ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > Dua Bölümü

Dua Bölümü Dualarımız


Kur'an da Peygamberlerin Duaları

Dualarımız


Kur'an da Peygamberlerin Duaları

ForumSevgisi Din Ve Maneviyat Kategorisinde ve Dua Bölümü Forumunda Bulunan Kur'an da Peygamberlerin Duaları Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kur'an da Peygamberlerin Duaları KURAN'DA PEYGAMBER DUALARI HZ.MUHAMMED (SAV)'İN DUALARI Kuran'da "Şüphesiz sen pek büyük bir ahlak üzerindesin" (Kalem Suresi ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 24 Temmuz 2015, 11:19   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Kur'an da Peygamberlerin Duaları

Kur'an da Peygamberlerin Duaları

KURAN'DA PEYGAMBER DUALARI

HZ.MUHAMMED (SAV)'İN DUALARI


Kuran'da "Şüphesiz sen pek büyük bir ahlak üzerindesin" (Kalem Suresi 4) ayetiyle tanıtılan son peygamber Hz. Muhammed (sav) gecenin bir bölümünü dua zikir ve ibadetle geçiriyordu. Bir ayette bundan şöyle söz edilir:

Gerçekten Rabbin senin gecenin üçte ikisinden biraz eksiğinde yarısında ve üçte birinde kalktığını bilir; seninle birlikte olanlardan bir topluluğun da. Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. Sizin bunu sayamayacağınızı bildi böylece tevbenizi kabul etti... (Müzemmil Suresi 20)
Allah'tan bir rahmet dolayısıyla onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba katı yürekli olsaydın onlar çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse onları bağışla onlar için bağışlanma dile ve işkonusunda onlarla müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah'a tevekkül et. Şüphesiz Allah tevekkül edenleri sever. (Al-i İmran Suresi 159)

De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım dilediğine mülkü verirsin ve dilediğinden mülkü çekip-alırsın dilediğini aziz kılar dilediğini alçaltırsın; hayır Senin elindedir. Gerçekten Sen herşeye güç yetirensin." (Al-i İmran Suresi 26)

Ve de ki: "Rabbim şeytanın kışkırtmalarından sana sığınırım. Ve onların benim yanımda bulunmalarından da Sana sığınırım Rabbim." (Müminun Suresi 97-98)

Müminun Suresi'nin son ayetinde ise Peygamberimiz (sav)'in bir duası şöyle aktarılır:

Ve de ki: "Rabbim bağışla ve merhamet et Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın." (Müminun Suresi 118)

HZ.NUH'UN DUALARI

Kuran'da yıllar boyunca örnek bir kararlılıkla kavmini tevhid dinine çağıran Hz. Nuh'un sabrından övgü ile bahsedilir. Hz. Nuh kendisine ve yanındaki müminlere düşmanlık gösteren kavmine karşı kararlılıkla mücadele etmiştir. Hz. Nuh'un içinde bulunduğu her türlü durumda Allah'a yönelmesi O'nun yardımını umarak samimiyetle dua etmesi ise müminler için büyük bir örnektir. Hz. Nuh içinde bulunduğu durumu Allah'a söylemişve şöyle dua etmiştir:

Sonunda Rabbine dua etti: "Gerçekten ben yenik düşmüşdurumdayım. Artık Sen (bu kafir toplumdan) intikam al." (Kamer Suresi 10)


HZ.İBRAHİM'İN DUALARI

Günümüzde milyonlarca insanın hac görevini yerine getirmek için ziyaret ettiği Kabe'yi inşa eden Hz. İbrahim Kuran'da "tek başına bir ümmet" olarak tanıtılmaktadır. O ve oğlu Hz. İsmail bundan binlerce yıl önce Allah'ın vahyi doğrultusunda insanların toplanacakları ve O'nu zikredecekleri yılın belirli zamanlarında oraya hacca gelecekleri bir ev inşa etmişlerdir. Bu evin Kuran'daki adı Kabe'dir. İkisi bunu bir ibadet olarak yapmış ve sonrasında şöyle dua etmişlerdir:

İbrahim İsmail'le birlikte Evin (Ka'be'nin) sütunlarını yükselttiğinde (ikisi şöyle dua etmişti): "Rabbimiz bizden (bunu) kabul et. Şüphesiz Sen işiten ve bilensin". (Bakara Suresi 127)

Kabe'nin inşa edildiği yer zamanla gelişecek ve bugün Mekke olarak isimlendirdiğimiz şehir halini alacaktır. Hz. İbrahim burası için Allah'a şöyle dua etmiştir:

Hani İbrahim: "Rabbim bu şehri bir güvenlik yeri kıl ve halkından Allah'a ve ahiret gününe inananları ürünlerle rızıklandır" demişti de (Allah: "Sadece inananları değil) inkâr edeni de az bir süre yararlandırır sonra onu ateşin azabına uğratırım; ne kötü bir dönüştür o"demişti. (Bakara Suresi 126)

HZ.LUT'UN DUALARI

Kuran'da "hüküm ve ilim" verilen peygamber olarak bahsedilen Hz. Lut Nuh Peygamber gibi kavmine uzun yıllar boyunca hak dini tebliğ etmiştir. Ancak Allah'ın sınırlarını çiğneyerek eşcinsel ilişkilerde bulunan kavminin Hz. Lut'a cevabı hep olumsuz olmuştur:

Hani Lut da kavmine şöyle demişti: "Sizden önce alemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayasız-çirkinliği mi yapıyorsunuz? Gerçekten siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz ölçüyü aşan (azgın) bir kavimsiniz. Kavminin cevabı: "Yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış!" demekten başka olmadı. (A'raf Suresi 80-82)

HZ. EYÜP'ÜN DUALARI

Kuran'da dört yerde Hz. Eyüp'ten bahsedilir ve onun sabrı müminlere örnek olarak gösterilir. Allah'tan vahiy alan seçilmişbir kul olan Hz. Eyüp (Nisa Suresi 163) ciddi bir hastalığa yakalanarak sıkıntı çekmiştir. Ancak içinde bulunduğu her türlü ağır şartta daima sabrı ve Allah'a olan güveni ile öne çıkmıştır. Allah onun bu vasfını tüm müminlere örnek olarak gösterir:

... Gerçekten Biz onu sabredici bulduk. O ne güzel kuldu. Çünkü o (daima Allah'a) yönelip-dönen biriydi. (Sa'd Suresi 44)

Hz. Eyüp yakalandığı hastalığın yanısıra bir de şeytanın olumsuz telkini ile karşı karşıya kalmıştı. Ancak Hz. Eyüp bu sıkıntısını samimi olarak Allah'a açmışve O'ndan yardım dileyerek dua etmiştir:

Kulumuz Eyyub'u da hatırla. Hani o: "Herhalde şeytan bana kahredici bir acı ve azab dokundurdu" diye Rabbine seslenmişti. (Sad Suresi 41)


HZ. YUSUF'UN DUALARI

Hz. Yusuf kıssası dua konusunda müminler için güzel örneklerle doludur. Hz. Yusuf karşılaştığı her türlü sıkıntıya karşı tevekküllü ve teslimiyetli davranmasıyla Allah'a olan sadakatiyle sağlam bir imanın tüm alametlerini göstermiştir.

