ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Sosyal Bölüm > Kişisel Sayfam

Kişisel Sayfam Kişisel Blog


Cate|Kişisel Sayfası

Kişisel Blog


Cate|Kişisel Sayfası

ForumSevgisi Sosyal Bölüm Kategorisinde ve Kişisel Sayfam Forumunda Bulunan Cate|Kişisel Sayfası Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Ağaç Şeklinde Aç16Beğeni
Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 01 Kasım 2014, 00:14   #181
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 01 Kasım 2014, 00:50   #182
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.

Orhan Veli
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 01 Kasım 2014, 00:50   #183
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

"Sensizlik" Ne yalnız bir kelime...

[Cam Kenarı]


Yürüyelim mi ne dersin, su toplayıncaya kadar
ayaklarımızın altı ?
Dedim, yürümedin.
Sevmeyi becerelim!
Sevgiliyi değil...
Dedim, anlamadın.
Bütün insanları domino taşları gibi sıralamıştım
hayatımda,
Ve;
sen ilk parçasıydın, yıkıldın !


Bir çığlıktı yalnızlığım
Hepiniz mi sağırdınız !!!


"Şeytan ona uymamız için yalvarıyor"
________Peki biz çok iyi insanlar olduğumuz için
mi onu kıramıyoruz


Hoşçakal larınız Batsın
giden gidiyor
ve kimse
Hoşça kalmıyor ..
Alıntı.


Sayfanda dilenen olursan _________
Dilencilerin sadaka niyetine yüreğini alırlar !!!


Söylenecek çok şey varken
Suskunluklara selam olsun deriz biz de !!!


Hani uslanmaz tavrınıza
İlla ki karşılık ararsınız ya ... Tuhaf der
geçerim !!!


Ateşin söndüğü yerde kalırsan
Külleri seni tanımadığın maskeye götürür !!!


İçimdeki çocuğun masalıydın, "sen". . .

Bildiğin Bir Tercüman Varmı Sevgili..?
"Yokluğunun" Dilinden Anlamıyor ; Yüreğim......




Yüreğimsen şimdilik sus acını. İçten gözler bulana
dek ertele.
Hele çekilsin şu sırtlan sürüsü. Çıkarsız sözler
duyana dek
bekle. Gideriz bir gün başka iklimlere. Sen
kederini oralara
sakla.
Bu kadar suskunluğunun diyetini. Umarsızca
haykır çığlık
çığlığa . Hakkındır bol bol harca dertlerini. Bir
tane
bırakmadan hesapsızca.
Yüzünü güneşe dön mutluluktan. Ama şimdi değil
vakit var
daha.
Yüreğimsen şimdilik sus acını . Ele güne karşı
unutmuş görün .
Dağılsın göğünden leş kargaları . Gözlerinde
göremesinler
hüzün . Oluruz gün gelir o suskun kentte . Sen
gözyaşını
oralara sakla . Derin sessizliğinin sonrasını ..
Dağa taşa bağır
yana yakıla . Serin sularla söndür yangınını .
Yarını düşünmeden kaygısızca . Papatyalar topla
yeşilliklerden . Ama şimdi değil vakit var daha ...


