ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Biyografiler - Otobiyografiler


Şebnem Ferah Kimdir - Şebnem Ferah hayatı - Şebnem Ferah biyografisi


Şebnem Ferah Kimdir - Şebnem Ferah hayatı - Şebnem Ferah biyografisi

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Biyografiler - Otobiyografiler Forumunda Bulunan Şebnem Ferah Kimdir - Şebnem Ferah hayatı - Şebnem Ferah biyografisi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Şebnem Ferah Kimdir - Şebnem Ferah hayatı - Şebnem Ferah biyografisi Şebnem Ferah 12 Nisan 1972'de Üsküp'den Yalova'ya gelen ailenin ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 29 Kasım 2014, 15:17   #1
Durumu:
Çevrimdışı
DeFNe
Aşk kusursuz bir cinayettir
DeFNe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Olu Gibi
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Mesajlar: 575
Konular: 425
Beğenilen: 93
Beğendiği: 64
www.forumsevgisi.com
Oku Şebnem Ferah Kimdir - Şebnem Ferah hayatı - Şebnem Ferah biyografisi

Şebnem Ferah Kimdir - Şebnem Ferah hayatı - Şebnem Ferah biyografisi

Şebnem Ferah 12 Nisan 1972'de Üsküp'den Yalova'ya gelen ailenin üç kızından en küçüğü olarak Yalova'da dünyaya geldi. Küçük yaşta müzikle tanışmasından ailesinin etkisi büyük oldu. İlkokulda mandolin ve solfej dersleri almaya başladı. Liseyi Bursa Özel Namık Sözeri Lisesi'nde yatılı olarak okudu.

İlk kez lise yıllarındayken okul orkestralarında ve küçük topluluklar önünde çalmaya başladı. "Pegasus" adlı grup ile bir süre çalıştıktan sonra 80li yılların başında Bursa'da bir stüdyo sayesinde hayalini kurduğu kız grubu olan "Volvox"u kurdu.

1988 yılında "Volvox" ile birçok yerde sahne alan sanatçının ODTÜ Ekonomi Bölümü'nü kazanması sebebiyle grup arkadaşlarından uzun bir süre ayrı kaldı. Bu bölümü 2. sınıfta bırakarak İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne kaydoldu.

Grup üyeleri arasından Özlem Tekin gibi isimlerin bulunduğu Volvox'un 1994 yılında dağılmasından sonra Şebnem Ferah solo çalışmalarına ağırlık verdi. Onno Tunç ve Sezen Aksu'nun da yardımlarıyla ilk albümü olan "Kadın" 1996 yılında piyasaya çıktı. Bu albümde yer alan "Vazgeçtim Dünyadan" adlı parça ile kısa sürede büyük bir çıkış yakaladı.

İlk klibini albümün çıkış parçası olan "Vazgeçtim Dünyadan"a geçtikten sonra arkasından aynı albümde yer alan "Yağmurlar" "Bu Aşk Fazla Sana" ve "Fırtına" adlı parçalarına klip çekti. 4 Nisan 1997 tarihinde İzmir Ege Üniversitesi'nde verdiği ilk konserinde çok büyük bir ilgiyle karşılandı.

Albüm çalışmasından sonra yurtiçi turnesine çıkan sanatçı bir yandan da bar programlarına devam etti. 1998 yılında büyük bir acı yaşayarak ablasını kaybetmesi üzerine bir süre aktif müzik yaşamından uzak kaldı. Bu uzun sessizliğin ardından 1999 yılında "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı albümünü piyasaya çıkardı. "Bugün" adlı çıkış parçasını yitirdiği ablasına ithaf etti. İskender Paydaş ve Pentagram ekibiyle çalışan sanatçı bu albümden ikinci klibini "Artk Kısa Cümleler Kuruyorum"a çekti.

Bis sonraki albüm çalışmasını sürdürürken 17 Ağustos 1999 depreminde babasını kayneden sanatçı albüm çalışmalarına kısa bir ara verdikten sonra 2001 yılında "Perdeler" adlı üçüncü albümünü piyasaya sürdü. Ozan Tügen Buket Doran Metin Türkcan Aykan İlkan ve Ceren Tügen'den oluşan kendi grubuyla çalışmaya başlayan sanatçı bu albümünde yer alan "Perdeler" adlı parçasını Apocalyptica ile yorumladı.

