ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kitap Tanıtımları > Kitap Alıntıları


Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu


Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

Kitap Tanıtımları Kategorisinde ve Kitap Alıntıları Forumunda Bulunan Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu Yazar :Orhan Pamuk Yayınevi : ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:43   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu



Yazar :Orhan Pamuk
Yayınevi : Yapı Kredi Yayınları
Tür / Konu :
  • Roman (Yerli)
  • Ölüm
  • Efsane
  • Baba Oğul İlişkisi
  • Cinayet
ISBN : 9789750835605
Sayfa : 204 sayfa
Orijinal Dili : Türkçe
Basım Yeri : İstanbul
Basım Tarihi : 2016

Kırmızı Saçlı Kadın Kitabı Hakkında Genel Bilgi
1952 İstanbul doğumlu Nobel Edebiyat ödülü sahibi yazarın son kitabı YKY’dan Şubat 2016’da çıkmıştır. Kitabın en sonunda yazdığına göre Ocak – Aralık 2015 tarihleri arasında yazılmıştır. Çıktığı ilk günden itibaren edebiyat dünyasına bomba gibi düşmüş bir çok tartışmaya da konu olmuştur.

Kırmızı Saçlı Kadın Kitabının Konusu
Kitap 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde esas karakterimiz Cem’in çocukluğu anlatılır. Babasının onları terk edişi ve Cem’in çalışmak zorunda kalışı, kuyu ustası Mahmut Usta ile tanışması ve onun yanında Öngören’de (hayali bir yer) bir inşaat için kuyu açma zamanı ve ilk aşık olduğu kadını yani Kırmızı Saçlı Kadını anlatılır.

İkinci bölümde Cem artık büyümüştür. Üniversite okumuş, çok başarılı olmuş ve jeoloji mühendisi çıkmıştır. Bu bölümde, evliliğini ve işlerini büyütmesini, ülke ve dünya çapında inşaat sektöründe gelişmesini, geçmişinin hiç beklenmedik bir zamanda karşısına çıkıp bütün hayatını altüst etmesini ve Cem’in acı akıbetini anlatılır.

Üçüncü bölümü de ise, ilk iki bölümdeki anlatıcı, Cem, değişir; Kırmızı Saçlı Kadın olur. Onun ağzından aslında ne olduğunu, görünenin arkasında neler döndüğünü, Cem’in ve kendisinin nasıl bu hale geldiklerini okuyacağız.

Kırmızı Saçlı Kadın Kitabının Özeti
Cem aslında bir yazar olmak istiyordu çocukluğundan beri. Bunda babasının payı büyüktü kuşkusuz. Babası sol görüşlü, cezaevinde yatmış, işkence görmüş birisiydi. Cem çocukluğundan beri onun gözüne girmek, kendisiyle gurur duymasını sağlamak istiyordu. Hatta büyüdüğünde bile “babam bunu bilse/görse ne derdi acaba?” diye kendisine hep sormuştur.

Cem çok kitap okurdu. Bu yüzden de yazar olmayı istiyordu biraz. Cağaloğlu’nda bir kitapçıda çalışıyordu küçükken, orada da bir çok kitap okuma şansı oluyordu ve kitapçının sahibi Deniz abisi de ondan yazar olacağına dair çok umutluydu. Fakat bir zaman sonra Cem’in babasının daha önce de ortadan kaybolduğu gibi, ortadan kaybolacağı tuttu. Onları terketmişti babası. Bir süre sonra da gelmeyeceğini anladılar zaten annesiyle. Annesinin babasına karşı başka bir öfkesi vardı. Geçmişten gelen. Cem bunun nedenini daha sonra öğrenecekti.

Artık Cem’in çalışması gerekiyordu. Kitapçıda aldığı para üniversite sınavı için dersane ücretini biriktirmeye yetmeyecekti. Bu yüzden bir tanıdıklarının bahçesine bekçi olarak gitti Cem. Kitapçıya göre daha çok para kazanıyordu. Aynı anda bekçilik yaptığı tarlanın yakınlarında bir kuyu açılma işlemi oluyordu. Bu iş Cem’in ilgisini çok çekti. Artık her fırsatta kuyu çalışmasını izliyordu. Orada tanıştı kaderini değiştirecek Mahmut ustası ile. Aynı zamanda Cem de Mahmut ustasının kaderini değiştirdi.
Bir süre sonra annesini zar zor ikna ederek, kuyuya inmeyeceğine dair yeminler vererek Öngören’e bir inşaat için kuyu açmaya gitti Mahmut ustası ile. Mahmut ustasını babasının yerine koydu. Babası kadar sevdi, saygı ve hayranlık besledi. Mahmut usta da kendi babasının onun ustası olduğunu anlatır, Cem’in de onun oğlu gibi olduğunu, onun da daha sonra kendisi gibi usta olacağını söylerdi. Mahmut usta da Cem’i olmayan oğlu yerine koyar öyle severdi. Her gece hikayeler anlatır öyle uyurlardı. Daha sonra Cem bu hikayeleri hiç unutmayacak ve çıkış noktalarını araştıracaktı.