"Ben her bahar aşık olurum" der şair. Ben her
bahar, her yaz,
her kış, her sonbahar aşık olurum; hep aşık
olurum...
Her zaman yeniden ve yine aşık olurum kaç
zamandır;
hep ona, ona ve ona...
'Aşk nece bir şeydir' sorusuna:
"Aşk yaşanır anlatıl(a)maz" diye cevap verirler.
Aşk anlatılmazmış!
Nedenmiş?
"E yaşanır anlatıl(a)maz da ondan yani"...
Öyle mi gerçekten?
aşk anlatıl(a)maz mı?
Acaba...
Aşk anlatılır dostum;
Yaşanmışsa
Aşk ise gerçekten ve âşıksan iliklerine kadar
ve hele bir de karşılıksız ise oy!
İşte dostum
o zaman anlatılır en yalın haliyle...
Yalandır, ya da aşk ile tutku karıştırılır anlatıl
(a)mazsa;
Beğeni, tutku, heves ne kadar ağır olursa olsun
aşktan çok
çok gerilerdedir.
Çünkü aşk karşılık beklenmeden gelişen duygudur
ve belki de
emsalsiz oluşu bundandır.
Yoksa aşk neden anlatıl(a)masındı?
Yürek yetiyorsa aşka ve aşkı ifade etmeye;
İşte o zaman en güzel, en "kutsal", en sahici olan
bu duygu
anlatılır.
Yoksa eğer yürek sancısı; volkanlar kaynamazsa
her haliyle ve
paramparça değilse hücreler...
Neyi anlatabilirsiniz ki?
Aşk anlatılır canım
En net
En berrak
En temiz
En açık ve seçik haliyle anlatılır.
Yeter ki aşk olsun,
Yeter ki
Âşık olun ve aşkı diğer taklidi duygulardan
ayırabilin.
Yoksa böyle bir duygu anlatılamayacak da ne
anlatılabilinir ki?
Aşktan daha etkili
Daha çarpıcı
Daha sahici hangi duygu olabilir ki?
Mesela
"iliklerim maşuka kilitlenmiş,
Onu düşünmeden dayanamıyorum" demek; "ona ait
ne varsa en
büyük hazzı verir" demek anlatılamaz mı?
"Ya adını anınca tir tir oluyorum", "gözleri
gözlerimi başka bir
şeyi görmeme izin vermiyor" demek ya da "gözleri
boynuma
ilmik gibi geçiyor" demek neden aşkı anlatmak
olmasın?
Neden "o benim her nefes alışıma ortak olduğu için
solunum
sıkıntısı yaşıyorum ve kalbim de bu sebeple
yerinden çıkar gibi
çarpıyor" demek aşkı bal gibi anlatmak değil de
nedir?
Yürek varsa aşk anlatılır dostum,
Sadece aşk anlatılır aslında. Çünkü hileye,
abartıya,
dolaylamaya ihtiyaç duymaz aşk cümleleri...
O; evet sadece o (duygu) katıksız ve katışıksızdır.
Riya
yapışmaz âşıka ve bu sebeple çekinmeden söyler
onun evrenin
en harikası olduğunu.
Evet, sadece aşk en güzel şekliyle anlatılır ancak;
Yüreğinizin sesidir aşkı anlatan sözcükler,
Hiç düşünmeden peş peşe sıralarsınız aşkı anlatan
cümleleri
"Onu düşünürken
bütüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüüün dertlerimi
tatile gönderiyorum" neden aşkı anlatmasındı?
Neden tatil dönüşü dertlerim onu andığımda ebedi
dinlenmeye
çekilircesine uzaklaşıyor" demek aşkı ifadede
yetersiz kalsın?
Başka hangi duygu bu eşkâlsiz ve emsalsiz
sözcükleri bir
araya getirebilir ki?
"O benim sol yanımda pır pır eden serçedir ve hiç
durmadan
benimledir kıpırtısıyla" dediğinizde aşkı anlatmış
olursunuz.
Yürek varsa,
Yürek yetiyorsa aşk anlatılır en halis kelimelerin
dansıyla...
Yok, eğer "yoluna ölürüm" derseniz ve sonra bir
şekilde ayrılık
vuku bulmuşsa
İşte o zaman halinize gülersiniz;
"Meğer âşık değilmişim" dersiniz ve yeniden âşık
olma hakkınızı
kullanmak istersiniz. Elbette ki bu duygu aşk diye
anlatılamaz.
Haksız da sayılmazsınız. Çünkü aşk başkadır
dostum. Aşk tek
kişilik ve tek kereliktir. Ötekiler mi dediniz?
Dedik ya;
Taklittir, tutkudur, üst perdede beğenidir,
hevesdir ve ait
etme/olma duygusudur.
Herkes yaşamasa da büyük oranda yaşanır taklidi
duygular ve
işte yazık eden de budur. Zira o süreçte âşık
olduğunuzu
zannedip onurunuzu heder etmiş olursunuz. Yani
yürekten
vurgun yemiş olursunuz.
İşte dostum anlatılmayan budur,
Bunu anlatamazsınız
Anlatmazsınız bu pişmanlık vere(bile)cek
duyguları...
Neyini anlatacaksınız ki?
Yaşanır ve biter olanı nasıl anlatabilirsiniz?
Ya da
Yüreğiniz yetmiyorsa neden aşka iftira edersiniz?
İşte sabahtandır ne güzel anlatıyorum aşkı. Demek
ki aşk
anlatılır!
Ya da aşkı anlattığınızı zannedersiniz kenarından
kıyısında bir
bukle cümleyle...
Tıpkı benim yaptığım gibi aşkı değil de maşuku
anlatır;
anlattığınızı aşk sanırsınız.
Olsun "kendiniz olup" dağarcığınızı dökersiniz ya
Yüreğinizin taşkınlığına bentler ve barajlar
dayanmıyor ya
Bir kirtik de olsa aşktan anlatacağınız bir şeyler
vardır
demek...
Yoksa aşk anlatılmaz yaşanır elbet; çevresinden,
sahilinden bir
şeyler de anlatılır.
Sizin aşkınıza kayıtsız kalsa da...
Aşksız kalmamanız ve onurunuzu tutku ve
hevesinize unu ufak
etmemeniz temennisiyle...
Ahmet Ay