2003 yılında "Kelimler Yetse" adlı yeni albümü ile sevenleriyle buluşan sanatçı bu albümden "Ben Şarkımı Söylerken" parçası ile çıkış yaptı. Albüm çalışmalarının yanında düetlere de yer verdi ve Müzeyyen Senar Polad Bülbüloğlu Kargo Teoman İlgi Özdikmenli Sezen Aksu Ogün Şanlısoy Haluk Levent ve Bülent Ortaçgil gibi isimlerle çalışmalar yaptı.

2 yıl süren hazırlık aşamasından sonra 2005 tarihinde "Can Kırınları" adlı 5. stüdyo albümü ile geri dönüş yaptı. İlk klibi "Can Kırıkları" adlı parçaya çektikten sonra arkasından "Çakıl Taşları" adlı klibi müzik kanallarında gösterilmeye başladı.

10 Mart 2007 tarihinde Bostancı Gösteri Merkezi'nde Orhan Şallıel yönetimindeki İstanbul Senfoni Projesi Orkestrası ile verdiği konserin DVD'si ve CD'si sanatçının ilk konser albümü olarak piyasaya sunuldu. Konser DVD'si Türkiye'de bir ilke imza atarak 500 binin üzerinde satışa ulaştı.


Şebnem Ferah müzikal çalışmalarının yanında film seslendirme çalışmalarından da bulundu. "Küçük Denizkızı" adlı filmde yer alan "O Dünyada" adlı parçayı seslendirdi. Bazı reklam cingıllarında da karşımıza çıkan sanatçı Akbank'ın reklam müziğini seslendirdi.

Sanatçının yeni albümü olan "Benim Adım Orman", 16 Aralık 2009 tarihinde müzik marketlerindeki yerini aldı. Albüm satışa çıktığı ilk hafta listelere 1 numaradan giriş yaptı. İlk video klip "Yalnız" adlı şarkısına çekildi. 2. video klip "Eski" isimli şarkısına çekildi.

Albümlerinin dışında da Şebnem Ferah'ı pek çok farklı çalışmada görmek mümkündür. Kimi şarkıcılara geri vokalleriyle, kimileriyle düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra birçok sanatçıyla beraber yardım konserleri vererek pek çok faaliyette bulunmuştur. Bülent Ortaçgil'e saygı albümünde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan "Değirmenler" şarkısını da yorumlamıştır. "Müzeyyen Senar ile Bir Ömre Bedel" adlı albümde Müzeyyen Senar'a "Sarı Kurdelem Sarı" adlı Türk musikisi şarkısında eşlik ederek Türk Sanat Müziği söyleyebildiğini de kanıtlamıştır. Umay Umay'a "Hareket Vakti"nde (geri vokal olarak), Kargo'ya "Kalamış Parkı"nda, Teoman'a "İki Yabancı" ve "En Güzel Hikayem"de, Sezen Aksu'ya "Ne Haber Aşktan?"da eşlik etmiştir. Daha önce Sezen Aksu'nun seslendirmiş olduğu Ünzile'yi Onno Tunç'a saygı albümünde kendi yorumuyla tekrar müzikseverlere sunmuştur. Son olarak Güldünya Şarkıları isimli toplama albümde yine bir Sezen Aksu parçası olan Masum Değiliz'i yorumlamıştır.
________________
[
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 29 Kasım 2014, 15:24   #2
Durumu:
Çevrimdışı
DeFNe
Aşk kusursuz bir cinayettir
DeFNe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Olu Gibi
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Mesajlar: 575
Konular: 425
Beğenilen: 93
Beğendiği: 64
www.forumsevgisi.com
Icon10.gif Şebnem Ferah

Şebnem 12 Nisan 1972'de Yalova'da doğdu. Evin en küçük çocuğuydu ve ona hep ya tiyatrocu ya da şarkıcı olacak gözüyle bakılıyordu çünkü ailesine gösteriler yapıp onları güldürmeye bayılıyordu.

