ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Biyoloji


Canlıların Sınıflandırılması


Canlıların Sınıflandırılması

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Biyoloji Forumunda Bulunan Canlıların Sınıflandırılması Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Canlıların Sınıflandırılması Canlıların Sınıflandırılması • Canlıları, benzerlik ve akrabalık derecelerine göre gruplara ayırmaya sınıflandırma denir. • 2 tiptir.a) Suni b) ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 04 Ağustos 2015, 14:18   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Canlıların Sınıflandırılması

Canlıların Sınıflandırılması

Canlıların Sınıflandırılması

• Canlıları, benzerlik ve akrabalık derecelerine göre gruplara ayırmaya sınıflandırma denir.
• 2 tiptir.a) Suni b) Doğal

1) Suni (Ampirik) Sınıflandırma
• Canlıların dış görünüşlerine ve yaşadığı ortama bakılarak yapılan sınıflandırmadır.
• Aristo tarafından yapılmıştır.
• Canlılar Bitkiler a) Otlar b) Çalılar c) Ağaçlar
Hayvanlar a) Havada b) Karada c) Suda
Yaşayanlar Yaşayanlar Yaşayanlar
• Dış görünüş dikkate alındığından nitel gözlemlere dayalı bir sınıflandırmadır.
• Suni sınıflandırmada analog organlar dikkate alınır.
• Analog organlar; yapıları farklı ama görevleri (yaptıkları işleri) aynı olan organlardır.Analog organları analoji inceler.
Örnek : Kuşun kanadı – Arı kanadı – Sinek kanadı

2) Doğal (Filogenetik) Sınıflandırma
• Canlıların organ yapılarının benzerliğine, dolayısıyla evrimsel akrabalıklarına bakılarak yapılan sınıflandırmadır.
• Doğal sınıflandırmada homolog organlar dikkate alınır.
• Homolog organlar; yapıları aynı ama görevleri farklı olan organlardır.Homolog organları homoloji inceler.
Örnek : İnsanın kolu – Kuşun kanadı – Balinanın yüzgeci
• Organları homolog olan canlılar akrabadırlar.Akraba canlıların proteinlerindeki amino asit dizilişleri, embriyonik gelişim evreleri, boşaltım artıkları da benzerdir.
• Nicel gözlemlere dayanır.
• Canlıların sınıflandırılmasında temel alınan bazı özellikler :
o Hücre tipi ve sayısı (Ökaryot – Prokaryot) (Hücresel organizasyon)
o Embriyo tabakalarının sayısı (Endoderm – Mezoderm – Ektoderm)
o Embriyonik örtülerin bulunuşu (Vitellus – Koryon – Amniyon – Allontois)
o Vücut boşluğu tipleri (Gastrovasküler – Sölom)
o Simetri şekilleri (Bileteral – Işınsal)
o Vücutta segmentlerin bulunuşu (Benzer parça)
o İskeletin bulunuşu (varsa kıkırdak veya kemik)
o Azotlu boşaltım maddelerinin benzerliği (NH3 – Üre – Ürik Asit)
o DNA’ daki baz dizilişi
o Sistemlerin varlığı (Sindirim, solunum, dolaşım vs.)
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Ağustos 2015, 14:18   #2
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Yanıt: Canlıların Sınıflandırılması

SINIFLANDIRMA BİRİMLERİ
• Sınıflandırmanın en küçük birimi türdür.

Alem
Regnum Hayvanlar

Şube Filum Omurgalılar
Sınıf Clasis Memeliler
Takım Ordo Etçiller
Aile Familya Kedigiller
Cins Genus Kedi
Tür Species Ev Kedisi

