ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Güzel Sanatlar

Güzel Sanatlar Dans,Resim,Heykel,Mimari,Tiyatro,Etnik Sanatlara ait teorik bilgileri bulabilirsiniz


Tangoyu Avrupaya Getiren Dansçı

Dans,Resim,Heykel,Mimari,Tiyatro,Etnik Sanatlara ait teorik bilgileri bulabilirsiniz


Tangoyu Avrupaya Getiren Dansçı

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Güzel Sanatlar Forumunda Bulunan Tangoyu Avrupaya Getiren Dansçı Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Tangoyu Avrupaya Getiren Dansçı Gözüpek yerinde duramayan nazik ve çalışkan candan bohem ve neşeli sebatlı ve bir parça abartıl… İşte ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 22 Temmuz 2015, 21:13   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Tangoyu Avrupaya Getiren Dansçı

Tangoyu Avrupaya Getiren Dansçı

Gözüpek yerinde duramayan nazik ve çalışkan candan bohem ve neşeli sebatlı ve bir parça abartıl… İşte Casimiro Ain... Casimiro Ain’in kişiliğini dile getirmek için kullanılabilecek ifadelerden birkaçı. Ain 4 Mart 1882’de La Piedad Mahallesinde Pidead Caddesi kavşağına yakın Calloa Bulvarı 81 numarada tangoyla aynı zamanda dünyaya geldi. Çevrede ‘Basklı’ olarak iyi tanınan sütçü Juan Ain ve Cenevizli Rosa Rataro’dan oluşan bir göçmen ailenin ilk çocuğu olarak mütevazı bir ortamda dünyanın dört bir yanından gelmiş komşularıyla nasıl geçineceğini öğrenerek büyüdü. Onlarla ahbaplık kurması Casimiro’nun çok zamanını almadı. Daha çocukluğunda Casimiro süt dağıtımında babasına yardım ederdi. Bu ona “El Lecherito” (Küçük Sütçü) ya da kökenini ima eden “El Vasquito” (Küçük Basklı) lakaplarını kazandırmıştı. Aslında süt dağıtımı sırasında ya da daha ziyade iş bittikten sonra sokak laternasının müziğiyle kendinden geçerdi. “Küçük Sütçü” bu cazibeli aletin sesiyle bıkıp usanmadan dansıyla eşlik ederdi ve her defasında Casimiro’yu eve götürmek babası için biraz daha güç olurdu. Daha o zamanlar Juan Ain oğlunun dans için özellikle de tango için doğuştan bir yeteneği olduğunu fark etmişti. Eski La Piedad mahallesinin bugünkü hali Casimiro on dört yaşına geldiğinde dans tutkusuna uygun bir şekilde Frank Brown adlı Arjantin’e başarıya susamış olarak gelmiş iyi tanınan bir palyaçonun sirkine dahil oldu. Açık bir biçimde ‘Basklı’nın güdüleri ona uzaktaki ünlü bir gelecek için rehberlik etti. Bueno Aires’in kendisi için küçük geldiğini hissederek 1901’de Avrupa’ya giden bir kargo gemisine bindi. İlk olarak İngitere’ye vardı oradan Paris’e ve daha sonra İspanya’ya geçti. Yaşamını sürdürebilmek için Casimiro’nun Eski Dünya’da yapmadığı iş kalmadı. İki arkadaşıyla birlikte eski püskü bir gitar ve uyduruk bir kemanın sesiyle barlarda ve kabarelerde gösteri yaptı. Üçlü zaten dikkat çekmiş olsa da ‘Basklı’nın “tango criollo”* dans etmesi seyirciler için çok etkileyiciydi. Böylece ‘Basklı’ dünyaya iki dörtlüğü (2/4) gösteren ilk Arjantinli dansçı oldu. Casimiro 1904’te tango üzerinde yoğunlaşmış olarak dans tutkusu tazelenmiş ve güçlenmiş bir halde Buenos Aires’e geri döndü. Avrupa’da büyük bir