ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Sosyal Bölüm > ForumSevgisi Sözlük > Bunları Biliyor Musunuz?


Kafa Kesmenin Kısa Tarihçesi


Kafa Kesmenin Kısa Tarihçesi

ForumSevgisi Sözlük Kategorisinde ve Bunları Biliyor Musunuz? Forumunda Bulunan Kafa Kesmenin Kısa Tarihçesi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kafa Kesmenin Kısa Tarihçesi Bu yazı sadece ve sadece 'kafa kesme'ye dair. Kılıçtan geçirme, çarmıha germe, yakma, boğma, zehirleme, işkence ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 28 Ekim 2014, 23:50   #1
Durumu:
Çevrimdışı
FragiLe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Uykucu
Üyelik tarihi: 25 Ekim 2014
Mesajlar: 2.908
Konular: 949
Beğenilen: 1021
Beğendiği: 973
www.forumsevgisi.com
Standart Kafa Kesmenin Kısa Tarihçesi

Kafa Kesmenin Kısa Tarihçesi

Bu yazı sadece ve sadece 'kafa kesme'ye dair. Kılıçtan geçirme, çarmıha germe, yakma, boğma, zehirleme, işkence ile öldürme, ölüme terketme, kitle imha (fiziksel olsun kimyasal olsun) silahlarla öldürmenin tarihçesine dair değil...

İşgal ettiği bölgelerde, soygun ve talan yapmak, Şeriat kanunlarını katı bir şekilde uygulamak, toplu tecavüz etmek, kadınları seks kölesi olarak satmak, çocukları askerler yapmak için toplamak ve kendi görüşlerine uymayanları halkın gözü önünde işkence ederek öldürmek, kafalarını kesmek, ciğerlerini, yüreklerini söküp yemek, organlarını kaynatıp çorba yapmak, cesetlerle, kesik kafalarla fotoğraf çektirmek… IŞİD’den ya da kısa adıyla İD’ten (İslam Devleti) bahsettiğimi anlamışsınızdır. (Yazıda IŞİD demeye devam edeceğim çünkü çok daha iyi bilinen bir kısaltma.)

Bu hafta, bazı okurlarımın isteği üzerine, ‘kafa kesme’nin tarihçesine dair bir yazı hazırladım. Tekrarlıyorum : Bu yazı sadece ve sadece ‘kafa kesme’ye dair. Kılıçtan geçirme, çarmıha germe, yakma, boğma, zehirleme, işkence ile öldürme, ölüme terketme, kitle imha (fiziksel olsun kimyasal olsun) silahlarla öldürmenin tarihçesine dair değil…


SADECE SOYLULAR


M.Ö 1200’lerde Mısır Kralı II. Ramses’i bir elinde balta diğer elinde esirin saçlarını tutarken gösteren fresk veya M.Ö. 600’lü yıllardan kalma bir Asur taş kabartmasındaki kafa kesme sahnelerini veya Eski ve Yeni Ahit’te geçen Judith’in kendisine göz koyan Asur Generali Holofernes’in kafasını kesmesi veya Kral Herod’un üvey kızı Salome ve onun annesinin kışkırtması üzerine Vaftizci Yahya’nın başını kestirmesi gibi sembolik örnekleri bir yana bırakırsak, Antik çağdan beri kafa kesmek çok yaygın bir cezalandırma yöntemiydi. Örneğin Keltler öyle çok kafa keserlerdi ki, Romalılar Kelt bölgelerini işgal ettiklerinde kültürel şok yaşamışlar ve kafa kesmeyi Keltlere yasaklamışlardı. Hayır, yöntemi barbar bulduklarından değil, kafa kesme cezasını sadece şerefli kişilere yakıştırdıklarından… Nitekim Roma İmparatorluğu’nda, sadece Roma vatandaşlarına (en çok da iktidara kafa tutanlara, örneğin siyaset adamı Pompey veya hatip Çiçero gibilere) bu ceza uygulandı. Halktan kişilerin payına ise kılıçla veya bıçakla karnını deşmek veya çarmıha gerilmek düştü.


