ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Güzel Sanatlar

Güzel Sanatlar Dans,Resim,Heykel,Mimari,Tiyatro,Etnik Sanatlara ait teorik bilgileri bulabilirsiniz


Latin Dans Türleri

Dans,Resim,Heykel,Mimari,Tiyatro,Etnik Sanatlara ait teorik bilgileri bulabilirsiniz


Latin Dans Türleri

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Güzel Sanatlar Forumunda Bulunan Latin Dans Türleri Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Latin Dans Türleri LATİN DANSLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER MERENGUE : Halk öyküsüne göre Merengue Dominik’de çok önemli bir konuğun onuruna ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 22 Temmuz 2015, 20:59   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Latin Dans Türleri

Latin Dans Türleri

LATİN DANSLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER
MERENGUE : Halk öyküsüne göre Merengue Dominik’de çok önemli bir konuğun onuruna verilen bir şölen sırasında (Fiesta) önemli konuk dans eden insanlar arasına katılıp dans etmek ister. Ancak katı eğilmez bükülmez bir bacak sahibi olan şeref konuğu ancak müziğin ritmine uyarak yürüyebilir. Halk söylencesine göre Merengue böyle doğar.
Merengue Cibao çevresinde (1850’lerde) oldukça yaygın bir şekilde özellikle de kırsal kesim insanlarının eğlencelerinde temel dans ve temel eğlence öğesi haline gelmiş ve buradan da tüm çevresine yayılmıştır. Ancak bu durum şehirler ve şehirlerdeki salonlar için böyle değildi. Uzunca bir süre bu dans şehirlerde yaşayan insanlarca kabul görmemiş bir köylü dansı olarak büyük bir titizlikle şehir yaş******* uzak tutulmuştur. Ancak daha sonraları Trujillo hanedanı diktatörlüğü döneminde stratejik nedenlerden dolayı kentlere de yerleşebilmiştir. Tarihe (her zaman olduğu gibi) gaddar bir diktatör olarak adını yazdırmış olan diktatör Trujillo kendinin ve kurduğu siyasal nizamın propagandası için Merengue’yi kullanması gerektiği cinliğine müracaat etmiştir nitekim… Böylelikle merengue’yi kentlerde de yaygınlaştırmıştır. Bunun için özel olarak radyo istasyonları kurdurmuş plak endüstrisi geliştirmiş ve merengue’yi "Dominik’in ulusal kültürünün temel taşı" ilan etmiştir. Bu rejim 1961’de yıkıldıktan sonra merengue üzerine çöken bu aşağılık politik yükten kurtulmuştur. Böylece bu dans (ve müzik) kendi asıl köklerine tekrar geri dönerek "halkın ifade biçimi" özelliğine tekrar kavuşmuştur.
Merengue bu tarihten itibaren diğer Karibik ahalisine de özgür ve eşit bir ortak ifade tarzı olarak yayılmıştır. Merengue bu tarihten itibaren tüm dünyada tanınma ve sevilme fırsatı bulabilmiş ve özellikle de sadece kadınlardan oluşan dünya çapında takdir gören "La Chican" grubu bu konuda çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Bu dansın ve müziğinin meraklılarının Merengue'nin son 40 yıl içinde müthiş bir gelişme gösterdiğini belirler.
Dominikli dans bilimciler (müzik bilimcilerle birlikte) Merengue'nin daha basitçe kavranılması için merengueyi iki temel tipe ayırırlar:
a) Geleneksel
b) Kentsel
a) GELENEKSEL MERENGUE : Geleneksel merengue’nin kökeni köylülükten gıdasını alır ve müziği üç veya dört müzisyenle icra edilir. Böyle bir topluluk "Perico Ripiao" olarak adlandırılır. Müziğe eşlik eden sözler genellikle diyalektiktir. "Perico Ripiao" topluluğu merengue müziğini deniz kenarında icra eder ve dans da burada genellikle de kum üzerinde (ne güzel!) yapılır…
b) KENTSEL MERENGUE : Öncelikle diktatörün manipülasyonu için düşünülmüş aynı zamanda "plak endüstrisi"ne de hizmet vermesi için yani "maksimum kar" hesapları üzerinde yeşillendi. Gece kulüplerinde (şimdilerde buna "klap" deniliyor) diskolarda çok geniş bir enstrüman paletiyle icra edilir. Ancak bu tarzın müziğindeki sözler kentsel yaşamın tüm yozlaşmalara çok elverişli olmasına rağmen yinede yoksulluk ve politik istismarların eleştirisi üzerinedir ağırlıkla… Ancak arabesk konular da elbette işin dışında kalamaz. Aşk hüsranları sevilen veya hayran olunan kadının "*****ce tutumları" ve "sadakatsizliği" yanık sesli icracılar tarafından "haykırılır". Bu merengue tarzı sol bacak ağırlıklı bir danstır. Burada karmaşık adımlar ve zıplama yoktur. Bu dansın ağırlık noktası kalçalarda yatar. Koordinasyon ise çok önemlidir.
