ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Biyografiler - Otobiyografiler


Kafka ve Konferansi - Sevgi


Kafka ve Konferansi - Sevgi

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Biyografiler - Otobiyografiler Forumunda Bulunan Kafka ve Konferansi - Sevgi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kafka ve Konferansi - Sevgi Franz Kafka hakkında ne kadar çok okuyorsam, o kadar daha kendine bağlayıp, ilgimi çekiyor. =) ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 06 Kasım 2014, 17:30   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Icon17 Kafka ve Konferansi - Sevgi

Kafka ve Konferansi - Sevgi

Franz Kafka hakkında ne kadar çok okuyorsam, o kadar daha kendine bağlayıp, ilgimi çekiyor. =)

Bugün politika dalında da büyük izler bıraktığına dair bir paragraf okudum. Aslında insanların ne kadar aciz ve saltanat sevgisine kapıldığının bir kere daha ispatı geçti elime. 1963 yılında Praga çok yakın Liblice şehrinde bir Kafka-Konferansı düzenlenmiş. Bu konferansta ciddi ciddi Kafka'nın eserleri, toplum için ne yönde etki eder,batı illerinde olan kapitalizm vesosyalizm düzeni altında yaşayaninsanları ne şekildedüşünmeye iter diye konuşuldu.

Şunu belirtmeliyim ki Kafka'yı daha önce siyasi açıdan hiç değerlendirmedim. Lakin şöyle bir alıcı gözüyle baktığımda, evet gerçektende bu konferans o kriz dolu yıllarda gerekliymiş.
Aslında bu toplantı ile bir nevi bu yazarın eserleri, hiç kimse tarafından hiç bir zaman doğru bir şekilde ifade edilemeyeceğinin kanıtıydı ve ne kadar uğraşılsa bile, eserleri ne doğu ne de batı dünyasında yasaklanabilirdi. Peki Kafka'nın siyasi düşüncesi neydi? Hangi yöne meyilliydi?
Az öncede belirttiğim gibi bunun hakiki yanıtını malesef kimse veremez. Franz Kafka'nın kitaplarından esinlenerek belki bir iki ipucu sayesinde onun siyasete bakış açısını öğrenebiliriz daha doğrusu egemenlik ve iktidara olan kararsızlığına bir nebze ortak olabiliriz.
Bunun için belkide yaşadığı zamana hatta ölümünden sonraki devire göz atmak gerekir.

Prag o vakitlerde stalinizm dünyasına dahil olarak yetiştirilmiş bir ülke.
Edebiyat ve Sanat sadece siyasi amaçlara kullanılan bir araç olarak görülüyordu, dolayısıyla yazarlarında bu ideolojiyi benimsemiş olmaları gerekiyordu. Çoğu baskı altında iki derede bir arada kalmışcasına, ya istenilen şekilde yazarlığa devam ettiler veyahut yaşadıkları memleketlerini terkettiler. Özgürlük adına topraktan vazgeçmek böyle birşey olsa gerek. Bediüzzaman diye tabir edilen fıkıh alimi Said Nursi'nin 'Ekmeksiz yaşarım,Hürriyetsiz yaşayamam' cümlesini çok güzel canlandiran bir senaryo aslında. İnsanların sevdiği ve doğru buldukları işi sabote edip, baskı altında bırakmak hürriyete tecavüz etmek değil de nedir.. işte bu şartlar altında bir sanat dalıydı edebiyat.
1934 yılında Stalinizmin ortaya koyduğu 'sosyalist realizm' adında bir stilde yazılmalıydı tüm edebi eserler. Bu sanat teori kavramı, sovyetbirliği yazarların toplandığı bir kongrede hayata geçirildi. İçerdiği Marx ve Engels alıntılarıyla tamamen bir ideolojik arka planına sahip.
Bundan böyle okuyuculara ulaşabilecek metinler, bu yazı stiline uydurulmuş şekilde olacaktı. Ne batıya dair fikirler, nede iktidarı zedeleyecek düşünceleri taşıyacaktı. Endre Kiss seneler sonra bu teoriyi 'edebiyat dalında şimdiye kadar uygulanan en mükemmel sansür sistemi' diye tanımlamıştı.