Hz. Yusuf'a ve babası Hz. Yakup'a isabet eden sıkıntılar küçük yaştaki Hz. Yusuf'un kıskanç kardeşleri tarafından kuyuya atılıp bir kurt tarafından yenmişgibi gösterilmesiyle başlar. Ancak Hz. Yakup çok sevdiği oğlunun başına gelen bu olay karşısında Allah'a olan teslimiyetini korur:

Ve üzerine yalandan kan (sürülmüş) ola gömleğini getirdiler. "Hayır" dedi. Nefsiniz sizi yanıltıp (böyle) bir işe sürüklemiş. Bundan sonra (bana düşen) güzel bir sabırdır. Sizin bu düzüp-uydurduklarınıza karşı yardım istenecek olan Allah'tır." (Yusuf Suresi 18)

HZ. ŞUAYB'IN DUALARI

Medyen ve Eyke halkına peygamber olarak gönderilen Hz. Şuayb Allah'ın sınırlarını çiğneyen kavmini imana davet etmişti. (Araf Suresi 85)

Medyen halkının Hz. Şuayb'a cevabı Nuh ve Lut kavimlerinin cevaplarından farklı olmadı. Hz. Şuayb'ın söylediklerini kabul etmeyen kavim onu ve diğer müminleri yaşadıkları topraklardan sürgün etmekle tehdit etti:

Kavminin önde gelenlerinden büyüklük taslayanlar (müstekbirler) dediler ki: "Ey Şuayb seni ve seninle birlikte iman edenleri ya ülkemizden sürüp-çıkaracağız veya mutlaka bizim dinimize geri döneceksiniz..." (Araf Suresi 88)

Hz. Şuayb ise Medyen halkının duyarsızlığı ve tehditkar tavrı üzerine Allah'a tevekkül ederek O'na dua etti:

Allah bizi ondan kurtardıktan sonra bizim tekrar sizin dininize dönmemiz Allah'a karşı yalan yere iftira düzmemiz olur. Rabbimiz olan Allah'ın dilemesi dışında ona geri dönmemiz bizim için olacak işdeğildir. Rabbimiz ilim bakımından herşeyi kuşatmıştır. Biz Allah'a tevekkül ettik. 'Rabbimiz bizimle kavmimiz arasında 'Sen hak ile hüküm ver' Sen 'hüküm verenlerin' en hayırlısısın. (A'raf Suresi 89)

Sonunda Lut ve Nuh kavminin başına gelenler Medyen halkının da başına geldi. Hz. Şuayb'ın duası üzerine Allah hükmünü verdi ve Allah'ın elçisini tanımayan kavim helak edildi:

Bunun üzerine onları dayanılmaz bir sarsıntı tuttu da kendi yurtlarında diz üstü çökmüşolarak sabahladılar. Şuayb'ı yalanlayanlar sanki orda 'hiç refah içinde yaşamamışlar' gibi oldular: Şuayb'ı yalanlayanlar asıl büyük hüsrana uğradılar. (Araf Suresi91-92)

HZ. SÜLEYMAN'IN DUALARI

Hz. Süleyman'ın önemli özelliklerinden biri büyük bir güç ve iktidara sahip olmasıydı. Ona birçok üstün yetenekler de verilmişti. Hz. Süleyman'a verilen bu üstün yetenekler arasında cinleri yönetmek hatta hayvanlarla konuşmak da bulunuyordu. Hz. Süleyman'ın hayvanların konuşmalarını anlaması Kuran ayetlerinde şöyle haber verilir:

Süleyman Davud'a mirasçı oldu ve dedi ki: "Ey insanlar bize kuşların konuşma-dili öğretildi ve bize herşeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu apaçık bir üstünlüktür."(Neml Suresi 16)

Kendisine verilen üstünlüklerden dolayı Allah'a şükreden Hz. Süleyman'ın duası ise şöyledir:

"... Rabbim bana anne ve babama verdiğin nimete şükretmemi ve hoşnut olacağın salih bir amelde bulunmamı ilham et ve beni rahmetinle salih kulların arasına kat." (Neml Suresi 19)

Allah Hz. Süleyman'a bazı özel yeteneklerin dışında büyük maddi imkanlar da sunmuştu. Hz. Süleyman da bu zenginliklere karşı O'na hep şükretmişve şöyle dua etmişti:

Rabbim beni bağışla ve benden sonra hiç kimseye nasib olmayan bir mülkü bana armağan et. Şüphesiz Sen karşılıksız armağan edensin. (Sad Suresi 35)

Daha önceki bölümlerde dua konularının sadece şahsi ve dünyevi istekler olmaması gerektiği üzerinde durmuştuk. Hz. Süleyman'ın "hiç kimseye nasip olmayan bir mülk" istemesi de dünyevi bir istek değil aslında ahirete yönelik bir istektir. Nitekim onun "... gerçekten ben mal sevgisini Allah'ı zikretmekten dolayı tercih ettim..." (Sad Suresi 32) dediği ayetlerde bildirilmektedir.