Gidiyorsun he..Gidiyorsun..
Kime sordun..Kime sordunda giidyorsun..
Sordun mu bana yapabilirmisin yaşayabilirmisn
bensiz
buralarda diye..
Ağlamadan durabilirmisin içkiyi bırakabilirmisin
diye sordun
mu..
Üşüdüğünde soğuğuna dayanabilirmisin buraların
diye sordun
mu !
Özlediğinde anılara sarılıpta uykulara
dalabilirmisin diye
sordun mu !
Söylesene sen bana beni unutabilirmisin diye
sordun mu !
Ben sensiz buralarda ne yaparım..Yağmurlarında
nasıl ıslanır
güneşinde nasıl ısınırım..
Söylesene yar sahi sensiz buralarda nasıl
yaşanır...
Yol bilmem iz bilmem..Sana gitmede diyemem..
Nasıl özlerim seni bir bilsen !...
Sorsana bana bir yar beni özlermisin diye bir
sorsana..
Gitme yalvarırım gitme..
Hem nasıl bırakır gidersin beni ben senin için
gelmedim mi
buralara nasıl susupta bakmadan yüzüme
gidersin..
Yürek dayanırmı göz ağlamadan durabilirmi..
Nereye gidiyorsun bensiz..Hayır izin vermiyorum
gidemezsin !
Hem Sordun mu sen bana gidebilirmiyim
diye..Hayır işte
gidemezsin !
Dursana hala yürüyorsun ! Duymuyormusun yoksa
gitme
diyorum dur..Sakın atma bir adım daha sakın
gitme..
Uzaklaşıyorsun kayboluyorsun yavaş yavaş
karanlığa
karışıyorsun..
Gidiyorsun..Son bir kez duymadan sesini ve
dokunmadan
tenine sanırım sen gerçekten gidiyorsun..
Ve ölüyor aşk kollarımın arasında ayrılık vuruyor
tam
kalbinden bu aşkı...
Aslı Karadağ


