ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Hanımefendiler > Anne - Çocuk > Çocuklarımıza Masallar


Ava Giden AvLanır


Ava Giden AvLanır

Anne - Çocuk Kategorisinde ve Çocuklarımıza Masallar Forumunda Bulunan Ava Giden AvLanır Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Ava Giden AvLanır Okumak isteyenlere ve ilgisini çekenlere bir masalım var. Bazı gerçekleri yeni kuşaklara yansıtmak istiyorum. Yarım yüzyılı geçen ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 31 Temmuz 2015, 17:05   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Ava Giden AvLanır

Ava Giden AvLanır

Okumak isteyenlere ve ilgisini çekenlere bir masalım var. Bazı gerçekleri yeni kuşaklara yansıtmak istiyorum. Yarım yüzyılı geçen yaşamımda gördüklerimi aile büyüklerimin öykülerini ve ninelerimin soğuk kış gecelerinde soba başında ısınırken anlattıklarını yazıya dökmek istedim. Çok eskilerden bugüne gelen ve güncelliğini koruyan bir masal oluştu: Vahşi Batının masalı...
Binlerce yıl önce daha insanların birbirlerini anlamak ve düşüncelerine değer vermek yerine silahlarıyla sopalarıyla karşıtlarına saldırıp baskı uygulamaya çalıştıkları zamanlarda geniş topraklar üzerine yayılmış bir ülke varmış. O zamanlar tüm ülkeleri krallar ve imparatorlar yönetirmiş. Bu ülke krallıklara baş kaldırıp Dünyaya bağımsızlığını duyurmuş. Ülkede o günler için tuhaf sayılabilecek bir yönetim biçimi kurulmuş. Burada halk aralarından birini başkan seçer ülke yönetimini onun denetimine bırakırmış. Başkanı krallardan ayıran en büyük özellik; Her konuda özgürce karar alma hakkı olmamasıymış. Bazı önemli karar için ülkenin ileri gelenleri bir araya geliptartışır ve oylayarak sonuca bağlarmış...
Ülkede her şey düzenine uygun yürüyor görünürmüş. Bazı anlarda başkan yapacak iş bulamadığı için çevresine biriken kişilerle eğlence düzenler keyif içinde yaşamını sürdürürmüş. Ülkede yaşam durgun olduğu için (ya da Başkana böyle yansıtıldığı için) Başkanın eğlence yaşamına dalması çok doğalmış. Bu eğlencelerde başkanın kadınlara düşkünlüğü söylentisiyle ülke çalkalanırmış. Özellikle ülkenin ileri gelenleri (ülkelerinin çıkarı için toplanıp karar alanlar) başka ülkelerin yönetimlerine karışacakları ya da ülkelerinde insanlık adına kötü sayılacak davranışlara girecekleri zaman bu tür söylentilerle kendi ülke halkının akılını bulandırır yaptıkları hoş görüden uzak çalışmaları gizlemeyi sürdürürmüş...
Ülkenin ileri gelenleri başka ülkelere karışamadıklarında boş kalıp sıkılmamak için kendi ülkelerindeki insanları saç kesimine ve rengine göre sınıflara bölüp bazı sınıfları yok etmeye çalışmayı görev edinmişler. O zamanların yaşam biçimini yansıtan bu davranışlar kendileri ya da başkaları için doğal karşılanırmış.
Neler yapmamışlar ki?
Yönetimde görevli bazı insanlar geceleri başlarına geçirdikleri külahlarla çevreye dehşet saçmış evleri yakmış insanları öldürmüşler. Sonra hiçbir şey olmamış gibi işlerini sürdürüp saygın kişiliklerine bürünmüşler... Bazıları dağlarda yaşayan kavimlere saldırıp ateş suyu ve süs eşyalarıyla onları kandırmaya topraklarını ellerinden almaya kalkışırmış. Sonra aç ve güçsüz kavimlerin sudan nedenlerle kamplarını basıp çadırlarını yakmışlar...
Derileri kara diye topladıkları köleleri uzun yıllar hayvan gibi kullanmışlar
kişiliklerini oluşturmalarına engel olmuşlar karşı duranlarla savaşmışlar. Zevk için kara derili köleleri öldürmüşler...
Irkçılık ve soy kıyımı konusunda ellerinden geleni yaparken düşünebildikleri her tür insanlık dışı işkenceyi uygularken başka ülkelerin yönetimlerine kendi düşüncelerine uygun insanları getirmek için uğraşmışlar. Kendi yaptıklarının "Moda" olmasını sağlamak istemişler. İnsanlık dışı davranışlarının başkaları tarafından da onaylanmasına göz yumacak yöneticileri bulup ülkelerin başlarına geçirmişler... O ülkelerin kaderini değiştirecek ülke içinde binlerin ya da on binlerin ölümüne neden olacak kıyımlara göz yumarak kendi düşüncelerini Dünyadaki yaşam biçimiyle özdeşleştirmişler... Her şeyi kendi düşüncelerine uymayanları düzene sokmak için yaptıklarını söyleyerek yalnız kendilerini ve kendi yandaşlarını avutmuşlar. Bir de doğal olarak eğlenceye meraklı başkanlarını...
Sayısız insanı öldürmek ve soylarını kurutmak için silah kullanmışlar. Bunca insanın ölümüne neden olan silahlarını her koşulda iyileştirmişler. Daha hızlı ve vurucu silah yapımı en büyük emelleri olmuş. Araştırmaların yeniliklerin temeli hep silahlarını geliştirmeyi amaçlamış... Çevrelerinde öldürülecek sınıflar kalmayınca ya da kalanların öldürülmesinin anlamı olmayınca silahlarını ne yapacaklarını bilememişler. Başkanlarının da bir çözüm üretecek durumu yokmuş... O eğlencenin mutluluğunu yaşıyormuş... Aralarından biri çıkmış:
- Başka ülkelerde karışıklık çıkaralım. Silahlanmalarını sağlayalım. Elimizde kalan silahları onlara satalım.
demiş.
Toplananlar düşüncenin parlaklığını görüp konuşmacıyı ayakta alkışlamışlar. Sonra kolları sıvayıp ülkeleri birbirlerine düşürmüşler.
Silah belki korunmak için gereklidir. Ama silahı elinde tutan onu kullanırken korkar. Vereceği zarardan korkar. Onu kullanmak istemez. Halbuki satıcı silahın kullanılmasını ister. Kullanılan silah bozulsun yerine yenisi alınsın. Biri silahını kullanınca diğer daha güçlü silahla kendisini savunsun. Daha güçlü silah almak istesin...
Silah satıcıları ülkelerdeki karışıklıklara acımasızlığı aşılamak için ne yapacaklarını düşünürken bir sözcü:

- Irk ayrımı. Irk ayrımını körükleyelim. Siyah için Beyazı Beyaz için din ayrıcalığını
dindar için toplumcu düşünceyi kötüleyelim. Kin insanları acımasız yapar...
demiş. Böylece ayrımcılık ülkelerin içine sızmış... Karşıt görüşlerin düşünceleri acımasızlaşınca silahların tetikleri işlemiş...
Ortadoğu'da "Kutsal Topraklar" uğruna yıllarca savaşılmış. Kardeş gibi yaşayan etnik sınıflar birden Avrupalıların gözü önünde birbirlerini biçmişler. Ülkelerindeki düzeni korumak için komşu ülkeler savaştan çıkar ummuşlar. Akdeniz'de yan yana yaşayan insanlar ellerinde silahları ilerideki adadan ya da kara parçasından gelecek saldırıyı bekleyerek yıllarca savaşın eşiğinde yaşamışlar. Bazılarında halk yönetime karşı ayaklanmış. Daha nice örnekler oluşmuş... Sonuçta ülkelerin yönetimleri içten ve dıştan gelecek saldırılara karşı kendilerini korumak için silahlanmışlar. Ordular beslemişler. Kazançlarını silah alımına yönlendirmişler. Satıcılar "Daha iyi silah" satmak istedikçegözü dönen yöneticiler de "Daha iyi silah daha güçlü iktidar" diyerek silahların kölesi olmuşlar...
Dünyamız barut kokusuyla akan kanlarla kirlenirken silah satıcıları kazançlarını çoğaltıp ellerini ovuşturmuşlar. Zenginlikleri dillere destan olmuş... Başka ülkelerde yaşayanlar da onlar gibi zengin olmak isteyince onlar gibi silah yapmak ya da uyuşturucu satmak yolunu seçmişler. Onların da amacı kısa sürede yükselen ceset tepelerin sırtından para kazanmakmış... Amaçları aynı ama yöntemleri ayrı olan bu ülkelerin bazılarında baskı yönetimi silahların gölgesinde gelişiyormuş... Silahların tetiklerine dokunanlar yüksek bedelli silahları almak isterken fakirleşmişler... Gelirleri azalmış... Zavallı ülkelerin "Uyanıp savaşmaktan vazgeçmelerini engellemek" için Vahşi Batıda yaşayanlar kirli emellerini gizlemek istemişler. Dış görünüşün hak ve hukuk ilkelerine saygılı olduğunu göstermek için ülkelerindeki yolsuzlukları bulup Dünyaya sunmuşlar. Yalnız kendi ülkelerinde bu oyunu oynamanın çok da inandırıcı olmayacağını düşünerek başka ülkelerde de benzeri kurgular yapmışlar... "Dürüst olmak" gibi tuhaf bir görüntü sergiler olmuşlar... Parası azalan ülkelere borç vermişler...