Eğer bir insan elinde bulunan maddi imkanları Allah rızası için kullanıyor ve bu imkanlar onu Allah'a yakınlaştırıyor Allah'ı anmasına vesile oluyorsa onun dünya nimetlerini istemesi konusunda sıkıntı duymasına gerek yoktur. Çünkü artık bu nimetler onu ahirete yakınlaştıracak birer vesile haline gelmiştir.

HZ. ZEKERİYA'NIN DUALARI

Kuran'ın üç ayrı suresinde Hz. Zekeriya'nın dualarından bahsedilir. Yaşı ilerlemişolan Hz. Zekeriya kendi ardından kavmi içinde imanı ayakta tutması için Allah'tan bir varis istemiştir. Kendisi çocuk sahibi olmak için oldukça yaşlı karısı ise kısır olduğu için varisi yoktur ve Allah'a duada bulunmuştur:

Hani o Rabbine gizlice seslendiği zaman; Demişti ki: “Rabbim şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve baş yaşlılık aleviyle tutuştu; ben sana dua etmekle mutsuz olmadım. Doğrusu ben arkamdan gelecek yakınlarım adına korkuya kapıldım benim karım da bir kısır (kadın)dır. Artık bana Kendi Katından bir yardımcı armağan et. Bana mirasçı olsun. Yakup oğullarına da mirasçı olsun. Rabbim onu razı olunan kıl.” (Meryem Suresi 3-6)

Orada Zekeriya Rabbine dua etti: “Rabbim bana Katından tertemiz bir soy armağan et. Doğrusu Sen duaları işitensin” dedi. (Al-i İmran Suresi 38)

Zekeriya da; hani Rabbine çağrıda bulunmuştu: “Rabbim beni yalnız başıma bırakma Sen mirasçıların en hayırlısısın.” (Enbiya Suresi 89)

Ayette Hz. Zekeriya'nın Allah'a gizlice seslendiği bildirilmektedir. Bu samimiyetin en büyük göstergelerinden biridir. Nitekim Allah Kendisine bu tür bir samimiyet içinde çağrıda bulunan Hz. Zekeriya'nın duasını kabul etmiştir:

Onun duasına icabet ettik kendisine Yahya’yı armağan ettik eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlardı umarak ve korkarak Bize dua ederlerdi. Bize derin saygı gösterirlerdi. (Enbiya Suresi 90)

(Allah buyurdu “Ey Zekeriya şüphesiz Biz seni adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; Biz bundan önce ona hiçbir adaşkılmamışız.” (Meryem Suresi 7)

O mihrapta namaz kılarken melekler ona seslendi: “Allah sana Yahya’yı müjdeler. O Allah’tan olan bir kelimeyi (İsa’yı) doğrulayan efendi iffetli ve salihlerden bir peygamberdir.” (Al-i İmran Suresi 39)

Ayetlerin devamında bildirildiğine göre Hz. Zekeriya Allah'ın duasına karşılık ileri yaşına rağmen kendisine bir erkek evlat bağışlamasına şaşırır. Kendisine müjdeyi ileten melek ise O'na Allah'ın kudretini hatırlatır:

Dedi ki: "Rabbim karım kısır (bir kadın) iken benim nasıl oğlum olabilir? Ben de yaşlılığın son basamağındayım." (Ona gelen melek "İşte böyle" dedi. "Rabbin dedi ki: - Bu Benim için kolaydır daha önce sen hiçbir şey değil iken seni yaratmıştım." (Meryem Suresi 8-9)

Önceki bölümlerde Allah'ın samimi kullarının dualarına onlar için en hayırlı olacak şekilde icabet ettiğini belirtmiştik. Ve Allah'ın içten çağrıda bulunan inananların tek dostu ve yardımcısı olduğunu da bildirmiştik. Allah çocuk sahibi olması imkansız gibi görünen Hz. Zekeriya'ya da samimi duasına icabet ederek salih bir oğul armağan etmiştir.