Usul usul yaklaşıyorsun yanıma elinde umut
çiçekleri var
görüyorum. Görmezden geliyorum! Daha önce
yaşamadıklarıma
benziyor diye kafamı çeviriyorum.
Bizler yani önce kötü adamları sevmiş kadınlar
iyiyi tanırız.
İlk anda fark ederiz bir erkek ne kadar adamdır
gözünden
anlarız. Bir an içimiz gider böyle bir adamla
yaşamanın huzuru
üstüne düşler kurarız.
Bizler yani aşkın en zor sınavlarını erken yaşta
geçenler
sevginin değerini anlarız. Aşk kuyumculuğu
yaparız biraz ama
sattıklarımızı boynumuza takamayız. Geçmiştir
üstümüzden
onca yaşanmışlığın kiri tozlarını silkelemekle
meşgulken
başkalarını kirletmekten korkarız.
Bizler yani hayatın merdivenlerini birkaç kez inip
çıkmış
olanlar yüreğimizi dağlamayı biliriz. Hangi
kelimede parçalanır
ilişkiler ve nasıl kolay çıkılır yanındakini
uyandırmadan
yataktan öğrenmişizdir. Birileri süzülerek
kalkmıştır
yanımızdan bir gece yarısıuyanmışızdır ama
kafamızı
kaldırmak işimize gelmemiştir. Yüzleşmeye
korkmuşuzdur
kendimizle o yüzden şimdi yalnız uyumayı
alışkanlık haline
getirmişizdir yatağımızda.
Bizler yani diğerlerine göre daha güçlü duran
kadınlar sevdayı
herkesten fazla çekmişizdir. Gözyaşı yerine kan
akıtmışızdır
akşam saatlerinde yastık üstlerine ve kimse
çığlıklarımızı
duymamıştır. Hatta ellerimizi geçirip kanattığımız
avuçlarımız
olmasaağladığımızı bile bilmemişlerdir. Bir erkeği
sevmeyi önce
biz öğrenmişizdir. Kırgınlıklarımızdan ördüğümüz
duvarları bir
türlü göremeyen gözleri geçirmeyiz artık
yüreğimize ama ne
fayda? Biz artık bizde tükenmişizdir.
Bizler yani aşkın en zorunu kavganın en sertini
gören kadınlar
en iyi biz biliriz yaşamı çünkü tırnaklarımızı
geçirirken
hayatın sırtına mutlaka defalarca düşmüşüzdür.
Üstelik kimse
de yanımızda olmamıştır sırtımızı sıvazlayıp
başımızı
okşayacak. Hep tek başına kalkmayı dik durmayı
öğrenmişizdir.
Bize sert diyenlere göstermiyorsak içine
düştüğümüz kuyuları
erdemimizdendir.Şimdi senelinde bahar çiçekleri
yavaş yavaş
sokuluyorsun yanıma ya görüyorum! Bakmıyorsam
bil kiseni
sevme ihtimalimdendir. Yalnız sevdiklerimi değil
sevmeye değer
olacağına inandıklarımı da korumak istediğimden.
Bizler yani
yüreği bir gece kadar ağır olan ama içinde
kadınlığını en
temiz haliyle taşıyanlar incitmekten korkarız bize
benzemeyenleri! O yüzden git uzak dur benden ki
sevmeyeyim
seni çünkü korkarım karanlığım üstüne bulaşıp
kirletir diye
yüreği temiz kalmış son erkeği..


Ne söylersem tersini yapıyor. İbret olsun diye,
Taksim
Meydanı’nda sallandıracaksın bunun gibi kalpleri,
bak bir daha
yapıyorlar mı? Sakın sevme diye üstüne basa basa
söylediğim
kim varsa, hep gidip onlara aşık oldu.
Gözlerim görüyor, gördüğünü yorumlasın diye
aklıma
ulaştırıyor. Akıl süzgecinden çıkan düşünce,
ruhumu uyarıyor:
“Dikkat! Bu adam (kadın) senin kalemin, aman
uzak dur,
çarpılırsın!” Ruhum da bunu kalbime yolluyor.
Buraya kadar
sorun yok, anarşi yüreğimde başlıyor. Sanki ona
demişler ki,
git kollarına atıl! Nasıl bir hızlı çarpmaktır, nasıl
bir
heyecandır sormayın gitsin. Engellemeye
çalışıyorum ama
tutabilene aşk olsun! Tutamayınca zaten aşk
oluyor.
İşin kötüsü, sevme dediğim adamların(kadınların)
tarzları da
aynı, en azından önceki yaşadıklarından ders al
değil mi? Ama
nerede? Hayır, neyine güveniyorsun ki? Sen, eni
konu 250
gramlık bir et parçasısın. Yemek diye koysam karın
doyurmazsın. Küçücük halinle kime kafa
tutuyorsun? Ayrıca
çabuk kırılırsın, nazlısın, incinirsin. Parklarda
köpeklerini
gezdirenleri izlediniz mi hiç? O küçük köpekler ne
çaçaron
olurlar, boyuna posuna bakmadan, kocaman sokak
köpeklerine
havlayıp, kafa tutarlar. Büyük köpek de şöyle bir
bakar,
içinden “üflesem düşersin, hadi git, başımı belaya
sokma” der.
İşte kalbimin yaptığı tam olarak budur. Boyundan
büyük işlere
girer, o koca sokak köpeklerine diklenir. Sonrasını
tahmin
edersiniz. Acaba, köpek eğitim merkezi gibi, kalp
eğitim
merkezi kurulsa; bu yüreklere beyinden gelen
emirlere itaat
etmeyi öğretebilirler mi?
Bazen içimden, elimle göğsümü yırtarak açıp, şu
kalbi söküp
atmak geliyor. Ayrıca ona sevme diyen yok ki,
doğru dürüst
adamları(kadınları) seç, onları sev diyorum. Yok!
Nerede
rahatsız, sorunlu tip var, gider bulur. Dünyayı o
kurtaracak
ya! Sonra onu kim kurtaracak, orası muamma,
sorsanız ne
olacak der?
Aşk için her şeye değer, her acı çekilir der. Sanki
acıyı tek
başına çekiyor. Sen sadece ağrıyorsun,, mantıklı
karar
alamıyor. Ruh desen depresyonda, bünye çöküyor.
Dilde bile
tat alma duygusu kayboluyor. Hayatın bütün
bağları kopuyor.
Sonra toparla bakalım toparlayabilirsen. Zaman
geçiyor bu
arada, günler, aylar, mevsimler su gibi akıyor.
Dışarıda yaşam
durup seni beklemiyor ki bu arada bütün vücut
seninle beraber
kahrediyor. Burnun direği sızlıyor. Gözlerden
kanayana kadar
yaş akıyor. Akıl fonksiyonlarını kaybediyor. Doğru
düşünüp!
Ne desem olmuyor. Ne söylesem kar etmiyor. Bu
kalp işi çok
zor. Gönül gideceği yolu kendi seçiyor. Akıl, fikir,
el, ayak, ne
varsa peşinden sürükleniyor. Hepimiz harap
oluyoruz
anlayacağınız. Zaten bu son şansı, umarım bu defa
doğru
kişiyi seçmiştir. Yemin ediyorum, yine aynı
yangına tutulursa;
durdururum bu kalbi bir gece yarısı içimde!