SALSA : Aslında salsa üzerine yazmadan önce mutlaka El son Cubana hakkında bir şeyler söylemek bir zorunluluktur. Kübalı ulusal şair Nicolas Guillen "El son" için şöyle söylüyor: "El son Küba ruhunu yansıtıyor."
Küba müzik ve dans türü esas olarak Afrika ve Avrupa’nın müziği ve dansının Küba’da iç içe erimiş halidir. İspanyol sömürgeciliği ve kölecilik bu sentezin oluşmasına yol açmıştır. Köleci-sömürgeciler Küba’ya çıktıktan kısa bir süre sonra burada tek bir Kübalıyı sağ koymadılar. Küba yerlileri İspanyol sömürgeciler tarafından yok edildiler. Afrika’dan getirilen köleler yani Puntos’lar ve onların başına dikilen Guajiras’lar (İspanyol Köylüleri) yeni bir Küba kültürü ortaya çıkardılar. Guajiras’lar dansla pek ilgili değillerdi ancak müzikle ve şarkıyla çok iç içeydiler. Puntos’lar ise müzik ve dansla çok ilgiliydiler. Puntos’ların dinsel gelenekleri yani animist ritüelleri çok güçlüydü ve şartlar ne olursa olsun bundan uzak duramazlardı.
Küba tarihinde çok uzunca bir tarihsel süreçte bireyin kim olduğu hangi etnisiteden olduğu suratına bakılarak değil dinlediği (ya da icra ettiği) müziğe ve dansına bakılarak saptanırdı.
Ve süreç içinde Küba’da Afro-Kubano’lar Rumba Hispanikler ise Danzon denilen dansları tercih ettikleri belirginleşti. Danzon Fransızların ünlü Contradance’sinden türetilmiş bir salon dansıydı.
1900’lerin başında Küba’nın doğusunda İspanyol şarkı geleneğiyle Afrika vurmalı müzik aletlerinin ağırlığıyla belirlenen yeni bir sentez El son müziği dünyaya geldi. El son müziği tek başına doğmadı esasında o dünyaya ikizi olan El son dansıyla birlikte geldi. O dönemde üst toplumsal kesimler El son’u halkın dinlediği ve dans ettiği müzik ve dans türü olduğundan dikkate almadılar ve El son çok sorun yaşadı. Daha sonraları salsaya dönüşecek bu müzik ve dans türü onlarca yıl sonra Latin Amerika’nın diğer müzik ve dans türleriyle de kaynaşarak Latin Amerika müziğinin ve dansının en önemli öğesi haline dönüştü.
Klasik (yani tipik) El son Cubano ancak 60’lı yıllarda New York’ta yaşayan ünlü müzisyen John Pacheco tarafından yeniden şekillendirilerek "salsa" oldu. Salsa "sos" demektir. Kolombiyalı Cumbia ve Dominikli Merengue’de Pacheco tarafından (ki bunlar El son’dan daha yaşlı olmalarına rağmen) salsa familyasından kabul edildiler. John Pacheco salsayı kolay tanımlanamayacak bir müzik türü olarak adlandırdığından dolayı onu "sos" olarak ilan etmiştir. 1917’de El son dansını yapanların Küba’da tutuklandıklarına dair gazete haberleri arşivlerde uykudadır. İşte o dönemlerde onu yasaklayanlar daha sonra ona "sahip çıkıp" ondan yüklü miktarda dünyalık kazananlara dönüşmekte hiç zorlanmadılar. Son söz: "İnsan utanan hayvandır".