II. Ramses (üstte), Asur tableti (aşağıda)



KILIÇ VEYA BALTA



Kafa kesme işinin sembolizmi de vardı. Bu işin kılıçla veya baltayla yapılması kafası kesilen kişiye onurlu bir ölüm sunma anlamına geliyordu. Çünkü bu iki alet, keskin olması ve uzman birinin kullanması kaydıyla, diğer kesici aletlere göre hızlı ve acısız bir ölüm sunuyordu. (‘Acısız’ diyorum ama kafası kesilen birinin duygularını öğrenme şansımız henüz olmadı. Ama bilimsel bir gerçek şu ki, kafa, kesildikten sonra 12 saniyeye kadar bir süre, bilinç emareleri gösteriyor.)





Bu yolla ölüme gönderilen aristokratlar ya da savaşçılar idamı gerçekleştirecek kişiye yüklüce paralar verirlermiş ki, işini bir kerede tamamlasın…Yine de Britanya’da Robert Devereux adlı soylu veya İskoçya Kraliçesi Mary’nin başı ancak üç vuruşta kesilebilmiş. Daha şansızları da varmış. Salisbury Kontes’i Margaret Pole 10 darbede başını teslim etmiş…



Sommerset Dükü’nün idamı (1471)

FRANSIZLARIN GİYOTİNİ



Fransızların bu alandaki katkısı elbette giyotin. 1789 Fransız İhtilali’ne kadar soylular kafası kesilerek, halk ise asılarak öldürülürdü. İhtilalciler halka, soylularla eşit şartlarda ölme hakkını bahşettiler ve Giyotin’i uygulamaya koydular. İcatçısının adını taşıyan alet, insan hatalarından arınmış, hızlı ve acısız ölüm sunuyordu. Ama giyotin en çok İhtilal’in evlatlarını hedef aldı. Mayıs 1793-Temmuz 1794 arasındaki Terör Dönemi’nde öldürülen 40 bini aşkın kişinin en az 15 bini giyotinle can verdi. (Diğerleri esas olarak klasik yöntemle asılarak öldürülmüştü.) Üstelik aleti icat eden Mösyö Giyotin’in ‘Aydınlanmacı’ amacına ters olarak, öldürmeler kentin en büyük meydanlarında binlerce kişinin huzurunda uzun ve ürkütücü şovlar halinde yapılmıştı.



Fransız anarşisti Auguste Vaillant giyotin önünde (1894)


Şehir devletlerinin İtalya adıyla birleşmesini sağlayan Garibaldi’nin adamlarını, kestikleri kafalarla futbol oynarken gösteren Tavianni Kardeşlerin ünlü filmi Kaos’u yıllardır unutamam.

Bu arada Avrupalı sömürgeciler kafa kesme işini sömürgelerinde son derece aşağılayıcı şekilde yaptılar. Kafaları sopalara geçirip teşhir etmek mağlubu aşağılamanın en kaba sembolüydü.

Kafa kesme Britanya’da 1747’ye, Finlandiya’da 1825’e, Norveç’te 1905’e, Danimarka’da 1892’ye kadar resmi cezalandırma yöntemi oldu ama giyotin, Cezayir, Belçika, Yunanistan, İtalya’da 1875’e kadar, Lüksemburg, Monaco, İsviçre’de 1940’lara kadar, İsveç, Tunus ve Vietnam’da 1960’lara kadar kullanıldı. Anavatanı Fransa’da ise 1977’ye kadar hukuk sisteminin parçasıydı. Almanların 17. Yüzyıldan beri kullanılan ve Naziler döneminde 16.500 kişinin kafasını uçuran Fallbeil’i (‘düşen balta’ diye tercüme edebiliriz) ise Batı Almanya’da son kez 1949’da, Doğu Almanya’da 1967’de kullanıldı.



