ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Hanımefendiler > Anne - Çocuk

Anne - Çocuk Annelerimiz ve Çocuklarımız


Yenidoğan Sarılığının Sebepleri

Annelerimiz ve Çocuklarımız


Yenidoğan Sarılığının Sebepleri

ForumSevgimiz Hanımefendiler Kategorisinde ve Anne - Çocuk Forumunda Bulunan Yenidoğan Sarılığının Sebepleri Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Yenidoğan Sarılığının Sebepleri 1. Anne karnında, fetal dönemde enfeksiyon: Bebek henüz annesinin karnındayken annesinin geçirmekte olduğu bir enfeksiyon hastalığına maruz ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 03 Kasım 2014, 19:27   #1
Durumu:
Çevrimdışı
PrensesCe
Ceren'in Annesi
PrensesCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Asik
Üyelik tarihi: 29 Ekim 2014
Şehir: İstanbul
Yaş: 32
Mesajlar: 13.848
Konular: 7672
Beğenilen: 1848
Beğendiği: 2828
www.forumsevgisi.com
Standart Yenidoğan Sarılığının Sebepleri

Yenidoğan Sarılığının Sebepleri

1. Anne karnında, fetal dönemde enfeksiyon: Bebek henüz annesinin karnındayken annesinin geçirmekte olduğu bir enfeksiyon hastalığına maruz kalırsa, bebeğin karaciğer dokusu etkilenebilir ve yeni doğan bebekte belirgin sarılık ortaya çıkabilir. Anne karnında bebeği etkileyecek, annenin geçirebileceği en önemli hastalık, kızamıkçık hastalığıdır. Ayrıca toksoplazma, B tipi sarılık, AIDS ve sifilis bu duruma neden olabilir. Annenin sitomegalovirüs, beşinci hastalık etkeni olan parvovirüs B19 ve uçuk virüsüyle hastalanmasıyla da sorun yaşanabilir. Bu durumda bebeğin karaciğeri, oluşan bilirübini safraya yeterince atamamaktadır. 2. AB0 kan grubu uyuşmazlığı: Kan grubu 0 olan annenin, kan grubu A ya da B olan bir bebeği olduğunda, bebeğin yenidoğan sarılığını belirgin geçirme ihtimali artar. Bunun sebebi, kan grubu 0 olan kişilerin kanında doğal olarak anti-A ve anti-B denen, A ve B kan gruplarına tepki veren antikorların mevcut olmasıdır. Kan grubu 0 olan bir kadın, kan grubu A ya da B ya da AB olan bir erkekle evlendiğinde kan grubu A ya da B olan bir bebeğe sahip olabilir. Hamileyken karnında farklı kan grubuna sahip bir bebeği taşıyan annenin doğal anti-A ve anti-B antikorları, plasenta yoluyla bebeğin kanına ulaşır ve bebeğin kırmızı kan hücrelerini hassaslaştırır. Bu durumda bebeğin kırmızı kan hücreleri yenidoğan döneminde kolayca yıkılabilir ve yenidoğan sarılığı çok belirginleşebilir. Etkilenen bebeğe fototerapi uygulanması gerekebilir. Yenidoğan bebeklerin kan grubu A ya da B olduğunda, annenin kan grubu 0 ise, bebeğin yenidoğan sarılığı, çok dikkatle takip edilmelidir. Bu durumda bebeğin kan hücreleri, gereğinden fazla yıkıma uğramaktadır.
3. Rh uyuşmazlığı: Kırmızı kan hücrelerinde Rh faktörü mevcut olan kişiler Rh (+), mevcut olmayan kişiler ise Rh (-) olarak tanımlanırlar. Örneğin A Rh (+) kan grubuna sahip olan kişinin kırmızı kan hücrelerinde A kan grubu yanında Rh faktörü de mevcut demektir. Rh faktörü, en önemlisi D antijeni olan 5 adet antijeni temsil eder. Rh kısaltması, bu kırmızı kan hücresi antijenlerinin varlığının ilk kez gösterildiği “rhesus” cinsi maymun türünden kaynaklanır. Bazı kişilerin Rh (+), bazı kişilerin ise Rh (-) olması, kan ihtiyacı olan kişiye uygun kan bulunması gerektiğinde önem kazanır. Bu farklılık, yeni doğan bebeklerde bir hastalık sebebi olabilmektedir: bu hastalığa Rh uyuşmazlığı, ya da yenidoğanın hemolitik hastalığı ismi verilir.
Rh (-) olan anne, Rh (+) olan bir kişinin kanıyla ilk kez temas ettiğinde, Rh faktörüne karşı antikor üretme potansiyeline sahiptir. Bu antikorlar, AB0 uyuşmazlığında olduğu gibi, doğar doğmaz kendiliğinden ortaya çıkan antikorlar değildir. İlk temasta oluşup, ikinci temasta etkili olurlar. Rh (-) anne, eğer daha önce herhangi bir sebeple Rh (+) kanla temas etmişse, ilk kez Rh (+) kana sahip bebeğe hamile kaldığında; eğer bu bebeğe hamile kalmadan önce Rh faktörüyle hiç temas etmediyse ikinci kez Rh (+) bebeğe hamile kaldığında sorunlar başlar. Annenin Rh faktörüne karşı oluşturduğu antikorlar bebeğin kırmızı kan hücrelerine zarar verir ve ortaya şiddetli bir yenidoğan sarılığı çıkar. Bu durumda bebeğin kan hücreleri, gereğinden fazla yıkıma uğrar.
Bebek daha doğduğu birinci gün sararır, bebeğin kanındaki bilirübin düzeyi çok yükselir. Bebeğin merkezi sinir sisteminin bu durumdan etkilenmemesi için bebeğin hekimi bebeği erkenden fototerapi tedavisine alır ve bebeğin kanındaki bilirübin düzeyi düşer. Bebeğin kan bilirübin değerleri hızla tehlikeli düzeylere çıktığındaysa bebeğin kanının değiştirilmesi işlemi gündeme gelir. Rh uyuşmazlığı, sarılığı olan bir bebeğin kanının değiştirilmesi işleminin en sık uygulandığı durumdur.