• İlk tür kavramını John Ray kullanmıştır.Ray’ e göre ortak ataları olan benzer bireyler topluluğuna tür denir.
• Bugünkü anlamda tür; ortak bir atadan gelen, yapı ve görev bakımından benzer organlara sahip, yalnızca kendi aralarında üreyebilen ve kısır olmayan döller meydana getiren canlıların oluşturduğu topluluktur.
• At ile eşek birbiriyle çiftleşebilmesine rağmen yavruları olan katırın kısır olmasından dolayı farklı tür olarak alınır.
• Ayrıca katır tür olmadığından dolayı sistematikte yeri yoktur.
• Kurt ile köpeğin çiftleşmesinden oluşan kurt köpeği üreyebildiği halde kurt ve köpek farklı türdendir.
• Bilimsel anlamda ilk sınıflandırmayı Carl Linne yapmıştır.
• Aynı türden olan canlıların; kromozom sayıları, yaşama ortamları, boşaltım ürünleri, embriyonik gelişimleri aynıdır.Protein yapıları ise bir başka canlıya göre birbirine daha çok benzer.
• Aynı türün bütün bireylerinin kromozom sayısı aynıdır..Ama kromozom sayısı ayı olan iki canlı aynı türden olmayabilir.
Örnek : İnsan=46 kromozom ; Moli balığı=46 kromozom
• Türler yaşadıkları ortamlara adapte olduklarından çeşitlilik gösterebilir.
Örnek : Irklar
• Bir canlının embriyonik gelişimi sırasında önce şube özellikleri, en son ise tür özellikleri ortaya çıkar.
• Türler iki kelimeyle, diğer birimler tek kelimeyle adlandırılırlar.
• Tür isminde ilk kelime cins ismi olup, ilk harfi büyük yazılır.İkinci isim ise o türün tamamlayıcısıdır.
Felis domesticus Ev kedisi
Cins adı Tanımlayıcı ad

CANLILAR
PROKARYOTLAR ÖKARYOTLAR
Monera Alemi Protistalar Fungiler Bitkiler Hayvanlar


A) PROKARYOT CANLILAR (Monera Alemi)
• Tamamı tek hücreli, basit yapılı canlılardır.
• Çekirdekleri ve zarla çevrili organelleri yoktur. Protistlerden bu yönleriyle ayrılırlar.
• 1) Bakteriler 2) Mavi-Yeşil algler 3) Virüsler

1) Bakteriler
• Ribozom hariç organelleri yoktur.
• Bütün bakterilerde hücre zarı ve hücre çeperi bulunur. Çeperin yapısında karbonhidrat, protein ve yağ bulunur.Bazı bakterilerde ise çepere ek olarak polisakkaritlerden meydana gelmiş kapsül bulunur.
• Hücre zarından oluşan mesozomları vardır.Mesozom, solunum enzimlerinin kullanılarak enerjinin üretildiği yerdir.
• Fotosentez yapan bakterilerde hücre zarının sitoplazma içinde kıvrımlar yapmasıyla oluşan tilakoidler ve bunların içinde de klorofil bulunur.
• Kalıtım maddesi DNA’ dır ve halkasaldır.Proteinle kaplı değildir.
• Her yerde yaşayabilirler.En çok et suyu ve ağarlı besin ortamlarında çoğalırlar.
• Depo maddesi glikojendir.
• Şekillerine göre; küre, çubuk, virgül, spiral
• Gram boyasına göre; gram(+) , gram(-)
• Solunumlarına göre; Aeroblar, Anaeroblar, Fakültatifler
• Beslenmelerine göre;
a) Saprofitler : Organik maddeleri inorganik maddelere dönüştürürler.Sonuçta besin ve enerji elde edilir.Tabiattaki C, P ve N döngüsünde görevlidirler.Ensim sistemleri iyi gelişmiştir.
b) Parazitler : Sindirim enzimleri olmadığı için başka bir canlıya ihtiyaç duyarlar. Hastalık yapanlarına patojen bakteriler denir.
c) Fotosentetikler : Sitoplazmalarında serbest klorofil taşırlar.Hidrojen kaynağı olarak H2O, H2S ve H2 gibi maddeleri kullanırlar.Aerob, Anaerob ya da fakültatif olabilirler.
d) Kemosentetikler : Organik maddelerin sentezi için gerekli olan enerjiyi inorganik maddelerin oksidasyonundan (oksitlenmesinden) temin eder. Işık ve klorofil gerekli değildir.Nitrit, nitrat, demir ve kükürt bakterileri kemosentetiktirler. Kemosentez sonucu:
1) Bazı zararlı maddeler ortadan kaldırılır.
2) Bitkilerin alabileceği tuzlar oluşturulur.
3) Kimyasal enerji kazanılır.
4) Organik besin sentezlenir.
• Üremelerine göre ;
a) Bölünerek : Bütün bakterilerin esas üreme şeklidir.Amitoz şeklinde uygun bir ortamda 20 dakikada bir bölünürler.
b) Sporla : Bazı bakteriler ortam şartları bozulunca endospor oluştururlar.Endospor kalıtım materyallerinin çok az bir sitoplazmayla beraber, sert bir çeperle çevrilmiş halidir. Endosporlarda metabolik faaliyetler minimum seviyededir.
c) Konjugasyon : DNA yapısı farklı iki bakteri yan yana gelerek aralarında geçici bir zardan köprü oluştururlar.Bu köprü aracılığı ile DNA parçaları değiştirilir.
• Bakterilerin çoğu tüketicidir.