5 yaşına geldiğinde en büyük hayali keman dersleri almaktı ama uygun bir öğretmen bulamadıklarından babası ona küçük bir keyboard aldı ve Şebnem de duyduğu her melodiyi çalmaya çalışarak kendi kendini eğitmeye başladı.

İlkokul dönemlerinde ise Yalova'da ne kadar müzikal etkinlik ve kurs varsa hemen hepsine katıldı.Sabahları okuluna gidip; öğleden sonraları önlüğünü bile çıkarmadan sokaklarda oynayarak ilköğrenimini tamamladı ve kolej sınavlarına girip Bursa Koleji'nde yatılı öğrenci oldu...

Artık daha disiplinli bir hayatla karşı karşıyaydı ve okulu sosyal faaliyetler açısından pek zengin değildi. Bu yüzden derslerinin dışında zamanını paylaşacağı iyi bir arkadaşa ihtiyacı vardı ve işte o yıllarda müzik Şebnem'in hayatında hobi olmaktan çıkıp vazgeçilmez oldu.

Önce okulunun müzik grubunda sonra da çeşitli gruplarda solistlik yapmaya başladı. ''Gitar da çalabilsem keşke...'' deyip gitar dersleri almaya başladı. Çok hızlı öğreniyor ve öğrendiklerine yenilerini katmak için sevdiği şarkıların gitarlarını çalmaya çalışıyordu... Derken kendi grubunu kurmaya karar verdi. Bu grupta şarkı söyleyecek ve gitar çalacaktı.

Fikirlerini, yakın hissettiği ve müzikle ilgilenen bazı arkadaşlarıyla paylaştı. İşte bir çok müzik dinleyicisinin hatırlayacağı Volvox böylece kurulmuş oldu... O dönemlerde kendi yaşındaki kız arkadaşlarının çoğu; ruj,oje gibi şeylerle ilgilenmeye başlamıştı. O ise gitar, gitar amfisi, kablo, distortion pedalı gibi şeylerle haşır neşirdi...

Şebnem o zamana kadar derslerinden hep yüksek notlar alırdı fakat birden bire eskiden 7, 8, 9, 10 aldığı derslerden; 0, 1, 2, gibi notlar almaya başladı. Okul idaresi; ailesini okula çağırıp çocuklarının müzik çalışmalarını derhal bırakması gerektiğini söylediler. Neyse ki Şebnem'in anne ve babası çocuklarının toparlanacağına inandıklarını söyleyerek; müziği Şebnem'in hayatından çıkarmak yerine kararı kendisine bıraktılar.

Şebnem, özel bir okulda okuduğunun bilincindeydi. Üniversite sınavları da yaklaşıyordu ve ailesini üzmek ya da hayal kırıklığına uğratmak istemiyordu. ''Ben nasıl olsa bir şekilde müziğime devam ederim!'' deyip kendini üniversite sınavı sendromunun içine attı. Matematiği seviyordu; işletme, ekonomi gibi bölümlerin kendine uygun olduğuna inanıp tercihini bu yönde kullandı.

ORTA DOĞU TEKNİK ÜNİVERSİTESİ-EKONOMİ BÖLÜMÜ'ne girdiğinde okulunu çok sevdi. Ama Volvox'taki bütün arkadaşları İstanbul'daydı ve bu yüzden biraz buruktu... Olsundu... Sabahları okuluna gidiyor; akşamları eve geldiğinde de her gün sevdiği bir albümü dinleyip gitarlarını ve vokallerini etüt ediyordu.

Bu en az 4 saatini alıyordu ve geriye ders çalışacak zaman kalmıyordu. Şebnem ODTÜ'deki ilk yılını gayet iyi bir ortalamayla bitirdi. İkinci yıl başladığında ise okulunun müzik çalışmalarına engel olduğu düşüncesine kapıldı! Tüm zamanını müzikle geçirmek istiyordu. Ama ne yapacaktı? Okulu mu bırakacaktı???

