeklerde ilaç bağımlılığına adım atma ve kendine zarar verme gibi daha ileri problemler de hesaba katılmalıdır.

Görüldüğü gibi çocuklu ailelerde boşanmanın çocuklara göre ideal yaşını bulmak hemen hemen imkânsızdır. Anne ve babanın ayrılması her yaş grubundaki çocuğa oldukça ağır olabilen problemleri de beraberinde getirecektir. Çünkü ‘kutsal ve sağlıklı aile’ rüyası bebeklikten ergenlik çağına kadar her çocuk için aynıdır.

Kaynak: Baby und Familie dergisinin Şubat 2006 sayısından yararlanılarak hazırlanmıştır.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
bosanmalar, cocuklari, çok, etkiliyor

Seçenekler
Stil


Saat: 15:12

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,