deneyim kazanmış ve daha sonra kendisine ölümsüzlüğü sağlayacak olan her şeyi fark etmişti. Basklı tangonun giderek benimsenip yaygınlaşmaya başladığını gördü ve zaman kaybetmeden neredeyse takıntılı bir biçimde gösterisini hazırlayıp geliştirdi. Aynı yıl karısı Marta ile ünlü Opera Tiyatrosunda ve daha sonra Arjantin’in Bağımsızlığının Yüzüncü Yılı kutlamalarında (1810-1910) sahneye çıktı. Ain genç bir delikanlı iken Buenos Aires Mükemmelliyetçi çalışmaları devam etti. 1913’te tekrar gemideydi bu kez “Sierra Ventana” buharlısında karısı ve standart bir orkestra oluşturan üç arkadaşıyla birlikte (Vicente Loduca bandoneon; Eduardo Monelos keman ve Celestino Ferrer piyano) Bulogne Sur Mer’e doğru yola çıktmıştı. Oraya vardıkları gece hiç duraksamadan Paris’e giden ilk trene atladılar. Hedeflerine ulaştıklarında ise doğrudan Montemartre’a yollandılar. Grup karşılarına çıkan ilk kabareye ‘Princesse’e girdi (bu kabare daha sonra müzisyen Manuel Pizzarro tarafından alınarak ‘El Garron’ haline gelecek ve Paris’teki Arjantin cenneti olacaktı). İzleyicileri öyle bir etkilediler ki kazandıkları bahşişlerle koca bir ay rahatça yaşayabildiler. Avrupa’ya ciddi anlamda ilk tango dansçısının ‘Basklı’ ile birlikte gitmiş olduğu söylenir. Ayrıca bu dansı daha büyük ve daha iyi bir artistik zenginlikle donatmış olmak da ona atfedilir. Ain 1913’te gösterisini 1916’ya kadar başarıyla sürdürdüğü New York’a gitti üç yılın sonunda da yaşadığı zaferden bıkmış usanmış bir halde memleketi Buenos Aires’e döndü. Arjantin’de kaldığı süre içinde sadece gösteriler sunmadı. Aynı zamanda dansını daha iyi icra etmenin yollarını aradı ve yüksek sosyete hanımlarına ya da Casimiro’nun kendi ifadesiyle ‘copetudas’a (süslü püslü hanımlar) tango öğreterek çok para kazandı. Bunun yanında ‘Basklı’ çok sayıda tango okulunda da ders vererek bu topraklardaki bir önceki dönemine kıyasla çok daha fazla sayıda çırak yetiştirdi. 1920 bu kez onu Dünya Modern Dans Şampiyonasını yeni partneri Jazmin ile kazandığı Paris’te yakaladı. Bu Fransız şehrinde ‘Tango Kralı’ olarak adlandırıldı. Hayatının bu noktasında omuzlarında çok ağır bir görev vardı: Paris psikoposu ve cemaatten bazı papazların ve Avrupa yüksek sosyetesinin ısrarlı suçlamaları karşısındatango yapmanın günah dolu ya da kötü bir şey olmadığı hususunda Papa XI Pius’u ikna etmek. Ayrıca İtalya savaş bakanının resmi şikayetleri de Vatikan’a iletilmişti. Bu bakanlık karnaval kutlamaları boyunca böyle kışkırtıcı bir tarzda dans etmek yasaklandığı için kendi askerleriyle bir gerilim yaşamaktaydı. Dünya Modern Danslar Şampiyonası zamanındaki Champs Elysees Bir yandan ‘Basklı’ Ain tarafından tanıtılan bu Arjantin dansının kazandığı büyük popülariteyi görerek tango üzerine çok fazla patırtı kopmadan Papa kendisi tangonun kaderinin ne olacağını belirlemek üzere (ki aslında zaten bir kaderi vardı) bir gösteri izlemeye karar verdi. Ve Arjantin’in Vatikan büyükelçisi Don Garcia Mansilla’nın aracılık yapmasıyla ‘Basklı’ 1 Şubat 1924 sabahı saat 9’da Maria Scotto (elçiliğin kütüphanecisi