ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet

İslamiyet İslami Bölüm


Sabah Namazında Neler Yapılır?,Nasıl Kalkılır?

İslami Bölüm


Sabah Namazında Neler Yapılır?,Nasıl Kalkılır?

ForumSevgisi Din Ve Maneviyat Kategorisinde ve İslamiyet Forumunda Bulunan Sabah Namazında Neler Yapılır?,Nasıl Kalkılır? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Sabah Namazında Neler Yapılır?,Nasıl Kalkılır? SABAH NAMAZININ VAKTİ Sabah namazının vakti, ikinci fecrin doğuşundan güneşin doğuşuna kadar olan namazdır. İkinci ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Mart 2016, 15:46   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Zeynep
Moderator
Zeynep - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Asik
Üyelik tarihi: 18 Şubat 2016
Mesajlar: 708
Konular: 324
Beğenilen: 271
Beğendiği: 346
www.forumsevgisi.com
Standart Sabah Namazında Neler Yapılır?,Nasıl Kalkılır?

Sabah Namazında Neler Yapılır?,Nasıl Kalkılır?

SABAH NAMAZININ VAKTİ

Sabah namazının vakti, ikinci fecrin doğuşundan güneşin doğuşuna kadar olan namazdır. İkinci fecir, sabaha karşı doğu tarafın ufkundan yayılmaya başlayan bir aydınlıktan ibarettir. Bununla sabah vakti gerçek olarak girmiş olur. Bunun için buna “Fecr-i Sâdık” denir. Bunun karşılığı, birinci fecirdir ki, gökte iki tarafı karanlık dörtgen bir çizgi şeklinde beliren bir beyazlıktır. Bu az sonra kaybolur. Arkasından bir karanlık gelir. Bundan sonra ikinci fecir meydana gelir. Bu birinci fecre, sabahın gerçekten girdiğini göstermediğinden ve yalancı bir aydınlık olduğundan, Fecr-i Kâzib (yalancı fecir) adı verilmiştir. Bu fecir gece hükmündedir. Onun için bu vakitle ne yatsı vakti çıkmış, ne de sabah vakti girmiş olur. Öyle ki, bu vakit içinde yiyip içmek de, oruç tutan kimseye haram olmaz. [48]
Sabah namazını ortalık açılıp ağardığı zaman kılmak müstahabdır ve daha faziletlidir. Buna “İsfar” denir. Şöyle ki: İkinci fecrin aydınlığı tam meydana çıkıp da gecenin karanlığının açılacağı zamandır ki, atılan bir okun nereye düştüğünü atıcının görebileceği bir vakte kadar sabah namazı geciktirilmelidir. Aynı zamanda, kılınan bir sabah namazının fesadı halinde, o namazı güneş doğmadan önce sünneti ile kılabilecek bir zaman da kalmalıdır. Yalnız kurban bayramının ilk gününde Müzdelife’de bulunacak hacılar, için, o günün sabah namazını hemen fecrin arkasından daha ortalık karanlık iken kılmak daha faziletlidir. Buna “Tağlis” denilmektedir. Üç imama göre, her zaman tağlis daha faziletlidir.

SABAH NAMAZININ VAKTİ NE ZAMAN BAŞLAR VE BİTER?

FECİR [الفجر] Güneşin doğmasından önce beliren tan yeri ağarması. Arapça’da “yarmak, bir şeyi iki parçaya ayırmak, açığa çıkarmak, suya yol vermek” gibi anlamlara gelen fecir (fecr) isim olarak güneşin doğmasından önceki tan yeri ağarmasını ifade eder. Türkçe’de “şafak sökmesi, gün ağarması sabahın alaca karanlığı” denilen bu olay, gece ile gündüzü birbirinden ayırdığı veya gündüz aydınlığını ortaya çıkardığı için fecir diye adlandırılmıştır. Fecir vakti fıkıhta, özellikle sabah namazının vaktinin girdiğini veya sahur vaktinin bitip oruç tutma (imsak) zamanının başladığını bildirmesi açısından önem taşıdığından dinî literatürde bu vaktin tanım ve belirlenmesinin ayrı bir dikkatle ele alındığı görülür.
Kur’an’da fecir kelimesi, oruç ve namazla ilgili bazı dinî hükümlerin bildirilmesi (el-Bakara 2/187; el-İsrâ 17/78; en-Nûr 24/58), yemin (el-Fecr 89/1) ve Kadir gecesinin fazileti (el-Kadr 97/5) gibi münasebetlerle beş âyette geçmektedir. Bu âyetlerin hepsinde fecir, örfen yaygın kullanımına da uygun olarak “tan yeri ağarması, şafak vakti” anlamını taşımakla birlikte fecir vaktinin başlama ve bitiş sınırıyla ilgili olarak âyetlerde bir açıklama yer almaz. Ancak bunlardan oruçla ilgili âyette, “Sabahın beyaz ipliği (aydınlığı) siyah iplikten ayırt edilinceye kadar yiyin, için, sonra akşama kadar orucu tamamlayın” (el-Bakara 2/187) cümlesiyle fecir vaktinin başlangıcına işaret edilmiştir.



