ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Eğitim Bölümü > Kişisel Gelişim

Kişisel Gelişim Kişisel Gelişim İle İlgili Bölüm


Ilk kitaplarını nasıl yayınlattılar?

Kişisel Gelişim İle İlgili Bölüm


Ilk kitaplarını nasıl yayınlattılar?

ForumSevgimiz Eğitim Bölümü Kategorisinde ve Kişisel Gelişim Forumunda Bulunan Ilk kitaplarını nasıl yayınlattılar? Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Ilk kitaplarını nasıl yayınlattılar? Alev Alatlı, Ataol Behramoğlu, Ece Temelkuran, Erdal Öz, Pınar Kür ve Selim İleri ilk kitaplarını yayımlatmayı ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 23 Temmuz 2015, 16:02   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Ilk kitaplarını nasıl yayınlattılar?

Ilk kitaplarını nasıl yayınlattılar?

Alev Alatlı, Ataol Behramoğlu, Ece Temelkuran, Erdal Öz, Pınar Kür ve Selim İleri ilk kitaplarını yayımlatmayı nasıl başardıklarını anlattılar

ŞÜKRAN PAKKAN
Milliyet
15.12.2004

Yazar adaylarına duyurulur: Her satırını zevkle okuduğunuz, belki bitmesini bile istemediğiniz, elinizden düşüremediğiniz kitapların ünlü yazarları yayın dünyasına ilk adımlarını biraz cesaret, şans ve tesadüfle attılar. Hikayelerini okuyup cesaret duymanız, yazdıklarınızı hemen bir dosyada toplayıp yayınevlerine göndermeniz gerekiyor... Ya da tam tersi; buruşturup çöpe atın.
Örneğin Ece Temelkuran kendi deyimiyle "paspas" gibi kullanıldığı stajyer gazetecilik yıllarında bir ekranda haberini yazarken, diğer ekranda ilk kitabını tamamlamaya çalışıyordu. Kitabına son noktayı koymasıyla sayfaları kırmızı dosyasına yerleştirmesine kadar geçen süre içinde, ne kadar sürdüğü meçhul bir cesaret toplama süresi var. Selim İleri ilk kitabını tanıdıklarının eczane kasasından "topladığı" paralarla bastırabildi. Pınar Kür yayınevine gönderdiği kitabının basıldığını kitapçıda alışveriş yapan ablasından öğrendi.

"Erdal Öz kitabım için ''Bu bir Türk romanı değil!'' demişti"

Alev Alatlı
Hiçbir yayınevine kitap götürmek durumunda kalmadım. İlk romanım "Yaseminler Tüter mi Hâlâ?" Yazko''dan çıktı. Metni ilk okuyanlardan birisi rahmetli Emil Galip Sandalcı''ydı. Teşvikiye''deki evinde kitabın son sayfalarında karşılıklı ağlaştığımızı hatırlıyorum. Yazko bir kooperatif hüviyetinde olduğu için, beğenildi-beğenilmedi meseleleri de yoktu. Yine de Erol Toy''un "Bu bir ilk roman filan değil, bu bir epik" diye yüreklendirmesi vardı ki, halen minnetle anarım... 1983-84 yazının bir ayını Caddebostan Plajı''nda Cemil Meriç ve ailesiyle birlikte geçirdim. Yıllar içinde sarsılmaz bir dostlukla bağlanacağım Kezban Akçalı ile ilişkimizi başlatan da bu yaz oldu. Yazdığımı görmek istedi. Metni alıp Erdal Öz''e götürüyor. Erdal bir sayfayı bitiriyor, ikincisini veriyor. "Çok iyi bir çeviri!" diyor Erdal. Kezban atlıyor, "Hadi, yayımla! Ama haberin olsun, çeviri değil telif!" Öz''ün cevabı: "Telif belki ama bu bir Türk romanı değil!"