ve çevirmeni) ile dans etti. Gösteri ikilinin Francisco ve Juan Canaro’nun ‘Ave Maria’ tangosunun bir harmonium’la** çalındığı Throne Salonunda gerçekleşti. Bu tangonun ismi Kutsal Bakire’ye gönderme yapmaz adını ‘sürpriz’ anlamına gelen bir Kastilyan ifadeden alır. Scotto ve Ain gösterilerini Papa’nın önünde diz çökmüş biçimde kaldıkları bir doğaçlama ile sona erdirdiler. Her ne kadar seçilen tango parçası (Buenos Airesli uzmanların ifadesiyle) oldukça hafif bir parça olsa da dansçılar Papa’yı tangonun günah dolu olmadığı konusunda ikna etmeyi başardılar. Casimiro Ain ve Edith Peggy Aynı onyılda Ain ve yeni partneri (çok hızlı partner değiştirirdi) Alman Edith Peggy doğudan batıya Avrupa’daki (Fransa Almanya Danimarka İngiltereİsviçre Portekiz İtalya Macaristan Romanya Polonya Rusya Yunanistan ve Türkiye) Brezilya’daki ve Mısır’daki seçkin dans salonları kadar kulüp ve kabarelerde de başarıyla gösterilerini sergilediler. 1930’lar sona ererken ise bu kez partnerleri Simonette Guy ve ‘La Beba’ Ain’e sevgili Buenos Aires’inden uzaktaki gösterilerinde eşlik ettiler. 1930 Ain’in Arjantin’e kesin dönüş yılıydı. Döndükten sonra birkaç yıl daha gösteri yapmaya devam etti. Bu kez Montserrat Mahallesinden ‘La Vasca’ ile dans ediyordu. Hayatının bu döneminde Casimiro yıllar boyunca edindiği ün ve servetin olduğu kadar sevgili akrabaları ve dostlarının sıcaklık ve ilgisinin tadını da çıkarabilirdi. Ama bu dönemde aynı zamanda ‘en çirkinle dans etmek’ zorundaydı. Popüler bir dünyadan uzak bir biçimde kaderinin ani bir dönüşüyle kangren sonrası kesilen bir bacağının acısını yaşamak durumundaydı. Kaderin bu ağır geri çark edişi muhteşem Casimiro Ain için ‘küçük sütçü’ ‘Basklı’ için ifadesi tavrı dansı ve sempatisi ile kitlelerin kalbini nasıl fethedeceğini bilen bu adam için sonu hızlandırdı. * Tango Criollo: 1895-1905 yılları arasında yapılan 2/4 lük basit tango. **harmonium : Basınçlı havayla titreşen kamışlar yoluyle ses çıkaran bir müzik aleti. Gaspar Astarita yönetimindeki Tango y Lunfardo dergisinin 34. sayısında yayınlanan bir makalede gazeteci Abel Curuchet’in Casimiro Ain ile 21 Mart 1923 tarihli bir yayında yer alan söyleşisine yer verilmiştir: Curuchet Ain hakkında şöyle yazar : “Neredeyse bağırarak konuşan ne yaşlı ne de genç en fazla kırk yaşlarında iyi bir adam. Orta boylu çok fazla şık olmamakla birlikte özenli biçimde giyinmiş biri. Benim bir gazeteci olduğumu işi ve sahip olduğu prestij hakkında pek fazla bilgim olmadığını öğrendiğinde yaşamı hakkında beni bilgilendirmek için elinden geleni yaptı. “Daha çok dans ediliyor mu? Hiçbir zaman bu yıllardaki gibi olmamıştı sanki insanlar dans etmek dışında başka bir şey yapmıyorlar. Derslerle başa çıkamıyorum. Şu küçük deftere bir bak.” Ona baktım ve en kibirli isimleri alfabetik olarak okudum. “Bunlar benden ders alanlar. Ben tesadufen dansa başlamış oldum. Bu meraklı ve Bohem bir çocuğun macerasıydı. Benim yurtışına ilk seyahatim 1903’te idi. Buenos Aıres’te ne yapacağımı bilmedığimden hiçbir hedefim olmaksızın bir buharlı