Bunları düşündüğü zaman keyfi kaçıyordu, bu yüzden okuldaki ikinci yıl daha zor geçiyordu... Derken bir gece kararını verdi:

İstanbul'a gidecek,arkadaşlarıyla bir araya gelip müzik yapacaktı. Karar verebildiği için içi rahattı ama ufak bir problem vardı. Şebnem'in annesi ve babası müzik çalışmalarına o güne dek hiç ses çıkarmamışlar hatta destek olmuşlardı.

Annesini ikna edebileceğini biliyordu ama anlayışlı olduğu kadar otoriter de olan babasına bu durumu nasıl anlatacaktı?

''Babacım ben ODTÜyü bırakıp İstanbul'a yerleşmek istiyorum. Gitar çalıp şarkı söyleyeceğim. Ne olacağı belli olmaz, hiçbir garantiden sözedemem...'' mi diyecekti??? Ne de olsa her anne, baba çocuğunun geleceğini garanti altına almak isterdi ve bunlar kulağa pek de sağlam gelmiyordu.

Aynı hafta sonu Şebnem düşüncelerini ailesi ile paylaştı. Tahmin ettiği gibi annesi konuya daha ılımlı yaklaştı. Şimdi babasının ağzından çıkan kelimeleri bekliyordu. Hoş... Bir kez kararını vermişti...

Şebnem'in babası o kadar değerli ve tatlı bir babaydı ki ;''insan ancak çok sevdiği şeyleri yaparsa mutlu ve başarılı olur...'' deyip kızına belki hayatı boyunca alacağı en kıymetli dersi verdi...

Şebnem hiç vakit kaybetmeden valizlerini toplayıp İstanbul'a geldi. Volvox'la çeşitli rock barlarda çalmaya başladılar. Kendine bir ev tuttu. Hem müzik yapıyordu; hem de kendi ayakları üzerinde duruyordu; çoook mutluydu. Bazen haftada 5 gece çalıyorlardı ama hiç sıkılmıyordu; ta ki kendi şarkılarını söylemek isteyene kadar...

Çocuk denebilecek yaşlarda kurulan Volvox'un her bir elemanı hayatına yön vermek durumundaydı çünkü aradan uzun zaman geçmiş; tercihleri, öncelikleri değişmişti. Bazıları müziğe devam etti; bazıları ise hayatlarında yeni sayfalar açtılar... Böylece her elemanı için inanılmaz bir tecrübe ve adeta okul olan Volvox dönemi kapanmış oldu..

İşte bundan sonra Şebnem evine kapanıp yazmakta olduğu şarkıları tamamladı ve ilk albümü KADIN'ı müzikseverlerin beğenisine sundu. KADIN; müzikal açıdan bir çok ilki bünyesinde barındırıyordu. Albüm kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı. Sahne performansı açısından zaten tecrübeli sayılabilecek Şebnem, bu başarısını albüm konserleriyle daha da büyüttü.

Sonraları; yeni şarkılar yapmaya başladı. Bu şarkılar Şebnem'in çıkaracağı ARTIK KISA CÜMLELER KURUYORUM ve PERDELER albümlerinin içeriğini oluşturacak; Şebnem popüler olmak için çabalamak yerine ilk albümünde tanışıp ilişki kurduğu dinleyici kitlesiyle büyümeyi deneyecekti. Bu tavrı zaman içinde Şebnem'in kendi kitlesini oluşturmasında etkili oldu.

Sadece sevdiği işi yapmak niyetindeydi. Dinleyici kitlesinin beklentilerini karşılamaya çalışırken bir diğer taraftan da bunun kendi özgürlük alanını daraltmaması için uğraşıyordu, çünkü hep içinden geleni yapmak istiyordu ve bunun tüm olası sonuçlarıyla yüzleşmeye de hazırdı.

Şebnem'in ülkemizdeki müzik endüstrisinin genel gerekliliklerinden farklı hatta aykırı yapısı; aynı zamanda besteciliği ve şarkıcılığı, yine zaman içinde sayısız başarılara imza atan ünlü prodüktör ARİF MARDİN'in bile dikkatini çekecek; bu gibi şeyler de Şebnem'e hiçbir şeyle kıyaslanmayacak kadar büyük mutluluk verecekti. Çünkü o manevi olarak tatmin olmadığı zaman gerisiyle hiç ilgilenmiyor, ancak içi rahatsa kendini başarılı hissediyordu.