HZ. YUNUS'UN DUALARI

Kuran'da Hz. Yunus'tan şöyle söz edilir:

Şüphesiz Yunus da gönderilmiş(elçi)lerdendi. Hani o dolu bir gemiye kaçmıştı. Böylece kur'aya katılmıştı da kaybedenlerden olmuştu. Derken onu balık yutmuştu oysa o kınanmıştı. (Saffat Suresi 139-142)

Hz. Yunus peygamber olarak gönderildiği kavmini terk etmişti. Yukarıdaki ayetlerde görüldüğü gibi binmiş olduğu gemide yolcular arasında kura çekilmiş ve kura sonucunda onun denize atılmasına karar verilmişti. Yine Kuran’da bildirildiğine göre denize atılan Hz. Yunus dev bir balık tarafından yutulmuştur.

Balığın karnında iken pişmanlık duyan Hz. Yunus Allah’a şöyle dua etmiştir:

Senden başka ilah yoktur Sen Yücesin gerçekten ben zulmedenlerden oldum. (Enbiya Suresi 87)

Allah ise Hz. Yunus'un samimi duasına karşılık onu mucizevi bir biçimde kurtarmıştır:

Bunun üzerine duasına icabet ettik ve onu üzüntüden kurtardık. İşte Biz iman edenleri böyle kurtarırız. (Enbiya Suresi 88)

Hz. Yunus'u Allah daha sonra da itaatli bir kavmin başına geçirmiştir:

"Onu yüzbin veya (sayısı) daha da artan (bir topluluk)a (Peygamber olarak) gönderdik. Sonunda ona iman ettiler Biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık." (Saffat Suresi 147-148)

Daha önceki bölümlerde Allah'ın bir duayı kabul ederken bunu belli sebeplere bağladığını ancak dilerse sebepsiz de istenilen şeyi gerçekleştirebileceğini ve bunun göklerin ve yerin Rabbi olan Allah için son derece kolay olduğunu söylemiştik. Allah Hz. Yunus'un duasını kabul ederken de her türlü zor görünen şartı ortadan kaldırmışve Hz. Yunus'u balığın karnından kurtarmıştır. Bu insanın hiçbir zaman Allah'ın rahmetinden umut kesmemesi ve hep O'na dua etmesi gerektiğinin çarpıcı delillerinden biridir. İnsan Rabbimize içten yöneldiği müddetçe kesin bir karşılık görecektir.

HZ. İSA'NIN DUALARI

Kuran'da Hz. İsa'dan söz edilirken şöyle denir:

"... Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. O dünyada ve ahirette 'seçkin onurlu saygındır' ve (Allah'a) yakın kılınanlardandır.." (Al-i İmran Suresi 45)

Kuran’da havarilerinin Hz. İsa’dan Allah’a dua etmesini ve gökten bir sofra talep indirilmesini istedikleri haber verilir. “Sofra” anlamına gelen Maide Suresi’nde anlatılan bu olay şöyledir:

Havariler: "Ey Meryem oğlu İsa Rabbin bize gökten bir sofra indirebilir mi?" demişlerdi. O da: "Eğer inanmışlarsanız Allah'tan korkup-sakının" demişti. (Bu sefer Havariler "Ondan yemek istiyoruz kalplerimiz tatmin olsun senin de gerçekten bize doğru söylediğini bilelim ve buna şahidlerden olalım" demişlerdi. (Maide Suresi 112-113)