Salsa esas olarak ne bir ritim türü adıdır ne de bir danstır. Aslında salsa Afro-Küba işi ritimlerin yani Son Mambo Guaguancho Cha cha cha Cumbia gibi ritimleri anlatan bir çatı kavramdır. Günümüz salsa müziğinin kökleri öncelikle Danzon’un içinde bulunur. Danzon müziği Afrika perküsyon teknikleriyle Avrupa müziğinin iç içe geçmesinden başka bir şey de değildi.
Salsanın dans olarak New York’ta ortaya çıktığı bir gerçektir. Ancak onu orada stilize edenlerde genellikle Afro-Latinos’lardır. Yani Afrika kökenli Latin Amerikalılardır.
Ancak salsa müziği ve dansı Küba başta olmak üzere Puerto Rico Venezuella Kolombiya gibi ülkelerde geliştirilmiş bir başka deyişle gerçek ruhunu ve rengini bulmuştur. Dans olarak birçok farklı ülkede ruh ve rengini bulduğu için doğal olarak salsanın birçok da farklı stili vardır. Bunlara kısaca bir göz atalım:
SALSA LATİNO VEYA CUMBİA TARZI : Cumbia tarzı esas olarak tüm salsa varyasyonlarının çatı kavramı olarak anlaşılır. Venezuella Kolombiya Meksika Costa Rica gibi Orta Amerika ve Karibik yöresinde (Küba’da dahil) yapılan tarzıdır. Bu bir çatı kavram olarak kullanılır ve Kolombiya’nın Cumbia dansıyla karıştırılmamalıdır. Latin ve Orta Amerika’da salsa okullarda öğrenilen bir dans değildir. Bu dans çeşitli bayram ve şölenlerde meydanlarda oynanılarak öğrenilir. Bu tarzı karakterize eden şey minimum kurallar ve esas olarak da emprovizasyondur. Temel adım ve ilk Vueltas herkes tarafından çok çabuk öğrenilir. Cumbia tarzında vücut kontağı ağırlıktadır. Bu tarzda erkek oldukça dominant yönlendiricidir. Cumbia’da temel adım yana doğru üç veya dört tanedir. Aksanın yapısı sert adımla öne çıkarılır.Üç adım müzik ritmine göre 123-567’dir. Dörtlü adımda ise 123 tap-567tap(aksan)’dir. Adım kombinasyonları ve dönüşler basittir. Kadınlar sağdan dönemezler. Dönüşler sırayla erkek-kadın veya kadın-erkek şeklinde yapılır. Tüm dünyada en yaygın yapılan salsa tarzıdır.
DESPELETO : Bu tarzda casino tarzı gibi "De la Calle" işidir; yani sokak dansıdır. Despeleto spontan vücut flörtü karakterindedir. Ancak burada kapalı pozisyonda dans edilmez tam tersi dans açık pozisyonda yapılır. Bu tarzda kadının Casino tarzındaki durumu ve konumu farklılaşarak "daha fazla" alana ve "hareket özgürlüğü"ne sahip olduğu görülür. Fakat kadın bunun karşılığında daha fazla erotik hareketler yapmakla yükümlenmiştir. Örneğin Tembleque (ritmik olarak kadının tüm vücudunun titremesi) bunun en tipik örneğidir. Despeleto’da temel adım ve temel dönüş yoktur. Müzik dinlenilerek emprovize hareketler ağır basar. Despeleto genellikle Casino ile birleştirilerek yani harmanlanarak yapılır.
PUERTORİCENA : Bu tarz bir kompromisttir. Yni De la Calle (sokak) emprovizasyonuyla standart tarzın uzlaşmasıdır. Bu tarzda hareketler yumuşakşık ve oldukça feminindir. New York’da bu tarz "Mambo Tipiko" olarak da adlandırılır. Bu tarzın temel özelliği Porto Rico usulü solo adım kombinasyonlarıdır. Figürleri ve dönüşleri Kuzey Amerika çift danslarındaki gibidir. Temel inspirasyon kaynağı ve sayısız dönüşleriyle Kuzey Amerikan "Disco-Fox"a çok fazla benzer. Bu tarzda swing elementleri de net bir şekilde görülür. Casino ve Cumbia tarzlarıyla kıyaslandığında kadın dansın daha da merkezindedir. Ancak kadın burada da "seksi"! olmak durumundadır. Elbette bütün kadın dansçıların bu şablona uygun dans etmesi bir zorunluluk değildir. Burada kadının dünya görüşü ve felsefesi her zaman olduğu gibi belirleyicidir. Bu tarz üç adımlıdır ve hareketin yönü öne doğrudur. Temel adım ilk aksanda atılır. Pedro Gomez’in yarattığı varyasyonda ilk adım birinci aksandadır. Kadının çift ve daha fazla sayıda dönüşü kaçınılmazdır. Bu tarzın sistematik ve tipik hareketi "Cross body lead"dir. Dönüşleri hemen hemen tümü bir çizgi düzeninde pozisyon alınarak yapılır.
