ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > İslamiyet

İslamiyet İslami Bölüm


Müslümanın Müslüman Üzerindeki 5 Hakkı

İslami Bölüm


Müslümanın Müslüman Üzerindeki 5 Hakkı

ForumSevgisi Din Ve Maneviyat Kategorisinde ve İslamiyet Forumunda Bulunan Müslümanın Müslüman Üzerindeki 5 Hakkı Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Müslümanın Müslüman Üzerindeki 5 Hakkı Şöyle bir düşünelim.. Bitmeyecek sandığımız ortalama yedi onluk ömrümüz sona erdi. Yüz yıllarca berzah aleminde ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni
  • 2 gönderen Hamûş
Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 31 Mart 2016, 15:31   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Hamûş - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Cok Yorgun
Üyelik tarihi: 15 Ocak 2016
Mesajlar: 3.315
Konular: 278
Beğenilen: 415
Beğendiği: 1
www.forumsevgisi.com
Standart Müslümanın Müslüman Üzerindeki 5 Hakkı

Müslümanın Müslüman Üzerindeki 5 Hakkı

Şöyle bir düşünelim.. Bitmeyecek sandığımız ortalama yedi onluk ömrümüz sona erdi. Yüz yıllarca berzah aleminde ağırlandık ve nihayet ihtiyar olduğu kadar yorgun da olan “Dünya” nın da sonu geldi. Allah’ın (Subhanehu Ve Teala) hak vaadi olan kıyamet gerçekleşti. Mizan, Sırat Köprüsü, sonsuz nimetlerle dolu Cennet, sonsuz azap için yaratılan Cehennem, Rablerinden gelecek emir ve talimatları bekleyen memur melekler, un ufak olmuş kemiklerinden dirilen Ademoğulları, İsrailoğulları, yüz yirmi dört bin peygamber ve ümmetleri, tüm ehl-i kitap, ahiret gününü yalanlayan münkirler, putperestler, ateşperestler, budistler, ateistler, deistler, hindular, Firavun, Nemrut, Ebu Leheb, Ebu Cehil ve dünya sahnesinde rol almış tüm dönem zalimleri, cinler, haklarını aldıktan sonra toprak olmayı bekleyen hayvanlar ve varlığından bile habersiz olduğumuz tüm alemler gözlerin dikilip kaldığı hesap günü için hazır.

Ve elbette biz de gençliğimizin, güzelliğimizin, sağlığımızın, afiyetimizin, zamanımızın, malımızın, ilmimizin saymakla sonunu getiremeyeceğimiz türlü türlü dünya ikram ve nimetlerinin, tüm an ve amellerimizin zerresiyle hesabını vermek üzere, hesabı çabuk gören Alemlerin Rabbi’ nin huzurundayız.

Sıramız geldi. O ana kadar cennete mi cehenneme mi gideceğimiz tam bir muamma ve dehşet içinde akıbetimizi bekliyoruz. Mizanda amellerimiz tartıldı, salih amellerimiz küçük bir farkla önde ve “Girin cennete siz ve eşleriniz sevinç ve mutluluklar içinde” (Zuhruf 70), “Oraya eminler olarak selâm ile giriveriniz.” (Hicr 46), “Rabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan, Allah’tan gereği gibi korkanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun!” (Ali İmran 133) ayetlerini duymak, cennetle müjdelenen müttakilerden olmak ve kendimizi sonsuz nimetlere bırakmak istiyoruz.

İşte tam, Zül Celali Vel İkram’ ın bize ikram ettiği, altından süt ırmaklarının, bal ırmaklarının aktığı cennetlere koşarken bir sesin: “Bu kulundan davacıyım Ya Rabbi, üzerinde hakkım var! ” diyerek bizi durdurmasını istemiyorsak, müslümanın müslüman üzerindeki şu beş hakkını iyi biliyor ve rivayet ediyor olmamız gerekmekte sevgili kardeşlerimiz.

1) Selam Verdiğinde Selamını Almak



Selam vermek, verenden eksiltmeden alana kazandıran bir sadaka, müminler arasındaki muhabbet ve bağlılığı perçinleyen sosyal sünnetlerimizden biridir. Verildiğinde sünnet gerçekleşir, alındığında ise farz. Tüm bunların yanı sıra birbirlerine selam verip alan müminlerin Allah’ı zikretmiş olmaları da salih amel açısından ayrı bir getiridir. Nefis afetlerimizden biri olan “kibir” i törpüleyebilmek için de uygulanabilirliği kolay yöntemlerden biridir “selamlaşmak”. Adını Allah’ın (Azze Ve Celle) en güzel isimlerinden biri olan “Es-Selam” dan alan bu güzel sünnetimizde; verilen selamı ya aynıyla yada daha iyisiyle karşılamak müslümanın müslüman kardeşi üzerindeki haklarından yalnızca birisidir.