Havarilerin bu isteklerinin altında olağanüstü bir olay görmek isteği yatıyordu. Hz. İsa bu mucize isteğinin yersiz olduğunu belirtmesine rağmen havariler gökten sofra inerse kalplerinin daha da tatmin olacağını söyleyerek ısrar ettiler. Hz. İsa isehavarilerin bu istekleri üzerine Allah'a dua ederken Kuran'daki birçok dua örneğinde olduğu gibi Allah'ı sıfatlarıyla andı. Kuran'da Hz. İsa'nın bu duasından şöyle söz edilir:

Meryem oğlu İsa: "Allah'ım Rabbimiz bize gökten bir sofra indir öncemiz ve sonramız için bir bayram ve Sen'den de bir belge olsun. Bizi rızıklandır Sen rızık vericilerin en hayırlısısın" demişti. (Maide Suresi 114)

Allah Hz. İsa'nın duasını kabul etti ve şöyle buyurdu:

Allah demişti ki: "Şüphesiz ben bunu size indireceğim. Artık bundan sonra sizden kim inkâr ederse ben onu gerçekten alemlerden hiç kimseyi azablandırmayacağım bir azabla azablandıracağım." (Maide Suresi 115)

Hz. İsa'nın Maide Suresi'ndeki ikinci duası ise havarilerin korunup gözetlenmesi ve bağışlanması konusundaydı:

Allah: "Ey Meryem oğlu İsa insanlara beni ve anneni Allah'ı bırakarak iki ilah edinin diye sen mi söyledin?" dediğinde (İsa şöyle dedi); "Seni tenzih ederim hakkım olmayan bir sözü söylemek bana yakışmaz. Eğer bunu söyledimse mutlaka Sen onu bilmişsindir. Sen bende olanı bilirsin ama ben Sen'de olanı bilmem. Gerçekten görünmeyenleri (gaybleri) bilen Sen'sin Sen."

"Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiçbir şeyi söylemedim. (O da şuydu 'Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece ben onların üzerinde bir şahidim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğindeüzerlerindeki gözetleyici Sen'din. Sen herşeyin üzerine şahid olansın." Eğer onları azablandırırsan şüphesiz onlar Senin kullarındır eğer onları bağışlarsan şüphesiz aziz olan hakim olan Sen'sin Sen." (Maide Suresi 116-118)


HZ. MUSA'NIN DUALARI

İsrailoğulları'na elçi olarak gönderilen Hz. Musa Firavun'un zulmünden kurtulması için henüz bebek iken annesine gelen vahy üzerine bir nehre bırakılmıştı. Firavun ve ailesi nehirde buldukları Hz. Musa'yı evlat edindiler. (Kasas Suresi 7-8) Hz. Musa'ya Firavun'un sarayında ergenlik çağına geldiğinde diğer peygamberler gibi Allah'tan "ilim ve hikmet" verildi. (Kasas Suresi 14)

Kuran'da Hz. Musa'nın Allah'a yönelerek dua etmesine neden olan bir olay şöyle anlatılır:

(Musa) Halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi orda kavga etmekte olan iki adam buldu; bu kendi taraftarlarından şu da düşmanlarından. Derken taraftarlarından olan düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine ona bir yumruk attı ve işini bitiriverdi. (Sonra da "Bu şeytanın işindendir; o gerçekten açıkça saptırıcı bir düşmandır" dedi. (Kasas Suresi 15)

Ayette anlatılan olay sonucunda Hz. Musa Allah'tan bağışlanma diledi ve bir daha suçlu ve günahkarlara destek olmayacağına dair Allah'a söz verdi:

Dedi ki: "Rabbim gerçekten ben kendi nefsime zulmettim artık beni bağışla." Böylece (Allah) onu bağışladı. Şüphesiz. O bağışlayandır esirgeyendir. Dedi ki: "Rabbim bana verdiğin nimetler adına artık suçlu günahkarlara destekçi olmayacağım." (Kasas Suresi 16-17)

