ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Türkçemiz Ve Diğer Dersler > Biyoloji


Büyüme ve Gelişme Konu Anlatımı


Büyüme ve Gelişme Konu Anlatımı

Türkçemiz Ve Diğer Dersler Kategorisinde ve Biyoloji Forumunda Bulunan Büyüme ve Gelişme Konu Anlatımı Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Büyüme ve Gelişme Konu Anlatımı 1.Büyüme ve Gelişmenin Tanımı Büyüme ve gelişme, döllenmeden sonra anne karnında başlayarak erişkinliğe kadar sürer, ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 04 Ağustos 2015, 14:47   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Büyüme ve Gelişme Konu Anlatımı

Büyüme ve Gelişme Konu Anlatımı

1.Büyüme ve Gelişmenin Tanımı
Büyüme ve gelişme, döllenmeden sonra anne karnında başlayarak erişkinliğe kadar sürer, Çocukları yetişkinlerden ayıran en önemli özellikler, çocuklarda büyüme ve gelişmenin görülmesidir. Genellikle büyüme ve gelişme terimleri eş anlamlı olarak kullanılır. Ancak büyüme ve gelişme farklı farklı olaylardır. Büyüme vücut hacmindeki ve kütlesindeki artışa denir. Gelişme ise biyolojik olgunlaşma sürecini ifade eder. Büyümede hem hücre sayısı hem de hücrenin hacmi artar. Gelişmede ise dokuların ve hücrelerin yapısındaki değişiklikler sonucunda biyolojik işlevlerde olgunlaşma meydana gelir. Gelişme büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkisi altındadır. Bilgi veya bilgiler bütününü bellemek olarak tanımlanan öğrenme, her yaşta büyüme ve gelişmeyle birlikte gerçekleşir.

Büyüme ve gelişme her ne kadar farklı olaylarsa da birbiriyle bağlantılı değişik aşamaları bulunan bir süreçtir. Bebeklerin ağırlıkları doğumlarından itibaren belli aralıklarla sağlık personelince tartılır boylan ölçülür ve bazı davranış özellikleri izlenir. Böylece bebeğin büyüme ve gelişmesiyle ilgili herhangi bir olumsuz durumun bulunup bulunmadığı belirlenir.

2.Büyüme ve Gelişmede Rol Oynayan Faktörler
Büyüme ve gelişmeyi etkileyen bir çok faktör vardır. Bunlar; • Genetik, • Hormonal, • Beslenme, • Fiziki çevredir.

a) Genetik
Anne ve babaya ait özellikler genlerle taşınarak çocuklara geçer. Anne ve babaya ait genler çocuğun diğer özelliklerinde olduğu gibi büyüme ve gelişmesinde de etkilidir. Örneğin, anne ve babasının uzun boylu oluşu belli bir ölçüde çocuğun boyunda da etkilidir. Uzun boylu anne ve babaya ait çocukların boyları akranlarına göre biraz daha uzundur.

b) Hormonal
Büyüme ve gelişmede genetik yanında hormonlar da oldukça etkilidir. Hipofiz, tiroit ve paratiroit bezlerinden salgılanan çeşitli hormonlar büyüme ve gelişmeyi etkiler. Örneğin, hipofiz bezinden salgılanan büyüme hormonun az veya çok salgılanması büyüme ve gelişmeyi etkiler. Büyüme hormonunun az salgılanması sonucunda cücelik fazla salgılanmasında da dev cüsselilik (devlik) meydana gelir. Yine akromegali gibi gelişim bozuklukları da hormonal kaynaklıdır.

c) Beslenme
Büyüme ve gelişmede etkili olan faktörlerden bir diğeri de beslenmedir. Yeterli ve dengeli beslenilmediği zaman büyüme ve gelişmede gerilik görülür. Genetik faktörlerin büyüme ve gelişmeyi etkilediğini belirtmiştik. Uzun boylu anne ve babadan doğan çocuğun da uzun boylu olacağını belirtmiştik. Burada çocuğun uzun boylu olmasında genetik yapının etkili olması kadar beslenme de etkilidir. Yeterli ve dengeli beslenme büyümeyi ve gelişmeyi olumlu etkiler. Beslenmesi yetersiz ve dengesiz olan çocuklarda gelişim bozuklukları görülür.

