ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kitap Tanıtımları


Kendi müziği olan kitaplar


Kendi müziği olan kitaplar

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Kitap Tanıtımları Forumunda Bulunan Kendi müziği olan kitaplar Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kendi müziği olan kitaplar . Tüm dünyanın en favori ‘hobileri’ kitap okumak ve müzik dinlemek. En azından uzun yıllar herkes ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 03 Mart 2016, 13:54   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Araz
Bazen
kendi kendime konuşuyorum,
iyi geliyor.
Araz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Ocak 2016
Mesajlar: 2.981
Konular: 417
Beğenilen: 706
Beğendiği: 783
www.forumsevgisi.com
Standart Kendi müziği olan kitaplar

Kendi müziği olan kitaplar

.

Tüm dünyanın en favori ‘hobileri’ kitap okumak ve müzik dinlemek. En azından uzun yıllar herkes bu cevabı verdi anketlere(!) Bugün de bu cevapları verenlerin sayısı hayli fazla… Peki bu iki hobisini aynı anda icra edenler yok mu hiç? Elbette var. İşin şakası bir kenara, bilim insanlarının bilhassa gelişme çağında tavsiye ettikleri şeylerden birisi, okumakla müzik dinlemenin aynı anda yapılması yönündedir. Detayları meraklıları araştırabilirler… İşin bir başka tarafı ise bazı kitapların kendi müziği vardır. Kimisi şans eseri denk düşer, kimisi o müziği çağırır. Ama bazen müzik doğrudan o kitabın içinden çıkar. Bunun illa bir müzisyenin biyografisi, bir müzik tarihi olmasına gerek yok, bir roman, öykü belki deneme size açıkça bazı şarkıların adını verir. İçinden müzik geçen kitaplardır bunlar, kitabı okurken sesini duyarsınız… Okurken fonlar mırıldanmamızı sağlayan, kelimelerin birbirini adeta bir melodiye göre takip ettiği kitaplardır çok sevdiklerimiz… Veya daha somut örnek vermek gerekirse; sevdiğimiz sanatçıların biyografileri, bir müzik akımının arka planı, bir şarkı üzerine yazılmış bir roman vs… Bibliyoman olarak içinde kendi müziği olan kitapları bir araya getirdik. Elbette bu sadece on tanesi, daha nicesi raflarda bekliyor. Yeni listelerde onları de hatırlatacağız…



Otobiyografi – Miles Davis ve Quincy Troupe

Miles: Otobiyografi / Miles Davis ve Quincy Troupe
Önemi ve dolaylı yoldan tazeliği vesilesiyle listeye bu kitapla başlamak lazım elbette. Şubat 1995’te AFA Yayınları tarafından kült çevirmen Avi Pardo’nun çevirisiyle Türkçe’ye kazandırılan Miles: Otobiyografi, bu sefer Encore’un yeniden basımıyla tekrar raflarda. AFA Yayınları’nın kapanmasıyla tekrar basılmayan ve sahaflarda bile bulunamayan harika bir kitap bu. Miles’ın oldukça ‘samimi’ dili ve Avi Pardo’nun muazzam çevirisiyle bu otobiyografi adeta bir hazine. Müzik tarihinin hatta ABD’nin yakın tarihinin nasıl yazıldığına şahitlik edeceğiniz kitapta caz ilahı Miles kendinden şöyle bahsediyor: “Siyah, isyankar, uzlaşmaz, serinkanlı, uyanık, sofistike ve ultra temiz ne istersen de – bunların hepsiydim ve dahasıydım. Ve trompetimden müthiş sesler çıkarıyordum ve piyasanın en dehşet grubunun lideriydim. Ünlenmemin tek nedeni asi görünümüm değildi demek istiyorum.”
Çoluk Çocuk – Patti Smith

Çoluk Çocuk / Patti Smith
Beat Kuşağı, Sinirli Genç Adamlar, ‘punk’ın doğuşu, özgürlük hareketleri… Kısacası 70’ler ABD’si hatta 70’ler New York’u. Modern sanat camiasının en yaratıcı ve hareketli dönemi olan 70’leri Patti Smith’ten dinlediğimiz bir masalsı roman bu. Punk’ın ‘ana’sı Smith, dönemin en yetenekli ve başarılı fotoğraf sanatçılarından Robert Mapplethorpe ile olan ilişkisini, kendi hayatını, Robert’ın hayatını, aşklarını, karşılaştıkları zorlukları, New York sanat camiasının ilginç düzenini yani aslında hayatını olabilecek en samimi şekilde aktarırken Jimi Hendrix’i, Janis Joplin’i, kendi avangard performanslarını anlatırken kulaklarımıza melodiler mırıldanıyor. 2010’da National Book Award kazanan kitap, gerçek bir başucu eseri. Yalın ve dopdolu.
Trainspotting – Irvine Welsh