Böyle hikaye anlatılan bir gecede kuyudan su çıkmadığı ve ustanın moralinin bozuk olduğu bir gecede, Cem’den bir hikaye anlatmasını istemişti Mahmut usta. Cem de kendisinin de ustası kadar bilgili olduğunu kanıtlamak istercesine Kral Oidipus efsanesini anlattı. Babasını yanlışlıkla öldürüp annesi ile evlenip kral olan Oidipus.. Mahmut ustanın bu ahlaksız hikaye hoşuna gitmemişti. O da kadere inanırdı ama bu tarz efsanelere kızardı. Cem’e de kızmıştı.

Öngören’de geçirdiği zamanlarda tanıştı Kırmızı Saçlı Kadın, Gülcihan hanımla. Kasabadaki çadır tiyatrosunda oyuncuydu. Herkes ona aşık, hayrandı. Kendisi de son derece gösterişli, ilgi çekmeyi bilen ve ilgi çekmeyi seven bir kadındı. Ustası tiyatro gibi dünyevi şeyleri sevmezdi hiç ama Cem kasabaya indikleri zaman gizli gizli Gülcihan’ı görmeye giderdi. Bir keresinde tiyatroya da girebilmişti. Ve hayatını değiştirecek saatleri yaşadı. Gülcihan da Cem’e ilgi gösterdi. Onunla konuştu, zaman geçirdiler ve onu evine davet etti. Gülcihan evli idi. Aynı çadır tiyatrosunda çalışan eşi o gece şehir dışında olacaktı. Cem’i rahatça evine davet edebilirdi. O gece çok alkol almasının da etkisi ile Cem’le Kırmızı Saçlı Kadın seviştiler. Sabah saatlerine doğru aşk sarhoşluğu ile Cem kuyularının başına ustasının yanına gitmeye çalıştı. Ustası bir şeyler olduğunu anlamıştı ama o gece bir şey demedi. Ertesi gün kuyu kazmaya devam ettiler. Arsanın sahibi, iyi adamdı ama haklı olarak öngörülen zamanda su çıkmayınca ödeme yapmayacağını belirtmişti. Çünkü Mahmut usta kuyuyu kazdıkları yerde çok ısrar etmişti. Sezgilerine aşırı derecede güvenirdi. Eğer sonra bu kuyudan su çıkarsa patron ödemelerini yapacaktı ama o zamana kadar ödeme yoktu. Mahmut usta bu duruma çok üzülmüştü. En çok kendisinin haksız çıkmasına. Bu sebeple son günlerde daha asabi, Cem’i azarlayan tavırla ve daha çok çalışıyorlardı. Cem de artık daha fazla dayanamayacağını ve gitmek istediğini söyledi ustasına. O sıralarda aşık oldu işte Cem ve bir süre daha kalmak istedi Öngören'de.

Artık Mahmut ustanın da Cem’in de sabrı taşmak üzereydi. İlk defa o gün kuyuya indi Cem. Ve çok derinde olan kuyuda korkarak çıkan kumları toprakları kovaya dolduruyor ustası da üstten çekiyordu. Daha sonra yukarı çıktı çok korkmuş bir şekilde. Ustası indi aşağıya. Zaten yorgunluk, aşk sarhoşluğu ve yakıcı güneşin de etkisi ile Cem uyuklamaya, güçsüzleşmeye başladı. Ustası ona “Kuyucu çırağının akılsızı aşağıdakini sakat bırakır; dikkatsizi de öldürür.” Derdi. Bu sefer Cem dikkatini ve gücünü toparlayamadı, boş kovayı aşağıya indirmek için uğraşırken düşürdü, ustasına da seslenmeye vakit kalmadan kova Mahmut ustaya çarparak onu yaraladı belki de ölümcül bir hasar verdi. Cem o an ne yapacağını şaşırdı. Aşağıya inemezdi. Ustasından da ses çıkmıyordu. Kasabaya inip yardım getirmeye koştu ama kimseyi bulamadı. Kırmızı Saçlı Kadın da yoktu. Sonra aynı korku ve pişmanlıkla kuyularının başına çıkı. Ustasından hala ses yoktu. Ölmüş olabileceğini düşündü. O an sadece kaçmak istedi. Ve ilk İstanbul trenine atlayıp kaçarcasına uzaklaştı. Ustasını kuyuda öylece bıraktı. Tıpkı babasının onu bırakması gibi o da babası yerine koyduğu ustasını bıraktı.