LOS ANGELES : Rock’n Roll cumbia ve Latin-Standart tarzlarının iç içe geçmişidir. Salsa türlerinin içindeki show dans tarzıdır. Hareketleri açısından oldukça "keskin" ve "sürat"lidir. Los Angeles tarzı oldukça agresif ve maçodur. Bazen bazıları tarafından akrobatik hareketlerle "sirk" gösterisine dönüştürülür. Herhalde bu özellik bu tarzın adını aldığı kültürden kaynaklanır.
MAMBO-SALSA : Klasik standart dans okulu tarzıdır. Bu tarza "Latin-Standart" tarz da denir ve turnuva dansı karakterlidir ve zaten bu şekilde türetilmiştir. Figürler ve adımlar en ince ayrıntısına kadar stilize edilmiştir. Emprovize yanı çok zayıftır. Spor ve Show karakterlidir.
RUMBA : Küba’da ilk kez toplumsal yaşam içinde köleler kendi müzik ve danslarını Hıristiyan mitolojisinde önemli bir yer tutan ve şenliklerde 6 Ocak’ta kutlanan "Üç Kral Günü" diye adlandırılan gösteriler sırasında (1800’lü yıllarlın sonlarına doğru) resmi olarak sergilemişlerdir. Köle müzisyenler ve dansçılar (comparsan) yüzlerine taktıkları maskeler ve giydikleri ilginç kostümleri ile (ki bunlar ritüel maske ve kostümlerdir) "Üç Kral Günü" en cevval müzikleri ve en estetik danslarını sergileyerek sömürgeciler tarafından aşağılanan kültürlerini sergilemeyi iyi bir fırsat olarak kullanmışlardır.
"Üç Kral Günü" sokaklarda ve meydanlarda coşkuyla gösterilerini yapan köleler sömürge valisinin Kolonyal Konağı’nın merdivenlerine kadar dayanarak O’ndan yeni yıl armağanlarını (şekerlemeler içecekler ve bazen da bir çeyrek altın)) alırlar. Böylelikle Afrikalı köleler kendi çok özel karnavallarını sömürgeci beyazların dinsel bayramının içine son derece zeki ve devrimci bir beceriklilikle yerleştirirler. İşte böylelikle geleneksel Küba rumbası müzik ve dans olarak "basit bir köle eğlencesi" olarak kabul edilerek köle barakalarına legal olarak yerleşir. Afrikalı kölelerin müziği ve dansı onların yaşamda kalma kararlılığı ve ne olursa olsun yaşam sevinci olarak onlarla birlikte sürüklenmiştir. Rumba Küba’da birbirinden farklı üç ritmin üst kavramı olarak ele alınır.
1- Yambu
2- Columbia
3- Guaguanco.
Yambu bugün Latin Amerika’da çok moda olan bir çift dansıdır.
Columbia ise sadece erkekler tarafından yapılan bir danstır. Columbia’nın akrobatik bir karakteri vardır.
Günümüz dünyasında bir salon dansı olarak kabul gören Rumba ise Küba versiyonu Guaguanco.’dan başka bir şey değildir. Küba’da yaşayan yaşlı Afrikalı müzisyenlere başvurulduğunda görülecektir ki "Guaguanc o" köken olarak kesinlikle bir çift dansı değildir. "Guaguanc o" sadece bir şarkı türüdür. Üstelik bu şarkı türü neredeyse aynen bir gazete içeriğine sahiptir. Haberler olaylar ve bazı fikirleri aktaran bir "şarkı türü"!
