ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > Dini Hikayeler

Dini Hikayeler Dini Hikayelerimiz


Bir Günahkarın Cenazesi

Dini Hikayelerimiz


Bir Günahkarın Cenazesi

ForumSevgisi Din Ve Maneviyat Kategorisinde ve Dini Hikayeler Forumunda Bulunan Bir Günahkarın Cenazesi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Bir Günahkarın Cenazesi Malik ibn Dinar Hazretleri (ö.131/748) anlatıyor: Basra’da küçük bir grubun bir cenazeyi taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan başka ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 20 Ocak 2015, 00:42   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Liich
Üye
Liich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Keyifli
Üyelik tarihi: 14 Kasım 2014
Yaş: 24
Mesajlar: 7.850
Konular: 4856
Beğenilen: 1368
Beğendiği: 1252
www.forumsevgisi.com
Standart Bir Günahkarın Cenazesi

Bir Günahkarın Cenazesi

Malik ibn Dinar Hazretleri (ö.131/748) anlatıyor:
Basra’da küçük bir grubun bir cenazeyi taşıdığını gördüm. Cenazeyi uğurlayan başka kimse de yoktu. Neden cenazeye katılım olmadığını sordum. Dediler ki:
- Bu adam büyük günahkâr, asi ve ömrünü boşa harcamış biriydi.
Ben de cenazenin namazını kıldım ve kabrine indirdim. Sonra bir gölgeliğe çekildim. Uyuyakalmışım. Rüyamda iki meleğin gökten indiğini gördüm. Az önceki cenazenin kabrini açtılar. Biri onun yanına indi ve arkadaşına şöyle dedi:
- Onu cehennem halkından yaz. Bunda isyansız ve günahsız bir organ yok!
Dışarıdaki arkadaşı ona dedi ki:
- Ey kardeşim, onun hakkında acele karar verme! Gözlerini bir yokla.
- Gözlerini yokladım. İki gözünü de haram bakışlarla dopdolu gördüm.
Arkadaşı onun kulağını, dilini, ellerini ve ayaklarını yoklamasını söyledi. Şu cevabı aldı:
- Kulağını yokladım. Kötü ve çirkin şeyleri dinlemesiyle dolu gördüm. Dilini yokladım. Yasaklara dalması ve haramları dile getirmesiyle dolu olduğunu anladım. Ellerini kontrol ettim. İki elinin de haram olan lezzet ve nefsanî isteklerle dolu olduğunu farkettim. Ayaklarını da yokladım. Ayaklarını çirkinliklerde ve kötü işlerde yürümesiyle dopdolu buldum!
Diğeri dedi ki:
- Ey kardeşim, sen yine acele etme. Bir de ben onun yanına ineyim.
İkinci melek cenazenin yanına indi. Biraz bekleyip arkadaşına dedi ki:
- Ey kardeşim, ben bunun kalbini yokladım ve imanla dolu olduğunu öğrendim. Onu rahmete kavuşmuş bahtiyar kimse olarak yaz! Artık Allah’ın lütfu, onun günah ve hatalarını bütünüyle kuşatmaktadır.
Yafiî Hazretleri diyor ki: Ancak bu saadet, o kişi için Allah’ın yardımıyla hasıl olmuş demektir. Fakat bu saadet her günahkâr için ortaya çıkmaz. Böylesine de güvenip aldanma! Bütün günahkârlar, güçlerinin yettiği hususlarda tehlikeyle karşı karşıyadırlar. İtaatkâr kullar da kendileri için nasıl bir sonuç olacağını bilemezler. Yüce Allah’tan dünya ve ahirette güzel son ve bağışlanma, af ve afiyet dileriz.

