ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > Dini Hikayeler

Dini Hikayeler Dini Hikayelerimiz


Hayat ne garip

Dini Hikayelerimiz


Hayat ne garip

ForumSevgisi Din Ve Maneviyat Kategorisinde ve Dini Hikayeler Forumunda Bulunan Hayat ne garip Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Hayat ne garip İstanbul'daki lüks ve hareketli hayatımdan sonra¸ buraya alışma süreci biraz sıkıntılı oldu ama yine de kendime yenilmedim. ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 20 Ocak 2015, 00:24   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Liich
Üye
Liich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Keyifli
Üyelik tarihi: 14 Kasım 2014
Yaş: 24
Mesajlar: 7.850
Konular: 4856
Beğenilen: 1368
Beğendiği: 1252
www.forumsevgisi.com
Standart Hayat ne garip

Hayat ne garip

İstanbul'daki lüks ve hareketli hayatımdan sonra¸ buraya alışma süreci biraz sıkıntılı oldu ama yine de kendime yenilmedim. Babamın iflası ve ardından ani ölümü¸ annemin girdiği bunalım benim oradaki mirasyedi hayatımın da sonu oldu. Özel bir üniversitede sözde hukuk okudum ama doğrusu okuduğum bölüm hakkında çok fazla bir bilgim de olmadı." Hayat ne garip. Bir sene öncesine kadar varlığı benim için hiçbir şey ifade etmeyen Hopa'da¸ biraz önce keşiften geldim ve şimdi de damat traşı olmaya berbere gidiyorum. Akşama düğünüm var. Buraya gelmeden önce berber lafını belki de hiç kullanmamışımdır. Genelde Nişantaşı'ndaki güzellik merkezlerine gider¸ cilt bakımı yaptırır¸ saçımın kırıklarını aldırırdım. Annemin çok sevdiği ama babamın bir erkeğe hiç yakıştıramadığı uzun ve dalgalı saçlarımı buraya geldikten sonra¸ bakışlardan çok rahatsız olsam da kestirmedim. Ne de olsa üzerinde annemin parmaklarının izi var. Kafamın bozuk olduğu zamanlarda (ki ya o gün babamın zoruyla bir davete katılmak zorunda kalmışımdır veya belki teknemin temizliği iyi yapılmamıştır)¸ annem her zamanki sakin sesiyle "Bunların önemli değil oğlum. Yeter ki sana bir şey olmasın." diyerek saçlarımı okşardı.
İstanbul'daki lüks ve hareketli hayatımdan sonra¸ buraya alışma süreci biraz sıkıntılı oldu ama yine de kendime yenilmedim. Babamın iflası ve ardından ani ölümü¸ annemin girdiği bunalım benim oradaki mirasyedi hayatımın da sonu oldu. Özel bir üniversitede sözde hukuk okudum ama doğrusu okuduğum bölüm hakkında çok fazla bir bilgim de olmadı. Ders çalışarak değil de¸ genelde babamın bağışlarıyla sınıf geçtiğim için¸ hiç bir zaman okulla ilgili olmadım. Bir gün bu mesleği yapmak zorunda kalacağım aklımın ucundan bile geçmezdi.
Rıfkı Dayım¸ bir akşam benim artık safalı günlerimin bittiğini¸ ayaklarımın üzerinde durmam için de bu çevreden ayrılmam gerektiğini ve Hopa'da tanıdığı bir avukat olan Salim Beyin yanında iş bulduğunu söyledi. Annemle öyle perişan bir haldeydik ki¸ dayıma karşı çıkmak gibi bir lüksümün olmadığının farkındaydım.
Benim İstanbul'dan ayrıldığım gün¸ dayımla eşi annemi alıp umreye gittiler. Annem bunalımı ancak bu şekilde atlatabilirmiş. O güne kadar uçak ya da kendi arabam dışında başka bir araca binmediğimden¸ on altı saat otobüs yolculuğu benim için tam bir azap oldu. Yol boyunca dayımın kulaklarını çok çınlattım.
Yanımda çok az bir parayla otobüsten indiğimde¸ hemen bir taksi aradı gözlerim. Sonra Rıfkı Dayımın sözleri geldi aklıma "Bak paranı idareli harca¸ maaş alana kadar başka para yok. Orada isteyeceğin kimse de yok. Hadi göreyim seni. Arkadaşıma karşı yüzümü kara çıkarma." Çaresiz taksiden vazgeçip elimdeki adresle yürümeye başladım. Salim Bey¸ ilçenin dışında deniz kenarında iki katlı bir evde oturuyordu. Alt katını da bana kiralayacakmış. Ev merkezden çok uzak olduğu için minibüsten indikten sonra¸ yarım saat kadar yürüdüm. Bu arada kime adres sorduysam¸ dediklerinin ancak yüzde yirmisini anlıyordum. Dinlenmek için biraz durup etrafa baktığımda¸ buranın çok güzel bir yer olduğunu farkettim. Denizin maviliği ve ilerdeki dağların yeşili harika bir görüntü oluşturuyordu. Burası tatil köyü gibi bir yer. İnsanlar denize girip güneşlenmekten başka bir işe bakabiliyorlar mıydı acaba? Beni böyle bir yere gönderdiği için¸ Rıfkı Dayıma içimden az biraz teşekkür etsem de¸ "İstanbul'da bir iş bulaydı çok daha makbule geçerdi." demekten kendimi alamadım.
