ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim Kişisel Gelişim İle İlgili Bölüm


Etik Liderlik Fark Yaratıyor

Kişisel Gelişim İle İlgili Bölüm


Etik Liderlik Fark Yaratıyor

ForumSevgimiz Eğitim Bölümü Kategorisinde ve Kişisel Gelişim Forumunda Bulunan Etik Liderlik Fark Yaratıyor Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Etik Liderlik Fark Yaratıyor Liderin vizyoner olması, riski üstlenmesi elbette önemli. Ancak yeterli değil... Herkes için daha adil ve mutlu ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 23 Temmuz 2015, 15:27   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Etik Liderlik Fark Yaratıyor

Etik Liderlik Fark Yaratıyor

Liderin vizyoner olması, riski üstlenmesi elbette önemli. Ancak yeterli değil... Herkes için daha adil ve mutlu bir dünya için inisiyatif alması da gerekli. Etik liderlik evrensel bazda geçerliliği olan, herkese eşit uygulanan erdemler üzerine kurulur...

ERDEMSİZ ZENGİNLİK MUTLULUK GETİRMEZ

Erdemsiz zenginlik anlamdan yoksundur. Bir toplum, eğer maddi kalkınmanın yanında manevi kalkınmayı da sağlayamazsa yaratılan zenginliğin mutluluk sağlaması mümkün olmaz. Toplumların ilerlemesi sadece ekonomik ya da teknolojik gelişmelerle olmuyor. Bir toplumu refah toplumu yapan, onun ahlak seviyesidir.
Ludwig Van Beethoven "Çocuklarınıza erdemli olmayı öğretin, insanlığı ancak bu mutlu kılar." der.

Ahlaki ya da etik değerlerin tanımı, bir toplumdan diğerine ve zamana göre farklılıklar gösterir. Hırsızlık her toplumda ahlak dışı bir davranıştır. Ancak hangi davranışların "hırsızlık" kapsamına girdiği konusunda anlayış farklılıkları vardır. Mesela fikri mülkiyet haklarının ihlali bir toplumda "hırsızlık" olarak ele alınırken diğerinde "normal" olarak değerlendirilebilir. Türkiye'de bir çok eğitimli insan kopya CD, korsan kitap almakta bir sakınca görmezken ileri batı toplumlarında öğrenciler ders kitaplarından fotokopi bile çekmemeye özen gösterirler.

Erdemli olmayı sadece kendi ilişkilerimiz çerçevesinde sınırlarsak ahlaklı davranmış olmayız. "Komşuluk ahlakı" sadece kendi sokağımızda yaşayan kişiler için geçerli olduğu zaman dünya üzerinde insanlıktan bahsetmemiz mümkün olmaz. Bir insanın dini değerlere sahip olması onun mutlaka ahlaklı olmasının garantisi değildir. Liberal bir görüşe sahip olmak da insanı ahlaksız yapmaz. Üstün ahlaklı insanlar, dindarlar arasından çıkabileceği gibi herhangi bir dine mensup olmayanlar arasından da çıkabilir.

Etik liderlik evrensel bazda geçerliliği olan, koşullara ya da kişilere göre değişmeyen ilkelerle hareket eden, herkese eşit uygulanan erdemler üzerine kurulur.

Erdemle ilgili ilk metinler, Konfüçyüs'ün kıssaları , Atinalı filozofların hayatın anlamı üzerine koydukları düşünceler ve kutsal kitapların öğretileridir. Modern çağda hukuk, etik, ahlak hatta din, aslında birbirine çok yakın değerlere ve ilkelere dayanır. Bunlar adalet, eşitlik, dürüstlük, sorumluluk gibi temel değerlerdir.

Doğruyla yanlışın farkını bilmek önemlidir; ama daha da önemlisi doğruları yapma cesaretini ve iradesini gösterebilmektir. Kişisel çıkarımızın tehdit altında olduğu durumlarda da ilkeli ve etik davranabilmektir.

Ahlak anlayışı mutlak değildir. Zaman içinde evrilir ve gelişir. Nasıl toplumsal ahlak zaman içinde değişime uğruyorsa iş ahlakı da değişime uğrar. Yakın bir zamana kadar iş etiğinden bahsedildiğinde somut bir kalite standardı kasdedilirdi. Müşterileri aldatmamak, onları kandırmamaktan ibaret bir dürüstlük anlayışıydı söz konusu olan. Bundan yirmi yıl önce, süte su katmayan, mücevherin altın ayarıyla "oynamayan" bir şirket, etik kurallara uyan bir şirket olarak değerlendiriliyordu ama bu şirketlerin sigortasız işçi çalıştırmaları ya da çevreye zarar vermeleri hiç sorgulanmıyordu bile.

Şimdi ise dürüst olmak ahlak basamaklarının en alt seviyesinde kaldı. Elbette bu ilk basamakları bile çıkamamış kötü örnekler var; ancak artık toplum şirketlerden bundan çok daha fazlasını talep ediyor. Eskiden bir fabrikanın atıklarını doğaya bırakması normal karşılanırken bugün bu durum, hem suç hem de ahlaksızlık olarak kabul ediliyor. Daha da ötesi bugün şirketlerden doğal kaynakları geliştirecek alternatif yollar bulmaları bekleniyor.