Abdullah el-Yafiî, Ravzu’r-Reyahin fi Hikâyati’s-Salihîn, s. 178-79.
Kabir Ehlinin Sevinmesi.
Anlatıldığına göre, kendisini ibadete vermiş kadınlardan Bâhiye isimli birisi, ölmek üzere olduğunu hissedince şöyle dua etmişti:
- Ey hayatımda ve ölümümde ihtiyacımın kaynağı ve güvencimin dayanağı olan Yüce Rabbim! Ölüm sırasında beni yardımsız bırakma; kabrimde korku ve yalnızlığa terketme!
Kadıncağız ölünce, onun bir oğlu her cuma gecesi ve günü onun kabrine gelir, yanında biraz Kur’an okur, onun için dua eder ve bağışlanma diler; diğer kabir ehli için de aynı şeyi yapardı. Bu oğul şunları söylemiştir:
- Rüyamda annemi gördüm, ona selam verip dedim ki: “Anneciğim nasılsın, halin nicedir?” Annem şöyle dedi: “Ey oğlum, şüphesiz ölümün şiddetli üzüntüsü vardır. Fakat ben, Allah’a hamdolsun ki, kıyamet gününe kadar içinde güzel kokuları olan döşenmiş bir berzahta (kabir âleminde)yim. İpekli ve atlaslı yastıklar içindeyim.” Ben dedim ki: “Bir ihtiyacın var mı anne?” O şunları söyledi: “Evet oğulcağızım. Bizler için sürdürdüğün ziyaretleri, kıraat ve duaları terketme. Çünkü ben, ey oğlum, cuma gecesi ve gününde bize gelmenle seviniyorum. Sen geldiğin zaman ölüler diyor ki: ‘Ey Bâhiye, işte oğlun gelmiş!’ Ben de bununla seviniyorum. Çevremdeki ölüler (ölmüşlerin ruhları) de buna çok seviniyorlar.”
Adı geçenin oğlu sözlerine şöyle devam ediyor:
- Ben her cuma gecesi ve günü ziyaretlerimi sürdürüyordum. Onun yanında Kur’an’dan bir şeyler okuyor ve diyordum ki: “Allah, korku ve ıssızlığınızı gidersin, gurbet halinize rahmet etsin, günahlarınızı bağışlasın ve geçmiş iyiliklerinizi kabul eylesin.” Böyleyken, gecenin birinde ben uykuda iken gördüm ki, birçok insan yanıma gelivermiş. “Siz kimsiniz, ihtiyacınız nedir?” dedim. Dediler ki: “Bizler kabir halkıyız. Sana teşekkür etmeye, bu okuma ve dualardan bizleri ayırmamanı istemeye geldik.” Ben de her cuma gecesi ve gününde onlar için Kur’an kıraati ve dualara devam ediyorum. Deriz ki: Kur’an okumanın ölülere faydası olduğu konusunda bu hikâyede anlatılanlar, gerçeğin böyle olduğunu söyleyen alimlerin sözünü güçlendirmektedir.

Ravzu’r-Reyahin, s. 176-77.
Yerine Ulaşan Hediyeler.
Bazı ilim ehlinin anlattığına göre, adamın biri şöyle bir rüya görmüştü:
Bazı kabirlerdeki kabir halkı kabirlerinden çıkmış ve mezarlığın üzerinde ne olduğu belli olmayan bir şeyler toplayıp duruyorlar!” Adam diyor ki: “Bu duruma çok şaşırmıştım. Onlardan birisinin ise bir şey toplamadan oturmakta olduğunu gördüm. Ona yaklaştım ve o kalabalığın ne topladığını sordum.
- Müslümanların Kur’an kıraati, sadaka ve dualardan kendilerine hediye edilenleri topluyorlar, dedi. Ona dedim ki:
- Sen de niçin onlarla birlikte toplamaya katılmıyorsun?
- Benim ona ihtiyacım yok. Çünkü benim oğlum her gün okuduğu hatim sevabını bana hediye ediyor, dedi.
Oğlunun nerede olduğunu sordum. Falan çarşıda helva satan bir genç olduğunu söyledi. Uyandığım zaman doğruca onun haber verdiği çarşıya gittim. Bir de baktım ki, bir genç helva satıyor ve dudaklarını kımıldatıyor. Gence, niçin dudaklarının kıpırdadığını sordum:
- Kur’an okuyorum ve kabirdeki babama hediye ediyorum, dedi.
Bu hadisenin üzerinden hayli zaman geçti. Bir gün yine ölülerin kabirlerinden çıktığını ve önceki gibi bir şeyler devşirdiklerini rüyamda gördüm. Bir de baktım, daha önce onlarla toplamayan adam, şimdi toplamaya başlamış! Uyandım ve bu duruma şaştım. Sonra çocuğundan bir haber alayım diye çarşıya gittim. Öğrendim ki o genç ölmüş! Allah rahmet eylesin.
Rivayete göre, ölen bir kadını tanıdıklarından bir kadın rüyada görmüş. Yanında üstü örtülü nurdan bir kap varmış. Bu kabın içinde ne olduğunu ölen kadına sormuş. O demiş ki: “Onda çocuklarımın babasının dün gece bana hediye ettiği bir hediye var.” Kadın uyanınca, ölen kadının kocasına bu durumu anlatmış. Adam demiş ki: “Dün gece biraz Kur’an okuyup ona hediye etmiştim.”
Büyük şafiî alimi İbn Abdüsselam (ö. 660/1262) öldükten sonra, rüyada gören biri ona sormuş: “Ne dersin, sen Kur’an kıraatinden yapılan hediyenin ölülere ulaşacağını inkâr ederdin?” O demiş ki: “Gerçeğin zannettiğimden farklı olduğunu gördüm.”
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
bir, cenazesi, gunahkarin

Seçenekler
Stil


Saat: 18:11

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,