Çok yakından takip edenler bileceklerdir; hayat Şebnem'e son yıllarda ailevi açıdan arka arkaya ağır tecrübeler de yaşattı.

O da biraz yorgun olduğunu farkedip herşeye bir süre için ara verdi. Durdu. Olanı, biteni idrak edip sindirmeye çalıştı.

Zaman geçti... Yeniden gitarını aldı ve yeni şarkılar yazdı. Stüdyoya girip bu şarkıları arkadaşlarıyla birlikte kaydetti.

Albümün adını KELİMELER YETSE... koydu. Artık daha sağlam, daha cesur hissediyordu. Heyecanını, inancını kaybetmeden müzik yapmaya devam edebildiği için kendini şanslı hissediyordu. Müziğin; müzisyenler ve dinleyiciler arasında bir çeşit AŞK ilişkisi olduğuna inanıp; aşkını taze tutmaya çalışan bir sevgili gibi hissediyordu...

Kelimelerin yettiği yere kadar anlattı ve en sonunda yetmediği yerde haykırdı ;Her şey insanlar İçin. Müzik; üreten müzisyenlerin DÜNYASI, dinleyiciler de dünyalarının önemli bir parçası.

Bir gün şirkete bir zarf geldi; içinden çıkan Elime alır almaz, şarkıyı kafamda duymaya başladım. Bu albüm için ilk yaptığım şarkı o oldu. dediği Karin Karakaşlı'nın Can Kırıkları adlı kitabıydı.Dinlenmeye Amerika'ya gitti.

Notlar almaya başladı zamanla işte bu notlar büyüdü bir yılda ve yeni bir albüm olmak istedi.İlk iki albümünde prodüktörlüğünü yapan Tarkan Gözübüyük'le yeni bir albüm için yola koyuldu.

Aslında albüm hazırdı ve son şeklini ailesi olan ekibiyle verdi. İki yıl sonra 5 Temmuzda sevenleriyle paylaştı CAN KIRIKLARInı. Soundunun diğer albümlerden sert olduğunu asıl içimde, içinde yüzdüğüm bir deniz var la vurguladı.

Can kırıklarını, albümle aynı adı taşıyan can kırıklarıçakıl taşları na klip çekerek taçlandırdı; vedasını Hoşça kal ile sessiz sedasız yaptı.

Can kırıklarının yankıları yeni başlamış ve devam ederken Şebnem yeni bir projenin peşine düştü.Konserlerinde kendisiyle olamayan ve konser havasını kendisiyle solumuş tüm sevenlerine o atmosferi herhangi bir zamanda oldukları yere taşıyabilmeleri,kendisiyle şarkı söyleyebilmeleri için senfonik konser DVDsi projesinin hazırlıklarına başladı.

Orhan Şallıel ile bu projesini paylaştı. 10 yılda beş albümünün en sevilen parçalarından oluşan bir repertuar oluşturdu. Pasaj Müzik etiketi ile DVD ve CD seçenekleriyle yayınlanan 10 Mart 2007

İstanbul Konseri DVD Türkiyenin En Çok Satan Konser DVDsi ünvanını aldı. Bu sessiz sedasız hoşça kaldan dört buçuk yıl sonra altı aylık stüdyo çalışmasının sonucunda BENİM ADIM ORMAN adlı 6. stüdyo albümüyle yeniden Merhaba dedi.Kendisine ait 12 parçanın bulunduğu albümün prodüktörlüğünü Tarkan Gözübüyük yaptı.Albümü 16 Aralık 2009 da müzikseverleriyle buluştu...
________________
[
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 29 Kasım 2014, 15:45   #3
Durumu:
Çevrimdışı
DeFNe
Aşk kusursuz bir cinayettir
DeFNe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Olu Gibi
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Mesajlar: 575
Konular: 425
Beğenilen: 93
Beğendiği: 64
www.forumsevgisi.com
Icon10.gif Şebnem Ferah

