ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Hanımefendiler > Anne - Çocuk > Çocuklarımıza Masallar


Ay iLe Nyak


Ay iLe Nyak

Anne - Çocuk Kategorisinde ve Çocuklarımıza Masallar Forumunda Bulunan Ay iLe Nyak Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Ay iLe Nyak Gece yirmi saniye sürüyordu NYAK da yirmi saniye. Yirmi saniye boyunca kara bulutlara bürünmüş gökyüzü büyümekte olan ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 31 Temmuz 2015, 16:39   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Ay iLe Nyak

Ay iLe Nyak

Gece yirmi saniye sürüyordu NYAK da yirmi saniye. Yirmi saniye boyunca kara bulutlara bürünmüş gökyüzü büyümekte olan altın sarısı Ay'ın ele gelmeyen bir ayla ile vurgulanmış ayçası sonra ne kadar çok bakılırsa göz alıcı küçüklükleri o kadar irileşip sonunda Samanyolu'nun tozlarına dönüşen yıldızlar görülüyordu bütün bunlar hızlı hızlı görülüyordu üzerinde durulmak istenen her ayrıntı bütünün yitip giden bir bölümü oluyordu çünkü yirmi saniye hemen bitiyor Nyak başlıyordu.

NYAK karşı damdaki SPAAK-KONYAK reklamının yazısıydıyirmi saniye yanıyor yirmi saniye sönüyordu yandığında da başka hiçbir şey görülmüyordu. Ay birden soluyorgökyüzünün her tarafı kararıp düzleşiyor yıldızlar parlaklıklarını yitiriyorlardı on saniyedir sürekli sevişme miyavlamaları çıkartarak damların tepelerinde oluklarında ağır ağır dolaşıp birbirlerini arayan dişi kedilerle erkek kediler şimdi NYAK'la kiremitlerin üzerinde fosfor neon ışığı altında tüyleri dimdik büzülüyorlardı.


Oturduğu tavan arasının pencerelerinden bakan Marcovaldo ailesinde karşıt düşünceler kol geziyordu. geceydi artık büyük bir kız olan Isolina ay ışığının kendisini kapıp götürdüğünü duyumsuyor yüreği çözülüyor binanın alt katlarından ulaşan en cılız radyo sesi bile bir seranadın ezgileri gibi geliyordu ona. NYAK yanınca radyo sanki başka bir havaya caza dönüşüyor Isolina da ışıklar içindeki dans salonlarını en üst kattaki tek başınalığını düşünüyordu. Pietruccio ile Michelino gecenin karanlığında gözlerini faltaşı gibi açıyor haydut dolu bir ormanın orta yerinde olmanın sımsıcak yumuşacık korkusunun içlerini kaplamasını bekliyorlardı; sonra NYAK! olunca başparmaklarını havaya kaldırıp işaret parmaklarını ileri uzatarak birbirlerine "Eller yukarı!Nembo Kid geldi!" diye saldırıyorlardı. Anneleri Domitilla gece ışığın her sönüşünde 'Artık çocukları almalı bu hava çarpar. Hele Isolina'nın bu saatte pencerede olması doğru değil!' diye düşünüyordu. Ama sonra herşey dışarısı içerisi de yeniden aydınlanıyordu Domitilla kendini bir zengin evinde ziyaretçi gibi hissediyordu.

İçine kapalı küçük delikanlı Fiordaligi ise NYAK her söndüğünde ke'nin bezeme kıvrımı içindeki soluk ışıklı bir pencerenin camının ardında ay rengi neon rengi gece ışığı rengi bir kız yüzü kendisi gülümser gülümsemez görülemeyecek bir biçimde açılan sanki bir gülümsemeye dönüşen daha çocuk sayılır bir kız ağzı görüyordu karanlığın içindenbirden NYAK'ın insafsız ke'si çıkıp gelince yüz sınır çizgilerini yitiriyor tükenmiş soluk bir gölgeye dönüşüyordu; çocuksu ağzın gülümsemesine karşılık verip vermediği bilinemiyordu artık.

