ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > Dini Hikayeler

Dini Hikayeler Dini Hikayelerimiz


Âbidler Yolu

Dini Hikayelerimiz


Âbidler Yolu

ForumSevgisi Din Ve Maneviyat Kategorisinde ve Dini Hikayeler Forumunda Bulunan Âbidler Yolu Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Âbidler Yolu İmam Gazalî, Âbidler Yolu (Minhâcü’l-Âbidîn) Yüzyıllardır İslâm aleminde Hüccetü’l-İslâm (İslâm’ın sağlam delili) unvanıyla yad edilen Ebu Hâmid Muhammed ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 15 Ağustos 2015, 10:48   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Âbidler Yolu

Âbidler Yolu

İmam Gazalî, Âbidler Yolu (Minhâcü’l-Âbidîn)

Yüzyıllardır İslâm aleminde Hüccetü’l-İslâm (İslâm’ın sağlam delili) unvanıyla yad edilen Ebu Hâmid Muhammed el-Gazalî hazretleri, eşsiz değere sahip pek çok eser vermiş Rabbanî alimlerin başında gelir.

Miladî 1058 yılında Tûs (bugünkü Meşhed) şehrinde dünyaya geldi. Selçuklu Veziri Nizamülmülk tarafından 34 yaşında Bağdad Nizamiye Medresesi’ne müderris olarak tayin edildi. Bu medreseyi devrin bid’at fırkalarına karşı Ehl-i Sünnet’in ilim kalesi haline getirdi. Özellikle Antik Yunan düşüncesinden etkilenen ve İslâm dünyasında yaygınlaşmaya başlayan felsefî akımlara büyük yetkinlikle karşı koydu. Bu meyanda “Tehâfütü’l-Felasife” adlı kitabı son derece önemlidir.

Zahirle bâtını, şeriatla hakikati bağdaştıran sufi-mütefekkir İmam-ı Gazâlî rh.a. 450 civarında eser verdi. Bunların en meşhuru “İhyau Ulumi’d-Dîn”dir. “Âbidler Yolu” ise, onun memleketi Tus’a döndükten sonra ve ömrünün sonlarında yazmış olduğu en son eseridir. Gazalî hazretleri 1111 yılında vefat etti.


Âbidler Yolu ve Bu Yolun Önemi

Kardeşlerim! Allah sizi de bizi de rızasına eren bahtiyarlardan eylesin. Biliniz ki ibadet; ilmin semeresi, ömür sermayesinin kazancı, kulun hasılatı, evliyanın en değerli varlığı, güçlülerin yolu, azizlerin payı, himmet sahiplerinin maksadı, erenlerin şiarı, er kişilerin mesleği ve basiret sahiplerinin sarıldığı yoldur. O, mutluluk vasıtası ve cennete götüren yoldur.

Allah Tealâ buyurur:

“Ben sizin Rabbinizim, o halde bana ibadet edin!” (Enbiya, 92)

Yine şöyle buyurur:

“Bu sizin için bir mükafattır, sizin gayretiniz karşılığını bulmuştur.” (İnsan, 22)

Bütün sâliklerin arzusu olan bu yolun prensip ve maksatlarına bakıp üzerinde derince düşündüğümüzde; onun korku ve zorluklarla dolu, sarp geçitleri, büyük meşakkatleri, uzun mesafeli menzilleri, sarsıcı afetleri, sayısız engel ve maniaları, gizli tehlike ve sınırları, bolca düşmanları ve haydutları, taraftar ve mensupları çok az bulunan bir yol olduğunu görürsün. Zaten, olması gereken de budur. Zira bu yol cennet yoludur ve böyle olması Rasulullah s.a.v.’in şu sözlerini de tasdik etmiş oluyor:

“Cennet yolu insanın hoşlanmadığı şeylerle, cehennem yolu ise insanın hoşlandığı şeylerle doldurulmuştur.” (Buharî, Rikâk, 8/127; Müslim, 4/2174, nr. 2822; Ebu Davud, nr. 4744)

Diğer hadisinde ise şöyle buyurur:

“Dikkat edin, cennet yolu çok engebeli sarp bir zirve, cehennem yolu ise engebesiz ve kolaydır.” (Ahmed, el-Müsned, 1/327; Suyûtî, Câmi‘u’s-Sağîr, nr. 8537)

Sonra bütün bu hakikatlerin yanında, gerçekten insan çok zayıf, zaman zorluklarla dolu, din işleri oldukça gerilemiş, yardımcı olanlar çok az, meşguliyetler sayılamayacak derecede çok, ömür ise oldukça kısa... Amellere gelince, kusurlarla dolu, hesaba çekecek olan ise her şeyi bilmekte, ecel yakın ve yolculuk oldukça uzun...