“Siz bir selam ile selamlandığınız zaman, siz de ondan daha güzeliyle karşılık verin veya verilen selamı aynen iade edin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır. ” (Nisa 86)

”Nefsim elinde olana yemin olsun ki siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Ben size yaptığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir iş göstereyim mi? Selamı aranızda yayın” (Hadis-i Şerif, Müslim, 54)

2) Davete Çağırdığında Davetine Katılmak



İslamiyet sosyal ilişkilere son derece önem veren bir dindir. Namazı cemaatle kılmak, sıla-i rahim dediğimiz akraba ziyareti, hasta ziyareti, komşu hakları ve komşuluk paylaşımları, müminlerin arasındaki sevgi ve kardeşliği pekiştirmeye yarayan hediyeleşme sünneti, bayramlarımız, cenaze törenlerimiz, selamlaşmamız, musafaha yapmamız, sosyal düzen ve eşitliği sağlamaya aracı olan zekat ve kurban ibadetimiz, dünyanın dört bir yanından gelen müminlerle yapılan hac ve tavaf gibi birçok ibadetimiz İslamiyet’in sosyal yönüne örnek verebileceklerimizden yalnızca birkaçı. Peygamber Efendimiz’ in (Sallallahu Aleyhi Vessellem) kuvvetli sünnetlerinden biri de davet edildiği yere icabet etmesiydi. O zengin fakir, ergin çocuk, büyük küçük hiçbir daveti küçümsemez, imkanları nispetinde hepsine iştirak etmeye çalışırdı. Öyle ki “Müslümanın Müslüman kardeşi üzerindeki hakkı” sayılabilecek ve davet sahibinin ricası üzerine nafile orucun bile bozulmasında bir beisin bulunmayacağı ölçüde önem atfettiği sünnetlerinden biri olarak günümüze kadar geldi. Kıyamette çokluğumuzla övüneceğini söylediği biz ümmetinin de, Şeriata aykırı bir durumun bulunmadığı her davete şartlarımız ve zamanımız ölçüsünce icabet etmemiz gerekmekte sevgili kardeşlerimiz.

“Biriniz bir düğün yemeğine davet edilirse, böyle bir davete icabet etsin.” Hadis-i Şerif (Müslim, Nikâh, 97-98).

“Her kim davete icabet eylemez ise gerçekten o Allah’a ve Rasûlü’ne isyan etmiş olur. Oruçlu olsa bile icabet eder ve duada bulunur. Eğer oruçlu değilse yer ve dua eder. Eğer (özürsüz) yemez ise günahkâr olur ve cefa etmiş bulunur.” (Müslim, Nikâh, 110)

3) Hapşırdığında Yerhamukallah Demek



İslam dini birbirlerine iyiliği emreden kötülükten nehyedenlerin, birbirlerine hayrı ve hakkı tavsiye edenlerin, hayır duasında bulunanların dinidir.
Efendimiz’ in de (Sallallahu Aleyhi Vessellem) buyurduğu üzere;

“Nefsimi elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, bir kişi hayırdan kendisi için istediğini, Müslüman kardeşi için de istemedikçe mükemmel bir şekilde îman etmiş olmaz.” (İmam Ahmed b. Hanbel, El-Müsned, el-Fethu’r-Rabbani Tertibi, Ensar Yayıncılık: 1/113.)

Ayrıca melekler biz mümin kardeşimize ne dua edersek “Allah sana on mislini versin” şeklinde dualarımızı bize iade ediyorlar. Tüm bunlardan da anlaşılacağı üzere İslam Ahlakı müminlerin birbirlerine sürekli fayda sağlamasını, birbirleriyle dost olmasını ve birbirlerine zincirleme iyilikte bulunmalarını gerektirir. Hapşırdığında “Elhamdülillah” diyen din kardeşimize “Yerhamukallah” yani “Allah sana rahmet etsin” diyerek hayır duasında bulunmak din kardeşimize karşı vazifemizdir. Hapşıran kişi de yine karşılık olarak “Yehdina ve yehdikumullah” yani, “Allah bize ve size hidayet versin” diyerek mümin kardeşine hayır duasında bulunabilir. Bu silsileden amaç; Müslümanlar arasında hamdı, şükrü, duayı yaygınlaştırmak ve canlı tutmaktır. Her müminin ağzı din kardeşi için temizdir ve mümin mümine bu temiz ağızlarla dua etmelidir.