Bir Britanya askeri, komünistlere sempati duyduğu için öldürülen Çinli ve Malezyalı iki köylünün kesik kafasını gösteriyor (1948)



ÇİN VE JAPONYA’DA FARKLI YAKLAŞIMLAR



Buna karşılık Çin’de kafa kesmek idama veya zehirlemeye göre daha az şerefli bir ölüm yöntemi sayılıyordu. Çünkü Konfüçyüs düşüncesine göre vücut anababanın bir armağanıydı ve öteki dünyaya bütünlüğü bozulmuş olarak gönderilmesi atalara saygısızlıktı. Bu yüzden ancak çok ağır suçlarda kafa kesme cezası uygulandı Çin’de. 1949’da Komünistler iktidara gelince, her türlü öldürme biçiminin yerini kurşuna dizmek aldı.

Buna karşılık Japonlarda kafa kesme 19. yüzyıla kadar yaygın bir cezalandırma yöntemiydi. Bir çeşit askeri-feodal bey olan Samuraylar savaştan kaçan askerlerin kafasını keserlerdi. Ayrıca resmi dilde ‘seppuku’, konuşma dilinde ‘hara-kiri’ diye bilinen ritüelinin de parçasıydı kafa kesme işlemiydi.



1894’te Mançurya’daki esirlerin kafasını kesen ve bu töreni izleyen Japon askerleri




İSLAM’DA KAFA KESME


İslam dünyasında düşmanın nasıl cezalandırılacağına dair ilk örnek Hazreti Muhammed tarafından verilmişti. Peygamberin ilk hayat hik?yesini (sire ya da siyer) yazdığı ileri sürülen (sürülen diyorum çünkü eseri ortada yok, sadece daha ileriki tarihlerde ona yapılmış atıflar var) İbn-i İshak’ın (ö.768) anlattığına ve daha sonra başka yazarların da tekrarladığına göre Hendek Savaşı’nda Mekkelilere yardım ettikleri gerekçesiyle, 15 Nisan 627 tarihinde ‘Cebrail’in emir üzerine’ şehirde kalan Beni Kurayzalıların mahallesi sarılmış ve Muhammed “şehri terketmenizi istiyorum” demiş. Teslim olmalarına rağmen Kureyza erkekleri (İslam kaynaklarında sayılar 400 ila 900 arasında değişiyor) kafaları kesilerek öldürülmüş, kadın ve çocukları köle edilmiş, malları müsadere olunmuş. En çok kafa kesen Peygamberin damadı Ali imiş. Ali o gün öyle yorulmuş ki, sürekli kılıç tutan elini değiştirmek zorunda kalmış. Hazreti Muhammed de çadırından bu işlemleri izlemiş. Bu olay, işin ‘sünnet’ faslı.



KURAN’DAKİ AYETLER



Kafa kesme (ve de bugün İslamcı terör örgütlerinin sıkça başvurduğu fidye istemenin) Kuran’da da yeri var. Muhammed Suresi’nin (ki Kıtal (yani savaş) Suresi diye de bilinir) 4. Ayeti şöyle diyor : “Savaşta inkar edenlerle karşılaştığınızda boyunlarını vurun; sonunda onlara üstün geldiğinizde onları esir alın; savaş sona erince onları ya karşılıksız, ya da fidye ile salıverin; Allah dilemiş olsaydı, onlardan başka türlü öç alabilirdi, bunun böyle olması, kiminizi kiminizle denemek içindir. Allah, kendi yolunda öldürülenlerin işlerini boşa çıkarmaz.”

Enfal Suresi’nin 12. Ayeti de şöyle buyuruyor : “Hani Rabbin meleklere: ‘Muhakkak ben sizinle beraberim; haydi iman edenlere destek olun; Ben kâfirlerin yüreğine korku salacağım; vurun boyunlarına! Vurun onların bütün parmaklarına diye vahyediyordu.”

Enfal Suresi’nin 50. Ayetinde tevile müsait de olsa ‘boyun vurma’nın faziletleri anlatılıyor : “Melekler, o kâfirlerin yüzlerine ve sırtlarına vura vura ve ‘Tadın bakalım cehennem azabını!’ diye diye canlarını alırken hallerini bir görmeliydin. ” Benzer ifade Muhammed/27’de vardır.

