ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Sosyal Bölüm > ForumSevgisi Aşk - Sevda - Şiir

ForumSevgisi Aşk - Sevda - Şiir Aşkımızı - Sevdamızı Haykıralım


Gönülden Süzülenler / 8

Aşkımızı - Sevdamızı Haykıralım


Gönülden Süzülenler / 8

ForumSevgisi Sosyal Bölüm Kategorisinde ve ForumSevgisi Aşk - Sevda - Şiir Forumunda Bulunan Gönülden Süzülenler / 8 Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Gönülden Süzülenler / 8 Dualarımda suç üstü yakalanmış iken çocukluğum, Sal beni cam kenarı özlemlere.. Ve dudaklarındaki suskunluğunla öldürmeye devam ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 13 Ocak 2015, 12:01   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Bia
Senden sonra diye bir hayat varsa
Ben ölmekle hükümlüyüm..
Bia - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Ruhsuz
Üyelik tarihi: 03 Ocak 2015
Şehir: ler düşsün, sen gitme geçip gi
Mesajlar: 1.183
Konular: 633
Beğenilen: 279
Beğendiği: 161
www.forumsevgisi.com
Standart Gönülden Süzülenler / 8

Gönülden Süzülenler / 8

Dualarımda suç üstü yakalanmış iken çocukluğum,
Sal beni cam kenarı özlemlere..
Ve dudaklarındaki suskunluğunla öldürmeye devam et beni.
Devşir beni bensizlikle..
Ve durma sakın..
Ellerimle yeşerttiğim düşlere basmaya devam et..
Bakma gözlerimin içindeki gözlerine.
Yakma içimde söndürdüğüm bisiklet sevdası çocukluğumun buzdan renklerini…
Ve söyleme / Komşumuzun bahçesinden çaldığım erikleri..
Sakın dillendirme, senin için işlediğim faili meçhul cinayetlerimi..
Ve saçlarını örmek için gökyüzünden çaldığım gökkuşağı için sakın beni ihbar etme
*
Hangi cürüm işledin ki yasadışılığını iz’an ediyorsun sonsuzluğa.
Hangi recm verildi ki de özgürlüğünün ayak ucunda gözlerinin tutukluluğuna methiyeler ediyorsun.
Suçlu isen ayağa kalk ey aşk..
Ya da suçsuz isen yürü ölüme.
Ancak ölüm sevdana ödüldür.
Hayat geride kalmıştır sana ancak
Cennetin en yeşil bağlarında beyaz renkli masallar bağışlayabilirim..
Nehirlerin tersine akışını sana yordum be sevgili.
Acıdan mutluluk doğuran kadın.
Taşı sıktı mı umudu bağrına alan yâr.
Yaralarından bana da bir yer aç ta yaralarına yârenlik edelim.
Sus payı verilmiş ya da hayat koşuşturmasına bir es arası vermiş dudaklarıma bir cümle genişliği ver sevdalı omuzlarından.
K’ayıp çocukluğumun orta dalga yayını yapan radyodan yayılan sese inat sen susuzluğuma adın miktarı ses ol.
Damarlarından akan hayattan bir damla ışık hüzmesini bana reva gör.
*
Eskiden çok eskidendi.
Teneffüs aralarında zangır zangır bağıran simitçiye inat annemizin iki dilim ekmeğin üzerine sürdüğü yağ ile zeytini yan yana götürdüğümüz zamanlardı.
Yalın, süssüz ve tertemiz.
Metal dünyaya kafa tutan tahta arabaların mahalle aralarında cirit attığı,
Anadolu’nun bir küçük kasabasında televizyonlarda gördüğümüz kayak yapanlara inat biz annemizin çamaşırlarını yıkadığı leğenleri gizli gizli kaçırıp karlı bir tepeden aşağıya leğenlerle inmek.
Ve koca ve süslü vitrinli büyük mağazalardan satın alınmamış oyuncaklarımıza inat biz dizlerimi büküp bir yuvarlağa cam bilyeleri doldurmak.
Ellerimize doldurmayan silahlara inat tahta sapanlarla taşlara yüklenmek.
Iskalasak ta gülümseyebilmek her şeye inat.
Yokluğun yoksulluğuna düşmeden varlığımızın şükrüne durmak..
O şükrü gülümseyerek eda etmek..
Bir Elif miktarı gülümsemek velhasıl.
*
Tıknaz ve yeknesak bir cümlenin ortasına bir bağdaş kurdum.
Seni anlatmaya cüret eden bir dudağının yakasına yapıştı elim.
Sorgusuz sualsiz bir ölüm peydahladım belirtili belirtisiz öznelerine.
Yama yapılmış yaralarına tuzu bandırıp bandırıp içirdim.
Bir öksürük parçaladı içini.
Bendeki sevdayı anlatmayan masalın katline soyundum,
bir alfabeyi alnı ortasından vurdum.
Katilim ben, evet seni anlatamayan bir harfin katline boyandım.
Yaşasın sevda, yaşasın aşk..
*
Çocukluk düşlerimizin üzeri hep açık kaldığındandır yaralarımızın pansumanı kabul etmeyişi. Dikiş ve yama izi belli olmasın diye tek bir gözyaşı dökülmezdi göz saçaklarımızdan.
Bir mavi bilye peşinde koşarken dizleri ve paçaları kirlense de bedenimin,
yüreğimin nişanıydı yüzümün toprakla karışık kokusu
*
Çocukluk düşlerimizin üzeri hep açık kaldığındandır yaralarımızın pansumanı kabul etmeyişi. Dikiş ve yama izi belli olmasın diye tek bir gözyaşı dökülmezdi göz saçaklarımızdan.
Bir mavi bilye peşinde koşarken dizleri ve paçaları kirlense de bedenimin, yüreğimin nişanıydı yüzümün toprakla karışık kokusu
*
Yaralarımı yar ile kapatmaya çalıştıkça yastık altı yalnızlıklarımdan ifşa edildi öyküsüzlüğüm. El ense edildi düşsüzlüğü düşmüş sürgünlüğüm.
Ve dudaklarıma dikilmiş ani ve penceresiz mavi bir ölüm.
*
Yapay ve plastik oyuncuklarım yoktu benim.
Karda akşam ezanı okuna kadar Tepeparktan aşağıya kaymak defalarca onlarca.
Bıkmadan usanmadan.
İçi geçmiş çaydanlıklarda demlemek hayatı,belediye otobüsü beklerken üşüyen ellerimle sımsıkı tutmak çay kupasını.
Bir gazeteye sarılmış ekmeğinin sıcaklığını koruyabilmekti çocukluğumun en büyük ödevi.
________________

Sizin İmza Resimleri Görmeniz İçin Yetkiniz Yok. Lütfen Üye Olun.
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
gonulden, suzulenler

Seçenekler
Stil


Saat: 21:04

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,