Kaybetmek zorunda mıydım seni? Avuçlarımın
arasından kayıp
gitmek zorunda mıydın ben farkında olmadan? Oysa
olabildiğince sarıp sarmalamıştım seni, sırf
kaybetmemek
için... Bir daha gitmeni, benden uzaklaşmanı
engellemek için.
Fazla mı zarar vermiştim ki sana seni korumaya
çalışırken?
Öyle olmalı... Yoksa neden beni bırakıp gidesin ki?
Seni sevdiğim, sana taptığım ve senden ayrılmak
istemediğim
için mi? Sanmıyorum... Biliyorum insanların
kendilerine değer
veren kişileri bırakıp gitmeyeceklerini... Biliyorum
sevildiği
kadar mutlu olacaklarını ve mutlu olmak için
sevenlerinin
yanında kalacaklarını... Ama sende öyle olmamıştı
bunu da
biliyorum. Sana değer verdiğim kadar
uzaklaşmıştın benden.
Uzaklaştığında daha sıkı sarmıştım seni ince
parmaklarımla...
Ama sen, ben seni sardıkça daha da uzaklaşmıştın
benden. Bir
kez kaybetmiştim zaten seni. Bunun bir kez daha
olmasına izin
vermeyecektim, vermemeliydim. En azından bu
benim kendime
verdiğim sözdü. Hesaba katmamıştım benden ne
kadar nefret
ettiğini. Hesaba katmamıştım başkalarını. Hesaba
katmamıştım senin ona olan sevgini, onu ve onun
sana olan
sevgisini. Bu aşka başlarkan hiç bir şeyi hesaba
katmamıştım
ki... Bir yılanın zehirinin insan vücudunda sinsice
ilerlemesi
gibi sende öyle ilerlemiştin bedenimde, farkında
olmadan kabul
etmişti kalbim seni ve daha sonra vücudum... Karşı
koyamamıştım sana hiç bir zaman. Elimde değildi ki
bu. Ahh,
elimde olsa şimdi bu halde olmayı ister miydim?
İster miydim
dokunuşlarını, tenime kondurduğun öpücükleri?
İster miydim
sanıyorsun belime doladığın kollarını, elime
kenetlediğin
ellerini? Peki ya sen? Sen bir kızı arkanda gözü
yaşlı bırakıp
gitmeyi ister miydin? Kendini onun kollarına
bırakıp, ardından
onu üzmeyi göze alarak bir başkasının kollarına
atlamayı ister
miydin? İstemezdim deme... Seni üzmeyi göze
alamam deme
bana... Burada senin için ağlarken bana bu
sözcükleri
sarfetme. Yazık... Bana değil, sana yazık.
Yapmak istemediğin şeyleri yaptığın, beni
istemediğin halde
böyle bırakıp gittiğin için sana yazık. Ama
mutlusun değil mi?
Mutlusun... Ona seni bırakmamasını söyleyecek
kadar, onu
kaybetmekten korktuğun kadar mutlusun.
Sen, yaşadıkların kadar mutlusun aslında. Peki ya
ben? Beni
bırakmamanı söyleyemeyecek kadar, seni
kaybetmekten
korktuğum kadar mutsuzum. Mutsuzum çünkü
yaşadıklarım,
yaşamak istediklerim değil. Yaşadıklarım sensizlik,
yaşamak
istediğimse sadece sensin... Ve ben
yaşayamadığım kadar
mutsuzum.
Biliyor musun seni her gördüğümde gözlerinde
dalıp gitmenin
verdiği acıyı?
Sen hiç benim gibi sevdin mi ki bunu bileceksin? Hiç
sevdiğinin
gözlerinde kaybolduğunda bunun verdiği acıyı
tattın mı ki?
Hiç, onun seni sevdiğini düşünüp sonradan bir
başkasıyla
gittiğini farkettin mi? Ben farkettim...
Bir başkasıyla gittiğini, beni mutlu eden
öpücüklerin artık
başkasını mutlu ettiğini fark ettim ve sen yine
birini mutlu
ederken diğerini mutsuz etmiştin. Tıpkı beni mutlu
ederken,
bana değer verenleri mutsuz ettiğin gibi. Beni
mutlu mu
etmiştin? Ben böyle daha mı mutluydum? Ahh, beni
bırakıp
gidişin, gözlerime baka baka başkasını sevdiğini
söyleyişin...
Özledim... Beni sevdiğini bana anlatışını özledim.
Elimi
tutuşunu, öpüşünü, sarılışını en önemlisi başımı
omzuna
yasladığımda duyduğum o kokuyu özledim...
Parfümünü alıp
her gece yastığıma sıkmak ve ona senmişsin gibi
sarılmak...
Bunun bir insana ne kadar acı verdiğini bilebilir
misin?
Anlayabilir misin her gece gözlerimden süzülen
yaşların aslında
seni ifade ettiğini? Görebilir misin gözlerimdeki
aşkı, aşkımın
içindeki seni? Ben görüyorum işte... Senin
gözlerindeki
yaşların bir başkasını ifade ettiğini görüyorum...
Aşkının
içindeki 'onu' görüyorum ve bunlar biraz daha
gözlerimden
akmana sebep oluyor. Anla artık... Bu
gözyaşlarının sen benim
olmadan yitip gitmeyeceğini anla! Biliyorum benim
olmadan
asla rahat edemeyeceğim. Biliyorum, sana eskisi
gibi
sarılamadan, dudaklarına dokunamadan, kokunu
içime
çekemeden buralardan gidemeyeceğim... Biliyorum
sen bana
sevdiğini söylemeden ben seni terketmeyeceğim...