Bu arada boyun vurmak Zeyd İbn Eşlem’e dayandırılan ve Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai İbn-i Mace gibi başlıca hadis yazarları tarafından sahih diye nitelenen şu hadisteki ölüm şeklinin yanında çok ‘insani’ idi aslında: “Ukl ve Ureyne kabilelerinden bir grup insan Resulullah (sav)'ın yanına gelip: ‘Ey Allah'ın Resulü! Biz hayvancılıkla uğraşıp sütle beslenen insanlarız, köylüler değiliz’ dediler. Bu sözleriyle, Medine'nin havasının kendilerine iyi gelmediğini ifade ettiler. Resulullah (sav), onlara develerin ve çobanın [bulunduğu yeri] tavsiye etti. Kendilerine oraya gitmelerini, develerin sütlerinden ve idrarlarından içmelerini söyledi. Gittiler, Harra bölgesine [çöle] yarınca, İslam'dan geri döndüler. Hz. Peygamber (sav)'in çobanını da öldürüp develeri sürdüler. Haber, Hz. Peygamber (sav)'e ulaştı. Resulullah (sav), derhal arkadaşlarından takipçi çıkardı [yakalanıp getirildiler]. Gözlerinin oyulmasını, ellerinin kesilmesini ve Harra'nın bir kenarına atılmalarını ve o şekilde ölüme terkedilmelerini emretti.”

Ayetlere dönersek, peki ne demek “Savaşta inkar edenlerle (kafirun) karşılaştığınızda” 'Savaşta zaten birileriyle çatışırken, ya o sizi ya siz onu öldürürsünüz, yaralarsınız, ya da esir alırsınız. Neden ‘karşılaştığınızda’ denmesine ihtiyaç duyulmuş' Adeta savaş ortamını bahane ederek, egemenliğinizi, hukukunuzu inkar eden herkesin (öyle ya siz Allah’ın askeri iseniz, onun düzenini dünyaya yaymam için görevlendirildiğinize inanıyorsanız, size karşı çıkan herkes ‘kafir’ tanımına sokulabilir pekala) kafasının kesilmesine olanak sağlayacak bir muğlaklık söz konusu.

Bu ayetleri, ‘cihat’ adına öldürmeyi emreden, meşrulaştıran diğer ayetlerle (Hac 39, Maide 32, 35 ; Tevbe 5, 111 ; Nisa 89, Bakara 216 ve 256 gibi) birlikte ele alınca, bir duruma ‘savaş’ veya ‘cihat’ adını takarsanız, bir eylemi ‘inkar’ diye adlandırırsanız, bir kişiyi ‘kafir’ diye etiketlerseniz o kişinin boynunu vurmanız Allah’ın hoşuna bile gider Kuran’a göre…


MURABİTLERİN CESETTEN MİNARELERİ


Bazıları Kuran’daki pek çok ayetin indiği dönemle ilgili olduğunu (yani ayetlerin tarihsel bağlamı içinde değerlendirilmesi gerektiğini) söyleyerek bu eylemlerin ‘İslam’a aykırı olduğunu’ iddia etmeye çalışıyor ama İslam tarihi boyunca diğer öldürme biçimlerinin yanısıra kafa keserek öldürme işi sık sık uygulanmış. Örneğin İspanyol vak'anüvislere göre, Batı Sahra’dan İspanya’ya kadar uzanan İslam devleti Murabitlerle Kastilyalılar arasında 1086 yılında yapılan Zallaka Savaşı’nda Murabitler mağlup ettikleri Kastilyalıların kafalarını kestikten sonra, ölü bedenleri üstüste yığmış, bu ‘insandan yapılmış minare’nin üstüne çıkan bir müezzin ezan okumuş. Murabitleri Muvahhidler izlemiş, savaşlarda yenilen Kastilyalıların kafalarından minare yapılmaya devam edilmiş.


________________
You are magic.
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
kafa, kesmenin, kisa, tarihcesi

Seçenekler
Stil


Saat: 16:23

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,