O yıllar çok eskiden yaşanmış yıllar bugün bizim yaşadığımız Dünyaya benzemiyormuş. O zamanlar insanlar; Kulaktan dolma bilgilerle saptırılmış görüşlerle yetiniyorkendilerine anlatılana inanıyormuş... Bu nedenle insanların birbirlerinden bilgi saklaması çok kolaymış. Bilgisiz insanları yanlış yönlendirmek onların düşüncelerini karartmakyaşamlarını sıkıntılara boğmak kolaymış... Kısacası insanları kandırmak için emek harcamak gerekmezmiş...
Bir gün eski Dünyanın aydın insanları vahşi batıdan kaynaklanan ayrımcılığı
görebilmişler. "Biz de onlara kendi silahlarıyla saldıralım" diyerek kolları sıvamışlar. Onları birbirine düşürmek için sabırla beklemişler. Bir gün o ülkedeki yönetim biçimine göre başkanlık seçimi yapılacakken "Tam zamanı" diyerek harekete geçmişler...
Başkanlık seçiminde halkın önüne çıkarılan adaylardan birinin külahlı saldırganlara benzeyen insan öldürmeyi zevk edinen geçmişi varmış. Diğeri de bir bayanmış. Aydın insanlar; "Bayandan başkan olmaz. İnsan öldürmeyi seven başkan olunca ülkeyi kana bular" gibi sözlerle Vahşi Batıdaki halkın aklını çelmişler. Halk kimi seçeceğini bilememiş. Kararsız kalmış. Başka ülkelerdekine benzeyen karışık bir ortam oluşmuş. Seçim günü oy farkı çok az olmuş. Ya geçersiz oylar?... Onlar seçim sonucunu etkileyen oylardan daha çokmuş. Halk hala yönetim biçiminin hakça olduğunu düşünüp mahkemelere hücum etmiş. Ama sonuç alınamamış. Hatta seçimlerin dürüstlüğüne gölge düşmüş. Eski Dünyanın aydınları gülümseyerek: "Öyle olmaz bizim gibi silahlanıp gücünüzü gösterin. Karşıtlarınızı öldürün." diye halka akıl vermişler...
O günden sonra vahşi batıda yaşayanlar başka ülkelere silah satmaz olmuşlar. Eski Dünyanın insanları da silahları olmayınca savaşmaz olmuşlar. Aralarındaki çekişmelerin tümü son bulmuş. Ya silahlara ne olmuş? Vahşi Batı silahları kendi içinde kullanmış. Bu silahlarla "Karşıt Görüşlü" toplum katmanları birbirini kırdırmışlar...
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ava, avlanir, giden

Seçenekler
Stil


Saat: 02:57

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,