Fecir vaktinin namaz ve oruçla ilgili mükellefiyetleri belirleyecek tarzda tesbiti Hz. Peygamber’in söz ve uygulamalarına dayanır. Sonraki dönemlerde fakihler tarafından konuyla ilgili olarak ileri sürülen görüşler arasında da bazı ayrıntılar dışında önemli bir farklılık bulunmaz.
İslâm hukukçuları hadislerdeki ifadelerden hareketle fecri “fecr-i kâzib, fecr-i sâdık” veya “birinci fecir, ikinci fecir” şeklinde ikiye ayırarak açıklamışlardır. Fecr-i kâzib, sabaha karşı doğuda tan yerinde ufuktan göğe doğru dikey olarak yükselen, piramit şeklinde, samanyolu ışığına benzeyen akçıl ve donuk beyazlıktır. Fıkıh literatüründe buna “uzunlamasına beyazlık” (beyâz-ı müs-tatîl) denildiği gibi Araplar arasında “kurt kuyruğu” (zenebü’s-sirhân) veya “yalancı sabah” (es-subhu’l-kâzib) olarak da anılır. Fecr-i kâzib gecenin bir bölümü kabul edildiği için ayrıca dinî bir hükme konu teşkil etmez. Bu geçici beyazlıktan sonra yine kısa bir süre karanlık basar. Ardından da ufukta yatay olarak boydan boya uzanan, giderek genişleyip yayılan fecr-i sâdık aydınlığı başlar. Fıkıh literatüründe bu ikinci fecre “enlemesine beyazlık” (beyâz-ı müsta‘razî) denilmesi, fecr-i sâdık beyazlığının doğu ufkunda tan yeri boyunca yayılarak genişlemesi sebebiyledir.
Sabah namazının vaktinin girmesi, sahurun sona erip orucun başlaması gibi dinî hükümlerde esas alınan bu ikinci fecirdir. Nitekim Hz. Peygamber, “İki çeşit fecir vardır. Kurt kuyruğu gibi olan fecir herhangi bir şeyi ne helâl ne de haram kılar. Ufukta genişliğine yayılan fecre gelince işte sabah namazı o vakitte kılınır, sahur yemeği de o vakitte haram olur” (Dârekutnî, II, 165) derken iki fecir arasındaki bu farka dikkat çekmiştir. Bununla birlikte fecr-i sâdıkın, ufukta beyazlığın enlemesine yayıldığı vakit mi, yoksa bu beyazlıktan sonra ufukta kızıllığın yayılması vakti mi olduğu, gerek hadislerde (Tirmizî, “Śavm”, 15; Ebû Dâvûd, “Śavm”, 17) gerekse sahabe ve tabiîn söz ve uygulamasında yer alan farklı ölçü ve ifadeler sebebiyle İslâm hukukçuları arasında tartışılmıştır.
Bazı fakihlere göre fecr-i sâdık ufukta aydınlığın oluşmaya başladığı vakitte, bir kısmına göre ise beyazlıktan sonra kızıllığın ufukta iyice ortaya çıkmasıyla başlar. Fakihlerin çoğunluğu bu konuda orta bir yol takip etmiş, fecr-i sâdıkın ufukta beyazlığın iyice yayılmasıyla başlayacağı görüşünü benimsemiştir. Cumhur, ilgili âyette geçen siyah-beyaz ayırımını gecenin siyahlığı ve gündüzün beyazlığı (Buhârî, “Śavm”, 16), fecri de ufukta yayılan beyazlık olarak açıklayan hadisleri ve ümmetin bu yöndeki uygulamasını esas almış, bazı hadislerde geçen “kızıllığın ortaya çıkışı” ifadesinin (Tirmizî, “Śavm”, 15; Ebû Dâvûd, “Śavm”, 17) veya bazı sahâbe ve tâbiînin sahuru bu vakte kadar geciktirdiğine dair rivayetlerin beyazlığın ufukta iyice yayılması ölçüsünü tekit edici bir anlam taşıdığı yorumunu yapmıştır.
Öyle anlaşılıyor ki cumhurun bu konuda ihtiyatlı bir görüşü tercih etmiş olması, sabah namazı vaktinin sahur vaktinin sona ermesini takiben başlamakta oluşu sebebiyle sabah namazının kılınabilmesine de yeterli bir zaman kalmasını sağlama, böylece hem oruç hem de sabah namazı için makul bir bitiş-başlangıç vakti belirleyebilme gibi bir amaç taşımaktadır.