Rh (-) kan grubuna sahip annelerin, Rh (+) bebek sahibi olduklarında yaşayabilecekleri bu sorunlar, modern tıbbın çok başarılı, dâhiyane bir buluşuyla günümüzde sorun olmaktan çıkmıştır. Rh (-) kan grubuna sahip kadınlara, ilk kez Rh (+) bir bebek dünyaya getirdiklerinde ya da düşük, dış gebelik gibi hamilelik dönemi sorunları yaşadıklarında, ya da amniyosentez işlemi uygulandığında ilk 72 saat içerisinde RhoGAM ismi verilen bir iğne kas içerisine uygulanır. RhoGAM içerisinde 300 mikrogram miktarında anti-D globülini mevcuttur. RhoGAM annenin kan dolaşımına katılmış, bebeğe ait, Rh (+) özellik gösteren kan hücrelerinin safdışı kalmalarına ve böylece annenin bağışıklık sisteminin, Rh antikoru üretmesinin engellenmesini sağlar. Bu uygulama, Rh (-) kan grubuna sahip olan annenin, Rh (+) kan grubuna sahip bebeğe hamile kaldığında, Rh uyuşmazlığı durumunun ortaya çıkmasını engeller.
4. Anne ve bebek kan hücrelerinin taşıdığı AB0 ve Rh dışındaki altgrupların uyuşmazlığı: Bazı bebeklerde anne ve bebek arasında AB0 kan grupları ve Rh faktörü açısından herhangi bir sorun olmasa da yenidoğan döneminde belirgin sarılık ortaya çıkabilir. Kırmızı kan hücrelerinde AB0 ve Rh sınıflandırması dışında yer alan, antijen özelliğine sahip başka proteinler de anne ve bebek arasında uyumsuzluk gösterebilirler. Bu durumda bebeğin kan hücreleri, gereğinden fazla yıkıma uğrar.
5. Bebeğin kan hücre yapısının farklı olması: Bu durumda bebeğin kan hücreleri, gereğinden fazla yıkıma uğrar. Bazı kişilerde kırmızı kan hücrelerinin şekli ya da yapısı normalden farklıdır. Bu durumda, kırmızı kan hücrelerinin zorlu bir süreçten geçtiği yenidoğan döneminde, şekli ya da yapısı farklı kan hücrelerine sahip bebekler, daha fazla sararırlar. Bu gruba ait hastalıkların en önemlisi, kırmızı kan hücrelerinde glikoz-6-fosfat-dehidrogenaz ismi verilen enzimin az olmasının neden olduğu favizm hastalığıdır. Favizm, bakla yiyememek anlamında kullanılan bir kelimedir, glikoz-6-fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği yaşayan kişiler bakla yediklerinde sarılık geçirebilirler. Favizm, en sık rastlanan enzim eksikliğidir ve dünyada 400 milyon kişiyi etkilediğine inanılmaktadır. Türkiye’de de sıktır. Erkenden ve belirgin olarak sararan ya da yenidoğan sarılığının uzun sürdüğü bebeklerde bu durumdan şüphe edilmelidir.
6. Enfeksiyon: Bebeğin ilk günler içerisinde enfeksiyon geçirmesi de yenidoğan döneminde belirgin sarılık nedenidir.
Bebeğin kanına mikrop karışması, idrar yollarında ya da solunum yollarında enfeksiyon olması durumunda ortaya çıkacak belirtilerden biri de bebeğin cildinin çok sarı olması olacaktır. Bu durumda bebeğin karaciğeri oluşan bilirübini safraya yeterince atamamaktadır.