d) Fizikî çevre
Büyüme ve gelişmeye etki eden faktörler arasında fiziksel çevrenin ayrı bir önemi vardır. Fiziksel çevre olarak kabul edilen ısı, ışık, radyasyon, barınak, gürültü, lağım ve pis sular, hava, çöplükler vb. sayılabilir. Fizikî çevre şartlarındaki olumsuzluklar sağlığı da olumsuz etkiler. Dolayısıyla bu olumsuz çevre şartlan büyüme ve gelişmeyi etkiler. Örneğin, pis suların içme suyu olarak kullanılması çeşitli hastalıkların oluşmasına neden olur. Hastalıklar ise büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkiler. Yine fizikî çevre içinde yer alan radyasyon, büyüme ve gelişmeye en fazla etkili olan etmenlerden biridir. Örneğin, Çin hükümeti tarafından Doğu Türkistan’da yapılan nükleer denemeler sonucu yeni doğan çocuklarda birçok gelişim bozuklukları görülmüştür. Radyasyonun etkisiyle yeni doğan çocukların kafa yapısında anormallikler, göz yuvarlarında bozukluklar, dudaklarda yırtıklıklar gibi gelişim bozuklukları görülmüştür.

Buraya kadar yapılan açıklamalardan sonra büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyen çevresel faktörlerden bazılarını aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
• Annenin yeterli ve dengeli beslenmemesi,
• Gebelik sırasında hekim kontrolü dışında ilâç kullanılması,
• Gebeliğin özellikle ilk aylarında röntgen çektirilmesi, Gebeliğin ilk aylarında grip, kızamıkçık vb. ateşli hastalıklara yakalanılması,
• Gebe annede böbrek, kalp gibi sistemik hastalıkların olması,
• Psikolojik travmaların olması büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyen çevresel etkenlerden bazılarıdır.

3. Büyüme ve Gelişme Dönemleri

a) Bebeklik dönemi
Bebeklik dönemi doğumdan sonraki birinci yaş gününe kadar olan süreyi kapsar. Diğer bir ifadeyle bebeklik dönemi 0-12 aylar arasıdır. Bebeklik dönemi yeni doğan ve yeni doğan sonrası dönem olmak üzere iki kısma ayrılır. Yeni doğan dönemi doğumdan itibaren O- 28 günlük süreyi kapsar. Yeni doğan döneminden sonraki bir yaşına kadar olan süre ise yeni doğan sonrası dönemidir. Bebeklik döneminde çocuk tamamen anneye bağlı olup korunmaya muhtaçtır. Dışardan bakıma ve beslenmeye gerek duyar. Sürekli alıcı ve pasiftir, ilk üç ayda içe dönük olup zamanının çoğunu uyku ile geçirir, annesi ve kendisini iki ayrı insan olarak ayırt edemez. Kendisini annesinden ayrı bir insan olarak algılaması üç aydan sonra başlar. Beklemeye tahammülü yoktur, ihtiyaçlarının hemen karşılanmasını ister.
Bebeklik döneminde en önemli organ ağızdır. Bu nedenle bebeklik dönemine oral dönemi de denilmektedir. Bu dönemde bebek iyi ve kötüyü ağzıyla ayırt eder. Çevresini ağız yardımıyla tanır. Beslenmesini ağız yoluyla anne memesinden yaparken anne ile çocuk arasında duygusal bir bağ kurulur.
Bebeklik döneminde, bebeğin gereksinimlerinin sürekli olarak ve zamanında giderilmesi güven duygusunu geliştirir. Aksi durumda bebeğin yetersiz ve :düzensiz doyurulması güven duygusunun gelişmesini olumsuz etkiler.
Bebeklik döneminde ruhsal gelişme yanında bedensel gelişme de meydana gelir. Bu dönemde hızlı bir bedensel büyüme ve gelişme gözlenir. Ortalama olarak 3-3,5 kg kadar olan bebek bu dönem sonuna doğru ilk ağırlığının yaklaşık üç katına ulaşır. Doğumda 350 gram kadar olan beyin, 12 ay sonunda 900 gram kadar olur.turkeyarena.net Aynı şekilde bebeğin boyu da uzar. Boy, doğumdaki boy uzunluğunun yarı katı kadar uzar. Bu dönem sonunda el, ayak gibi organlarını kullanır. Yürümeyi ve konuşma gibi özellikleri kazanmaya başlar.