2) Mavi-Yeşil Algler
• Fotosentez yaparlar ama kloroplastları yoktur.
• Tatlı su birikintilerinde ve göllerde yaşarlar.
• Sitoplazmalarında yeşil renkli klorofil pigmenti ve mavi renkli fikosiyanin pigmenti bulunur.
• Yapışkan, jelatinimsi bir dış kılıf ile örtülüdür.

3) Virüsler
• Protein kılıf ve bir nükleik asitten meydana gelir.Bu yapıya nükleoprotein denir.
• Virüsün protein kılıfına kapsid, kılıfı oluşturan parçalara kapsomer, yönetici molekülüne ise genom denir.
• Sitoplazmaları yoktur.
• Enzim sistemleri olmadığından hücre içi mecburi parazittirler.
• Enzim sistemleri olmadığından antibiyotiklerden etkilenmezler.
• En küçük organizmalardır.
• Hücre dışında kristal yapıda bulunurlar.
• Özel dokularda çoğalırlar.Her virüsün çoğaldığı belli bir hücre çeşidi vardır. Bunun sebebi ise hücre zarındaki glikoproteinlerin virüslerle birleşebilme özelliği olmasındandır.
• Virüsler yüksek sıcaklık, ortam pH ı ve radyoaktif ışınlardan etkilenir ve ölürler.
• 3 tiptir.
a) Bitkisel Virüsler : Kalıtım materyali hepsinde RNA dır. Tütün, patates, marul, mozaik virüsleri örnek olarak verilebilir.
b) Hayvansal virüsler : Kalıtım materyali bazılarında DNA, bazılarında ise RNA dır.Grip, kızamık, kabakulak, suçiçeği, sarı humma, çocuk felci, uçuklar, siğiller ve aids örnek verilebilir.
c) Bakteriyofaj : Kalıtım maddesi DNA’ dır.
• Sarı humma virüsleri karaciğerde; kuduz virüsleri beyin ve omurilikte ; çiçek, kızamık ve siğil virüsleri deride çoğalırlar.
• Hücreler virüslere karşı interferon salgılar.İnterferon, hücrelerin virüslere karşı ürettikleri bağışıklık maddesidir.Bu nedenle kabakulak, kızamık gibi hastalıkları geçirenler kolay kolay bu hastalıklara yakalanmazlar.
• Retrovirüsler; RNA bulundururlar.Hücre içine girdiklerinde önce özel bir enzimle (Reverztranskriptoz) RNA’ yı çift zincirli DNA’ ya dönüştürür.Sonra ise hücre DNA’ sını ele geçirerek işini yaptırır ve hücrenin kanserli hücreye dönmesine sebep olur.
• Canlı bir hücreye giren virüs şu etkilerden birini gerçekleştirir.
o Hücre içinde çoğalarak hücrenin parçalanmasına sebep olmasına lizis denir.
o Hücrenin DNA sına yapışarak hücrenin şeklinin değişmesine sebep olmasına transformasyon denir.
o Hücrenin aşırı ve düzensiz bir şekilde çoğalmasına sebep olmasına reprodüksiyon denir.
• Virüsün canlılık özellikleri
o Yönetici molekül taşırlar.
o Çoğalırlar.
o Enzim bulundururlar.
o Özel protein yapıları vardır.
• Virüsün cansızlık özellikleri
o Kristalleşirler.
o Sitoplazmaları yoktur.
o Hücre zarı ve ribozomları yoktur.
o Metabolik reaksiyonları yapamazlar.
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Ağustos 2015, 18:15   #3
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Yanıt: Canlıların Sınıflandırılması