Trainspotting / Irvine Welsh
Kayıp kuşak da denilen ‘X Kuşağı’nın İskoçya temsilcisi olan Irvine Welsh‘in kaleme aldığı Trainspotting, film versiyonu ile akıllarda yer etse de, kitap haliyle de kült bir eser haline gelmişti. Thatcher’ın yoğun baskısıyla boşluk bulduğu yerden ‘fırlayan’, suça ve uyuşturucuya bulaşmış kayıp İskoç gençliğini kendine has diliyle sayfalara döken Welsh; fon olarak Iggy Pop, The Smiths, The Pogues gibi grupları kendisine seçmişti… Ne de olsa tam bir değişim dönemini anlatıyordu. Mark ile sevgilisi Diane’in ölümsüz diyaloğu müzik tarihine not düşmek gibidir. Diane, Mark’ın Iggy Pop ve eroin bağımlılığından söz ederken, adını Ziggy Pop diye söyler. Mark ise; “Iggy Pop o bir kere.” diye düzeltir. Oysa Diane’in sözü tokat gibidir; “Her ne haltsa öldü o!” Oysa Mark’ın hazin cevabı müzik dünyasında bir dönemin kapandığını görmeyenlerin çığlığı gibidir: “Iggy Pop ölmedi, daha geçen sene turne yaptı!” Eroin çağının bu romanı haliyle dönemin müzik anlayışını da gözler önüne seren gerçek bir müzik romanı…
Huzur – Ahmet Hamdi Tanpınar

Huzur / Ahmet Hamdi Tanpınar
Cümlelerin arasına gizlenmiş müzikten söz ediyorsak, Türk edebiyatının ölümsüz adı Ahmet Hamdi Tanpınar’ı anmamak olmaz. Öyle ki müzik onun eserlerinde en önemli unsur olarak karşımıza çıkar. Haliyle Huzur romanını müzikten ayrı düşünmek güçtür. Huzur’un müzikle olan ilişkisi birçok eleştirmenin de dikkatini çekmiştir. Bu konu hakkında kaleme alınmış inceleme kitapları bile olduğunu düşünürsek boyuna değil. Tanpınar’ın Huzur’da kahramanları aracılığıyla tartıştığı Klasik Batı müziği ile Türk müziği mukayesesi unutulmazlar arasındadır. Romanın kahramanlarından Suat intihar ederken Beethoven dinler. Tevfik Bey ney üstadıdır. Mahur beste çalınır… Tanpınar’ın sadece Huzur değil, Mahur Beste, Sahnenin Dışındakiler ve hatta Hikâyeler’i de yine müzikle paralel ilerleyen metinlerdir. Dolayısıyla listenin en önemli kitabıdır Huzur…
Sıfırdan Başlamak – Jimi Hendrix

Sıfırdan Başlamak – Benim Hikâyem / Jimi Hendrix
Daha önceden herhangi bir CD’den, plaktan veya internetteki videolar üzerinden Jimi Hendrix’i gitar çalarken dinlediniz/izlediniz değil mi? Cevabınız evetse neyle karşı karşıya olduğunuzun farkındasınızdır. Çünkü Jimi Hendrix tıpkı çaldığı gibi, sahnede konuştuğu veya şarkı söylediği gibi anlatıyor kitabında. Muazzam bir doğaçlama haliyle söylüyor sözlerini, tıpkı sahnedeki gibi…
Çocukluğunu, okul ve askerlik yıllarını, müziğe başlamasını, Amerika günlerini, zirveye çıktığı İngiltere dönemini, İsveç’ten Fransa’ya, Almanya’dan Amerika’ya kadar çıktığı tüm turneleri, günlerce süren uğraşılar sonrasında ortaya çıkan albümleri, onların kayıt maceralarını, aç kaldığı zamanları ve para kazanıp ailesine gururla yardım edebildiği günleri anlatırken en sonunda alev alan gitarının sesini duyuyoruz. Kitap aslında harika bir Jimi Hendrix konseri gibi. Hayatından bahsederken Woodo Chile çalıyor fonda, istediği gibi müzik yapabilmek için şehirlerden şehre dolaştığı sefalet günlerini anlatırken Highway Chile’ye geçiyor! Kadınlardan söz ederken Foxey Lady’yi patlatıyor örneğin. Farklı sayfalarda ve zamanlarda ne kadar büyük bir isim olduğunu ısrarla belirttiği Bob Dylan’dan söz ederken kulaklarınızda Jimi Hendrix’in gitarından Like Rolling Stone çınlıyor… Gerçekten ağzıyla çalıyor gitarını Hendrix, kitabın sayfaları arasında karşımıza çıkan ölümsüz şarkıları ise adeta özel bir seçki oluşturuyor…
Gönlümün Şirazesi Bozuldu – Hasan Özkılıç

