ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet

İslamiyet İslami Bölüm


Tasavvuf Yeniliğe Karşı mıdır?

İslami Bölüm


Tasavvuf Yeniliğe Karşı mıdır?

ForumSevgisi Din Ve Maneviyat Kategorisinde ve İslamiyet Forumunda Bulunan Tasavvuf Yeniliğe Karşı mıdır? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Tasavvuf Yeniliğe Karşı mıdır? Toplumumuz giderek çok soru soran bir dinamizm kazanmaya doğru gidiyor. Bu noktada bir sorun yok. Ancak ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 12 Ocak 2015, 16:36   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Liich
Üye
Liich - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Keyifli
Üyelik tarihi: 14 Kasım 2014
Yaş: 24
Mesajlar: 7.850
Konular: 4856
Beğenilen: 1368
Beğendiği: 1252
www.forumsevgisi.com
Standart Tasavvuf Yeniliğe Karşı mıdır?

Tasavvuf Yeniliğe Karşı mıdır?

Toplumumuz giderek çok soru soran bir dinamizm kazanmaya doğru gidiyor. Bu noktada bir sorun yok. Ancak nedense cevaplar hep farklı mercilerde aranıyor. Bunun adı "toplum mühendisliği" ile açıklanabilir mi? Elbette ki hayır. Örneğin tarih denildi mi bilen bilmeyen herkes konuşur. Ne de olsa her insan bir miktar tarihi geçmişi yaşamış, her insanın bir takım dedikodular kulağına çalınmıştır. Oysaki tarih ilmi bir disiplindir. Tıpkı diğer pozitif bilimler gibi. Sıra tasavvufa gelince, bir defa bu kurum artık resmi hüviyetinden yoksundur. Tasavvufla ilgili bir soru üniversitelerin ilahiyat fakültelerinde muhatap alınmakta mıdır? Cevap karmaşıktır. Çünkü bu kurum meşru değildir. İlahiyat fakültelinin bu kurumu meşrulaştırırım korkusu, tasavvufla ilgili sorulara kesin ve net cevaplar vermesini zorlaştırmaktadır. Mecburen hadise bugünden çıkacak; tasavvuf ilmiyle meşgul olanlar geçmişin yaşanmış bitmiş, mazi olmuş, çağ dışı tasavvufunu konuşup durmaya devam edeceklerdir. Hâlbuki Tasavvuf yaşayarak tecrübe edilen bir ilimdir. İnsanın ruh yönünü temsil eder. İnsanoğlu bedeniyle birlikte bir ruh'a sahip olduğu müddetçe, bu ilim gündeminde olacaktır.

Gelgelim günümüzde tasavvuf ancak ve ancak sansasyonel haberlere konu olmaktadır. Günümüzde bir mutasavvıf, yapmış olduğu eylemelerin toplumda reaksiyon göreceği ânda sahnededir. O ân bakarsınız mutasavvıf ya televizyonlarda son dakika haberidir ya da gazete ve dergilerde kapak konusu, manşet olmuştur. Tasavvufun yeniliğe bakışı ise ayrı bir tartışma mevzuudur. Şu satırları birlikte okuyalım: "…tekkelere aid yazıları sırasıyla okursanız Türk milletinin ve Türk yurdunun şimdiye kadar ne için terakki (ilerleme) edemediğinin esbabını (sebebini) anlayacaksınız." Geçen yüzyılın çok sözü edilen edibi Yahya Kemal "Ben uzun yıllar tasavvufun bizim hayatımızı kuşatan öz birikimi verdiğini sanmıştım. Oysa şimdi düşünüyorum da tasavvuf ve tarikatlarla hiçbir yere varılamaz" demektedir [1]. Bu sözler söylendiği devrin havasını yansıtmaktadır. Bu satırları izah eden sayfalarca yazı kaleme alınabilir. Bu yazıların doğru yanları, haklı tarafları elbette olacaktır. Tasavvuf kurumu zamanla yozlaşmış, hedefinden sapmıştır. Ancak bu tümüyle böyle değildir. Tarihe bakıldığında Akşemsettin gibi aynı zamanda bir bilim adamı hüviyeti olan, topluma değişimi getiren mutasavvıf şahsiyetler de var olmuştur. Her zaman olumsuz örnekler vererek tasavvuf kurumunu toptan yargılamak hatalı olacaktır. Bir zamanlar şiir ve sanatta başı çekenler hep mutasavvıflardı. Beşikten mezara kadar ilim öğrenmeyi destur edinenler hep onlardı. Mesela Osmanlıda yeniliğe karşı duranlar anılırken nedense mutasavvıflar zikredilmezler. 19. yüzyıldaki değişime taraftar olan mutasavvıflara küçük bir örnek verelim. Şöyle ki, Osmanlı sultanının resmi ilk defa devlet dairelerine asılırken Hüdayi dergâhı şeyhi dua etmiş, Sünbüliye tarikatından Şeyh Yunus Efendi "Fatiha" demiş, Babıâli'deki tören Sadiye tekkesi şeyhi Süleyman Sıdkı Efendi'nin duasıyla tamamlanmıştır [2]. Resim gibi bir yeniliğe nedense mutasavvıflar direnmemişlerdir. Nitekim resim yüzyıllarca İslam dünyasında putperestliği çağrıştırmasından dolayı karşı çıkılan bir objeydi.