"Şiirlerim yayıncının önerisi ve isteğiyle basıldı"

Ataol Behramoğlu
Yayımlanan ilk şiir kitabım "Bir Ermeni General" 1965''te, o sırada üniversite öğrencisi olduğum Ankara''da, Toplum Kitabevi''nin sahibi sayın Remzi İnanç tarafından, onun önerisi ve isteği ile yayımlanacak eserler arasında yer aldı. Bu ilk kitabı, sevgili Memet Fuat''ın da yayınları arasında yer alan "Bir Gün Mutlaka" (1919) izledi. Memet Fuat yönetimindeki Yeni Dergi''nin şairlerindendim ve kitabımın orada yayımlanması doğaldı. Sonraki birçok şiir kitabım ve öncekilerin yeni basımları değerli yayıncı Oğuz Akkan''ın, şiir kitabı yayıncılığına da yenilikler getiren Cem Yayınları arasında basıldı. "Bir Gün Mutlaka"yı izleyen kitabım, "Yolculuk, Özlem, Cesaret ve Kavga Şiirleri", çoğunlukla, 1970''te başlayan ve kesintisiz dört yıl sürecek bir yurtdışı yaşantısının ürünleridir. Bu kitabın dosyasını Türkiye''ye, bu yurtdışı yolculuğunun o sıradaki durağı Moskova''da ilk kez karşılaşıp tanıştığımız (bu tanışıklık yaşam boyu sürecek bir dostluğa dönüşmüştür) Orhan Apaydın''a göndermiştim. Ve kitap Cem Yayınevi tarafından benim yokluğumda, yayınevi sahibi ya da yöneticileriyle henüz tanışmamışken yayımlandı.

"Kitabımı Orhan Pamuk''un da çok beğendiğini söylediler"

Ece Temelkuran
Cumhuriyet gazetesinin Ankara bürosunda muhabirdim. Stajyerlerin çok çalıştırıldığı; paspas haline getirildiği dönemlerdi. Bir bilgisayarda haber yazarken diğerinde ilk kitabımı yazıyordum: "Bütün Kadınların Kafası Karışıktır". Bitirince, kırmızı bir dosyaya yerleştirdim sayfaları. Dosyayı da sarı zarfın içerisine koydum. "Boğulacaksan büyük denizde boğul" diyerek, dönemin en büyük yayınevi İletişim''e gönderdim ilk kitabımı. Aslında yıllar sürebiliyor bu süreç ama bir ay sonra bana cevap geldi. Bir akşam televizyonda Can Kozanoğlu''nu izliyorum, telefonum çaldı. Arayan kişi "Ben Can Kozanoğlu" demez mi! "Kitabınızı yayımlamak istiyoruz, İstanbul''a gelir misiniz?" Öylesine komik yani. İki gün sonra İstanbul''daydım. Yayınevine girdim, bir editörün yanında bekliyorum. Can geldi. Beni daha büyük bir yaşta bekliyormuş. Kitabımı çok şaşırtıcı bulduklarını, Orhan Pamuk''un da çok beğendiğini söyledi.
O gün sözleşmeyi imzaladık. Sonra da kitabım basıldı. Yayımlandığı gün çok kar yağıyordu, gazeteden çıktım, kitapçıya gidiyorum, o anı olabildiğince uzun geçirmek istiyorum. Kitapçıya girince hayal kırıklığına uğradım; yüzlerce kitap, benimki onların arasında incecik. Bir tane alıp çıktım.