b) Çocukluk dönemi
Çocukluk dönemi 1-6 yaşlar arasını kapsar. Çocukluk dönemi kendi arasında iki ayrı döneme ayrılır. Bunlar;
• Özerklik dönemi (anal dönem]
• Oyun dönemi (fallik dönem] dir.
Özerklik dönemi: Özerklik dönemi 12-36 aylar arasını kapsar. Özerklik döneminde tuvalet eğitimi verildiğinden bu döneme tuvalet eğitimi dönemi de denir. Özerklik döneminde bebek ayakta durur, yürür ve konuşur. Bu dönemde çocuk artık çevresini keşfetmeye başlar. Yavaş yavaş anneye bağımlı durumdan çıkmaya başlar.
Çocuk bu dönemde sınırsızca özgürlük kullanmayı isterken anne de tuvalet eğitimini sağlamaya çalışır. Bu sırada anne ile çocuk arasında mücadele başlar. Tuvalet eğitimine 12-15’inci aylarda başlanabilir.
Özerklik döneminde annenin çocuğa aşırı baskı uygulaması sonucunda bazı bozukluklar ortaya çıkabilir. Çocuk, aşırı düzenli, titiz, uysal veya aşırı isyankâr, huysuz, cimri olabilir.
Bu dönemde çocuk kendi kendine yemek yeme eğilimindedir. Çocuk biraz ortalığı kirletse de bu davranışı desteklenmelidir.
Oyun dönemi: Oyun dönemi 3-6 yaş arasını kapsar. Bu döneme okul öncesi dönem de denir. Oyun döneminde, özerklik dönemine özgü olan inatçılık ve çeşitli olumsuzluklar ortadan kalkar. Bunun yerine girişken, yardımsever, canlı, hareketli, kendi işini kendi yapan, oyunu seven, yaşıtlarıyla ilişki kuran, paylaşma eğilimindeki özellikler gelişir. Bu dönemde çocuk toplumca kabul edilen amaçlara yönelir ve daha yapıcıdır. Duygu ve davranışlarını kontrol etme yeteneğini kazanmaya başlar.
Oyun döneminde çocuğun öykü ve masallara karşı ilgisi daha fazladır. Çocuk bu dönemde hayalle gerçeği karıştırabilir. Sürekli hareket halindedir. Dış dünyaya ilgisi artmıştır. Bu dönemde çocuk cinsel organını keşfeder. Kızlar kız çocuk, erkekler de erkek çocuk olduklarını fark eder. Bu dönemde erkek çocuklar anneye, kız çocuklar ise babaya yakınlık duyar. Zamanla erkek çocuğun anneye duyduğu aşırı yakınlık azalır. Erkek çocuk babayla ilişki kurmaya başlar. Bu durum kızlarda daha uzun sürer. Çocukta benlik gelişir.

c) Okul çağı dönemi
Okul çağı dönemi, çocuğun aileden ayrılıp dış dünya ile tanıştığı çağdır. Okul çağı dönemine ilkokul çağı da denir, ilkokul çağı 6-11 yaşları arasıdır. Bu dönem, ergenliğin ilk belirtilerinin olduğu 12 yaşında sona erer. Bu dönemde okul çevresi ve eğitim, çocuğun bakış açısını genişletir. Bulunduğu ortamda yeni kelimeler öğrendiğinden kelime dağarcığı zenginleşir. Soyut kavramlar çocuk tarafından öğrenilmeye başlanır. Kendisinin toplum ve çevre tarafından benimsenmesine önem verir.

Çocuklar kendi cinsleriyle gruplaşma eğilimindedir. Okul döneminde çocukların cinsel kimliği iyice belirginleşir. Çocuk doğruyu, yanlışı, iyiyi ve kötüyü ayırabilecek özellikleri kazanmaya başlar. Okul çağı döneminde de çocuk oldukça hareketlidir.’ Oyun oynar ancak oyun döneminden farklı olarak oyun sokağa kaymış ve akranlarıyla oynamaktan zevk alır duruma gelmiştir.