Eğer hayatınızın herhangi bir anına gidip orada
sonsuza dek kalacaksınız deseler, yalnızca iki şeyden
birini seçmek isterdim.
Biri, o çocukluğumun bahçesindeki ağacın dalına asılı
salıncakta sallanırken.
Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla
öpüştüğüm ilk gün.
Herkes aşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya
çalışıyordu.
Ama aslında bu kadar basitti işte;birini öptüğünde
salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın.


Dün gece bir şarkı sözleri çıktı radyoda
Yarısına ben eşlik ettim yarısına gözlerim.
Söylemek ne kadar acıtsa da; ben seni çok özledim..
*Ceyhun Yılmaz*


Şimdi gelsem..
Ayaklarım yağmura bulaşmış ve çıplak,
Kapını çalsam, aşkı özlemiş olarak..
Bitkin uzanıversem göğsüne,
Birikmiş tüm özlemimle..
... Huzurla yumsam gözlerimi,
Kokunu çeksem içime..
Uyusam, uyusam, uyusam
Okşarmısın saçlarımı..?
Üşümüş ayaklarımı ısıtırmısın..?
Yağmur kokulu tenimi,
Nefesinle kuruturmusun..?
Şimdi gelsem..
İyi ki geldin canımın içi dermisin..?