İkinci bölümde Cem artık başarılı bir üniversite öğrencisidir. Yine çok okur, araştırır. Yazar olmaktan da vazgeçmiştir annesinin istememesi üzerine. Jeoloji mühendisliğini kazanır. Geleceğini garantiye almıştır. O sıralarda bir tanıdıklarının kızı ile flört eder ve bu kızla, Ayşe ile evlenir. Öngören’de bıraktığı ustasını, aşık olduğu kadını yıllar boyunca hatırlamamak için kendine bir yol bulmuştur; Yokmuş gibi yapmak. ”Dünya güzeldi, içim de güzel olsun istedim. İçimde bir suçluluk, hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. Hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa, hiçbir şey olmaz sonuçta” diyerek yıllar boyunca buna inanmış ve sonunda hiçbir şeyin olmadığını görmüştü. Ayşe ile de evlenmişti. Mutlu bir yuvası diğer arkadaşlarına göre daha garanti bir işi vardı. Tek sorunları çocukları olmuyordu. Cem ve eşi Ayşe de doktor doktor gezip çocuklarının olamamasına çözüm aradılar ama bulamadılar. Onlar da en sonunda hem çok yoruldukları ve hem de çok kırıldıkları için tedavi araştırmaktan vazgeçtiler. Cem “Sührap” ismiyle bir emlak, inşaat firması kurdu. Bu firma artık onların oğulları idi. Sührap ismini de Kral Oidipus gibi takıntı haline getirdiği Firdevsi’nin Şeyhname eserinde olan “Rüstem ve Sührap” efsanesinden esinlenerek koydular. Cem ve Ayşe birlikte gezer, müzeleri araştırıp bulur, nadir ve nadide eserleri inceler, Oidipus ve Rüstem ile Sührap’ın izini sürerlerdi. Ayşe de kocasının bu iki efsaneye neden bu kadar takıntılı olduğunu bilmiyordu ama onu bu heyecanında yalnız bırakmak istemedi. Çocukları olmadığı için bütün zamanlarını Sührap’ı geliştirmek ve büyütmek için uğraşıyorlardı. Bu arada da yurtdışına çıktıkları zaman özellikle müzelere gidip bu iki efsanenin tasvirlerini inceliyorlar ve Cem’e unutmak istediği şeyleri hatırlatsa da bu araştırmalardan çok büyük bir zevk alıyorlardı. Evlilikleri ve birbirlerine olan sevgileri hiç azalmıyor aksine artıyordu Cem ile Ayşe’nin. Sührap da ülke dışına kadar çıkıp yurtdışında da iş yapıyordu. İstanbul’da 3 tane şubeleri olmuştu. Sührap büyüdükçe Cem bu mal varlığını bırakabileceği bir çocuğunun olmamasına üzülüyordu. Kendileri son derece lüks içinde yaşarken bir çocuk eksikliğini çok çekiyorlardı. O sıralar Öngören'de de inşaat ve emlak sektörü hareketleniyordu ve Cem'e de oraya yatırım yapmalarını öğütlüyorlardı arkadaşları.

Bu zamanlarda babası Cem ve Ayşe’yi akşam yemeğine davet etti. Uzun bir aradan sonra tekrar babasını görüyordu. Yeni evlendiği kadınla birlikte eski bir evde oturuyorlardı. Cem babasına hala hayran olduğunu anladı. Onun gözüne girebilmek için neler yaptığını hatırladı. O gece hanımlar ayrı yerde babası ve Cem ayrı yerde konuştular. Annesinin nasıl olduğunu sordu. Annesi iyiydi. İstanbul dışında bir ev almışlardı ona. Haftasonları gidiyorlardı. Babası sevindi.