Taat ve ibadete gelince... Uzak kalınamayacak bir azık, yeri hiçbir şeyle doldurulamayacak bir kayıptır. Onu elde eden ebedi saadet ve mutluluğa kavuşur. Kaybeden ise gerçekten hüsrana uğrar ve helak olur. Allah’a yemin ederim ki, bu önemli mesele çözülmesi güç hale gelmiş ve tehlike büyümüştür.

Bu sebeple “Talep edilen şey ne kadar büyük olursa, başaranlar o kadar az olur!” sözünde de belirtildiği gibi, bu yola yönelenler çok az, pek nadirdir. Yönelenlerden de sülûk edip mesafe alanlar daha az; sülûk edenlerden de muradına eren ve maksadına kavuşanlar ise parmakla gösterilecek kadardır. Başarıya eren bu kimseler, Allah Tealâ’nın, marifet ve muhabbeti için seçtiği, tevfik ve himayesiyle yol gösterdiği, sonra kendi fazlıyla rızasına ve cennetine ilettiği kimselerdir. Allah Tealâ’dan sizleri ve bizleri rahmetine ermiş bu bahtiyar kimselerden kılmasını dileriz. Evet, bu yolun yukarıda belirttiğimiz niteliklerle dolu olduğu anlaşıldı. Eğer yolun nasıl kat edileceği, kulun ne gibi hazırlık ve aletlere muhtaç olduğu, amel ve ilim yönünden ne gibi çareler gerektiğine dair konuya bakıp, bunun üzerinde derince düşünürsek; Cenab-ı Hakk’ın güzel bir şekilde başarılı kılmasıyla selametle yolu kat etmek mümkün olabilir. Allah korusun, sarp ve tehlikeli geçitlere takılıp kalarak helâk olanlardan olmaz.

Bu yola nasıl sülûk edilip mesafe alınacağı konusunda İhyâu Ulûmiddîn, el-Kurbetu İlallah ve benzeri kitaplar yazdım. Bu kitaplar, halkın müşkil bulup kötü gördüğü ve güzel bir şekilde yerine getiremedikleri ilimlerle ilgili ince konuları ihtiva eder. Hangi söz alemlerin Rabbi’nin sözünden daha açık ve beliğ olabilir? Halbuki ona da “Öncekilerin masalları...” (Furkan, 5) demişlerdi. Ali radıyallahu anh’ın torunu Zeynelabidin b. Ali’nin şu sözünü işitmedin mi?

“Gerçekten ben ilmimdeki cevherleri saklarım. Cahiller görüp de fitneye dûçar olmasınlar diye...

Dedem Ebu’l-Hasen, babam Hüseyin de böyle yaparlardı. Bundan önce de amcam Hasan’a böyle tavsiyede bulundu.
İlimde öyle cevherler vardır ki, şayet onları açığa vursam, anlamayan cahiller, sen putperestsin, derler bana.

Ve müslüman kimseler kanımı helal görürler. Yaptıkları en çirkin şeyleri güzel bir davranış sayarlardı...”

İşte bu durum, dini bilen alimlerin, Cenab-ı Hakk’ın bütün yaratıklarına rahmet nazarıyla bakmayı ve münakaşayı terk etme lüzumunu ortaya koydu. Ben de üzerinde herkesin ittifak edeceği, okuyunca da istifade edecekleri bir kitap yazmaya beni muvaffak kılması için, her şeyi yaratan ve yönetene tazarru ve niyazda bulundum. Darda kalanlara icabet eden, benim de duama icabet etti, beni bu sırlara muttali kıldı. Daha önce yazmış olduğum “Esrâru Muâmelâti’d-Dîn” isimli eserimde hiç bahsetmediğim çok muhteşem bir tertip şeklini kalbime ilham etti.

İşte bu kitapta (Minhâcü’l-Âbidîn; Âbidler Yolu) bu konuları açıklayacağım. Tevfik Allah’tandır.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
Âbidler, yolu

Seçenekler
Stil


Saat: 05:39

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,