"Yaşar Nabi''nin müstehcen bulup basmaktan çekindiği bölümü oturup baştan yazdım"

Erdal Öz
"Odalarda", yayımlanan ilk romanım. Yıl 1960. Daha önce bir-iki roman denemem olmuştu ama bir süre sonra yırtıp atmıştım. O yaşlarda yazılanları yırtıp atmak iyidir. Pek çok şeyi yırtıp atmanın, aslında, her yaşta doğru olduğu kanısındayım. "Odalarda"yı yazdığımda 23-24 yaşlarındaydım. O yaşlarda "Odalarda"yı yazmakla kalmamış, bir mektup eşliğinde Ankara''dan, Varlık Yayınları arasında çıkması dileğiyle, İstanbul''a, Yaşar Nabi''ye postalamıştım. Şimdi, yıllar sonrasında, o mektupları yeniden okuyunca hem şaşırıyorum hem de utanıyorum. O zarif insanla, o büyük yayıncıyla ne kadar didişmişim, ne kadar üzmüşüm o güzel insanı. Sonunda bıktırmış olmalıyım ki, 1960 Haziran''ında -evet, hem de Varlık Yayınları arasında- basılmıştı kitabım. Yaşar Nabi dayanamamış, ilk fırsatta okumuş romanımı. Yaşar Nabi''nin müstehcen bulup basmaktan çekindiği bölümü oturup baştan yazdığım günleri çok iyi hatırlıyorum. Ancak, yeniden yazdığım bölüm, -nedense- bir öncekinden biraz daha "erotik" olmuştu. Yaşar Nabi o bölümün yeni biçimini -sanırım- okumadan 1960 Haziran''ında yayımladı kitabımı.

"İlk romanımı bana haber vermeden piyasaya sürmüşler. Sevinçten havalara uçtum"

Pınar Kür
İlk romanım "Yarın Yarın"ı tamamladığımda önce E Yayınları''nın sahibi Aydın Emeç''e götürdüm ama dosyayı okuduğunu bile sanmıyorum. "12 Mart konulu romanlara ilgi duymuyoruz" diye kestirip attı. Bunun üzerine Hilmi Yavuz''un önerisiyle Ankara''daki Bilgi Yayınevi''ne götürüp o zamanki yayın yönetmeni Attila İlhan''a teslim ettim. Tunalı Hilmi Caddesi''ndeki bürosuna giderken kalbim fena halde çarpıyor, dizlerim titriyordu... Görüşmeden bir hafta geçmeden kendisinden aldığım mektup umutlarımı daha da artırdı ama son kararı yayın kurulunun vereceğini söylüyordu. O yazı heyecanlar içinde geçirdim. Romanın yayımlanacağı haberi geldi ama zaman belirlenmemişti. Bu sefer daha büyük heyecan. Altı ay sürdü. Bir gün kardeşim elinde kitapla eve geldi. Yani bana haber bile vermeden piyasaya sürmüşler kitabı. Havalara uçtum. O sevinci bir daha hiçbir kitabım karşısında duymadım.

"İlk kitabımı para yürüttüğümüz iki eczane kasasına borçluyum"


Selim İleri
Vedat Günyol hikayelerimi bir kitapta toplamanın, bir şekilde bastırmanın yollarını arıyordu. Kendi yayınevinden, Çan Yayınları''ndan yayımlanmasına olanak yoktu. Çan Yayınları''nın ekonomik gücü neredeyse sıfırdı. Çan Yayınları''nın basımeviyle görüşüldü. Harçlıktan biriktirilmiş bir miktar para var. Atatürk Erkek Lisesi''nde okul müdürümüzün oğlu bugünün televizyon yönetmeni Naci Çelik''ti. Çelik''le iyi arkadaştık, ikimiz de edebiyat tutkunu, kitap kurdu... 1968 güzünde müdürümüz emekli olmuştu. Beyoğlu''nda bir eczane açmıştı: Yeşilçam Eczanesi. Naci babasının kasasından çalıyor, ben de Pendik''e gidip geldikçe teyzemin eczanesinden. Yani "Cumartesi Yalnızlığı" iki eczanenin kasasına çok şey borçludur. Bu şekilde sermayeyi tamamladık. Bin adet basılmıştı. Bunun dörtte birini bile okura ulaştıramadık. Kitaplar Vedat hocanın deposuna kaldırıldı.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ilk, kitaplarini, nasil, yayinlattilar

Seçenekler
Stil


Saat: 02:33

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,