ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Hanımefendiler > Anne - Çocuk > Çocuklarımıza Masallar


Karda Kaybolan Kent


Karda Kaybolan Kent

Anne - Çocuk Kategorisinde ve Çocuklarımıza Masallar Forumunda Bulunan Karda Kaybolan Kent Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Karda Kaybolan Kent O sabah Marcovaldo'yu sessizlik uyandırdı. Havada tuhaf bir şey olduğu duygusuyla yataktan kalktı. Saatin kaç olduğunu anlayamıyordu ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 31 Temmuz 2015, 14:20   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Karda Kaybolan Kent

Karda Kaybolan Kent

O sabah Marcovaldo'yu sessizlik uyandırdı. Havada tuhaf bir şey olduğu duygusuyla yataktan kalktı. Saatin kaç olduğunu anlayamıyordu panjurların çubukları arasındaki ışıkgünün gecenin bütün saatlerindeki ışıktan başkaydı. Pencereyi açtı kent yok olmuştu yerini beyaz bir kağıt almıştı. Bakışını yoğunlaştırınca beyazın ortasında neredeyse silinmiş kimi çizgiler seçti çevredeki pencereler damlar sokak lambaları gibi olağan görünüşün çizgilerinin karşılıklarıydı ama gece üzerlerine yağan karın altında kaybolmuşlardı.
"Kar!" diye bağırdı Marcovaldo karısına daha doğrusu bağırmak istedi ama sesi yavaş çıktı. Tıpkı çizgilerin renklerin perspektiflerin üzerine olduğu gibi gürültülerin daha doğrusu gürültü yapma olanağının üzerine de kar yağmıştı; pamuk döşeli bir ortamda sesler titreşemiyorlardı.
İşine yaya gitti; kar nedeniyle tramvay çalışmıyordu. Sokakta geçecek yol açarken daha önce hiç duyumsamadığı gibi özgür buluyordu kendini. Kent sokaklarında kaldırımla taşıt yolu arasındaki yükseklik farkı yok olmuştu taşıtlar yoldan geçemiyorlardı; Marcovaldo her adımda bacaklarının yarısına kadar kara batsa da çoraplarının içine kar suyu sızsa da yolun ortasından yürümek çimenlere basmak trafik çizgilerinin dışından karşıya geçmek zikzak yaparak gitmek özgürlüğüne kavuşmuştu. Sokaklar caddelerdağların kayaları arasındaki bitmek bilmeyen ıssız boğazlar gibi uzanıyorlardı. Kim bilir bu örtünün altında gizlenen kent yine aynı kent miydi yoksa gece bir başka kentle mi yer değiştirilmişti? Kim bilir şu beyaz yükseltilerin altında yine benzin pompaları gazeteci kulübeleri tramvay durakları mı vardı yoksa yalnızca çuval çuval kar mı? Marcovaldo yürürken değişik bir kentte kaybolduğunu düşlüyordu; oysa adımları onu yine her günkü iş yerine her zamanki ambara götürüyorlardı; eşikten içeri adım atar atmaz dış dünyayı yok etmiş olan değişiklik yalnızca çalıştığı firmayı esirgemiş gibi kendini yine aynı duvarların arasında bulunca şaşırdı.
Boyundan daha uzun bir kürek bekliyordu kendini. Ambar şefi Sinyor Viligelmo küreği uzatıp "kapının önündeki kaldırımı temizlemek bize düşüyor" dedi "yani sana". Marcovaldo küreği koltuğunun altına alıp çıkmak için geri döndü.
Kar küremek çocuk oyuncağı değildi hele midesi boş birisi için ama Marcovaldo karı bir dost yaşamının içine hapis edildiği kafesin duvarlarını yok eden bir etken sayıyordu. Büyük bir hevesle çalışmaya koyuldu kaldırımdan sokağın ortasına kürek dolusu kar atmaya başladı.
Boşta gezen Sigismondo da kara gönül borcu duyuyordu; çünkü o sabah kar temizleyicisi olarak Belediyeye kaydını yaptırdığından sonunda bir kaç günlüğüne de olsa işe kavuşmuştu. Ama bu duygu onu Marcovaldo gibi belirsiz hevesler yerine şu kadar metrekare yeri temizleyebilmek için ne kadar metreküp kar kaldırması gerektiği gibi kesin hesaplara götürüyordu; kısaca ekip şefinin gözüne girmeyi ve -gönlünde yatan aslan buydu- işinde ilerlemeyi amaçlıyordu.
Sigismondo geriye dönünce ne görsün? Yolun daha yeni temizlediği bölümü ötede kaldırımdaki soluk soluğa bir adamın rastgele boşalttığı küreklerle yeniden karla örtülmeye başlamıştı. Tepesi attı. Kar dolu küreğini adamın göğsüne yönelterek ona doğru koştu.
"Bana baksana! Sen mi atıyorsun bu karı?"
"Ne? Neyi?" dedi irkilen Marcovaldo; sonra kabullendi:
"Belki evet."
"Öyleyse hemen küreğinle temizle yoksa hepsini yediririm sana."
"Ama kaldırımı temizliyorum ben."
"Ben de sokağı."
"Nereye atayım peki?"
"Belediyede misin sen de?
"Yo. Sbav firmasındayım."
Sigismondo ona karı kenara yığmayı öğretti Marcovaldo'da onun bölgesini temizledi. Hoşnut kürekleri kara saplı yaptıkları işi seyre koyuldular.