Bu tutkular fırtınası içinde Marcovaldo çocuklarına gök cisimlerinin konumlarını öğretmeye çalışıyordu.
"Şu Büyükayı bir iki üçdört orası da kuyruğu şu da Küçükayı Kutup Yıldızı da kuzeyi gösterir."
"Peki bu nereyi gösteriyor?"
"Ke harfi o yıldız değil. KONYAK sözcüğünün son harfi. Yıldızlar ana yönleri gösterirler. Kuzeyi güneyi doğuyu batıyı. Ay'ın hörgücü batıda.. Hörgüç doğuda olursa Ay küçülür."
"Peki baba konyak küçülüyor mu? Ke'nin hörgücü doğuda!"
"Büyüyüp küçülmez Spaak şirketinin koyduğu yazı o."
"Ay'ı hangi şirket koymuş?"
"Hiçbir şirket. Ay bir uydu hep vardı."
"Hep varsa hörgücü niye değişiyor?"
"Dördünler yüzünden. Yalnız bir bölümü görülüyor."
"KONYAK'ın da hep bir bölümü görülüyor."
"Pierbernardi binasının damı daha yüksek de ondan."
"Ay'dan da mı yüksek?"

Böylece NYAK'ın her yanışında Marcovaldo'nun yıldızları yeryüzünün işleriyle iç içe giriyor Isolina mırıldandığı bir mambo'yu inildemeye dönüştürüyor çatı penceresindeki kız göz kamaştırıcı soğuk halka içinde yok oluyor Fiordaligi'nin sonunda parmaklarının ucuyla göndermek cesaretini bulduğu öpücüğe karşılığını gizliyordu.

Filippetto ile Michelino ise yirmi saniye sonra sönen ışıklı yazıya yumrukları yüzlerinin önünde "Ta-ta-ta-ta..." diye makineli tüfek ateşi açıyorlardı havadan.
"Ta-ta-ta...Gördün mü baba bir ateşte söndürdüm" dedi Filippetto ama neon ışığı söner sönmez savaş tutkusu da geçmiş gözleri uykudan kapanmaya başlamıştı bile.
"Keşke paramparça olsa!" dedi Marcovaldo yukarıdaki sözler üzerine. "Size Aslan'ı İkizler'i gösterirdim..."
"Aslan mı? Michelino birden heyecanlanmıştı. Dur! Aklına bir fikir gelmişti. Sapanını aldı cebinden eksik etmediği yedek taşları yerleştirdi olanca gücüyle asılıp KONYAK'ı çakıl yağmuruna tuttu.

Çakılların karşı damın kiremitlerine olukların çinkolarına düşerken çıkarttıkları sesler kırılan bir pencere camının çatırtısı aşağıyı boylayan bir taşın bir lamba çanağını çıtlatması duyuldu sokaktan bir ses yükseldi: "Taş yağıyor! Hey yukarıdakiler! Serseriler!" Işıklı yazı tam atış sırasında yirmi saniye dolduğu için sönmüştü. Tavan arasındakiler içlerinden yirmiye kadar saymaya başladılar: bir ikiüç on on bir. On dokuz dediler soluk aldılar yirmi dediler çok çabuk saymış olabiliriz korkusuyla yirmi bir yirmi iki dediler ama hiçbir şey olmuyordu. Nyak yanmıyordu yeniden çardaktaki asmalar gibi kendisini tutan kasaya dolanmış zor okunur kara bir bezeme kalmıştı geriye."Aaa!" diye bağırdı hepsi gökyüzü sayılamaz yıldızlarıyla tepelerinde yükseliyordu.

Michelino'nun kafasının arkasına bir tokat atmak için kaldırdığı eli havada kalan Marcovaldo uzayda korunurmuş duygusuna kapıldı. Şimdi damlara egemen olan karanlıksanki görülmez bir engel oluşturarak sarı yeşil kırmızı hiyerogliflerin göz kırpan trafik lambalarının ışıkları yanık yol alan boş tramvayların farların ışık hunisini önlerinde sürüyen otomobillerin kaynaşmayı sürdürdükleri aşağıdaki dünyayı dışlıyordu.
Bu dünyadan yukarıya yalnızca bir duman gibi belirsiz yaygın bir fosfor ışığı çıkıyordu. Artık kamaşmayan gözlerini gökyüzüne kaldırdığında uzamların görünümü uzanıyortakım yıldızlar derinliğine yayılıyorlardı gök kubbe dört bir yana dönüyordu her şeyi içeren hiç bir sınırın içine girmeyen bu yuvarın dokusunun bir uzantısı bir çentik gibi Venüs'e doğru açılıyor onun fışkırarak bir noktada yoğunlaşan hüzünlü ışığıyla Dünyanın çatısı üzerinde tek başına belirmesini sağlıyordu.

Bu gökyüzüne asılı yeni Aysoyut yarım ay görünüşünü gösterecek yerde çevresi Dünyanın yitirdiği bir güneşin düşey ışınlarıyla aydınlanmış ama yalnızca kimi ilkyaz gecelerinde görüldüğü gibi-yine de sıcak ısısını koruyan donuk yuvar özelliğini açığa vuruyordu.