Şarkıcılar özellikle benzersiz ve düzeyli bir ironik beceriyle günlük yaşamı politik gelişmeleri eleştiren şarkılarıyla kahkahalar ve alkışlar eşliğinde sanatlarını icra ederlerdi. Şehrin çeşitli yoksul mahallelerinde (Barrio) sanatlarını sergileyen bu şarkıcılar yaşamlarını da dinleyicilerin bağışlarıyla kazanırlardı. 20.yüzyıl başında "Guaguanc o."nun şarkı kısmı yerini sadece müziğe ve o müziğin eşliğinde sergilenen ve hiç tartışmasız tüm dans tarihçilerinin hem fikir olduğu erotik hınzırca bir dans oluvermiştir.
Bu dans kavalyenin damı "feth etme" ritüelidir. İşte tam da bu noktada Afrika’nın animist kültüründeki bir ritüel olduğu anlaşılır. Horozun tavukla çiftleşmeden önceki hareketlenmesi ve bu güdüyle tavuğun etrafında çizdiği daireler bu dansın temel çizgisini oluşturur. Küba’da bu müzikle başlayan sokak gösterilerinde seyirciler de dansçıların etrafında bir daire oluşturarak ritmik el çırpmalarla dansa eşlik ederlerdi. Seyirciler bu dans oyunu kahkahalarla ıslıklarla da beslerler ve dansın finalinde de mutlaka kadın"erkeğe teslim" olur. Kadın erkeğe teslim olduktan sonra erkeğe kendini kalçasından "iğneleme"sine izin verir ve bu finale "vacunao" denir. Ancak bu dansta gözlemlenen başka özellikler de vardır. Örneğin mimikler kesinlikle flamenko’dakinin aynısıdır. Dansın adımları ise Abakula şeytanı adımlarıdır. Bu dansta ayaklara Küba sandaleti giymek bir kuraldı.
Dansın ritmine gelince: Bu dansta temel ritim İspanyol Endülüs’ündeki "Cante Jondo" dur. Ama köken olarak rumba davullarla yapılır. Bir rumba kural olarak her zaman bir tür "alarm"la başlar.
"Alarm" "Claves (iki iyi soyulmuş ve bir tür içi boş ağaç parçasının) vurulmasıyla verilir. Ardından "La la leo" şarkıcı tarafından verilir yani bu eğlenceye başlama duyurusu gibi bir bölümdür. Şarkıcı şarkısını söylerken küçük bir koro davullar devreye girene kadar şarkının bazı bölümlerini tekrarlarlar. Davullar devreye girerler ve kısa bir süre sonra dans ritmine ulaşır ve dans başlar.
Rumba ilk kez 1930’larda Avrupa’ya ABD üzerinden ulaşmıştır. Özellikle üç tür rumbadan söz edebiliriz.
Rumba-Bolero
Rumba-Cubano
Rumba-Guaracha
Günümüz dünyasında Rumba-Cubano hem dans okullarında hem de uluslar arası turnuvalarda en çok kabul gören türdür. Dört dörtlük bir danstır.
RUEDA DE CASİNO : İspanyolca "Rueda" kelime anlamı olarak Türkçe’ye çevrildiğinde "tekerlek" anlamına geliyor. Halka düzeninde pozisyon alınarak yapılan bir dans. Ruedaçift dansıdır. Bu dansta çiftler aynı figürleri yaparlar. Çift değişimleri ile icra edilir ve zaman zaman halka yıldız biçimi alır.
"Rueda de Casino" en az iki çift tarafından yapılsa da optimum açıdan on çift tarafından icra edilir ancak katılımcı çiftlerin istenildiği kadar olmasında da hiçbir sınır yoktur. Birkaç halka iç içe geçirilerek de yapılıur. Bu noktada belirleyici olan katılımcı çift sayısıdır.
Bir erkek dansçı Rueda’ da "Cantantes"leri yüksek sesle söyler. Bu dansta yapılacak hareketlerin komutları olarak algılanır ve bu komutlara göre dans edilir. Bu komutlar güzel sesli dans lideri tarafından müziğe uyularak yapılır.
"Rueda de Casino" adımları Mambo dansı adımlarıdır. Ancak Rueda de Casino Mambo dansı değildir. Ya da en kestirme ifade ile söylersek Rueda de Casino halka düzeninde yapılan bir tür Salsa’dır.