Dünyamızda yaşamakta olan canlılar incelenirse özelliklerinin çok farklı olduğu gözlenir.Bu farklara rağmen bu canlıları derece derece ve birbirlerine benzeyenleri bir araya toplayarak gruplandırmak mümkündür.Canlıların benzerliklerine göre gruplandırılmasına sınıflandırma (sistematik) denir.Hayvanlar ve bitkiler belirli bir düzen içerisinde sınıflandırılır.

SINIFLANDIRMA SİSTEMİNİN GELİŞİMİ

Canlılar; monera, protista, fungi, bitki ve hayvan olmak üzere gözle görülmeyen çok küçük organizmalardan dev ağaçlara ve binalara kadar bir dağılım gösterirler.Bu büyük hayat çeşitliliğini tanıyabilmek için, büyük grupları daha küçük gruplara ayırmak gerekir.Biyologlar dünyadaki canlıları sınıflandırmamış olsalardı, bu kadar çeşitli olan canlılara ulaşmak mümkün olmayacaktı. Sınıflandırmanın amacı, canlıları bir sistematiğe oturtmak ve tabiatı daha kolay anlaşılabilir hale getirmektir.

İlk sınıflandırmayı Yunan Filozofu Aristoteles (m.ö.383-322) yapmıştır.Aristoteles bitkileri otlar, çalılar, ağaçlar; hayvanları ise yaşadıkları yere göre karada, suda ve havada yaşayanlar şeklinde gruplandırmıştır.Aristoteles’i n sınıflandırması canlıların görülebilen ve morfolojik özelliklerine göre yapılmıştır. Günümüzdeki sınıflandırılmada, canlıların bütün özellikleri göz önünde bulundurulur.

Örneğin yarasanın kanatlarına bakarak onu kuşlar sınıfında incelemek mümkün değildir.Yarasa bütün özellikleri ile bir memeli hayvandır.

Sınıflandırma, canlıların görülen bir veya birkaç özelliğine göre yapılırsa ‘suni sınıflandırma’ (yapay sınıflandırma) adını alır. Aristo’nun yapmış olduğu sınıflandırma yapay sınıflandırmadır. Buna ampirik sınıflandırma da denir.

Günümüzde sınıflandırma, canlıların akrabalık ilişkilerine göre yapılır. Sınıflandırılmada canlıların tüm özellikleri göz önünde bulundurulur.Bu çeşit sınıflandırmaya ‘tabii sınıflandırma’ (doğal sınıflandırma) denir.

Doğal sınıflandırma bilimsel olan sınıflandırılmadır.Buna filogenetik sistematik da denir.

Bir canlıyı türün evrim sistematiğine geçirdiği gelişmelere filogeni (soy oluş), embriyo döneminde geçirdiği değişmelere ontogeni (birey oluş) denir.

SINIFLANDIRMA BİRİMLERİ

Sınıflandırmanın en küçük birimi tür dür.Sınıflandırmada tür kavramını ilk kuran kişi John Ray dır.

Tür ortak bir atadan gelem,yapı görev bakımından ortak özelliklere sahip olan, kendi aralarında çiftleşerek verimli döller meydana getirebilen bireylerin oluşturduğu topluluktur. Sistematikte her tür iki isimle adlandırılır.Bu iki isimden 1. si canlının cinsini 2. si tanımlayıcı özelliğini belirtir.Her türün iki isimle adlandırılması ilk kez Carolus Linnaeus tarafından kullanılmıştır.

Türlerden daha büyük topluluklar da vardır.Bunlar sırasıyla cins, familya, takım, sınıf, şube ve alem dir. Birbirlerine çok benzeyen yakın türlerin gruplaşmasıyla cinsler ortaya çıkar.Örneğin kedi, aslan ve kaplan türleri ‘felis’ cins adı altında toplanır.