SABAH NAMAZI NASIL KILINIR?

Sabah namazı iki rekât sünnet, iki rekât farz olmak üzere 4 rekâttır. Sabah namazının hem sünnetinin hem de farzının kılınışı şu şekildedir:

SABAH NAMAZININ SÜNNETİNİN KILINIŞI

Sabah namazının iki rekât sünnetini kılmak için:
“Niyet ettim bugünkü sabah namazının sünnetini kılmaya” diye niyet eder, elleri, baş parmak kulaklarının yumuşağına gelecek kadar yukarıya kaldırıp, “Allahuekber” diye tekbir alır.
Bundan sonra elleri bağlar, “Sübhâneke’llâhümme ve bi hamdike ve tebârekesmüke ve teâlâ ceddüke ve lâ ilâhe gayruk” duasını okur ve “Eûzü billahi mine’ş-şeytânirracîm (İlâhî rahmetten kovulmuş olan şeytandan Allah’a sığınırım) – Bismillâhirrahmanirrahim (Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla başlarım)” der ve Fâtiha sûresini okur, sonra “âmin (kabul buyur, ey Rabb’imiz)” der ve bir miktar daha Kur’an okur. Bu bir miktarla kastedilen, en az bir sûre veya üç kısa âyet yahut üç kısa âyet uzunluğunda bir âyettir.
Bundan sonra “Allahuekber” diye rükûa varır, bu durumda en az üç kere, “Sübhâne rabbiye’l-azîm (Yüce Rabb’imi her türlü eksik sıfatlardan tenzih ederim )” der.
Sonra “semi allahü limen hamideh (Allah, hamdeden kulunun övgüsünü işitmiştir)” diyerek ayağa kalkar, ayakta “Allâhümme Rabbenâ leke’l-hamd (Allahım! Hamd sana mahsustur)” der, bundan sonra “Allahuekber” diyerek secdeye varır, secdede üç kere “Sübhâne rabbiye’l-a’lâ (Ey en yüce olan Rabb’im! Seni her türlü eksik sıfatlardan tenzih ederim)” der, sonra “Allahuekber” diyerek kalkar, bir tesbih miktarı oturup, yine “Allahuekber” diyerek ikinci secdeye varır, bunda da üç kere “Sübhâne rabbiye’l-a’l┠der. Bununla bir rekât tamamlanmış olur.
Bu ikinci secdeden sonra “Allahuekber” denilerek ikinci rekâta kalkılır. Ayakta yalnız Besmele ile Fâtiha ve bir miktar daha Kur’an okunur, birinci rekâtta olduğu gibi rükû ve secdelere varılır, ikinci secdeden sonra oturulur ki bu iki rekâtlı bir namazda son oturuştur. Bunda Tehıyyât, salli-bârik ve “Rabbenâ âtinâ fiddünyâ haseneten…” duaları sonuna kadar okunur, sonra “es-selâmü aleyküm ve rahmetullah (Allah’ın selâmı ve rahmeti size olsun)” diyerek sağ tarafa, sonra da yine “es-selâmü aleyküm ve rahmetullah” diyerek sol tarafa yüz çevirip selâm verilir. Bununla sağ ve sol tarafta bulunan mü’minlere, meleklere ve mü’min cinlere selâm verilmiş olur. Böylece iki rekâtlı bir namaz bitmiş bulunur.
Bütün bu tekbirler, tesbih ve kıraatler gizli, yani namaz kılanın kendisinin işitebileceği bir sesle gizlice yapılır. Namazda erkekler ile kadınların ellerini kaldırma, bağlama şekli, rükû ile secdelerde ve oturuşlarda alacakları durumlar “Namazın sünnetleri ve âdâbı” konularına girdiği için burada açıklama yapmıyoruz. Dilerseniz İslam İlmihali kitabımızdan okuyabilirsiniz.



