ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Genel Kültür


Batıya Verilmiş Böyle Bir Cevap YOK!


Batıya Verilmiş Böyle Bir Cevap YOK!

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Genel Kültür Forumunda Bulunan Batıya Verilmiş Böyle Bir Cevap YOK! Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Batıya Verilmiş Böyle Bir Cevap YOK! Dönemin Osmanlı Sadrazamı, İngiltere’nin İstanbul Büyükelçisi olan Sir Robert Ensley’e bu sözleri söylediği ve ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 09 Mart 2015, 05:42   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Alabora
Öylesine Biri i$te.
Alabora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Eglenceli
Üyelik tarihi: 30 Aralık 2014
Şehir: Heryer
Mesajlar: 1.321
Konular: 925
Beğenilen: 247
Beğendiği: 638
www.forumsevgisi.com
Standart Batıya Verilmiş Böyle Bir Cevap YOK!

Batıya Verilmiş Böyle Bir Cevap YOK!



Dönemin Osmanlı Sadrazamı, İngiltere’nin İstanbul Büyükelçisi olan Sir Robert Ensley’e bu sözleri söylediği ve elçinin de bunu mektupla İngiliz Hükümetine bildirdiği, mektubunda İngiltere Avam Kamarasında okunduğu kaydediliyor.
O sırada Osmanlı, büyük bir Rus tehdidi altındadır. Son derece sıkıntılı günler geçirdiği halde bu şekilde onurlu bir çıkış yapıyor. Bu olsa olsa sadece büyük bir imanın eseridir.

Bu mektuptaki ihtişamı,onuru,dik duruşu,vatanperverliği,yiğitliği net görebilirsiniz.Sıkılmadan okuyun lütfen arkadaşlar.

"Sultan kendi adına savaş açar ve barış yapar. Kö*lelerine, bendelerine ve tebaalarına güven besler. Onların inan sahibi olduklarını bildiği gibi onların iyi huylarım da denemiş ve doğruluklarına güveneceğini anlamıştır.

Bu iyi huylar, çoktan Avrupa’dan kovulmuştur. Eğer bü*tün Hıristiyanlar doğruyu söylüyorlarsa, İngiltere, insanları alıp sattığından ona hiç güvenmemek gerekir. Türk padişa*hının sizin padişahınızla, sizin memleketiniz ile bir ili*şiği olmadığı gibi hiç bir vakit sizin öğütlerinizi, aracılı*ğınızı, dostluğunuzu istememiş; size bir elçi, bir memur göndermemiş, sizinle hiç bir yazışmada bulunmamıştır. O halde bizimle Rusya arasında aracılıkta bulunmanız önergesinin sebebi nedir?

“Siz Allah’ınızı satar ve alırsınız. Taptığınız paradır.”

Sizin dostluğunuza, yardımı*nıza, aracılığınıza istekli değiliz. Yüksek bir dille konu ettiğiniz Bakanınız, her halde bir hile düşünmekte, sizin yalnız paraya taptığını haber aldığımız ulusunuzu eğ*lendirmek için bir iş çevirmektedir. Aldığımız bilgilere göre sizin ayırtıcı sıfatınız cimriliktir. Siz Allah’ınızı satar ve alırsınız. Taptığınız paradır. Bakanlarınız ve ulusunuzun gözünde her şey ticarettir. O halde bizi de Rusya’ya mı satmak istiyorsunuz? Hayır, biz pazarlığımızı kendimiz yaparız...

“Şeytanlık ve hilecilik Hıristiyanlık ahlâkıdır.”

Türkler hile ve oyun bilmezler... Şeytanlık ve hilecilik Hıristiyanlık ahlâkıdır. Biz devlet işlerinde na*muslu, doğru, açık ve vefalı olmaktan çekinmeyiz. Savaş*tığımız zaman Allah’ın yazısına uyarız; uzun bir zaman büyüklük ve ihtişam içinde yaşamış, dünyanın birinci devleti olmuş, yüzyıllarca Hıristiyanların her türlü kötü*lük ve dalkavukluk ile karışık küfür ve fesadım yenmiş bulunuyoruz. Biz Cenabı Hakka ve Hz Peygamberine inanıyoruz. Siz ise tapındığınızı söylediğiniz Allah’a da inanmaz, kendisine hem Allah’lık hem Peygamberlik ver*diğiniz oğluna da inanmazsınız.

“Siz yalancı, fesatçı, zulümcü, sözlerine güvenilmez adamlarsınız”

O halde sizin gibi yolun*dan çıkmış ve herkesi yoldan çıkaracak bir ulusun nesine güvenilebilir? Birbirinizle olan bütün işlemlerinizde iyilikleri ve doğruluğu bir yana atıyorsunuz. Birbirleriyle savaşan Hıristiyan krallarının, beylerinin ve imparator*larının şikâyetler, eleştirmeler, protestolar ile dolu hayat hikâyelerini okuyunuz; hepsinin de yalancı, fesatçı, zulümcü, sözlerine güvenilmez adamlar olduklarım görür*sünüz. Hâlbuki Müslüman, hiç bir söz vermesine, şerefine karşı koymuş mudur? Asla!

