ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim Kişisel Gelişim İle İlgili Bölüm

Günün Sözü: Sevdiklerinize zaman ayırın, yoksa zaman sizi sevdiklerinizden ayırır... Feronia
Günün Sözü Önerileriniz İçin Tıklayın

Lütfen Alternatif Yolları Deneyiniz

Kişisel Gelişim İle İlgili Bölüm


Lütfen Alternatif Yolları Deneyiniz

ForumSevgimiz Eğitim Bölümü Kategorisinde ve Kişisel Gelişim Forumunda Bulunan Lütfen Alternatif Yolları Deneyiniz Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Lütfen Alternatif Yolları Deneyiniz İsmet Özel, Cuma Mektupları’nın beşinci kitabına şu cümleyle başlıyor: "Hatadan arınmış, yanlış anlaşılmaktan kendini kurtarmış bir ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 06 Şubat 2015, 01:42   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Alabora
Öylesine Biri i$te.
Alabora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Eglenceli
Üyelik tarihi: 30 Aralık 2014
Şehir: Heryer
Mesajlar: 1.321
Konular: 925
Beğenilen: 247
Beğendiği: 638
www.forumsevgisi.com
Standart Lütfen Alternatif Yolları Deneyiniz

Lütfen Alternatif Yolları Deneyiniz



İsmet Özel, Cuma Mektupları’nın beşinci kitabına şu cümleyle başlıyor: "Hatadan arınmış, yanlış anlaşılmaktan kendini kurtarmış bir söz etmeye niyeti olan âdemoğlu, ağzını açmaya hiç kalkışmamalı..." Buna karşılık, Paul Valery de "gerçek düşmanlarımız sessizdir" diyor.

Kaç zamandır, birinci cümleden dolayı yazı yazmıyordum. Ama ikinci cümleyle muhatap olmak da istemiyorum.
Bir yandan "Derdi olmayan insan değildir" diyoruz. Bir yandan da, başına iş açanlara, daha doğru bir ifadeyle iş yapmaya çalışanlara, "senin derdin ne" diye çıkışıyoruz. Bu, böyle bir şey mi?
Ya da şöyle: Benim söylediğim ile senin anladığın aynı şey ise, burada sorun var demektir.
Şairin de dediği gibi: "Tehlikeli bir durum; anladığını sanmak..."
Adına ’bakış açısı’ dediğimiz şey, göze göre değil, kalbe göre değişir. Mesela Sayın Özel’in Cuma Mektupları V’nin Çıdam yayınları baskısıyla bir sahafta karşılaşınca, yanımdaki arkadaşa "Çıdam’ın yedinci cildi bende yok" dedim ve kitabı hemen aldım. "Ağabey bu yedinci değil, beşinci cilt" dedi. "Hayır, bu yedi" dedim. Saygısından dolayı ısrar etmedi. Eve gidince durum ortaya çıktı. Yedinci değil, beşinci ciltmiş. Roma rakamıyla beş, Arap rakamıyla yedi. Ben, batılıların değil, doğuluların gözüyle bakmışım. Ayrıca yedinci cilt Çıdam’dan hiç çıkmamış.

Tabii bu şöyle bir şey değil: Eskinin Türkleri yerleşik hayata hor bakardı. Şimdinin Türkleri ise göçebelere kötü gözle bakıyor.
Şöyle de değil: Dede ve babalarımız "bugünlere şükür" derdi. Biz ve çocuklarımız ise "yarınlar bizim" diyoruz. Artık bu ne demekse?
Kant’ın da dediği gibi: "İstemek ve başarmak... Ne kadar tuhaf sözcükler..."

Çok yakın bir dostumuz, ramazan dolayısıyla bayağı bir kilo almış. Kendisine "Mümin güçlü olmalıdır. Mümin zayıf olmalıdır" dedim. Malum, menkıbelerimizdeki kötü karakterler genellikle kilolu insanlar oluyor. Kilo ya da göbek, dünyaya düşkünlüğü sembolize ediyor. İşte bu yüzden, "En büyük eksikliğimiz, maddi imkânlarımızın varlığıdır" diyorum. Sözgelimi bir arkadaşımıza "biraz kendine bak" derken, kastettiğimiz şey yeme-içme ve giyim-kuşamdan başkası değil. Kültür sanat değil, incelikler değil, maneviyat hiç değil...
Kabul, maddi olarak, teknik imkân olarak eskisinden çok daha güçlüyüz. Buna karşılık, her geçen gün inceliklerimizden, nezaketimizden, naifliğimizden, sevgimizden bir şey kaybediyoruz. Bu bizi "Kalın Türk" değil, Kaba Türk haline getiriyor.

...

Bir insanın hem ahlâklı ve dürüst kalmaya, hem de mutlu olmaya çalışması, günümüz şartlarında mümkün değil.İşte biz, kafamıza göre, bunu başarmaya(!) çalışıyoruz.

Başını örten kardeşlerimizi savunurken bile, "örtünmek dinimizin emridir" demiyor ya da diyemiyor; insan haklarından, demokrasiden falan bahsediyoruz.

...

En iyisi, galiba Hüseyin Kazım Kadri’yi dinlemek: "Dostluk kurduğun insanlardan bir vefasızlık görürsen, onları sakın kırma. Üslup ile geri çekil..."

Bizi en zayıf yerimizden, yani ahlakımızdan yakalıyorlar. Adem oğlu Adem maddiyata, makama ve kadına karşı dayanıksızdır. İşte bizleri buralardan yakalayıp kendilerine benzetiyorlar.
Benzemek istemiyor musun? O zaman vay haline!
Çünkü artık dürüst olmak, ahmak olmakla eşdeğer haline geldi.
Böylelerine "biraz kafanı çalıştır" diye nasihat ediyorlar. Kafanı çalıştır; yani dişlerini, mideni ve sindirim sistemini...
Kalpten ne haber?
Sana kalpten soruyorlar...

Konu Alabora tarafından (06 Şubat 2015 Saat 01:47 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
alternatif, deneyiniz, lutfen, yollari

Seçenekler
Stil


Saat: 20:41

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.