Yaşayan bir mutasavvıf olarak Ahmet Ulukaya "Yeniliğe karşı çıkan, yenik düşer", [3] derken tasavvufun yeniliğe açık yönüne de vurgu yapmaktadır. Tarihte Anadolu ve Balkanlara; günümüzde dünyanın dört bir yanına İslam'ı taşıyan, modern dünyaya uyum sağlamada öncülük edenler mutasavvıflardır. Fıkhın sıkıcı kurallarını yumuşatarak topluma sunanlar da onlardır. Tüm mutasavvıfları inceleyin Mevlana, Yunus Emre nihayet Muhammed İkbal her biri farklı tonlarda, değişimin gerekliliğinden ve kaçınılmazlığından söz açmışlardır. İşte Mevlana'dan bir esinti tasavvufun yenilik pencerelerini ardına kadar açmakta ve yüreğimizi ferahlatmaktadır:

Her gün bir yerden bir yere göçmek ne iyi
Her gün bir yere konmak ne güzel
Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş
Ne kadar söz varsa düne ait
Dünle beraber gitti cancağızım
Şimdi yeni şeyler söylemek lazım

Evet yeni şeyler söylemek ve yapmak lazım. Sadece bugünü değil geleceği de kuşatacak adımlar atmak lazım. Horasan'dan Balkanlar'a ulaşan süreçte Mevlana, 800 yıl önce tasavvufun toplumu nasıl yenileştirdiğine misal olarak durmaktadır. Tek bir iyi örnekte olsa onu irdelemek ve sunmak gereklidir. Mutasavvıfların içinde yer alan bazı kötü temsillerin ön plana çıkarılması, peşinden toptan yargılama getirmektedir. Asırlar öncesinden Herakleitos'un seslenişiyle "değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir. O halde değişim kaçınılmaz bir zorunluluktur. Tasavvufun bu ilmî gerçekliğe yüz çevirmesi düşünülemez. İçinde yaşadığımız dünyada her şey istisnasız değişim içindeyken ve tasavvuf da insanı kâinatın merkezine oturturken bunu düşünmek şüphesiz eksik değerlendirmelerimizden ya da tarih bilmezliğimizden kaynaklanmaktadır. Tasavvuf bağlılarını "ibnü'l-vakt" olarak görmektedir. Zamanın çocuğu olan mutasavvıf içinde bulunduğu zamanda yapılması en uygun işle meşguldür. Elbette ki zamanı boş geçirmemek ibnü'l-vaktin asli vazifesidir. Bu açıdan da bakıldığında tasavvufun insanı gaflete ve tembelliğe sevk etmesi mümkün değildir.

Tasavvufun özgür düşünceye ve bilgiye verdiği değer zaten bir çalışmanın konusu olmuştur [4]. Medreseye göre de daha hoşgörülü ve daha toplumsal olan bu kurumları alkışlamak zorundayız. Doğruyu söylemek gerekirse tasavvufu bu ilmin otoriteleri açısından ele aldığımızda karşımıza işte böyle müspet bir sonuç çıkmaktadır. İtiraz edilen nokta ise galiba bu konuda ehil olmayanlar mevzu bahis olduğunda ortaya çıkmaktadır.

Tasavvufun yenilileşmeye karşı olmadığı ortadadır. Peki, tasavvufun kendini yenileştirmeye bakışı nedir? Üzerinde durulması gereken en önemli husus aslında budur. Kendini değiştirmeyen, yenilemeyen sistemler durağanlaşacak, haliyle kendine tabi olanları da pasifleştirecektir. Tasavvuf üstlendiği misyonu miadı dolmuş yöntem ve teorilerle yerine getiremez. Bugün bütün İslamî ilimler gibi tasavvufun da muhteva ve metod yönünden değişime ihtiyacı vardır. Geçmiş çağların toplumsal yaşamı ve psikolojisi ile günümüz insanını manevi eğitime ve tatmine ulaştırmak mümkün değildir. Bu noktada tasavvufun yeni yöntem ve teoriler geliştiren düşünürlere ihtiyacı vardır. Eğer tasavvufu tartışacaksak bu yönüyle tartışalım ve sözünü ettiğimiz düşünürleri ön plana çıkarmaya gayret edelim. Tasavvuf tarihinde her dönem yenilik getiren şahsiyetler var olmuştur. Bu günde bulunmaktadır. Yapmamız gereken, tasavvufun kemikleşmiş zühd, takva, masivayı terk gibi temel vasıflarını tartışmaya açmak yerine bu faydalı yöntemleri getireceği sonuçlar açısından ele alarak çağdaş tekniklerle insanımıza pratik faydalar üretmektir.

Alıntı
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
karsi, midir, tasavvuf, yenilige

Seçenekler
Stil


Saat: 10:31

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,