gemiye bindim ve kendimi İngiltere’de buldum. Bir ay kadar Londra’da kaldım ve sonra Paris’e gittim. İki arkadaşımla birlikte barlarda ve kabarelerde gösteri yapmaya başladık. Yıpranmış sefil bir gitar ve parçalanmak üzere olan bir kemanla ilginç bir gezgin üçlü oluşturduk. Tango criollo dans etmeye başladım. Elde ettiğimiz başarı çok çarpıcıydı tomarlarla para kazandık. Paris’ten sonra kısa bir konaklama ardından ülkeme tekrar geri döndüğüm İspanya’ya gittim. Dansta giderek mükemmelleşiyordum ve tiyatrolarda dans etme konusunda önemli sözleşmelere imza atarak çok önemli gelişmeler kaydettim. Sierra Ventana buharlı gemisi “1913’te ün ve servete kavuşmayı ümit ederek yurtdışına ikinci seyahatime çıktım. Sierra Ventana isimli buharlı gemide ben ve üç genç arkadaşım maceranın peşinden seyahat ettik. Onlardan biri piyanistti diğeri bir keman taşımaktaydı ve üçüncüsü bir bandaneon (Ain Ferrer Monelos ve Loduca’dan bahsediyor. Bu yolculuk Buenos Aires’in önemli isimlerinden Ramon Alberto Lopez Buchardo tarafından karşılanmıştı). ‘Boulogne Sur Mer’e vardık ve karaya çıkar çıkmaz Paris’e giden –ve geceyarısı on ikide varan- bir ekspres trene bindik. Çok soğuk bir kıştı ve yapmayı düşündüğümüz ilk şey Montemartre’a gitmek oldu. İlk rastladığımız kabareye girdikinsanlarla doluydu. Zamanı geldiğinde kendimizi ortaya attık insanların dikkatini çekmeyi başardık; yaklaşık bir ay bolluk içinde yaşamamıza yetecek kadar frank attılar bize. Şanslıydık çünkü bu kabare daha sonra Manuel Pizzarro’nun ellerinde El Garron olacak Princesa kabaresi idi. “Aynı zamanda Danimarka Almanya Rusya ve Portekiz’e de gittim. Şimdilik Eski Dünya’ya tekrar gitmeyi düşünmüyorum. Burada beni rahat içinde yaşatacak hatırı sayılır bir servet edindim. Ayrıca ailem annem karım ve çocuklarım da var. “Elbette kazandığım para meşekkatli bir çalışmanın karşılığı. Fakat sanki bu bir yeni (ilahi) görevmiş gibi gidip dans bilmeyenlere öğretmek dışında da başka bir yolum da yok. “Ne yoğunlukta dans ettiğimi bilmek ister misiniz? Bir olaydan bahsedeyim. Haftanın yedi günü yirmi dört saatten toplam olarak yüz altmış sekiz saat eder. Son karnaval haftası boyunca yüz yirmi dört saat dans ettim şöyle: Club Pueyrredon salonunda yetmiş dört saat buna yedi ya da sekiz saatlik gün içindeki dersleri de ekleyin ki toplamda bir elli saat daha eder. Her dans edilen saatin yaklaşık üç kilometreye karşılık geldiği düşünülürse üç yüz yetmiş iki kilometre yapmış oluyorum. “Dahası yaklaşık yirmi bin kişiyle dans ettiğimi de ilave edin. “Çok para kazanıyor muyum…? Yılda yaklaşık yüz yirmi bin peso kadar.” O arada bir hanım geldi ve dansçıya ders için onun evine gidip gidemeyeceğini sordu. Ain defterine baktı ve ancak üç hafta sonra mümkün olabileceği yanıtını verdi. Hanımefendi soğuk bir hoşçakalın ifadesiyle ayrıldı. Onun çok başarılı bir sanatçı olduğunu teyid etmiş olduk”.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
avrupaya, dansci, getiren, tangoyu

Seçenekler
Stil


Saat: 07:50

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,