Ancak Rueda dans bilimciler açısından bir Afrika kökenli danstır. Muhtemeldir ki bir ritüel dansın köleci sömürgeciler tarafından İspanya’ya taşınarak orada İspanyollaştırılarak bir halk dansına dönüştürülmüştür. Yolculuğuna İspanya’dan İspanyol sömürgecileriyle birlikte Güney Amerika’ya devam eden Rueda özellikle 1950’li yıllarda Küba’daki çok lüks sefahat merkezleri olarak tanımlanması yanlış olmayacak Casinos Deportivos’larda tuzu kuru taifesinin en sevilen dansı olarak şekillendi. Bu özelliğinden dolayı da artık Rueda"Rueda de Casino" olarak adlandırılır oldu. 50’li yılların Küba’nın üstüne çöreklenmiş olan sömürgen kent soylularının devasa orkestralar eşliğinde icra ettikleri bu dans daha sonra dansın gerçek sahiplerinin tekrar eline geçmesiyle Havana sokaklarına çıkarak rahat bir nefes almıştır.
"Rueda de Casino" bugün dünyanın her yanında sevilerek yapılan bir toplum dansıdır.
BOLERO : Bolero bugün bir İspanyol halk dansı olarak biliniyor ancak Kastilyalılar ve Endülüslüler tarafından çok daha fazla ilgi görür. Gerçekten de bu bölgelerin rengini taşır. ¾’lük bir danstır. Dans temposu ölçülüdür. Dansçılar hem şarkı söyler hem de kastanyet çalarlar. Dans böylelikle kastanyet tarafından sıkı bir şekilde marke edilir. Bu dansı karakterize eden özelliklerin başında hareketin aniden durdurulması ve bunun bir pozla noktalandırılmasıdır. Tarihsel olarak bolero bir müzikal biçim olarak Seguidillas tarafından şekillendirilmiştir. 1780’lerde dans İspanyol dansçılar tarafından bu müzik esas alınarak ortaya çıkartılmıştır. 1780 sonrası ise tüm İspanya’da süratle yaygınlaşmıştır. Orta ve yüksek toplumsal kesimler tarafından yoğun ilgiyle karşılanmıştır. Daha sonraları ise İber yarımadasına gelen yansımalar tarafından örneğin menuetten ve diğer kontra danslar tarafından süslenmiştir. Bu müzik türünün ve dansının taraftarları ithal malı elementlerle süslenen boleronun ideolojisini ve modasını yaratmışlardır. Bolero ve ZorongoJ.Fernandes de Rojas’ın 1795’de yazdığına göre "koca salon"ları gitar ve kastanyet sesleriyle inletmişlerdir. Artık birçok değişik toplumsal tabakanın kısa zamanda ilgisini uyandıran Bolero aynı zmanda tiyatro sanatıyla da beslenerek daha da renklenir. 1810’lara gelindiğinde Bolero Küba’ya da göçer. Küba’ya gelen bolero burada kendine ait köklerine sonuna kadar "sadık" kalamamış buradaki müzik türleri olan Conga Danzon Contradanza etkilenmiş ve yeni bir senteze ulaşarak yeni bir şarkı stiline kavuşur. Hala günümüzde İspanyol bolerosu ile Bolero Cubano birbirlerinden farklı biçimler olarak bir arada yaşarlar. Bolero Cubano yavaştır. 2/4’lük 2/2’liktir. Latin Amerika’da bir başka karışık bolero biçimi daha vardır ve bu da "Bolero Son" olarak adlandırılır. Bolero Romantico ise Meksika’da çok yaygındır.

CHA CHA CHA : Bu dans Afro-Küba müziğinin en genç nüvelerinden kabul edilir. Önce bir müzik biçimi olarak doğmuştur. Daha sonraları bu müziğe uygun dans o çevrelerin dans ustaları tarafından yaratılmıştır.
Cha cha cha özellikle rumba ve mambo dansları temel alınarak türetilmiştir. Müzik türü olarak "La Habana" lakaplı ünlü Kübalı müzisyen Enrique Jorrin tarafından yaratılmıştır. Dört dörtlük bir danstır. Dansın doğduğu şehir oldukça tartışmalıdır. Kimine göre New York kimine göre ise Havana’dır. Ancak doğum yeri neresi kabul edilirse edilsin bu müzik ve dans 1954 yılında Kuzey Amerika’da bir numaralı moda dans haline gelmiştir.