Lakin zamanla yazarlar satıraralarına çeşitliimalara yer etmeyi öğrendi. Okuyucuda buimalari çözmeyi öğrendi.Sansürün var olmasına rağmenkendi düşüncelerine vefalıkalmayı öğrendi.
Baştabahsedilen Kafka-Konferansında ise tamamensatır aralarındaFranz Kafka'nın ima edebilmişolduğu şeylerüzerine kafa yorulmuş. Kafka yazdığı onca eserlerinde hiç bir yerde açıktan açıga siyasi fikrini ıbelirtmediğinden, net bir karar da verilememiş, zira hem kapitalizme hem sosyalizme karşı olan cümlelerle sadece bir hipotez yürütülebilir. Babasını sömürücü bir iş adamı olarak gören Kafka, aynı zamanda sosyalizmde de geniş kapsamlı bir bağımlılığın hüküm sürdüğünü anlayabiliyor. Tüm çalışmalarında bürokrasinin ve hiyerarşik sistemin iticiliğinden bahsetmesi, belki yıllarca masa başı işlerinden bıkmasıyla alakalıdır. Sigortacı olarak işe alındığında ezilen çek toplumunu yakından tanıma fırsatını yakalamıştı, dışarda olup bitenlerin farkındaydı.
Çalıştığı ofis ortamına bir keresinde 'kara bürokratlar yuvası'demesi de, alenen onun bu sistemden memnun olmadığını ortaya koyuyor.
Konferansta tartışılan bir başka konu ise, Kafka'nın hemen hemen her kitabında eksik olmayan,'yabancılaştırma' fenomeni. Bu bir edebi araçtır belkide ama çek toplumuna gayet güzel uyan bir yakistirma idi. Kendi ülkelerinde tıpkı birer yabancı gibi yaşıyorlardı.Kendi düşünceleri sorulmuyor ve isteklerine göre bir hayat sürememenin getirdiği depresyonlar içerisinde bireyler yetişiyordu. Tarif edilen ruh haline Kafka, Kafka olalı beri uyuyordu. Lakin bu yabancılaşma kavramı,acaba topluma bir çağrı mıydı?Uyan Prag, uyanın Praglılar özünüzden kayıp veriyorsunuz mu demek istiyordu Kafka? Yoksa gerçekten sadece yazarın buhranindan meydana gelen bir durum mu söz konusu?

Buna dair belgelerin olmaması hipotezlerin varlığını devam ettiriyor. Diplomatların bazılarıFranz Kafkayı bir sosyalist, diğerleri demokratik düşünceler besleyen bir kapitalist yine başkaları ise onun dogmatizme karşı bir savaşçı olduğu kanisinde.


Neticede konferans, entellektüel kesimler arasında siyasi sistemlerin tartışmasını sağladığı gibi, Franz Kafkanin eserleri insanların sosyalizme bakış açısını değiştirdi. Toplumun talep ettiği artık daha demokratik bir tavır idi. Reformlarla birlikte özgürce bir yaşam peşinde olan prag'lılara belkide gerçekten Kafka bir vesile oldu.Akabinde gerçekleşen farklı alanlardaki olumlu çalışmalar, Çek cumhuriyetinin demokrasileşmesine yardımcı olmuştur. Prag Baharı başlamıştı..


Bütün bu eserlerin kudretini acaba Kafkada görmüş müydü yaşadığında. Şu anki ününe sahipse, bu tamamen arkadaşı Max Brod'un eserlerini yayimlamasından kaynaklı. O kadarda tembihlemişti oysakı arkadaşını, ben ölünce hepsini yak diye..
iyikide yakmamış.

Sevgi..
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
kafka, konferansi, sevgi

Seçenekler
Stil


Saat: 12:27

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,