Gönlümün Şirazesi Bozuldu / Hasan Özkılıç
21’inci Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanan bir öykü kitabı bu. Hasan Özkılıç’ın kaleminden eşsiz öyküleri bir araya getirirken kitap daha adından itibaren bir uzun çalar gibidir aslında. Dahası Özkılıç bir söyleşide kitabın ilhamını bizzat şöyle açıklıyor: “Ta ki radyoda bir reklamı duyup da, sözü edilen ürünü satın almaya karar verdiğim güne kadar. O reklamda, TRT’nin arşivinden derlenen ve otuz üç halk müziği sanatçısının okuduğu üç CD’de toplanmış kırk iki uzun havanın, bozlağın duyurusu yapılıyordu. Bu halk sanatçılarını çocukluğumdan biliyordum. Sesleri, okudukları türküler, uzun havalar kulağımda, gönlümde olan sanatçılardı. Aldım bu CD’yi ve çok eskilere gittim dinledikçe. Unuttuğum birçok anı, yaşanmışlıklar, duygular; çocukluk arkadaşlarım, dostlarım, birlikte yollara düştüklerim, ilk sevdalar birer birer yeniden canlandı; yeniden yaşadım o günleri. Sonra, bir 25 Mayıs günü defterimin bir sayfasından başladım, ilk öyküyü yazmaya koyuldum. Son ve dokuzuncu öyküyü de yazıp bitirdiğimde tarih 11 Haziran’dı.” Neler yok ki kitaba ilham olan türküler arasında: Uzayıp Giden Tren Yolları, Yarim İstanbul’u Mesken mi tuttun?, Kelkit’in Altı Bağlar, Aziz Şenses’in ünlü uzun havası Kara Bahtım Kem Talihim’… On dokuz türkü/uzun hava on dokuz öykü…
Lanetlilerin Saç Stili – Joe Meno

Lanetlilerin Saç Stili / Joe Meno
En isyankar olduğumuz, en saf olduğumuz, en çaresiz olduğumuz, en çok “kaybeden” olduğumuz, en fazla şüphe içine düştüğümüz, en lanetli olduğumuz ortaokul-lise arası yılların romanı bu. Ergenlik, gelişim, büyüme, ayrılma, kaybetme çağımızı anlatıyor. Sosyalleşmeye çalışırken fazlasıyla asosyal olduğumuz, bir şeyleri konuşarak halletmeye çalışırken birçok şeyi yüzümüze gözümüze bulaştırdığımız yılları anlattığı romanında Joe Meno, lanetli dönemin ayrıntılarını (ABD için gibi görünse de) öyle bir şekilde anlatır ki, Kankası Gretschen’e aşık kahramanımız Brian Oswald’ın bütün çaresizliği ve duvara toslama hali fon müziğiyle birlikte çınlar kulağımızda! Zira çözüm aradığı Clash, Smiths, AC/DC, Ramones, Descendents, Misfits, The Dead Milkmen bile derdine derman olamaz. Brian’ın tedavi aracı olarak kullandığı “çekme kasetleri”n listeleri aslında romanın kendi repertuvarını da oluşturur.
Şarkını Söylediğin Zaman – İnci Aral