Felis domesticus :Kedi
Felis leo :Aslan
Felis tigris :Kaplan

Her tür kendi cinsiyle belirtilir.Bu kural bütün dünyada kullanılır.
Böylece karışıklık önlenir.Cinslerin ortak karakterlerine göre gruplaşmasına familyalar meydana gelir.Benzer familyalar takımları oluşturur.Benzer takımların gruplaşmasıyla sınıflar ortaya çıkar.

Sınıfların bir araya gelmesiyle şubeler, şubelerin bir arya gelmesiyle alem meydana gelir.

Sınıflandırmada birimler büyükten küçüğe doğru gidildikçe, birimin kapsadığı birey sayısı artar, aralarındaki benzerlik azalır.Büyük biriden küçük birime doğru gidildikçe birey sayısı azalır, benzerlik artar.

BİLİMSEL SINIFLANDIRMANIN DAYANDIGI TEMELLER

Günümüzde geçerli olan sınıflandırma filogenetik sınıflandırmadır. Bu sınıflandırmaya göre bütün canlıların ortak bir atası vardır.Bu sınıflandırmanın açıklanabilmesi için akrabalık derecelerinin açıklanması gerekir.Akrabalık derecelerinin belirlenmesinde bazı temel kurallar göz önüne alınır.

1) Homolog Organlar: Yapıları ve gelişimleri birbirlerine benzeyen fakat farklı görevleri olan organlara homolog organlar denir.Örneğin fok balığının ön yüzgeci, yarasanın kanadı, kedinin pençesi, atın ön bacağı, insanın eli homolog organlardır.bunları her biri yaklaşık olarak aynı sayıda kemik, kas, sinir ve kan damarlarına sahiptir.Aynı plana göre düzenlenmiş ve aynı gelişme biçimine sahiptir.homolog organlar canlıların ortak bir atadan geldiğinin kanıtlarından biri olarak ileri sürülmektedir.

Bazı organlar aynı kökten gelmedikleri halde, yaptıkları görev aynıdır.

Bu organlara anolog organlar denir.Kuş ve böcek kanatları analog organlardır.

2) Embriyolojik Benzerlik: Canlıların embriyo dönemlerinde geçirdikleri evreler ve farklılaşmalar birbirine çok benziyorsa bu canlılar yakın akrabadır.Omurgalı hayvanlarının embriyolarının ilk evreleri çok belirgin bir benzerlik gösterir.İlk evrede balık ve domuz embriyosunu ayırmak çok zordur.

3)Biyokimyasal Benzerlik: Çeşitli hayvanların plazma proteinleri arasındaki benzerlik derecelerinin antijen-antikor tekniği ile denenir.

Her hayvan türünün kan içeriği kendine özgün bir protein bileşimine sahiptir.yakın akraba olan canlıların plazma proteinlerinin benzerliği daha fazadır.

Bütün hayvanlarda hücrenin çalışması ve kalıtım faktörlerinin dölden döle geçmesi kromozomlar tarafından kontrol edilir.Bütün canlılarda kromozomların kimyasal yapısını DNA (deoksiribonükleik asit) meydana getirir.Akrabalık derecesi yakın olan canlıların DNA’larının baz dizilimlerinin benzerliği de artmaktadır.

Hayvanlar, protein metabolizması sonucu oluşan azotlu artıkları üre, ürik asit ve amonyak şeklinde idrarla vicuttan uzaklaştırılabilir.
Sınıflandırılmada canlıların idrarlarının bileşimi de dikkate alınır.

Memeli canlılarının çoğunda sindirim için aynı veya benzer enzimler kullanılır.Bu olaylar canlıların ortak bir kökten geldiğinin kanıtlarından biri olarak gösterilmektedir.

Bunlar başka yumurta tiplerinin benzerliği, organizmaların simetri şekilleri anatomik yapılarındaki benzerlikler gibi özellikler de doğal sınıflandırma yapılırken dikkate alınır.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
canlilarin, siniflandirilmasi

Seçenekler
Stil


Saat: 07:28

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,