Söz konusu olayın duyulması üzerine bulunduğu şehrin önde gelenleri Hz. Musa'yı yakalayarak öldürmeyi planladılar. Bunu öğrenince Hz. Musa yine Allah'a dua etti:

Böylece oradan korku içinde (çevreyi) gözetleyerek çıkıp gitti: "Rabbim zalimler topluluğundan beni kurtar" dedi. (Kasas Suresi 21)

Hz. Musa’nın duası kabul edildi ve Allah’ın yönlendirmesiyle Firavun’un şehrinden ayrılarak daha güvenli bir yere gitmek üzere yola koyuldu. Bu sırada da sürekli Allah’a yönelmiş hep O’na dua etmişti:

Medyen'e doğru yöneldiğinde de: "Umarım Rabbim beni doğru bir yola yöneltip iletir" dedi. Medyen suyuna vardığı zaman su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: "Bu durumunuz ne?" "Çobanlar sürülerini sulamadıkça biz sürülerimizi sulayamayız; babamız yaşı ilerlemişbir ihtiyardır." dediler. Hemencecik onların sürülerini suladı sonra yine gölgeye çekilerek dedi ki: "Rabbim doğrusu bana indirdiğin her hayra muhtacım." Çok geçmeden o iki (kadın)dan biri (utana utana) yürüyerek ona geldi. "Babam bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir." dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: "Korkma" dedi. "Zalimler topluluğundan kurtulmuşoldun." (Kasas Suresi 22-25)

Bu olayların ardından Hz. Musa Medyen’de yerleşti. Ardından geçen 8-10 yıldan sonra ailesiyle birlikte Medyen’den ayrıldı. Yolda Tuva Vadisi denilen yere geldiğinde ilk vahyi alacaktı. Allah ona Firavun’a gitmesini ve kendisine dini tebliğ etmesini emretti. Hz. Musa’nın Kasas Suresi’nde Allah’a bu konuda şöyle dua ettiği bildirilir:

Dedi ki: "Rabbim gerçekten onlardan bir kişi öldürdüm beni öldürmelerinden korkuyorum. Ve kardeşim Harun; dil bakımından o benden daha düzgün konuşmaktadır onu da benimle birlikte bir yardımcı olarak gönder beni doğrulasın. Çünkü onların beni yalanlamalarından korkuyorum." (Kasas Suresi 33-34)

Kuran’da bildirildiğine göre Hz. Musa içinde duyduğu heyecanın tebliğ görevini yerine getirmesine engel olmasından çekinmişti. Bunun için de Allah’a dua etti:

Dedi ki: "Rabbim benim göğsümü aç. Bana işimi kolaylaştır. Dilimden düğümü çöz; ki söyleyeceklerimi kavrasınlar. Ailemden bana bir yardımcı kıl kardeşim Harun'u. Onunla arkamı kuvvetlendir. Onu işimde ortak kıl Böylece Seni çok tesbih edelim. Ve Seni çok zikredelim. Şüphesiz Sen bizi görüyorsun." (Taha Suresi 25-35)

Hz. Musa'nın bu samimi duasına karşılık Allah onu ve kardeşini özel bir koruma altına aldığını şöyle bildirmiştir:

(Allah) Dedi ki: "Pazunu kardeşinle pekiştirip güçlendireceğiz; sizin ikinize de öyle bir 'güç ve yetki' vereceğiz ki ayetlerimiz sayesinde size erişemeyecekler. Siz ve size uyanlar galip olanlarsınız." (Kasas Suresi 35)

Hz. Musa’nın Firavun’a göstermişolduğu mucizeler Firavun’un yanındaki bazı kişilerin iman etmesine vesile olurken Firavun ve kavminin büyük kısmı Allah’a karşı büyüklenmekte ısrar ediyorlardı. Bunun üzerine Hz. Musa’nın Allah’a şöyle dua ettiği Kuran’da bildirilir:

Musa dedi ki: "Rabbimiz şüphesiz Sen Firavun'a ve önde gelen çevresine dünya hayatında bir çekicilik (güç ihtişam) ve mallar verdin. Rabbimiz Senin yolundan saptırmaları için (mi?) Rabbimiz mallarını yerin dibine geçir ve onların kalblerinin üzerini şiddetle bağla; onlar acı azabı görecekleri zamana kadar iman etmeyecekler." Allah Hz. Musa'nın duasına şöyle karşılık verdi: "İkinizin duası kabul olundu. Öyleyse dosdoğru yolda devam edin ve bilgisizlerin yoluna uymayın." (Yunus Suresi 88-89)

Hz. Musa'nın yukarıdaki duasının ardından Firavun ve tüm inkarcı çevresi helak edilmişve İsrailoğulları Mısır'dan ayrılmışlardır. Mısır'dan çıkmalarından bir süre sonra Hz. Musa kardeşi Hz. Harun'u yerine bırakarak kırk günlüğüne Tur Dağı'na çıktı. Burada kendisine vahyin gelmesini bekledi. (A'raf Suresi 142) Vahy gelince de Allah'a şöyle dua etti:

"... Rabbim bana göster Seni göreyim"... (A'raf Suresi 143)

Allah Hz. Musa'nın bu isteğine şöyle karşılık verdi:

... (Allah "Beni asla göremezsin ama şu dağa bak; eğer o yerinde karar kılabilirse sen de Beni göreceksin." Rabbi dağa tecelli edince onu paramparça etti. Musa bayılarak yere düştü. Kendine geldiğinde: "Sen ne Yücesin (Rabbim). Sana tevbe ettim ve ben iman edenlerin ilkiyim" dedi. "Ey Musa" dedi. "Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol." (Araf Suresi 143-144)

Hz. Musa Tur Dağı'na giderken kavminden sorumlu olarak kardeşi Hz. Harun'u bırakmıştı. Ancak kavmi Hz. Musa'nın gidişi ile birlikte gevşeklik göstererek Mısır'daki putperest inanışlara dönüş yaptılar. Kendilerine bir buzağı heykeli yaptılar ve ona tapındılar. Hz. Musa kavminin buzağıya tapması üzerine aralarından müminleri ayırarak Allah'ın daha önceden vahyettiği buluşma yerine doğru yola çıktı. Ancak buluşma yerine gelmeden bunları da ayetin ifadesiyle "dayanılmaz bir sarsıntı" tutuncaAllah'tan kendisi ve yanındaki müminler için bağışlanma diledi:

... Dedi ki: "Rabbim eğer dileseydin onları ve beni daha önceden helâk ederdin. (Şimdi) İçimizdeki beyinsizlerin yaptıklarından dolayı bizi helak edecek misin? O da Senin denemenden başkası değildir. Onunla Sen dilediğini saptırır dilediğini hidayete erdirirsin. Bizim velimiz Sensin. Öyleyse bizi bağışla bizi esirge; Sen bağışlayanların en hayırlısısın." Bize bu dünyada da ahirette de iyilik yaz şüphesiz ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: "Azabımı dilediğime isabet ettiririm rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara zekatı verenlere ve Bizim ayetlerimize iman edenlere yazacağım." (A'raf Suresi 155-156)

Kuran'da Hz. Musa ile ilgili olarak anlatılanlara baktığımızda Hz. Musa'nın dualarında en çok dikkat çeken noktalardan birinin onun içten samimiyeti ve açıksözlülüğü olduğunu görürüz. Allah'a samimi bir biçimde dua etmişve O'ndan yardım dilemiştir. Allah Hz. Musa'yı zamanla ve olaylarla eğiterek büyük güç sahibi bir peygamber haline getirmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
dualari, kuran, peygamberlerin

Seçenekler
Stil


Saat: 17:01

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,