Buna karşılık hiç bir Hıristiyan devleti faydanın ve hırsın gerektirdiği zamandan başka hiç bir sözünü tutmuş, hiç bir taahhüdünü yapmış mıdır? Hayır, o halde sizin gibi fisk sahibi bir yönetime, her iyilikten yoksun bir hükümete bağlı sizin gibi bir ulusa nasıl güvenelim?

Padişahım sizin sarayınızla bir ilişkisi yoktur ve bir ilişki kurulmasını da istememektedir. Eğer siz burada casus gibi, ya da iddianız veçhile bir elçi ola*rak bulunmak istiyorsanız öteki Hıristiyanlarla beraber oturur, fakat iyi halde hareket eylersiniz. Fakat sizin karadan ya da denizden yardımınızı ya da aracılığını*zı istemeyiz.

“Dünyanın en alçak Hıristiyan ulusu değil*seniz, en atak ve en sahteci ulusu olduğunuz gerçektir.”

Yaptığınız önergeden dolayı size teşekküre izinli değilim. Çünkü divanımız yaptığınız hareketi ya*raşıksız sayar. Bundan başka deniz yardımınız için yapı*lan önergeyi de teşekkürle karşılayamayacağız. Çünkü donanmanızı hiç bir vakit denizlerimize almayacağız. Sizin Rusya ile ne yapacağınızı bilmiyoruz ve bilmek de istemiyoruz. Rusya ile işlerimizi uygun surette kanun*larımıza ve siyasetimize göre çözümleyeceğiz. Eğer siz, denildiği gibi dünyanın en alçak Hıristiyan ulusu değil*seniz, en atak ve en sahteci ulusu olduğunuz gerçektir.

Siz, sizin gibi bir kaç Hıristiyan ulusla birleştiniz mi, ken*dinizi emir vermeğe yetkili sanıyorsunuz. Biz bunu anlı*yoruz. Bu yüzden sizin atılganlığınız, iğrenç bir diktatör*lük derecesine yükseliyor ki; sizin bu hareketiniz, iç iş*lerinizde küçümsenemez ise de dışarıya olan sözlerinizi her diyardan ve her hangi bir devlet tarafından dikkate alınmak değerinden yoksun bırakmaktadır. Nerede kal*dı ki Babiâli bunlara önem versin. Yüksek Vezirler sizi dinledikçe sözlerinizde ya kötü bir maksat keşif etmişler, ya da onların bilgisizlik eseri olduğunu anlamışlardır.

“Osmanlı vezirleri Avrupalıların sözlerini çok dinlemişler, fakat her zaman hainlik görmüşler, satılmış*lar, ya da aldatılmışlardır.”

Zat-i şahane, reayasına -yani sömürgelerindeki aha*lisine- bu kadar zulüm yapan bir devlete karşı gereken ted*birleri almakta gecikmez. Gerçek olarak haber aldı*ğımıza göre, sizin aranızda yaptığınız barışlar rüşvete dayanır. Osmanlı vezirleri Avrupalıların sözlerini çok dinlemişler, fakat her zaman hainlik görmüşler, satılmış*lar, ya da aldatılmışlardır. Bu yüzden Rusya ile Babiâli arasında yapılacak aracılığınıza gereklik yoktur. Sizin amacınız bütün insanlığı birbirine düşürmek, sonra fay*dalanmaktır. Sizin ticaretinizi istemiyoruz, ona gereklik duymuyoruz, sizin çift katlı kazançlarınız, bizim tüccar*larımıza zarar vermiştir.

“Sizin dininiz, para kazanmaktır. Taptığınız put cimriliktir.”

Sizin dininiz, para kazanmaktır. Taptığınız put cimriliktir. Kabul ettiğiniz Hıristiyanlık, riyanızın bir maskesinden başka bir şey değildir. Sizden cevap istemiyoruz. Cevap vermemenizi emir ediyoruz."

Bu metin, 1960’lı yıllarda Türkçeye çevrilen ve ‘Arar Yayınları’ndan çıkan ‘Lord John Davenport’un, Hz Muhammed ve Kur’an-ı Kerim’ isimli eserinin 80-83 sayfalarında yer alıyor. (2. Baskısı - 1967) (Batı dünyasını çok sarsan bu eser Kiliselerce piyasadan satın alınarak toplatılmıştır. Bu eser sayesinde Müslüman olanlar olduğu da iddia ediliyor)*
________________
iki çeşit insan vardır; birincisi Alabora'yı tanıyanlar, ikincisi tanıdığını sananlar.
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
batiya, bir, boyle, cevap, verilmis, yok

Seçenekler
Stil


Saat: 16:15

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,