Cha cha cha’da rumba gibi erotik bir dans karakteri taşır. Ancak bu danstaki bu karakter ciddiye alınmaz çümkü her şey öncelikle izleyicileri eğlendirmek amacıyla ele alınır. Rumba gibi ritüel karakter mirası yoktur. Bu danstaki temel hareket Chasse’lerdir. Sola ve sağa chasseler (şase) karakteristiktir.
ROCK’N ROLL: Özellikle 1950’li yılların ortasından bu yana genç – yaşlı demeden son derece ateşli müziğinin girdabına çektiği insanların hala yüreklerindeki en eğlenceli dans olma özelliğini koruyor. Akrobatik karakterli olmasına rağmen hangi yaşta olursa olsun hiç kimseyi ürkütmeden dans pistinin ortasına kelimenin amiyane anlamıyla çakıverir. Country ve Western müziğinin ama bir o kadar da caz ve Blues’un harmanlanmasıyla ortaya çıkmış bir müzik türüdür. Ünlü DJ Alan Freed’in iddiasına göre bu yeni müziğe o1951’de Rock’n Roll ismini vermiş.
Dans olarak ortaya çıkışı ise daha sonralara denk gelir. Değişik temel teknikleri vardır.
Single time double time triple time ve sıçrama adımlı olanı. Bu 4/4’lük bir danstır. Elbette çift dansları içinde belki de Rock’n Roll’dan daha enerjiği az bulunur.
BACHATA : 1960’lı yılların başlarında dünyaya gelmiş özelliklede Küba Bolerosundan çok etkilenmiş hatta Küba bolerosu tarafından doğurulmuş bir müzik türüdür. Öncelikle "dans hiç hesap edilmeden" yaratılmış romantik bir müzik türüdür. Ortaya çıktığı dönemlerde aynı Meksika’nın geleneksel Mariachi müziği gibi üç gitarla icra edilirdi. 4/4!lük bir müzik ve haliyle danstır. Bu müzik için yazılan sözlerde kolayca tahmin edildiği gibi "sonu hüsranla biten aşk" yakınmalarından başka bir şey değildir. Yani marazi bir durum…
Dansa gelince…
Bachata’nın marazi içerikteki şarkı sözlerine rağmen dansı erotik karakterdedir. Belki de; Bachata’yı kısa denilebilecek bir süreç içerisinde çok sevilen ve yaygın bir Latin dansı haline getiren şey de onun bu şizofrenik yapısıdır. Bachatada bacak hareketleri dizden başlar ancak merenguedeki gibi ağırlık değiştirmeler kalçadandır. Bachata merenguesalsa samba-Brazil gibi kolay kolay standart cenderesine sokulabilecek bir dans değildir.
PASO DOBLE : Köken olarak askeri yürüyüş müziği ile yapılan bir İspanyol dansıdır. 2/4’lük bir danstır. İspanya’da bu dans ortaya çıktığında dans pistlerinde yerini almadan kendini apar topar sahnede buluvermiştir. 1920’li yıllarda Paso Doble 2/4’lük ruhuna uygun müzikle yapılan bir boğa güreşi pandomimi olarak tüm İber Yarımadası’nı sarsıyordu. Ancak bu enfes oyun Fransız dans ustalarının elinde salonluk çift dansına dönüştü. Paso Doble bu tarihsel gelişimi nedeni ile hem seyirlik dans hem turnuva dansı hem de çok sevilen bir çift dansı olarak hala çok tazedir. Günümüzde sevilen bir çift dansı olan paso doblede erkek hala "matador"dur ve kadın da matadorun kırmızı şalıdır. Yani; kadın ve erkek estetik bir uyum içerisinde birlikte hayali bir boğaya karşı hareket ederler. Elbette dansın adından da anlaşıldığı gibi bu dansta temel özellik çift adım (paso doble) dır. Bu dans 1959 yılından bu yana da uluslar arası turnuvalara kabul edilmiştir. Paso doblede izole hareketler yoktur. Bu dansta "çelik disiplin" ve ateşli bir ifade esastır. Özellikle erkek dansçı (ancak çoğu zaman kadın da ) semi plie’de dans eder.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
dans, latin, turleri

Seçenekler
Stil


Saat: 22:04

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,