Dün gece seni düşündüm yine ansızın..
Sol gözümde bir damla yaş,
Kirpiklerimden süzülüp yanağıma aktı..
Belki ağlıyordum ama köşe bucak saklandım,
Kimse ağladığımı görmesin diye..
... Dün gece seni düşündüm ansızın..
Akıllı olmaktan uzak, delicesine..
Seviyorum seni, ölürcesine..
Seni düşündüm ben yine, dün gece...


Ben seni severken sen yanımda yoktun ki,
Ben seni özlerken sen bilmiyordun ki,
Ben seni sensiz sevdim, sen yokken bakışların vardı..
Nereye baksam oradaydılar,
Ben seni sensiz sevdim..
... Göremesem de rüyamdaydın, sevmesen de, kalbimdeydin..
Ben seni sensiz sevdim..
Sen olmasan da, hayalin vardı,
Sen olmasan da, şarkımız vardı,
Seni hatırlatan sen olmasan da, her dakika aklımdaydın..
Ben seni sensiz sevdim...


İnsan dediğinin, asalet akmalı elinden yüzünden..
Kalite kokmalı her bir yerinden..
Edep nedir, haya nedir bilmeli..
Bir söylüyorsa ikincisinde düşünmeli..
Az odalı olmalı kalbi..
... Her geleni buyur etmemeli..
Adabını, kelamını sezmeli önceden..
Suretiyle değil, yüreğiyle dokunmalı inceden...


İnsanlar hep başkaları için yaşarlar..
Başkalarına göre hayatlarını ayarlarlar..
Sonra da çok mutsuzum diye ağlarlar..
Bir bakın etrafınıza, mutsuzluğunuzdan kim ne kadar
haberdar..?


Ben, sensiz yaşayamam diyenlerden değilim.
Sensiz de yaşarım; ama seninle bir başka yaşarım!... (...?)


Seni seversem eğer,
Eksik yanlarım tamamlanır sanmıştım.
Oysa şimdi eksik kalacak yanım bile kalmadı.






En sevdiğim manzara .




Hayat kısa,
kuşlar uçuyor. (:






Gel böyle olalım..


“Aşık olduğumuz insanın,
kendisi kadar kokusuna da
aşığızdır..”




“ben senden başka gidecek
yer bilmem ki.”


"yüzünü görmeden yaşamak içimi acıtıyor be."

“Adam kadını özledi, başka kadına sarıldı.
Kadın adamı özledi, adamın yokluğuna sarıldı…”


Birine çok özlediği geçmişinden daha değerli ne verebilirsin ki?
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza

Konu PrensesCe tarafından (07 Mart 2015 Saat 02:03 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 02 Kasım 2014, 23:08   #184
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

“Şiir seviyorsa acısı vardır”
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 02 Kasım 2014, 23:08   #185
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

Hangi kırgınlık unutuluyor ki?
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 03 Kasım 2014, 02:41   #186
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

Gelip karışsana hayatıma, bende biraz sen olsun, sende
biraz ben..
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 03 Kasım 2014, 02:43   #187
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

En çok kendime kızıyorum, en değmeyenleri, en değerli
yaptığım için!
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 03 Kasım 2014, 02:44   #188
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

Yanlış şehirde, yanlış insanlarlayız.
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 03 Kasım 2014, 02:45   #189
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

Her kahkahanda Allaha teşekkür etmiyorsan, Neden her
ağladığında Ona kızıyorsun? [Necip Fazıl]
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 03 Kasım 2014, 02:45   #190
Durumu:
Çevrimdışı
Cate
Üye
Cate - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Acimasiz
Üyelik tarihi: 26 Ekim 2014
Şehir: -sen gittin herkes ölmeye başladı
Mesajlar: 4.582
Konular: 2467
Beğenilen: 227
Beğendiği: 168
www.forumsevgisi.com
Standart

Bir gülüş ki, aptalı oldum.
________________
aşkın ekimi kasımı olmaz ki.
ılık bir ekim sabahında,
ayaz bir şubat akşamında,
ya da temmuz güneşinde sevemez miyim seni?
severim, hem de çok!
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
cate|kisisel, sayfasi

Seçenekler
Stil


Saat: 04:41

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,