Okul döneminde çocuk aileden ayrılarak yeni bir çevreye girer. Böylece yeni arkadaş ve dolayısıyla yeni ilişkiler kurar. Bu dönemde anne ve babanın yanında öğretmeni örnek almaya başlar. Oyun okul döneminde de önemlidir. Oyun oynaması sırasında ve diğer durumlarda çocuk kendi cinsiyle birlikte olma eğilimindedir. Bu dönemde kurallara sıkı bağlılık vardır. Doğru ve yanlışı çocuk ayırt edebilir. Bu dönemde çocuğun özelliklerinin diğer çocuklardaki özelliklerle karşılaştırılması oldukça yanlıştır. Bu durum çocuklarda güvensizlik duygusunun gelişmesine neden olur.

Okul döneminde dikkat edilmesi gerekenlerden birisi de çocukların kavrama yeteneklerinin farklı olacağıdır. Bu durum öğretmen ve aile tarafından bilinerek davranışlar buna göre ayarlanmalıdır. Okuldaki ve evdeki ilişkilerin, çocuğun bedensel ve ruhsal gelişimini önemli ölçüde etkilediği unutulmamalıdır.

d) Ergenlik dönemi
Ergenlik dönemi okul çağının bittiği 12’nci yaştan sonra başlar ve 21 yaşına kadar sürer. Diğer bir ifadeyle 12 - 21’inci yaşlar arasına ergenlik dönemi denir. Çocuklukla yetişkinlik arasındaki dönem olan ergenlik dönemi kendi arasında erken ergenlik, tam ergenlik ve geç ergenlik olarak üç döneme ayrılır. Ergenlik dönemine ait özellikler ilerleyen konularda ayrıntılı açıklanacaktır.

e) Yetişkinlik dönemi
Yetişkinlik dönemi 21-65 yaşlar arasındaki dönemdir. Yetişkinlik döneminde belli bir olgunluğa erişilmiştir. Bu dönemde evlilikler yapılır. Çocuklar doğar ve sorumluluk artar. Ailenin geçimi için anne ve baba çalışır.
Anne ve baba toplumsal sorunlarla iç içedir. Dışardan gelen sorunlara anne ve baba birlikte göğüs gererek mücadele eder. Bütün kararlar anne ve baba tarafından verilir.

Yetişkinlik döneminde büyüme ve gelişme durmuştur. Vücudun yapım ve yıkım oranı eşittir.

Yetişkinlik döneminde kişi artık toplumun yetişkin bir bireyi olup değişik görevler üstlenmiştir. Dengeli kararlar almak ve gerçekçi yaklaşımlarla, yüklenmiş olduğu görevleri yerine getirmek zorundadır. Attığı her adımın sonuçlarını değerlendirme durumundadır. Başarılarını ve başarısızlıklarını dengeli bir şekilde değerlendirmelidir. Bu dönemdeki kişi, toplumun güven duyduğu dengeli üretken ve sağlıklı ilişkiler kurabilen bir bireyi olmak zorundadır. Kişi geleceğine güven duymalı, kendini geliştirme çabası içinde olmalıdır. Yetişkinlik döneminin bir diğer özelliği de ailelerin kurularak topluma yeni bireyler kazandırılmasıdır. Bu nedenle yeni kuşaklar yetiştirilirken onlara rehberlik yapılmalıdır.

f) Yaşlılık dönemi
Yetişkinlik dönemden sonra gelen yaşlılık dönemi 65 yaşından sonraki dönemi içine alır. Yaşlılık dönemine ihtiyarlık dönemi de denir. Yaşlılık döneminde vücuttaki yapım yıkımdan azdır. Bu nedenle yaşlıların vücutlarında küçülme başlar. Yaşlı insanlar artık iş gücünü kaybetmişlerdir. Bu dönemde yaşlılar kendini işe yaramaz hissine kapılabilir. Buna bağlı olarak içe kapanabilir. Yaşlılara, kendilerini yalnız ve işe yaramaz gibi duygulara kapılmaması için gerekli önem verilmelidir. Yaşlıların bilgi ve tecrübesinden faydalanarak onlara ihtiyaç duyulduğu hissi verilmelidir.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
anlatimi, buyume, gelisme, konu

Seçenekler
Stil


Saat: 19:00

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,