Marcovaldo gölgelerle ışıklar arasında bölünmüş bu daracık Ay kıyısına baktıkça sanki gece bir mucizeyle güneşe boğulmuş bir deniz kıyısına ulaşmanın özlemiyle doluyordu.
Çocuklar da eylemlerinin umulmadık sonucundan korkmuş neredeyse kendinden geçmiş Isolina çatı penceresinin cılız ışığını sonra da kızın aysıl gülümsemesini seçebilen Fiordaligi tavan arasının penceresine yapışıp kalmışlardı. Annelerinin sesi duyuldu:
"Hadi gece artık ne işiniz var pencerede? Ayışığında hastalanacaksınız!"
Michelino sapanını havaya kaldırdı:
"Ay'ı söndürüyorum!" deyip yorganın altına girdi.
Böylece o gecenin geri kalan bölümünde olsun ertesi gece boyunca olsun karşı damdaki ışıklı ilan yalnızca SPAAK-KO yazdı ve Marcovaldo' nun evinden gökyüzü görüldü. Fiordaligi ile aysıl kız parmaklarıyla birbirlerine öpücükler gönderdiler belki de dilsizler gibi konuşarak buluşmak için sözleştiler.
Ama ikinci günün sabahı damda ışıklı yazının kasnağının arasında kabloları kordonları inceleyen tulumlu iki elektrikçinin görüntüsü görüldü. Marcovaldo havanın nasıl olacağını anlamak isteyen yaşlılar gibi burnunu dışarı çıkartıp; "Bu gece yine NYAK'lı bir gece olacak" dedi.
Kapı çalınıyordu. Açtılar. Gözlüklü biriydi. "Rahatsız ediyorumpencerenizden dışarı bakmama izin verir misiniz? Sağ olun" Sonra da kendini tanıttı: "Doktor Godifredo ışıklı reklam uzmanı."
"Yandık! Zararı bize ödetecekler!" diye düşündü Marcovaldo gökbilim keyfini unutup öfkeli gözlerle çocuklarına baktı."Pencereden bakınca siz de taşların buradan atılmamış olduğunu anlayacaksınız." Ellerini öne uzatmayı denedi. " Çocuklar bazan serçelere taş atıyorlar ama Spaak'ın ilanı nasıl bozuldu anlayamadım. Ceza verdim hepsine hem de öyle bir ceza ki! Bir daha yinelenmeyecek içiniz rahat etsin."
Doktor Godifredo'nun yüzü ciddileşti:
"Benim SPAAK ile ilgim yok. 'Tomawak Konyak' için çalışıyorum.Bu dama ışıklı bir reklam yerleştirme olanağını incelemeye gelmiştim. Ama siz anlatın yine de anlattıklarınız ilginç geldi bana."
Böylece Marcovaldo yarım saat sonra 'Spaak'ın başlıca rakibi 'Tomawak Konyak' ile anlaşmaya varmış oldu. NYAK yazısının her yeniden yanışında çocuklar sapanla taş atacaklardı.
"Bardağı taşıran son damla olacak bu" dedi Doktor Godifredo. Yanılmıyordu; aşırı tanıtım giderleri nedeniyle iflasın eşiğine gelmiş olan 'Spaak' en güzel ışıklı ilanının sürekli olarak bozulmasını kötüye işaret saydı. Kimi kez KOGAK kimi kez KONAK kimi kez KONK diye okunan yazı müşteriler arasında firmanın para sıkıntısı çektiği düşüncesinin yayılmasına yol açtı; bir süre sonra ilancılık ajansı eski borçlar ödenmedikçe onarım yapmama kararı aldı; sönen yazı alacaklıların telaşını arttırdı; SPAK iflas etti.

Marcovaldo gökyüzünde ayın olanca parlaklığıyla yuvarlaklaştığını gördü.
Elektrikçiler yeniden karşı dama tırmandıklarında son dördündü. O gece eskisinin iki katı yükseklikte ve büyüklükte ışıklı harflerle KONYAK TOMAWAK yazıyordu artık ne Ay ne gökkubbe ne gökyüzü ne gece vardı iki saniyede bir yanıp sönen KONYAK TOMAWAK KONYAK TOMAWAK KONYAK TOMAWAK vardı yalnızca.
İçlerinde en çok zarar gören Fiordaligi oldu; aysıl kızın penceresi kocaman içine girilemez bir çifte ve'nin gerisinde yitip gitmişti.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ile, nyak

Seçenekler
Stil


Saat: 01:02

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,