ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Hanımefendiler > Anne - Çocuk > Çocuklarımıza Masallar


İhtiyar Balıkçı ve Kayabalığı


İhtiyar Balıkçı ve Kayabalığı

Anne - Çocuk Kategorisinde ve Çocuklarımıza Masallar Forumunda Bulunan İhtiyar Balıkçı ve Kayabalığı Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> İhtiyar Balıkçı ve Kayabalığı İHTİYAR BALIKÇI VE KAYABALIĞI... Bir varmış bir yokmuş. Bu dünyada insanlar denizlerdeki kumlardan da çokmuş. Evvel ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 31 Temmuz 2015, 19:09   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart İhtiyar Balıkçı ve Kayabalığı

İhtiyar Balıkçı ve Kayabalığı

İHTİYAR BALIKÇI VE KAYABALIĞI...

Bir varmış bir yokmuş. Bu dünyada insanlar denizlerdeki kumlardan da çokmuş. Evvel zaman içinde memleketin birinde bir padişahın oğlu varmış. Bu prens de çok yakışıklıymış. Yakışıklılığı çok uzak diyarlarda bile bilinirmiş. Genç kızlar prensi bir kere olsun görebilmek için gözlerini kırpmadan tüm zorluklara katlanırlarmış.

Prensin yakışıklılığı haberi en sonunda karanlıklar ülkesine de ulaşmış. Padişahın oğlunun dillere destan yakışıklılığı karanlıklar ülkesinin cadı prensesini meraklandırmış. Cadı prenses: “Böyle bir güzellik olsa olsa benim hakkımdır” diyerek yeryüzüne çıkıp yakışıklı prensin sarayına varmış. Yakışıklı prensi görür görmez ona vurulmuş. Vurulmuş ama prens çevresinde o kadar güzel kız varken hiç dönüp de cadı prensese bakar mı? Cadı prenses yakışıklı prensin kendisiyle ilgilenmemesine çok kızmış ve onu iri bir kayabalığına çevirivermiş.


Yakışıklı prensin aniden ortadan kaybolması memleketi yasa boğmuş. Nice genç kızlar siyah matem elbiselerini giyerek yas tutmaya başlamışlar.

Kayabalığı prens kimi zaman denizde kimi zaman kıyıdaki kayalıklarda yaşayarak günlerini geçirmeye başlamış.

Günlerden bir gün fakir bir ihtiyar deniz kıyısına inerek oltasını suya bırakmış. Eh! Balıkçılıkta hüner sabırla balığın gelmesini beklemektir. İhtiyar da beklemeye başlamış. Bekle bekle bekle… Aradan saatler geçmiş tek bir balık bile oltasına dokunmamış. “Eyvah! Bu gün de aç kalacağım. Zaten kaç gündür boğazımdan bir lokma yiyecek geçmedi. Bu gidişle açlıktan öleceğim.” diye kendi kendine söylenirken aniden oltasının ucu titremeye başlamış. Hemen misinaya asılıp çekmeye başlamış. Oltanın ucunda çıka çıka bizim horozbina prens çıkmasın mı! İhtiyar balıkçı: “İşte talihim döndü. Bu kayabalığını yersem açlıktan kurtulurum” diye sevinirken kayabalığı prens dile gelmiş:

— Ey insanoğlu! Sen beni yakaladın. Şimdi senin elindeyim. Beni yeniden denize salarsan senin üç dileğini yerine getirir mutlu olmanı sağlarım ama sen de son dileğin de olduktan sonra beni yüzgeçlerimden öpmelisin. Çünkü ben de senin gibi bir insanoğluydum. Karanlıklar prensesi cadıya karşı geldiğim içinbeni cezalandırıp balığa dönüştürdü. Benim yeniden insan olabilmem için senin üç dileğini yerine getirmem senin de beni yüzgeçlerimden öpmen gerekir demiş. Bu sözleri duyan ihtiyar balıkçı: “Ben bu kayabalığını yesem elime ne geçecek? Yarın gene aç kalmayacak mıyım? İyisi mi ben bu kayabalığından üç istekte bulunayım” diye düşünmüş ve kayabalığı prense:

— Bana öyle bir saray yap ki duvarları altından kapıları zümrütten camları pırlantadan olsun demiş.

— Hay hay! Bu ilk isteğini hemen yerine getireceğim.

— İyi ama diğer isteklerimi bildireceğim zaman ben seni nerede bulacağım? -

— Sen hiç merak etme. Sen ne zaman deniz kıyısına gelirsen ben burada olacağım.

İhtiyar balıkçı ağır aksak adımlarla gecekondusuna dönmüş ama gecekondusunun yerinde yeller esmekteymiş. Onun yerinde öyle bir saray duruyormuş kianlatmaya kelimeler yetmeyecek güzellikte imiş bu saray. İhtiyar balıkçı sevinçten az daha aklını oynatacakmış. Sabaha kadar gözüne uyku girmemiş.

Sabah olunca doğru deniz kıyısına yollanmış ve:

— Kayabalığı kayabalığı! diye seslenmiş. Kayabalığı prens hemen başını sudan çıkartmış:

— Ee dedecik bu kadar erken geldiğine göre ikinci dileğini de yerine getirmemi isteyeceksin herhalde.