O geceki yemekten kısa bir süre sonra babası vefat etti Cem’in. Cenaze töreninde hayatının kırılma noktasını yaşayacağı bir tanışma gerçekleşti. Orada kendisini iyi tanıyan ama Cem’in hiç tanımadığı birisi ile karşılaştı. Cem’e karşı gayet sevecen, babacan ve güven telkin eder bir şekilde yaklaşıyordu. Cenazeden sonra bir pastanede buluştular. Adamın bir derdi vardı. Sührap Öngören’deki büyümeye daha fazla uzak kalamamıştı. Cem’in eski korkuları ve kırıklıkları depreşse de orada da yatırım yapmaya karar verdiler şirket olarak. Arsa alıp inşaat yapacaklardı.

İşte bu adam Sührap’ın alacağı arsanın sahibiydi ve ona diğer arsalara verilen paradan daha az para veriyorlardı. Bu haksızlığın düzeltilmesini istemişti adam. Bu konuda teminat verince Cem, kendisini nereden tanıdığını sordu adama. Adam da çadır tiyatrosunun oyuncularının kaldığı evin sahibi olduğunu, Mahmut usta vasıtası ile tanıdığını anlattı. Yani pencereden Kırmızı Saçlı Kadını görmek ümidi ile hemen hemen her gece önünde durduğu evin sahibiydi karşısındaki adam. Fakat şimdi o bina yıkılmış yerine alışveriş merkezi yapılmıştı. Kırmızı Saçlı Kadın’ın da bir sol ve örgüt geçmişi vardı. Bu adamın da sol hareketlere katılmışlığı vardı. Oradan tanışırlardı ve kasabalarına geldiklerinde kendi evini kiralardı onlara.

Cem adamdan Mahmut ustanın öldüğünü de öğrendi. Kuyuda geçirdiği kaza sonucu omzunu kırdığı fakat yine de çalıştığını, sonunda suyu bulduğunu da söyledi. Ondan sonra Öngören’de çok sevilmiş Mahmut usta ve birçok firma kuyularını ona açtırmış, o da Öngören’e yerleşmiş. Bir de dul ve bir çocuklu bir kadınla evlenmişti.

Adamdan babasını nereden tanıdığını anlatmasını istedi Cem. Sol örgütlerde tanışmıştı babası ile de. Çok saygı duyuyordu ona. Çok vatansever, korkusuz, idealist olduğunu anlatmıştı Cem’e. Fakat örgütleri çok sıkı kurallara bağlı idi. Ve babasına da bir iftira atılınca örgütünden çıkmak zorunda kaldı. O zamanlar kumral olan Gülcihan hanım yani nam-ı diğer Kırmızı Saçlı Kadın da aynı örgütte idi. Cem’in babası ile büyük bir aşk yaşıyorlardı. Kadın çok güzeldi. Bu yüzden örgütün tepelerinde olan başka birisi de aşıktı kadına. Bir şekilde babasını örgütten uzaklaştırmışlardı. Kadınla da örgütün tepesindeki adam evlenmişti. Fakat Cem’in babası ile kadın aşklarını hiç unutmamışlardı. Hatta Cem, adam konuşurken babasının arada sırada kayıplara karışmasının ve bir süre sonra geri dönmesinin sebebini de anlamıştı. Kırmızı Saçlı Kadın’a gidiyordu. Saklı saklı eski aşklarını yaşıyorlardı. Ve babası geri dönüyordu. Annesinin öfkesini de anlamıştı artık. Ve kaderin nasıl işlediğini, kendisinin de aynı kadına nasıl aşık olduğunu düşündü.

Artık bütün korkularını yenip Öngören’e gitmek istiyordu. Orada Gülcihan’ın izini bulmak istiyordu. O sıralar kötü bir reklam çalışması sonucu bir çok tepki almışlardı. İtibarları ve güvenilirlikleri zedelenmişti. Öngören’den de tepkiler yağıyordu. Reklam filminde karısı ile modern, Avrupai görüntüsü yüzünden Öngören haklı burada geçirdiği zamanları unuttuğunu, artık zengin ve lükse alışmış bir insana dönüştüğünü düşünüyordu. Oradaki imajını da düzeltmesi gerekiyordu. Her gün tepki mesajları, postaları alıyordu. Bu postaların içinde bir tanesi çok ilginçti. “Enver” isimli birisinden “seni oğlun olarak uyarmak istiyorum, babamsın…” gibi şeyler yazan bir posta gelmişti. Araştırmak üzere avukatlarına verdi bilgileri. Yazının sonunda mail adresi de vardı fakat Cem mail yazmadı. Hiçbir tepki vermedi bu postaya. Avukatının edindiği bilgiye göre Enver Cem’in öz oğlu olabilirdi. Nitekim de yapılan DNA testleri sonucu Enver oğluydu. Ama o babasını görmeyi hiç istemiyordu.