7. Bebekte karaciğer hastalığı: Bu durumda da bebeğin karaciğeri oluşan bilirübini safraya yeterince atamamaktadır. Karaciğerinde doğumsal anomalisi olan bebeklerde yenidoğan sarılığı belirgin olur ve uzun sürer.
Karaciğerin doğuştan hasta olması, bebeğin iyi kilo alamamasına, huzursuz olmasına ve kolay kusmasına da neden olur. Bu bebeklerde idrar rengi çok koyu, kaka rengi ise tam tersine çok açık renkte olur. Karaciğeri doğuştan hasta olan bebeklerle ilgili daha detaylı bilgi, UZAMIŞ SARILIK alt başlığında mevcuttur.
8. Hipotiroidi: Tiroit bezinin doğuştan az çalıştığı ve de kan tiroit hormonu düzeylerinin düşük olduğu bebeklerde vücut metabolizması çok yavaşlar. Yenidoğan sarılığı çok belirgin olur, bebeğin kan bilirübin değerleri çok yükselir.
Hipotiroidisi olan bebeğin karaciğeri oluşan bilirübini safraya yeterince atamamaktadır. Her bebekte topuktan kan alınarak tiroit bezinin tam oluşup oluşmadığı araştırılıyor olsa da, yenidoğan sarılığı çok belirgin olan bebeklerde damardan kan alınarak tiroit bezinin ürettiği tüm hormonlarla birlikte tiroidi uyaran TSH hormonuna da bakılmalıdır. Tiroit hormon düzeylerinin düşük olduğu her bebek, mümkün olan en kısa sürede belirlenerek bir an önce tedavi edilmelidir.
9. Bebeğin erken ya da çok ufak doğması: Erken doğan prematüre bebeklerle doğum haftasına göre çok minyon doğan bebeklerin metabolizmaları ve de karaciğerin bilirübini işleme gücü, normal bebeklere göre düşüktür. Bu durumda da bebeğin karaciğeri oluşan bilirübini safraya yeterince atamaz ve yenidoğan sarılığı oldukça belirgin olur.


Öneri

yenidoğan sarılığını önlemek için bebeğinizi bol bol emzirin

________________
Beklentisi olmadan yine de beklemekti bir çayın içine sığdırdıklarım;
Kimi zaman hayaller diye içtiğim,
Kimi zaman gerçekler diye yutkunamadığım...
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 05 Şubat 2015, 13:59   #2
Durumu:
Çevrimdışı
PrensesCe
Ceren'in Annesi
PrensesCe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Asik
Üyelik tarihi: 29 Ekim 2014
Şehir: İstanbul
Yaş: 32
Mesajlar: 13.848
Konular: 7672
Beğenilen: 1848
Beğendiği: 2828
www.forumsevgisi.com
Standart

Bebeklerin genelinde, özellikle erken doğan bebeklerde, yenidoğan sarılığı görülmektedir. Yeni doğmuş bebeklerde görülen sarılık genelde bir iki haftada kendiliğinden geçebilir. Fakat herhangi bir sorun ile karşılaşmamak için doktorunuza danışmakta fayda vardır.

Yenidoğan sarılığı nasıl oluşur?

Bebeklerde ilk 1-2 aylık döneme yenidoğan dönemi denir. Yenidoğan sarılığı bu dönemde yaşanan rahatsızlıklarından biridir.

Bebeklerin anne karnında yaşadığı dönemde, alyuvarları normal bir insandakinden farklıdır. Bebek dünyaya gelir gelmez işlevini yitiren bu alyuvarlar hızla parçalanıp vücuttan atılmaya başlarlar ve yerine hepimizde bulunan tipte alyuvarlar üretilmeye başlanır.

Bölünerek yıkılan alyuvarlar aşırı miktarda bilirubin maddesi üremesine neden olur. Normal bir bünyedeki biluribin karaciğerde işlenerek vücuttan atılır. Ancak bazı durumlarda bebeğin karaciğerinin aşırı miktarda üretilen biluribini karşılayamaması halinde bu dokular bebeğin kanında birikmeye başlar.Vücuttan atılamayan bilirubin denen ve sarı renkte olan madde, ciltle, diğer organlarda birikerek boyar, dışardan sarı renkte görünüme yol açar. Bu duruma yenidoğan sarılığı denir.

