ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Hanımefendiler > Anne - Çocuk > Çocuklarımıza Masallar


Kesik Bıyık Hikayesi


Kesik Bıyık Hikayesi

Anne - Çocuk Kategorisinde ve Çocuklarımıza Masallar Forumunda Bulunan Kesik Bıyık Hikayesi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kesik Bıyık Hikayesi Kesik Bıyık (Ömer Seyfettin) Darwin denilen adamın sözüne inanmalı. Evet. İnsanlar mutlaka maymundan türemişler! Çünkü işte neyi ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 31 Temmuz 2015, 19:44   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Kesik Bıyık Hikayesi

Kesik Bıyık Hikayesi

Kesik Bıyık
(Ömer Seyfettin)

Darwin denilen adamın sözüne inanmalı. Evet. İnsanlar mutlaka maymundan türemişler! Çünkü işte neyi görsek hemen taklit ediyoruz; oturmayı kalkmayıiçmeyi yürümeyi hâsılı hâsılı her şeyi…

Ne kadar adamlar vardır ki hiç ihtiyaç yokken «monokl» dediğimiz tek gözlükleri takarlar. Çünkü terzide seyrettikleri moda albümlerinde*ki resimler tek sözlüklüdür.

Neyse… Lâfı uzatmayalım. Ben de taklitçinin birisiyim. Her modayı yaparım. Altı yedi sene evvel gördüm ki herkes bıyıklarını Amerikanvari kesiyor benim de hemen kestirdiğimi tabiî tahmin edersiniz. Ah evet ben de kestirdim; hakikaten Darwin’in istediği gibi ecdadıma benzedim.

Fakat ilk zamanlar o kadar utandım ki size tarif edemem. Hele ilk gün bir arkadaşa rastgelmeyeyim diye arka sokaklardan eve gel*dim. Kapıyı açan evlâtlık beni bu halde görünce dehşetli bir nâra attı. Kurt görmüş bir kısrak heyecanıyla haykıra haykıra kaçtı. Ben kapıyı iterek yukarı çıktım. Hınzır kızkim bilir anneme neler söylemiş. Oda*ma annem geldi. Ben dişlerim ağrıyormuş gibi ağzımı tutuyor bıyıkla*rımı göstermiyordum.



- Ah hain alçak! Artık benim evlâdım değilsin! dedi.


Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Zavallı kansız elleri titriyor yüreğinin şiddetli çarpmasından derin derin geğirmeler göğsünü başım sarsıyor*du.

- Niçin anneciğim? dedim.

- Niçin mi? diye inledi hani bıyıkların?

- Bıyıklarımı kesmekle niçin alçak niçin hain olayım? Annem daha beter ağlamağa daha beter geğirmeğe başladı:

- Beni anlamaz mı sanıyorsun? dedi. Bıyıklarını farmasonlar keserlermiş. Demek sen de farmasonmuşsun! Verdiğim süt sana haram olsun! Ah demek sen de farmasonmuşsun da bizim haberimiz yokmuş!..

Ben her ne kadar bu rezaleti sırf taklitçilik yüzünden hem âdeta haberim olmadan yaptığımı anlatmağa kalktımsa da hiç para etmedi. Annem daha beter ağladı. Lâflarıma inanmıyordu. Dizlerim döverek:

- Seni doğuracağıma keşke taşları doğuraydım!. diye çırpmıyordu.

Tam bu esnada babam gelmez mi?.. Evlâtlık kız bıyıklarımın halini ona da yetiştirmiş. Aralık kalan kapıdan onu kalın bastonuyla beraber yukarı çıkmış görünce titredim. Korkmadım desem yalan söylemiş olu*rum. Mahvolduğumu anladım. Babam hızla içeri girdi. Ben hâlâ ellerim*le bıyıklarımı kapalı tutuyordum. Bastonunu havada savurarak:

- Aç bakayım ellerini!..

diye bağırdı. Artık iş çatallaşmıştı. Hemen bir yalan uydurdum:

- Babacığım bugün sigaramı yakarken kazara bıyığımın bir ta*rafını tutuşturdum… Onun için kestirdim. Ama bizim ihtiyarda hacı gözü yoktu:

- Sen bana dolma yutturamazsın dedi demek ki sokakları doldu*ran züppelerin hepsinin bıyıkları kibritle mi yandı?

Sustum. Cevap vermedim.

Babam açtı ağzını yumdu gözünü…

Babamın hiddeti karşısında ne yapacağımı şaşırıyor «bıyıklarımı keseceğime keşke kafamı keseydim!» diye içimi çekiyordum. Babam son sözünü söyledi: Beni reddetti evden kovdu.

- Hemen çık! bir daha sakın buraya geleyim deme… Çünkü artık bıyıkların çıksa bile namusun yerine gelmez…

Ne yapalım? Çarnaçar çıktım. Gidecek yerim yoktu. Aklıma Topkapı’da bir arkadaşım geldi. «Bari gidip ona misafir olayım» dedim.

Tramvay yoluna doğru yürüdüm. Köşe başında bizim sporcu arka*daşları gördüm. Bana gözleri ilişince:

- Bonjur bonjur! diye haykırıştılar işte şimdi adama benzedin… Neydi o pala bıyıklar?.. Mezardan kalkmış bir yeniçeri ağası gibi!..

Ne cevap ne selâm verdim. Yürüdüm. Annemin babamın ayrı ay*rı mânalar verdiği felâketimi bu beyler çok muvafık çok hoş buluyor*lardı.

Topkapı tramvayına bindim. İçerisi tenha idi. Kabahatli gibi bir tarafa iliştim. Geldi yanıma abani sarıklı kır sakallı bir hoca efendi oturdu. Biletimi aldım. Arasıra dışarı bakıyordum. Gözüm hoca efendi*ye kaçtı. Dikkat ettim. Dik dik bana bakıyor… Yüreğim hop etti. «Sa*kın bu da bıyıklarım için küfrüme hükmetmesin» diyordum. Gittikçe yüreğimin çarpması ziyadeleşti. Kalkmak dışarı çıkmak istedim. Hazır*lanıyordum. Hoca efendi gülümsedi:

- Eksik olmayınız oğlum! yar olunuz! dedi. Heyecanıma şimdi hayret de karışmıştı:

- Niçin efendim? diye sordum.

- Sizin gibi şık gençleri sünnetli görmek bizim için ne büyük bir iftihardır dedi.

Hoca güldü:

- İşte bıyıklarınızı kestirmişsiniz ya oğlum dedi bu sünnet-i şerif değil midir...
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
biyik, hikayesi, kesik

Seçenekler
Stil


Saat: 21:49

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,