Şebnem Ferah


Çocukluğu ve okul hayatı

12 Nisan 1972 tarihinde, Üsküp'ten Yalova'ya gelmiş ailesinin üç kızından en küçüğü olarak Yalova'da dünyaya geldi.

Şebnem Ferah'ın müziğe olan ilgisi 5-6 yaşlarında başlamış ve müzikle tanışmasında ailesinin çok büyük rolü olmuştur. Ferah'ın ailesinde hemen hemen herkes müzikle iç içe ve evin her köşesinde enstrüman olduğu için müzik konusunda bilgili ve hazır olarak piyasaya atıldı.

İlkokulda mandolin ve solfej dersleri almaya başladı, okul orkestrasında da solistlik yaptı. Liseyi Bursa Özel Namık Sözeri Lisesi'nde yatılı bir öğrenci olarak okudu ve bu dönemler Şebnem Ferah'ın kendisini tanımasına, tek başına ayakta kalmasına yardımcı oldu.

Şebnem Ferah'ın müzik hayatı daha sonra okul orkestraları ve küçük topluluklarla devam etmiştir. Lise yıllarında "Pegasus" adlı grubuyla beraber çalışan ama kafasında bir kız grubu hayali olan Ferah, 80'lerin ortasında Bursa'da açılan bir stüdyo sayesinde Sedat Yıldırım Sarıca ile tanışmış ve bu hayalini 1988 yılında kurduğu "Volvox" grubuyla gerçekleştirmiştir. Müzik ile daha yoğun ilgilenebilmek için Odtü Ekonomi Bölümü'nü 2. sınıftan terk etmiş ve daha sonra İstanbul'a gelince İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'ne kaydolmuştur.

1994 yılında Volvox grubunun dağılması sonucu Şebnem Ferah bireysel çalışmalarına başlamıştır. Onno Tunç ve Sezen Aksu'nun keşfi sonucu underground ortamdan daha ferah bir ortama kavuşmuştur. 3 oktavlık bi ses aralığına sahiptir.

Profesyonel müzik hayatı ve albümleri

7 Aralık 1996 Cumartesi günü "Kadın" adlı ilk solo albümünü Rock Müzik'ten çıkarmıştır. İlk videosunu " Vazgeçtim Dünyadan " adlı parçasına çeken Şebnem Ferah'ın rock müzik piyasasını yeni bir döneme soktuğu söylenebilir. Gerek kaset ve CD satışları gerekse video klibiyle uzun süre listelerde bir numara olarak boy gösterdi. Daha sonra "Yağmurlar", "Bu Aşk Fazla Sana" ve "Fırtına" adlı şarkılarına klip çekti. İlk konserini 4 Nisan 1997'de İzmir Ege Üniversitesi'nde verdi ve büyük bir kalabalığa, yaklaşık 6000 kişiye seslendi. İzmir'deki konserin ardından Türkiye'nin çeşitli yerlerinde konserlerine devam etti ve bu konserlerin yanı sıra düzenli bar programları da yaptı.

Şebnem Ferah'ın yaşadığı çok büyük acılar da oldu. 1998 yılında Ablası Aycan Ferah'ı kaybetti. Üzüntülü bir dönemin ardından 2.5 yıllık bir aradan sonra 10 Temmuz 1999 Perşembe günü ikinci albümünün ilk klibi "Bugün" müzik kanallarında boy göstermeye başladı ve tarih 6 Temmuz 1999 Salı'yı gösterdiği zaman "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı ikinci albümünü çıkardı. İlk albümünde olduğu gibi ikinci albümünde de İskender Paydaş ve Pentagram ekibiyle çalışan Şebnem samimi ve yaşamı sorgulayan sözlerin üzerine sarılmış etkileyici melodiler ile dikkat çekti. Albümün ikinci videosunu "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" şarkısı için yaptı, klibin yönetmenliğini Hakan Yonat yaptı.