Cem’in eşi artık Öngören’deki geçmişini ve bir oğlu olduğunu biliyordu. Kalbi kırıktı. Ondan neden gizlediğini merak ediyordu. Ve Öngörene gitmesini istemiyordu. Cem de gitmeyeceğine dair yalan söyledi. Fakat gizlice, çocukluğundaki gibi trenle Öngören’e gitti. Orada yemekli bir davet hazırlayacak, halka kendini sevdirecek ve kötü imajını düzeltecekti.

Yemekte Gülcihan hanımla karşılaştı. Dikkat çekmemek için bir köşede konuştular. Oğlu gelmemişti yemeğe. Kadın yine aynı güzellikte, bakımda ve işvedeydi. Gecenin ilerleyen saatlerinde Gülcihan hanımın tanıştırdığı Serhat isminde bir genç ile kuyularının başına gitmek istedi. Serhat ona yol gösterdi. Kuyularının oraya geldiklerinde Serhat bir süre gözden kayboldu. O sıra eşi aradı Cem’in. Öngören’e gittiğini biliyordu. Ve Serhat’ın aslında oğlu Enver olduğunu ve onu öldüreceğini söyledi. Cem buna inanmadı ve Serhat ile kuyuya doğru ilerlediler. Kuyunun başına gelip konuşmaya başladıklarında Serhat’ın gerçekten de oğlu Enver olduğunu anladı. Onunla konuşmak için böyle bir oyun yapmışlardı annesi ile birlikte. Enver haklı olarak Cem’den hesap soruyordu. Mektubunu neden cevapsız bırakmıştı? Neden onu hiç aramamıştı. Bir baba oğlunu nasıl bırakırdı? Kendisinin de babasız büyüdüğünü söyleyen Cem, oğlu ile yakınlaşmak istedi. Konuşma biraz gerginleşince korku ile Öngören’e gitmeden önce cebine koyduğu ruhsatlı tabancasını çıkarıp Enver’e nişan aldı. Enver’den bir tehdit sezmişti. Kendisini öldüreceğini düşünüyordu. Aslında öyle bir niyeti olmamasına rağmen asabi bir yapıda olan Enver Cem’e doğru hamle yaparak elindeki silahı almak isterken babasını yanlışlıkla vurdu. Ve kuyuya attı. Hem Ayşe hem de Gülcihan olay yerine geldiklerinde Enver’i bir köşede otururken buldular.

Mahkeme sonucu Enver suçlu bulundu. Ve hapse atıldı. Annesi onu sık sık ziyarete gitti. Buradan sonra da kitabın üçüncü bölümü başlıyordu.

Bu bölümü Kırmızı Saçlı Kadının ağzından dinliyoruz. Cem’in babasıyla yaşadığı aşkı unutamayan Gülcihan, Cem’i görünce babasına benzerliğinden dolayı ona bir yakınlık hissetti. Ve babasıyla yaşayamadığı aşkı belki oğlu ile yaşayabileceğini düşündü. O sıra evli idi. Fakat eşi de örgütlerinin tepesindeki adamın kardeşi idi. O gece ilişkiden sonra hemen hamile kalmıştı. Fakat çocuğun kendi kocasından mı Cem’den mi olduğuna karar verememişti. Sonrasında kocası vefat edince oğluna gerçeği söylemiş, Dna testi yaptırarak gerçek babasının Cem olduğunu kanıtlamıştı. Aslında amaçları aileye sorun çıkarmak değil sadece bu yaşına kadar hiçbir şey başaramamış ve iyi bir geliri olmayan Enver’in Sührap’tan payına düşeni almasını sağlamaktı. Bütün fikir Gülcihan’ın aklından çıkmıştı. Zorla oğlunu ikna etmişti. O geceki yemeğe kadar her şey yolunda gidiyordu da, fakat o gece Cem’in ve Enver’in dışarı çıkıp gelmemesinden şüphelenen Gülcihan kuyunun oraya doğru gitmişti ve oğlunun baba katili olduğunu görmüştü. Mahkemede ne kadar nefsi müdafaa olduğunu söyleseler de arkası kuvvetli bir firma ile başa çıkamamışlardı ve Enver hapse girmişti. Annesi oğlundan tek bir şey istiyordur artık; bütün bu olanları kitaplaştırmasını. Bunu hem mahkemeye delil olarak da sunabileceklerdi. Hem de yaşadıklarını yazmasını istiyordu Gülcihan. Kendi bildiklerini anlattı oğluna, diğer bilgiler için de Cem’in karısı Ayşe ile konuştu. Eksik bilgileri, detayları öğrendi. Bütün hepsini oğluna aktardı. Yine zorlu bir zaman ve ikna etme çabaları sonucu en sonunda oğlu ikna oldu ve kitap yazmaya karar verdi. Bütün yaşadıklarını, yaşananları yazacaktı. Hem babası da yazar olmak istiyordu bu sebeple Gülcihan da Enver’in yazar olmasını istediğini söyledi.
BuRHaN bunu beğendi.
________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:44   #2
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Cevap: Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