“Bir Müslüman, yanında bulunmayan bir din kardeşi için dua ederse, mutlaka melek ona, aynı şeyler sana da verilsin, diye dua eder.” (Müslim, Zikir 86)

“Bir Müslümanın, yanında bulunmayan din kardeşine yapacağı dua kabul olunur. Bir kimse din kardeşine hayır dua ettikçe, yanında bulunan görevli bir melek ona, ‘Duan kabul olsun, aynı şeyler sana da verilsin.’ diye dua eder.” (Müslim, Zikir 87, 88)

4) Hastalandığı Zaman Ziyaretine Gitmek



Müminlere karşı en önemli görevlerimizden biri de hasta ziyareti. Akrabalarımızın, komşularımızın, arkadaşlarımızın, sevdiklerimizin sıhhat ve afiyetleriyle ilgilenmek onları önemsediğimizin en büyük alametidir. Hastalandıkları zaman yanlarında olduğumuzu hissettirebilmek, onlara bu sıkıntılı zamanlarda destek olup moral vermek, şifaları için El-Şafi’ den yardım istemek, duacıları olmak Müslüman kardeşlerimize boynumuzun borcudur. Unutmayalım ki merhamet etmezsek, merhamet göremeyiz. Aynı duruma düştüğümüzde sevdiklerimizi etrafımızda görmek istiyorsak sağlığımızda bu güzel sünnetimize sıkı sıkı sarılmalıyız.

“Kim bir hastayı akşam vakti ziyaret ederse onunla mutlaka yetmiş bin melek çıkar ve sabaha kadar onun için istiğfarda bulunur, Ona cennette bir bahçe hazırlanır. Kim de hastaya sabahleyin giderse, onunla birlikte yetmiş bin melek çıkar, akşam oluncaya kadar ona istiğfarda bulunur, Ona cennette bir bahçe hazırlanır.” (Ebu Davud, Cenaiz 7 (3098)

Yahudilerden bir çocuk Resulullah’ a (Sallahu Aleyhi Vessellem) hizmet ediyordu. Bir gün hastalandı. Resulullah (Sallahu Aleyhi Vessellem) onun ziyaretine geldi. Baş ucunda oturdu ve “Müslüman ol” buyurdu. Çocuk yanında durmakta olan babasına baktı. Babası da “Ebu-l Kasım’a itaat et!” diye emretti. Çocuk derhal müslüman oldu. Resulullah (Sallalahu Aleyhi Vessellem) oradan ayrıldığı vakit şöyle diyordu: “Onu benim vesilemle ateşten kurtaran Allah’a hamdolsun.” (Buhari, İlm 39)

Allah birine “ben hastalandım beni ziyarete gelmedin” buyurur. O kimse, “Yarabbi seni nasıl ziyarete geleceğimi bilmiyorum” deyince de “Falanca Müslüman hastalandığında ziyaret etseydin, beni bulurdun” buyurur. (Müslim Birr 43)

“Hastayı ziyaret edin, aç olanı doyurun, esiri kurtarın!” (Buhârî, Cihâd 171)

5) Öldüğü Zaman Cenazesine Katılmak




İşte Müslüman kardeşimize karşı son vazifemiz. Gerçek dünyasına doğru uzun bir yolculuğa çıktığında onu uğurlamak, tekrar dirileceği günü beklemek üzere onu toprağa iade etmek.

Her ne kadar cenaze namazı farz-ı kifaye olsa da, sevdiğimiz insanların dünya üzerindeki son günlerinde onların yanında olmak , onları berzah alemine uğurlamak din kardeşliği hakkıdır. Üzerlerindeki hakkımızı helal ettiğimizi duymaları adına bizi orada görmek istediklerini unutmamalı ve bu konuda gereken hassasiyeti göstermeliyiz. Hem ibret nazarıyla bakabilme hem de mükellefiyetin düşmesi açısından Müslüman kardeşlerimizin cenazelerine azami ölçüde katılmaya gayret etmeliyiz. Ayrıca kardeşimizi sorgu sualde yalnız bırakmamak adına Bakara Suresini okuyabilecek bir süre kadar başında beklemek, affı ve sorgu sualin kolaylığı için istiğfar ve duada bulunmakta İslam kardeşliği adına yerine getireceğimiz son görevlerimizdendir.

“Bir müslüman ölür, cenaze namazına Allah’a şirk koşmayan kırk kişi katılırsa, Allah bunların onun hakkındaki şefaatini mutlaka kabul eder.” (Müslim Cenaiz 59, 948)

“Bir müslüman ölür ve üzerine müslümanlardan üç saf namaz kılarsa, Allah şefaati mutlaka vacib kılar.” Hadis ravisi Malik (R.A)

“Cenazeye katılanlar az olursa, bu hadis sebebiyle cemaati üç safa taksim ederdi.” (Ebu Davud Cenaiz 43, 3166)

Allah-u Teala ve Tekaddes Hazretleri, son nefesimizi kabzetmeden önce kendisine ve kullarına olan tüm hakların ve borçların iadesini nasip etsin.

Fi Emanillah

KAYNAK
Kartaliçe ve Witch bunu beğendiler.
________________





Sizin İmza Resimleri Görmeniz İçin Yetkiniz Yok. Lütfen Üye Olun.




imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
hakki, haklari, musluman, muslumanin, nelerdir, uzerindeki

Seçenekler
Stil


Saat: 08:14

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,