SABAH NAMAZININ İKİ REKAT FARZININ KILINIŞI

Sabah namazının iki rekât farzı ise şöyle kılınır:Önce, erkeklere mahsus olmak üzere kâmet getirilir, sonra “bugünkü sabah namazının farzını kılmaya” diye niyet edilir ve eller kulakların hizasına kadar kaldırılarak “Allahu ekber” diye namaza başlanır ve sabah namazının sünnetinde belirtildiği üzere kılınıp tamamlanır. Ancak sabah namazının farzında Fâtiha’dan sonra biraz fazla Kur’an okunması sünnettir. Bu sünnetin en az miktarı kırk âyet kadardır. Bununla birlikte üç kısa âyet miktarı okunması da caizdir. Vaktin çıkmasından korkulduğu takdirde az âyet okunur. Hatta yalnız Fâtiha ile veya bir birkaç âyetle de yetinilebilir.
Ebû Hanife’ye göre, farz olan kıraatin alt sınırı, en az altı harfli bir âyettir. “Sümme nazara (sonra baktı)” ve “lem yelid (doğurmadı)” âyetlerinde olduğu gibi.
Tek başına namaz kılan kimse, bu farzı kılarken tekbirleri, Fâtiha’yı, ilâve edeceği sûre veya âyetleri ve “semi allahü limen hamideh” cümlesini açık (sesli) okuyabilir.

SABAH NAMAZINA NASIL KALKILIR?

Sabah namazı kılmayanların ya da zamanında uyanamayanların her zaman birtakım bahaneleri vardır. Bir kısmı iyi niyetlidir ama insan içinde bulunduğu şartları namaza engel zannetmiş, bir çözüm bulamamıştır. İşte bu bölümde sabah namazını kılmama bahanelerini sıralayıp, onlara aşma yollarını sıralıyoruz. Bunları sıralarken şu notu da düşmeyi unutmayalım: Her başarılı işte olduğu gibi Sabah namazına kalkmak da bir irade işidir. Sağlam bir irade ile aşağıdaki bahanelerden kurtulabilirsiniz. İşte sık karşılaşılan Sabah namazına kalkamama bahaneleri:

SABAH NAMAZININ BAHANELERİ

  • Çok yorgunum, uykum var.
  • Çocuk uykusuz bırakıyor, sonra da uyuyup kalıyorum.
  • İhtilâm oldum, gusül yapmam gerekir.
    – Gusül için mutlaka sıcak suyla yıkanmanız gerekmez.
    – Gusül zamanı, köklü bir temizliğin yapılmasını gerektirmez.
    – Gusül için her şeyin en güzel ve en mükemmel olmasını beklemeyin.
    – Bazen kalabalık bir yerde kalıyor olabilirsiniz.
    – Guslettikten sonra bazı kimseler havluyla kurulanmaya ve giyinmeye uzun zaman harcarlar.
    – Gusülden sonra vakit çok darsa namaz kılmaya hemen başlayabilirsiniz.
  • Güneş doğmak üzereydi.
  • Yatağın içi sıcacık, dışarısı soğuk, üşeniyorum.
  • Misafirlikte nasıl davranılacak.
  • Saati kurmayı unuttum.
  • Yatsı ve teheccüd sabah namazına engel mi?
SABAH NAMAZINA KALKMA FORMÜLLERİ
  • Zamanında uyuyun.
  • Sabah namazına kalkmak için içten dua edin.
  • Uyarıcı araçlardan yararlanın.
    – Çalar saat kurmak
    – Telefonu kullanmak
    – Uyandırması için birisine söylemek
    – Nöbetleşe beklemek
  • Başka birinden destek alarak Sabah namazına kalkın.
    Sabah namazına kalkmak kadar kaldırmak da çok önemlidir ve beceri ister. Sabah namazına kaldıracağınız kişiye uygun hareket etmelisiniz. Öncelikle kimi kaldırıyorsanız ona tatlı, yumuşak, içten ve şefkatli bir dil kullanın.
SABAH NAMAZINA NASIL KALKILIR?
  • Sabah namazına coşkuyla kalkın.
  • Sabah namazını hızlı kılmayın.
  • Namazı resmi ve üstünkörü kılmayın.
  • Huşû ve tâdil-i erkân ile kılın.
  • Cemaatle kılın.
  • Büyük camilerde sabah namazı kılın.
  • Tesbihat ve duayı hiç ihmal etmeyin.
________________

Sizin İmza Resimleri Görmeniz İçin Yetkiniz Yok. Lütfen Üye Olun.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
kalkilir, namazi, namazinda, nasil, neler, sabah, yapilir

Seçenekler
Stil


Saat: 15:30

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

izmir escort istanbul escort, Ankara escort, Ankara escort, Ankara escort, Ankara escort, porno izle, sex izle, porno izle, escort bayan, ankara escort bayan, kayseri escort ankara escort beylikdüzü escort ankara escort, istanbul escort, kayseri escort ankara escort beylikdüzü escort antalya escort,