Kuvvetli, kararlı bir babamız olsun, bize neyi yapıp neyi yapamayacağımızı söylesin isteriz. Niye? Neyi yapıp, neyi yapamayacağımıza, neyin ahlaklı ve doğru, neyin ise günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi? Yoksa suçlu be günahkar olmadığımızı işitmeye her zaman ihtiyaç duyduğumuz için mi? Bir baba ihtiyacı her zaman var mıdır, yoksa, kafamız karıştığı, dünyamız dağıldığı, ruhumuz daraldığı vakit mi isteriz babayı?
________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:44   #3
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Cevap: Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

Herkes gibi olmak için her şeyi unutup hiçbir şey olmamış gibi yapmalıydım.
________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:44   #4
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Cevap: Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

..ben, beni kimse görmediği zaman en çok kendim oluyorum.
________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:44   #5
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Cevap: Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

Göğe çıkıp yıldızların ışıltısına ulaşmak yerine, şimdi üzerinde uyuduğumuz toprağın içine girmeyi hayal etmemiz doğru muydu?
________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:44   #6
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Cevap: Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

Uzun bir süre kimseyle konuşmadım; içime döndüm. Dünya ile arama uzaklık koydum. Dünya güzeldi, içim de güzel olsun istedim. İçimde bir suçluluk, hatta kötülük yokmuş gibi yaparsam, yavaş yavaş kötülüğü unuturdum. Böylece hiçbir şey olmamış gibi yapmaya başladım. Hiçbir şey olmamış gibi yaparsanız ve gerçekten de hiçbir şey olmuyorsa, hiçbir şey olmaz sonunda.
________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:45   #7
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Cevap: Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

"Sende kendine başka bir baba bul. Herkesin babası çoktur bu ülkede. Devlet baba, Allah baba, Paşa baba, Mafya babası... Burada kimse babasız yaşayamaz."
________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:45   #8
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Cevap: Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu


________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:45   #9
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Cevap: Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

"Şairi önce asacaksın,sonra darağacının altında ağlayacaksın"
________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla

Okunmamış 04 Mart 2016, 10:45   #10
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Cevap: Orhan Pamuk - Kırmızı Saçlı Kadın | Kitap Tanıtımı, Kitap Özeti, Kitap Alıntısı, Kitap Konusu

Resimlerden fışkıran şiddet ve pişmanlık duygusu, resmin yalınlığı ve tek bir konuyla meşgul olması, tuhaf bir şekilde bana devletin acımasız gücünü hissettirdi.
________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
alintisi, kadin, kirmizi, kitap, konusu, orhan, orhan pamuk kirmizi sacli kadin, orhan pamuk kirmizi sacli kadin ebook, orhan pamuk kirmizi sacli kadin kitabi alintilari, orhan pamuk kirmizi sacli kadin kitabi ebook, orhan pamuk kirmizi sacli kadin kitabi fiyati, orhan pamuk kirmizi sacli kadin kitabi indir, orhan pamuk kirmizi sacli kadin kitabi kapak resmi, orhan pamuk kirmizi sacli kadin kitabi satin al, orhan pamuk kirmizi sacli kadin kitabi sayfa sayisi, orhan pamuk kirmizi sacli kadin kitabi yazari, orhan pamuk kirmizi sacli kadin kitap tanitimi, orhan pamuk kirmizi sacli kadin oku, orhan pamuk kirmizi sacli kadin on okuma, ozeti, pamuk, sacli, tanitimi

Seçenekler
Stil


Saat: 22:26

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.
escort istanbul escort Avcılar escort Ankara escort Ankara escort Ankara escort Ankara escort Ankara escort porno izle porno izle porno izle altyazılı porno altyazılı porno porno izle ---- escort bayan - ankara escort bayan - ankara escort - istanbul escort