İkinci albümün ardından yine araya uzun bir stüdyo dönemi girdi. 1999 yılında meydana gelen 17 Ağustos depreminde babası Ali Ferah'ı yitirdi. Acılarını hafifletmek ve yeni şarkılar üretmek için müziğe daha da sıkı sarılmayı tercih etti. Böylece 18 Ekim 2001 tarihinde " Perdeler " adlı üçüncü albümü yayınlandı ve yine büyük beğeni topladı. Bu seferki albümde Şebnem , İskender Paydaş ve Pentagram üyeleriyle değil de sahnede birlikte çaldığı müzisyenlerle çalışmıştı. Bu albümden ilk video, albümle aynı adı taşıyan "Perdeler" şarkısına çekildi. Bu klipten kısa bir süre sonra "Sigara" şarkısı da, renkli camda boy göstermeye başladı. Ayrıca bu albümde "Perdeler" şarkısına Finlandiya'da Apocalyptica ile çalışarak yeni bir yorum getirdi.

24 Nisan 2003 Perşembe günü "Kelimeler Yetse" adlı albümünü dinleyicilerine sundu. 28 Nisan 2003 Pazartesi günü yeni albümünün ilk videosu "Ben Şarkımı Söylerken" müzik kanallarında dönmeye başladı. Birçok röportaj verdi, TV programlarına katılacağı yoğun bir döneme girdi. Bu albümden çekilen diğer video klipler ise sırasıyla "Mayın Tarlası" ve "Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler" oldu. Türkiye'nin birçok şehrinde konserler verdi.

Ferah, 2010 Fanta Gençlik Festivalinde.

21 Haziran 2005 Salı günü bu defa Tarkan Gözübüyük prodüktörlüğünde 5. albümü "Can Kırıkları"nı yayınlayarak yeniden piyasaya damgasını vuran Şebnem Ferah, ilk klibini de albümle aynı ismi taşıyan şarkısı "Can Kırıkları"na çekti. Son albümlerine oranla sert sounduyla dikkat çeken albümünün, 29 Temmuz 2005 günü Parkorman’da gerçekleşen gala konseriyle yeniden dinleyicileri ile buluştu ve yeni albüm konserleri de bu konserle başlamış oldu. Çok geçmeden "Çakıl Taşları"na ikinci video klip geldi. Yaklaşık 1 yıl sonunda fanclublarda Hoşçakal'a video klip çekildiğine dair haberler çıkmaya başladı. "Hoşçakal" şarkısının video klibi Gürcan Keltek yönetmenliğinde Dijital Sanatlar ekibi tarafından çekilmiş, ancak gösterime girmemiş ve Ferah'ın yapımcı şirketi Pasaj Müzik tarafından videoya yayın yasağı getirilmiştir. Aradan geçen uzun bir zaman sonra ise video internete düşmüştür. Klipte ilginç olan bir nokta ise videonun, yönetmen Gürcan Keltek'in bu videodan daha sonra yayınlanan ve yönetmenliği kendisine ait olan Ferhat Göçer'in "Cennet" isimli video klibiyle birçok açıdan benzeşmesidir.PowerTürk 2007 Müzik Ödülerinde "En İyi Konser" ödülünü almıştır.

10 Mart 2007 tarihinde Bostancı Gösteri Merkezi'nde Orhan Şallıel yönetimindeki "Istanbul Symphonic Project" orkestrası eşliğinde vermiş olduğu konserinin DVD'si ve iki CD'den oluşan performans albümü 7 Eylül 2007 tarihinde satışa sunulmuştur. Bu DVD ile Türkiye'nin en çok satan Konser DVD'si ünvanını almıştır. PowerTürk 2008 Müzik Ödülleri'nde ise "En İyi Kadın Sanatçı" ve yine "En İyi Konser" ödüllerine sahip olmuştur.En popüler pop müzik sanatçılarını geçerek, rock müzik adına Türkiye'de yeni bir dönemin başladığını göstermiştir. 6 Temmuz 2008'de Masstival 2008 kapsamındaki konseriyle konserlerine ara vererek yeni albüm çalışmalarına başlamıştır. Ayrıca kendisine TRT tarafından Eurovision 2009 ve 2010 için teklif gönderilse de Şebnem Ferah bu iki teklifi de kabul etmedi.