Çoğunlukla sarılık kendiliğinden geçse de, kimi zaman çok fazla yükselip bebekte kalıcı hasarlar bırakabilmektedir. Yenidoğan bebeklerin ilk haftasındaki doktor kontrolü bu nedenle çok önemlidir.

Diğer sebepler
Bebeğin yeterince anne sütü ya da mama almaması, annenin diyabet hastası olması, idrar yollarında enfeksiyon, anne sütünden gelen sarılık, doğuştan gelen bazı enzim hastalıklar gibi bebeğin sarılık olmasını neden olabilecek birçok etken vardır. Bu durumların tespit edilip doğru tedavinin uygulanması gerekir.

Bebeğinizin sarılık olduğunu nasıl anlarsınız?

Sarılık ilk önce yüzde başlar, sırayla göğse, karna, kol ve bacaklara doğru ilerler. Göz akı da sararır. Ciltteki sarı renk en iyi gün ışığında ya da floresan lamba altında görülür. Parmakla hafifçe burun ya da karın cildine bastırılıp kaldırıldığında sarı renk daha bariz bir şekilde tespit edilir.

Bebeğinizin sarılık olduğunu fark ettiğiniz anda, beklemeden doktorunuza başvurmanız gerekir. Doktor yapacağı muayene ile kandaki sarılık seviyesine bakarak doğru tedaviyi uygular.

Sarılık yükseldikçe bebekte ne gibi belirtiler oluşur?
En başta bebeğin cildindeki sarılık giderek koyulaşıp belirginleşir. Bebek daha çok uyur, emmesi azalır (bu sarılığı daha da artırır). Eğer sarılık çok yükselip beyni etkilemişse o zaman bebek tiz sesle ağlamaya başlar, başını geriye atar, havaleye kadar gidebilir.

İleri derecede sarılık geçiren bebeklerde, çoğunlukla zekâ ve motor gelişim geriliği, işitme, görme sorunları gibi rahatsızlıklar oluşabilir. Çocuğunuzun sağlığı için, sarılık gözlendiği andan itibaren mutlaka doktora götürülmelidir.

Hangi bebekler sarılık açısından daha dikkatli takip edilmelidir?
  • Erken doğmuş bebekler
  • Doğum esnasında kafa derisi altında kanama meydana gelmiş olanlar
  • İlk 24 saatte sarılığı tespit edilenler
  • Emme sorunu olup buna bağlı olarak iyi beslenemeyen bebekler
  • Sarılığı iki haftadan uzun süren bebekler
Sarılık nasıl tedavi edilir?
  • Bebekte sarılık olduğu fark edildiği zaman, düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir.
  • Mutlaka bir doktor tarafından görülmeli ve kandaki sarılık oranı tespit edilmelidir.
  • Sarılığın nedeni araştırılarak, nedeni tespit edilmelidir. Örneğin; idrar yolu veya başka bir enfeksiyona bağlı sarılık varsa öncelikle sarılığa neden olan enfeksiyonun tedavi edilmesi gerekmektedir.
  • Bebek sık sık emzirilerek, vücudundaki sıvı miktarı artırılmalıdır.
  • Sarılığın azalması için hastanede ışın tedavisi uygulanabilir. Işın tedavisinde ışığın çıplak cilde direkt gelmemesi gerekmektedir.
  • Sıcak ve güneşli havalarda, bebek güneş ışığına çıkarılmalıdır.
  • Anne sütüne bağlı sarılıklarda genellikle anne sütünün kesilmesi gerekmez. Bunların çoğu hafif düzeydedir. Nadiren birkaç gün ara vermek gerekir. Sonra anne sütüne tekrar başlandığında yeniden sarılık oluşmaz.
  • Karaciğer enzimleri aktive etmek için birkaç gün ilaç tedavisi uygulanabilir.

________________
Beklentisi olmadan yine de beklemekti bir çayın içine sığdırdıklarım;
Kimi zaman hayaller diye içtiğim,
Kimi zaman gerçekler diye yutkunamadığım...
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
bebeğinizin sarılık olduğunu nasıl anlarsınız?, hangi bebekler sarılık açısından daha dikkatli takip edilmelidir?, sariliginin, sarılık nasıl tedavi edilir?, sarılık yükseldikçe bebekte ne gibi belirtiler oluşur?, sebepleri, yenidoğan sarılığı nasıl oluşur?, yenidoğan sarılığının sebepleri, yenidogan

Seçenekler
Stil


Saat: 11:27

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,