— Doğru söyledin kayabalığı. Evet çok güzel bir sarayım oldu ama bu ihtiyar halimle ben bu sarayı ne yapayım? Sen en iyisi beni gençleştir ki ben de sarayımda yaşamanın keyfini çıkarayım.

Kayabalığı suya dalarak gözden kayboluvermiş. İhtiyar balıkçı çaresiz sarayının yolunu tutmuş ama gençleştiği falan yok. Kuşku içinde “acaba bu kayabalığı beni kandırdı mı?” diye düşünerek sarayının kapısına varmış. Kapının som altından olan tokmağını tuttuğu anda aklaşmış saçları siyahlaşmayaburuşmuş derileri gerilmeye eğrilmiş kemikleri doğrulmaya başlamış. Kapıyı kapatıp sarayına girdiğinde on sekiz yaşında bir delikanlı oluvermiş. Sarayın merdivenlerini dörder dörder inip çıkmaya; sarayın salonunda durup dinlenmeden taklalar atmaya başlamış.

Ertesi sabah yüzünü bile yıkamadan -yüzünü yıkamış olsa daha iyi ederdi bence- soluğu deniz kıyısında alıp kayabalığına seslenmiş. Daha o son heceyi bitirmeden kayabalığı kıyıya yanaşmış:

— Buradayım telaşlanma. Hadi son dileğini söyle de ben de özgürlüğüme kavuşayım demiş.

— Üçüncü dileğim: Bu saraya layık genç ve güzel bir kızla evlenmektir.

— Üçüncü dileğini de yerine getirmek benim için mutluluk olacaktır. Ancak bu dileğin gerçekleştikten sonra sakın ha bana verdiğin sözü unutayım deme. Yoksa ben bu uçsuz bucaksız denizin içinde sonsuza kadar kayabalığı olarak kalakalırım.

Eski ihtiyar balıkçı –artık genç tabii- koşarak atlayarak sarayının yolunu tutmuş. Tutmuş ama daha saraya varmadan bir gürültü bir kalabalık ki… Sormayın gitsin. Meğerse o memleketin padişahı kızını bizim balıkçıya vermek için halkla beraber yollara düşmüş. Padişah balıkçıyı görünce:

— Bak delikanlı! Bu genç yaşında benim sarayımdan güzel bir saraya sahip olmuşsun. Bu kadar büyük ve değerli bir sarayda genç bir delikanlının yalnız başına yaşaması yakışık olmaz. Sen de uygun bulursan seni kızımla evlendirmek isterim. Hem artık ben de yaşlandım. Benim yerime padişah olursun. Bana sarayında bir odacık verirsen doğacak torunlarımla güler oynar; ömrümü tamamlarım diye konuşmuş. Aman! Körün aradığı bir göz! Balıkçı padişahın teklifini hemen kabul edivermiş.

Padişah düğünü olur da iki üç günde biter mi hiç? Kırk gün kırk gece davullar vurulmuş. (Ben o düğüne gidemedim. Oh olsun! Annemin sözünü dinlemeyipterliyken su içtim; hastalandım. Mahallenin bütün çocukları gittiler tabii düğüne. Kıskançlıktan az daha çatlayacaktım anlayacağınız.) Neyse o düğün telaşı içinde bizim balıkçı damat kayabalığına verdiği sözü unutmuş. Bu arada da düğünün son gününe yani kırkıncı gününe gelinmiş.

O memlekette de adetmiş: Düğünün son günü balık biçiminde bir pasta yapıp damada yedirmeden damatla gelinin yan yana gelmelerine izin vermezlermiş. Balıkçı pastadan balığı görünce kayabalığına ona verdiği sözü hatırlamış ve:

— Aman Allah’ını seven beni tutmasın. Benim hemen deniz kıyısına gitmem gerek. Beni bırakmazsanız ben gelinle bir araya gelmem diye sağdıçlarına seslenmiş. Ee sağdıçlar da ne yapsın şimdi? Ne de olsa padişahın damadı. Mecburen balıkçının deniz kıyısına gitmesine ses çıkaramamışlar.

Balıkçı koşa koşa deniz kıyısına varıp seslenmiş. Daha son hecesini tamamlamadan kayabalığı kıyıya yanaşıvermiş. Balıkçı kayabalığını tuttuğu gibi yüzgeçlerinden öpüvermiş. O anda kayabalığı dünya yakışıklısı bir delikanlıya dönüşüvermiş. Balıkçı dünya yakışıklısı genci yolcu etmiş. Kendisi dehemen gelinin yanına koşmuş.

Yakışıklı prens az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş. En sonunda memleketine ulaşıvermiş. Onun geldiğini haber alan bütün genç kızlar yas giysilerini atıp sarayın önünde toplanmışlar. Yakışıklı prens ne yapsın şimdi? Birinden birini seçse diğerleri üzülecek. Hemen bir elma alarak sarayın penceresine çıkmış:

— İçinizden hanginizi seçersem diğerleri üzülecek. En iyisi biz bu seçimi şansa bırakalım. Elimdeki elma kime değerse ben onunla evleneceğim. Anlaştık mı? Bütün kızlar tek bir ağızdan yanıt vermişler:

— Anlaştık! Yakışıklı prens elmayı kalabalığa doğru fırlatmış…
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
balikci, ihtiyar, kayabaligi

Seçenekler
Stil


Saat: 05:26

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,