ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet > Dini Kavramlar


Ölülerin Haykırışı


Ölülerin Haykırışı

İslamiyet Kategorisinde ve Dini Kavramlar Forumunda Bulunan Ölülerin Haykırışı Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Ölülerin Haykırışı “İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir sebebi ‘rabıta-i mevt’tir.” Lem’alar Dünyaya gelmeden önce bilemezdik hangi erkeğin sülbüne ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 24 Temmuz 2015, 21:35   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Ölülerin Haykırışı

Ölülerin Haykırışı

“İhlâsı kazanmanın ve muhafaza etmenin en müessir sebebi ‘rabıta-i mevt’tir.” Lem’alar

Dünyaya gelmeden önce bilemezdik hangi erkeğin sülbüne geçeceğimizi hangi hanımın rahminde büyüyeceğimizi. Şimdi de bir başka cehalet tablosuyla karşı karşıyayız. Üzerinde seyahat ettiğimiz bu arz küresinden berzah âlemine hangi vasıta ile göç edeceğiz? Bu yolculukta trafik kazasına mı bineceğizkalp sektesine mi? Hangi hastalık bizi ölümün eşiğine getirip ölüm meleğine teslim edecek? Beşer olarak bu sorumuza cevap vermekten son derece âciziz.


Azrail (a.s.) hergün beşyüzbini aşkın insanın ruhunu kabzediyor. Hergün bir deste insan bir bağ beşer kaldırıyor bu dünyadan. İçinde ihtiyarı da var genci de... Zengini de var fakiri de... Hepsinden önemlisi; içinde salihi de var fasıkı da. Mü’mini de var kâfiri de...

Bu bağ ve desteler bize şunları haykırıyorlar:
“Ölümde herkes eşit... Bir gün de siz biçileceksiniz. Dikkat edin de gafil yakalanmayın. Ölüm meleği sizi isyan üzere bulmasın.

Kendinizi sefâhete değil ibadete kaptırın. Gözünüzü başkasının şusuna busuna değil kendi ebedî hayatınıza dikin; onu düşünün onun için bir şeyler yapmaya gayret edin. Ölümünüz vazifesini hakkıyla yapan bir askerin kışlasını terk etmesi gibi olsun; yahut imtihan kâğıdını doğru cevaplarla dolduran bir öğrencinin sınıftan çıkışına benzesin.

İhtiyarladığınızda sizi artık taşıyamayan ayaklarınıza eskimiş ayakkabılar nazarıyla bakın. Ağrılı sızılı bedeninizi yırtık elbise gibi değerlendirin. Bunlara fazla önem vermeyin. Yeter ki siz eskimeyin; ruhunuz dinç kalsın; bedeniniz yıprandıkça gönlünüze güç gelsin kalbiniz kuvvetlensin...

Gönlünüz iman ve ibadet ile güçlü olursa elbisenizden tamamen soyunacağınız o son günde sıkıntınız az olur. Kalbinizi ne kadar az şeye bağlarsanızdünyadan kopmanız da o kadar kolay olur.

Bu sizin elinizde... Lâkin tatbikatınız bu yolda değil. Ölümü düşündükçe dünyaya daha fazla sarılıyorsunuz. Ondan ayrılmanız ruhunuza her geçen gün biraz daha zor geliyor. Bilmeden kendi kuyunuzu kendi elinizle kazıyorsunuz.

Halbuki bu kabir âlemi öyle pek korkulacak gibi değil. Aksine dünyadan daha güzel. O âlemden bu âleme sağlam doğabiliyor musunuz gerisini hiç düşünmeyin. Buraya “berzah âlemi“ demeleri boşuna mı? Berzah yâni perde... Dünya ile âhiret arasında bir geçit bir köprü... Mü’minler için dünyadan daha güzel Cennetten daha geri... İnanmayanlar için ise tam tersi; Dünyadan daha elim Cehennemden daha ferah. Bir bakıma ilkbahar ve sonbahar gibi. Bu mevsimler de birer perde değil mi? Birisi kış ile yaz arasında diğeri yaz ile kış arasında...

Fırsat elinizde iken kabrinizi orada güzelleştirmeye bakın. Öyle çalışın ki bu âlem sizin için seher vakti gibi olsun akşamın alaca karanlığına benzemesin.

Biz bütün fırsatları kaybettik. Artık ne elimiz bizim ne de dilimiz... Gafletinizi gördükçe size bir şeyler söylemek ondan da öte bir şeyler haykırmak istiyoruz. Ama artık ne dudaklarımızla ne dilimizle ne ses tellerimizle ve ne de hava tabakasıyla bir alâkamız kalmadı... Şimdi bedenimiz aslına rücû etmek üzere çürümeye terkedilmiş durumda. Artık istesek de ayaklarımızı hak yola bir adım olsun attıramıyoruz. Bir gün siz de bizim gibi olacak ve ömrünüzü daha iyi değerlendiremediğiniz için “ah”lar çekeceksiniz.

Ölüm insana verilen cüz’i iradenin son sınırı. Ömür nefis ve cüz’i irade... Üçünün cenazesi birlikte kalkıyor. Artık bizim için bu üçü de çok gerilerde kaldı. Şimdi yaptıklarımızın karşılığını görmenin ilk durağındayız. Cüz’i irademizin acı ve tatlı meyvelerini burada tadıyoruz. Bize tanınan bütün fırsatlar şimdi son bulmuş durumda. Allah’ın mutlak iradesinin tam hükmü altındayız. O’nun lütfettiği kadar zevk alabiliyor yahut O’nun irade buyurduğu kadar azap çekiyoruz. Bu âlemden mahşere yine O’nun iradesiyle çıkacak ve kendi keyfimizce değil Allah’ın hâkimiyeti altında hesabımızı vereceğiz.

Biz mahşeri bekliyoruz siz ölümden kaçıyorsunuz; ne garip değil mi?
Ölüm sizin önünüzde duruyor bizim ise çok gerilerimizde kaldı. Yine de siz bize acıyor bizim için elem çekiyorsunuz.

“Kabir Cennet bahçelerinden bir bahçe yahut Cehennem çukurlarından bir çukurdur.” Hadis-i Şerifi’ni duymuşsunuzdur. Bizler bu âlemde o Hadis-i Şerif’in mânâsını yaşıyoruz. Size ilk ve son tavsiyemiz: Ömrünüzü öyle geçiriniz ki kabriniz sizin için bir küçük cennet olsun.”
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
haykirisi, olulerin

Seçenekler
Stil


Saat: 06:08

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,