Eve yaklaşıp tam bahçe kapısını açacaktım ki¸ içeriden bazı sesler geldi.
Sanki birileri acı içinde bağırıyordu. Ne olduğunu anlamaya çalışırken¸ acı acı sirenlerini çalarak bir ambulans geldi ve beş dakika içinde içerden ağır hasta birini alıp yine sirenlerini çalarak geldiği yoldan gitti. Ardından da bir kaç erkek ve ağlayan bir kadın arabayla takip ettiler. Beni hiç kimse farketmemişti. Ambulansın ardından bir süre yaşlı gözlerle bakan bir dede ile ağlayan genç bir kız birbirlerine dayanarak içeri girerken¸ nasıl olduysa dede beni farketti.
- Haçan sen çimsun?
- Şey ben İstanbul'dan Salim Beyin yanında çalışmak üzere gelmiştim. Avukatım.
Avukatım demek çok garibime gitti. Kendim için ilk defa "Avukatım!" diyordum.
- Haa pildum senu. Cel uşağum cel. Salimim bahsetmişti senden. Fekat ah yavrum hastahanelerde şimdu. Rabbim vere şifasunu inşallah.
Dede böyle deyince kız daha çok ağlamaya başladı. Onlar önden ben arkadan kapının önüne kadar geldik. Orada beni unutup içeri girdiler. Ben ise içeri girip girmeme arasında kararsız kaldım. Onlar çağırmadan yakışık almaz diye girmedim. Kapının yanındaki sedire oturdum. Beklerken uyuyakalmışım. Ne kadar uyudum bilmiyorum¸ ağlama daha doğrusu feryat sesleriyle uyandım. Neye uğradığımı şaşırmıştım. Hastaneden acı haberle dönmüşlerdi. Biran ne yapmam gerektiğini düşündüm. Resmen şok olmuştum. Herkes perişan bir şekilde ağlarken¸ oradan biran önce uzaklaşmayı düşündüm. Bavulumu da alıp bahçe kapısına kadar arkama bakmadan yürüdüm. Tam kapıdan çıkarken dede arkamdan seslendi:
- Dur uşağum! Nereye cideysun? Salimim öldü ama baa senun büroya ortak olduğunu demuş idi.
Şaşkınlıktan bir şey diyemezken o devam etti konuşmaya;
- Uşağum yol yorgunusun. Bunları yarun konuşuk ederuz. Acılıyız ama kapudan misafuru da çevirecek değuluz. Aşağıda evin hazır zaten. Sen geç dinlen birazdan torum yemek ceturur.
Bir an ne diyeceğimi şaşırdım ama gidecek bir yerim de yoktu doğrusu.
...
Cenazenin üzerinden bir hafta geçtiğinde¸ ben hala Rıfkı Dayıma ulaşıp durumu anlatamamıştım. Ne zaman buradan gitmek istesem¸ her defasında dede bana engel oldu. Adamcağız onca acısının arasında bir de beni takibe almıştı sanki. Bu arada her gün üç öğün yemeğimi hiç ihmal etmeden ya kendileri bir tepsi içinde getiriyor ya da beni zorla yukarı çağırıyorlardı. Evden biraz kalabalık azalınca ilk gün dedenin yanında olan kızın Salim Beyin kızı Ayla olduğunu ve başka da çocuğu olmadığını öğrendim. Bugün de Ayla ile düğünümüz var.
Cenazeden yedi gün sonra¸ bir sabah erkenden dede kapıma geldi. Gayet ciddi bir ifade ile
- Haydi evlat. Hemen cidelum.
O gün büroya ilk adımımı attım. İlk dikkatimi çeken karşı duvardaki asılı tablo oldu. Tabloda çok güzel bir hat ile "Tehlikeyi doğrulukta görseniz de doğruluğa yapışın¸ çünkü kurtuluş doğruluktadır."hadisi yazılıydı. Okul boyunca avukatların yalancılıkları üzerine birçok muhabbet geçtiği için¸ bir avukatın bürosunda böyle bir tablo ile karşılaşacağımı hiç ummuyordum.
Rıfkı Dayım¸ gerçekten de beni buraya ortak etmişti ama işi iyice öğrenene kadar orada işçi olduğumu sanacaktım. Salim Beyin beklenmedik ölümü¸ durumu erken öğrenmeme sebep oldu. Nihayetinde¸ artık kendi işim vardı. Bir de Salim Beyin ailesinin sorumluluğunu hissediyordum üzerimde. İş sahibi olmak¸ bir ailenin sorumluluğunu taşımak gibi durumlar bana çok yabancı şeylerdi ama o gün büroya ayak bastıktan sonra¸ bir daha oradan ayrılmayı düşünmedim.
Uzun saçlarım ve kulağımda küpe ile buranın insanı beni çok sevdi. Aldığım her dava ile işi biraz daha iyi öğrendim. Bunda¸ Salim Beyin önceki davalarla ilgili aldığı notların çok faydası oldu.
Düğünüme bizimkiler de geldiler. Rıfkı Dayım;
- Oğlum bir senedir maşallah umduğumdan çok daha iyisini başardın. İstersen artık İstanbul'da bir büro açalım¸ orada devam et.
Gülerek elini öptüm ve;
- Gel dayı düğümüzde horon çekmeden olmaz¸ diyerek horonu başlattım.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
garip, hayat

Seçenekler
Stil


Saat: 00:08

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,