Sanatçının yeni albümü olan "Benim Adım Orman", 16 Aralık 2009 tarihinde müzik marketlerindeki yerini aldı. Albüm satışa çıktığı ilk hafta listelere 1 numaradan giriş yaptı. İlk video klip "Yalnız" adlı şarkısına çekildi. 2. video klip "Eski" isimli şarkısına çekildi.

Diğer

Albümlerinin dışında da Şebnem Ferah'ı pek çok farklı çalışmada görmek mümkündür. Kimi şarkıcılara geri vokalleriyle, kimileriyle düet yaparak onlara eşlik etmiştir. Bunun yanı sıra birçok sanatçıyla beraber yardım konserleri vererek pek çok faaliyette bulunmuştur. Bülent Ortaçgil'e saygı albümünde bir Bülent Ortaçgil klasiği olan "Değirmenler" şarkısını da yorumlamıştır. "Müzeyyen Senar ile Bir Ömre Bedel" adlı albümde Müzeyyen Senar'a "Sarı Kurdelem Sarı" adlı Türk musikisi şarkısında eşlik ederek Türk Sanat Müziği söyleyebildiğini de kanıtlamıştır. Umay Umay'a "Hareket Vakti"nde (geri vokal olarak), Kargo'ya "Kalamış Parkı"nda, Teoman'a "İki Yabancı" ve "En Güzel Hikayem"de, Sezen Aksu'ya "Ne Haber Aşktan?"da eşlik etmiştir. Daha önce Sezen Aksu'nun seslendirmiş olduğu Ünzile'yi Onno Tunç'a saygı albümünde kendi yorumuyla tekrar müzikseverlere sunmuştur. Güldünya Şarkıları isimli toplama albümde yine bir Sezen Aksu parçası olan Masum Değiliz'i yorumlamıştır. 2010 yılında; Karapaks'a "İki Yol" adlı şarkıda ve Gökcan Sanlıman'a "I Want To Break Free" adlı şarkıda eşlik etmiştir. Son olarak Nilüfer'in 12 Düet adlı albümünde Erkekler Ağlamaz parçasını seslendirmiştir.
Seslendirmeleri

Little Mermaid (Küçük Denizkızı) adlı çizgi filmde seslendirme yapmış ve soundtrackinde bulunan "O Dünyada" isimli şarkıyı seslendirmiştir. Toprak Sergen ve Aydan Şener'in oynadığı bir filmde ise, söz ve müziği Demir Demirkan'a ait olan " Ay Işığında Saklıdır" adlı şarkıyı seslendirmiştir. Ayrıca bir ara Akbank'ın reklam müziğini de seslendirmiştir. Çeşitli TV programlarına çıkmıştır. Bir zamanlar Pepsi'nin de reklam müziği olan "Daha Fazlasını İste" şarkısını da Kenan Doğulu ile birlikte seslendirmiştir. Teoman'ın yazdığı ve yönetmenliğini yaptığı Balans ve Manevra filmi için yine Teoman'a ait olan "Gönülçelen" şarkısını seslendirmiştir. 2008 yılında da Finans Emeklilik için bir reklam filmi çeken Şebnem Ferah, bazı anlaşmazlıklar nedeniyle bu çalışmanın yayınlanmasına izin vermedi. Sonradan anneli-kızlı iki kişi ile yeniden çekildi ve yayınlandı. Kızın Şebnem Ferah'a olan benzerliği şaşırttı. Ayrıca seslendirmiş olduğu "Ünzile" şarkısı Kasım 2009'dan itibaren ÇYDD'nin reklamında kullanılmıştır.

Diskografi

Ana madde: Şebnem Ferah diskografisi

Kadın (1996)

Artık Kısa Cümleler Kuruyorum (1999)

Perdeler (2001)

Kelimeler Yetse (2003)

Can Kırıkları (2005)

10 Mart 2007 İstanbul Konseri (2007)

Benim Adım Orman (2009)
________________
[
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
biyografisi, ferah, hayati, kimdir, sebnem

Seçenekler
Stil


Saat: 06:40

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,