"Yarım sigaran var mı?" diye sordu Sigismondo.
İkisi de birer yarım sigara yakarken bir kar temizleme aracı yanlarına düşen iki büyük beyaz dalga kaldırarak sokaktan geçti. O sabah her gürültü yumuşacıktı; ikisi de bakışlarını kaldırdıklarında temizledikleri yerler yeniden karla örtülmüştü. "Ne oldu? Kar mı başladı?" Gözlerini gökyüzüne kaldırdılar. Makine süpürgelerini döndürerek köşeden dönmüştü bile.
Marcovaldo karı tıkız bir duvar gibi yığmayı öğrendi. Böyle küçük duvarlar oluşturmayı sürdürürse sadece kendisi için sokaklar yapabilecek nereye gittiğini sadece kendisi bilecek başka herkes bu sokaklarda yolunu şaşıracaktı. Kenti yeni baştan düzenleyecek kimsenin gerçek evlerden ayırt edemeyeceği evler gibi yüksek tepeler dikecekti. Belki de artık bütün evlerin dışı da içi de kara dönüşecekti; anıtlarıyla çan kuleleriyle ağaçlarıyla kardan bir kent kürek vuruşlarıyla yıkıp bir başka biçimde yeniden yapılabilen bir kent.
Kaldırımın kenarında bir yerde büyükçe bir kar birikintisi vardı. Marcovaldo onu da duvarlarıyla aynı yüksekliğe getirmek için düzeltmeye başlamıştı ki bir otomobil olduğunu anladı; yönetim kurulu başkanı Kommendatore Alboino'nun arabasıydı her tarafı karla kaplıydı Bir otomobille bir kar yığını arasındaki ayrımın bu kadar az olduğunu görünceMarcovaldo kürekle bir otomobil biçimlendirmeye koyuldu. Sonuç başarılı oldu; doğrusu ikisinden hangisinin gerçek olduğu anlaşılmıyordu. Son düzeltmeleri yaparken Marcovaldo küreğe takılan döküntülerden yararlandı; paslı bir teneke kutu bir farın biçimlendirilmesini sağladı; bir musluk parçası da kapının kolu oldu.
Sıra sıra kapıcılar odacılar postalar selam durdular başkan Kommendatore Alboino büyük kapıdan çıktı. Miyoptu aceleciydi kararlı bir biçimde süratle otomobiline doğru yürüdü sarkan musluğu kavradıçekti başını eğdi ve boynuna kadar kara saplandı.
Marcovaldo çoktan köşeden kıvrılmıştı avluyu kürüyordu.
Avluda ki çocuklar kardan adam yapmışlardı.
"Burnu eksik!" dedi içlerinden biri.
"Ne koyalım oraya? Havuç!" Hepsi kendi mutfağına sebzelerin arasında havuç aramaya koştu.
Marcovaldo kardan adamı seyre dalmıştı. "Karın altında neyin kar neyin karla kaplı olduğu ayırt edilemiyor; bir insan uymuyor buna çünkü benim şu karşıdaki değil ben olduğum biliniyor."
Düşüncelere daldığı için damdan iki kişinin bağırdığını duymadı: "Hey kardeş çekilsene biraz oradan!" Dam temizleyicileriydi. Birden üç kental kar başından aşağıya indi.
Çocuklar ele geçirdikleri havuçlarla döndüler. "A bir kardan adam daha yapmışlar!" Avlunun ortasında yan yana birbirinin aynı iki kardan adam vardı.
"İkisine de burun takalım!" deyip iki kardan adamın kafalarına birer havuç batırdılar.
Diriden çok ölü gibi olan Marcovaldo içine gömülüp buz kestiği kılıfı yaran bir yiyeceğin geldiğini duyumsadı. Hemen ağzına attı.
"Anne havuç yok oldu!" Çocuklar çok korkmuşlardı.
En yüreklileri umudunu yitirmedi. Yedek bir burnu vardı bir biberdi; biberi kardan adama taktı. Kardan adam biberi de yuttu.
Bunun üzerine kardan adama burun olarak bir mangal kömürü takmayı denediler. Marcovaldo olanca gücüyle kömürü tükürdü. "İmdat! Canlı! Canlı!" Çocuklar kaçıştılar.
Avlunun bir köşesinde bir ısı bulutunun yükseldiği bir parmaklık vardı. Marcovaldo ağır kardan adam adımlarıyla oraya gidip durdu. Kar sırtından aşağı eridi oluk oluk giysilerinden aktı; soğuktan şişmiş buz kesmiş bir Marcovaldo çıktı ortaya.
Küreği aldı ısınmak için avluda çalışmaya koyuldu. Bir hapşırık burnunun ucuna gelmiş orada duruyor dışarı çıkmaya karar veremiyordu. Marcovaldo gözleri yarı kapalı yürüyordu hapşırık hep burnunun ucuna tünemiş duruyordu. Birden sanki homurdanır gibi "Haaaap..." yaptı "...şu" ise bir mayın patlamasından daha güçlü oldu. Havanın yer değiştirmesi nedeniyle Marcovaldo duvara çarptı.
Hapşırma havanın yer değiştirmesinin ötesinde gerçek bir hortum oluşturmuştu. Avludaki bütün kar havalandı bir kasırgada olduğu gibi savruldu yukarıya çekilip gökyüzünde billurlaştı.
Baygın Marcovaldo gözlerini açtığında avlunun her yeri temizlenmişti bir tek kar tanesi bile kalmamıştı. Marcovaldo'nun gözleri önünde gri duvarları ambarın sandıklarısıkıcı itici bütün günlerin nesneleri ile her zamanki avlu belirdi.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
karda, kaybolan, kent

Seçenekler
Stil


Saat: 09:26

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,