Şirketlerden beklentiler de değişti. Bugün artık iş ahlakı, "ne yapılmaması" gerektiğinden çok "ne yapılması gerektiği" ile ilgili tarif edilmeye başlandı. Bugün bir şirketin itibarlı kabul edilmesi için şirketin ürünlerini pazarladığı ülkelerdeki yerel değerlere ve kültüre saygılı olması bir zorunluluk oldu.
Bugün bir şirketin hammadde tedarik ettiği ülkelerdeki yerel üreticileri suistimal etmemesi o şirketi itibarlı yapmaya yetmiyor. Body Shop’un daha 1990'lı yıllarda Uluslararası Af Örgütü ile işbirliği yaparak müşterilerini insan haklarının sağlanmasına yönelik "iz bırakmaya" çağıran dünya çapında bir kampanyayı başlatması gibi sorumluluklar üstlenmesi gerekiyor.

Bugün şirketler için ahlaklı ve etik olmak, sağduyunun ve vicdanın sesine kulak vermek demektir. İtibarlı bir şirket olmak "dünyayı daha iyi yaşanılır bir yer yapmak" için çaba göstermeyi gerektirir.

Bu sebeple ben gerçekten değerlerle yönetilen bir şirket yaratmanın duvarlara vizyon ve misyon yazıları yazmaktan çok daha anlamlı işler yapmakla mümkün olacağı kanaatindeyim. Değer merkezli olmayan şirketlerin sürdürülebilir bir büyüme sağlayamayacağına inanıyorum. Tıpkı insanlar gibi şirketlerin de pusulası vicdanlarıdır. (Şirketlerin Pusulası Var Mıdır?)

Immanuel Kant "Ahlak, kendimizi nasıl mutlu edeceğimizi değil, mutluluğumuzu nasıl değerli kılabileceğimizi gösteren bir öğretidir." der.

Howard Gardner, sosyal paylaşım mecralarının dünyayı şekillendirdiği günümüzde, doğruluk, iyilik, hakikat gibi erdemlerle ilgili görüşlerimizin derinden etkilendiğini söyler. Çok kutuplu, çok kültürlü, çok sesli sanayi sonrası toplum, neyin ne kadar erdemli olduğunu "kaygan" bir zemine taşımış ve bu düşüncelerimizi "göreli" bir hale getirmiştir. Gardner'in de dediği gibi "Artık tek bir doğru değil, doğrular vardır ve bunların her biri kendi alanı için uygun, her birinin yanılması mümkün ama her biri sürekli gelişmeye ve iyileştirilmeye açıktır."

Gardner, bu kaygan zeminde, daha adil ve mutlu bir dünya yaratabilmek için bu çağın ruhuna uygun olan iyi, doğru ve güzel değerleri yeniden bulmak ve erdemli olmayı tekrar tarif etmek zorunluluğu içinde olduğumuzu vurgular.
Küreselleşmenin yol açtığı toplumsal, çevresel, sosyal ve kültürel sorunlara ancak küresel bir etik anlayışının yaygınlaşmasıyla çare bulunabilir. Alman din bilgini Dr. Hans Küng, bu anlayışla 1990 yılında ’Global Etik’ ("weltethos") fikrini ortaya atar ve ortak etik standartları temelinde bütün uluslara, dinlere ve kültürlere mensup insanların birlikte barış ve huzur içinde yaşamalarının, daha barışçıl ve adil bir dünya için birlikte çalışmalarının hiç de ütopik olmadığını söyler. Bu paralelde de "Şiddetsiz bir kültür ve bütün yaşam biçimlerine saygı; dayanışma kültürü ve adil bir ekonomik düzen; hoşgörü kültürü ve samimi bir yaşam; herkesin insan olma bakımından eşitliği" üzerine kurulan Dünya Etiği Projesi'ni geliştirir. (Projekt Weltethos)

Dr. Hans Küng 'ün önerdiği küresel anlamda hâkim olan bir etik anlayışı ancak Howard Gardner'in dediği gibi "etik zihne sahip" kişilerle sağlanabilir.
Howard Gardner'a göre doğru, gerçek ve güzel olan erdemlerin bu kadar kaygan olduğu bir dünyada "etik zihin" sahibi kişi kendisine, "Ben nasıl bir insan, çalışan ve vatandaş olmak istiyorum? Eğer benim işimde çalışanların hepsi aynı bakış açısına sahip olsaydı ya da herkes benim yaptığımı yapsaydı dünya nasıl olurdu?" diye soran kişidir.

Gardner'a göre "ötekileri" anlamaya çalışmak ve onlarla işbirliği kurmanın yollarını aramak gerekir. Herkesin birbiriyle bağlantılı olduğu dünyamızda hoşgörüsüzlük ve saygısızlık artık geçerli seçenekler değildir.
Ancak hoşgörü, anlayış ve empati tek başına yeterli değildir; insanların sadece hoşgörülü olması yetmez. Kendi çıkarlarının da ötesinde, içinde yaşadıkları toplumun ihtiyaç ve talepleri ve herkesin esenliği için nasıl özveriyle çalışabilecekleri üzerine kafa yormaları da gerekir.

Moliere, "Sadece yaptıklarımızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz." der. Dolayısıyla sadece üzerimize vazife olanlarla değil, herkes için daha adil ve mutlu bir dünya için etik liderlik konusunda da inisiyatif almalıyız. Unutmamalıyız ki, inisiyatif kullanmak, çoğu zaman başkalarının yapmaya çekindiği ya da direndiği bir konuda "bir adım öne çıkıp" değişimi başlatan kişi olma riskini almak demektir.

Anita Roddick "Bir grup düşünceli ve idealist insanın dünyayı değiştirebileceğinden kuşkunuz olmasın. Aslında dünyayı değiştirenler hep bu bir grup insan olmuştur." der.

Ben her birimizde bu gücün var olduğuna inanıyorum. Daha ahlaklı bir dünya için her birimizin katkı sağlayabileceğine inanıyorum. Yazan : Temel Aksoy
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
etik, fark, liderlik, yaratiyor

Seçenekler
Stil


Saat: 10:12

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,