Şarkını Söylediğin Zaman / İnci Aral
Birkaç yıl önce yayımlanmıştı İnci Aral’ın romanı. Üniversite yıllarında sol ideolojide yer alan Deniz’le “tamamına” ermeyen bir aşk yaşayan Cihan, 80 darbesi sonrası yurtdışına yerleşmiş ve yıllarca ziyaret haricinde Türkiye’ye dönmemiştir. Yıllar sonra ait olduğu topraklara geri dönen Cihan, neredeyse kızı yaşında Ayşe’yi görür görmez ona âşık olur. Cihan çok eskilerde kalan hislerini yeniden yaşarken, Ayşe adeta “çocukluk aşkı”nı bulmuştur. İnci Aral, “Şarkını Söylediğin Zaman”da Cihan ve Ayşe’nin aşkını anlatırken, müziğin birleştirici yönünü ustalıkla kullanıyor romanında. Romanımın başkahramanları bir yüksekokulun müzik bölümünde okurlar. Bu sayede daha baştan itibaren Albinoni’nin Adagio’su romanın temel fon müziğini oluşturuyor Daha sonra ise alaturka şarkılar geliyor art arda. Okuruna özel bir seçki hazırlayacak kadar müzikle dolu bir roman.
Müzikofili – Oliver Sacks

Müzikofili / Oliver Sacks
Nöroloji konusunda uzman bir hekim olan Oliver Sacks, birbirinden ilginç yirmi dokuz konuyu bir araya getiriyordu Müzikofili adlı kitabında. Sacks, “Musallat Olan Müzik”, “Müzik Yatkınlığının Geniş Yelpazesi”, Bellek, Hareket ve Müzik”, “Duygu, Kimlik ve Müzik” ana başlıklarıyla dört bölümden oluşan müzik ve hastalık ilişkisini, bilhassa nörolojik hastalıklarla müzik ilişkisini irdeleyen metinler kaleme alırken haliyle bize müziğin iyileştirici yönlerini de anlatıyor. Kimi vakalarda müzikle ortaya çıkan belirtiler veya kimi hastalıkların müziğe olan etkilerini anlatırken örneğin Ravel’in, en tatlı melodilerini rüyalarında bestelediğini söyleyen yazar listeyi Handel, Mozart, Chopin, Brahms ve Paul McCartney’yi de dahil ederek genişletiveriyor. Hasılı kelam klasik müzikten caza, rock müzikten pop müziğe kadar geniş bir yelpazede sıra dışı bir müzik listesi sunuyor bize Sacks.
Kıyamet – Andrej Nikolaidis

Kıyamet / Andrej Nikolaidis
Son zamanların çarpıcı metinlerinden birisi Kıyamet. Dünyanın son günlerinin yaşandığı bir zamanda geçen bir cinayetin hikâyesi. Ama öyle alıştığımız polisiyeler gibi bir cinai vakadan söz etmiyoruz. Kaotik bir dönemi anlatıyor Nikolaidis; apokaliptik metinlerin ustalıklı ve çağdaş bir türevi. Ancak arka planda da sağlam işlenmiş bir baba-oğul hikâyesi yer alıyor. Adriyatik sahilinde küçük bir şehir Ulcinij’de yangınlar çıkar, insanlar ölür, yıllardır kayıp kişiler tek tek ortaya çıkarken bir de iyin içine kıyamet gününü haber veren bir kitap dahil olur. Kitabın asıl önemli sürprizi ise bizzat Nikolaidis tarafından yapılmış fon müziği seçkisi. Tilly And The Wall – Nights of the Living Dead, R.E.M. – It’s the End of The World as We Know It, The Clash – London Calling, Bat for Lashes – The Big Sleep, Sex Pistols – God Save The Queen, Nick Cave – Jesus of the Moon ve daha 8 başka ismin yer aldığı bir müzik seçkisi yer alıyor kitapta. Haliyle bütün romana eşlik eden fon müziğinden söz ediyoruz. Hepsi romanda sözü edilen günlerin ezgisi…






________________

Ağzım bozuk olabilir…
Doğrudur , küfür eder kırar dökerim .
Zamanı geldiyse bakmam ardıma giderim.
Kusursuz muyum ?
Tabiki de değilim.
Şimdi oluğu gibi ,daha üç satırda parçalarımdan akan hatalarımı gözler önüne serebilirim ama,
Hiç kimseye yalanlar söyleyip pembe tablolar çizmedim ..
Ve birden fazla yüzle kimsenin karşısına geçmedim..
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ahmet hamdi tanpinar, andrej nikolaidis, hasan ozkilic, inci aral, irvine welsh, jimi hendrix, joe meno, kendi, kitaplar, listeler, miles davis, muzigi, olan, oliver sacks, patti smith, quincy troupe

Seçenekler
Stil


Saat: 21:40

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

izmir escort istanbul escort, ankara escort bayan, ankara escort bayan, kayseri escort ankara escort, istanbul escort, kayseri escort pendik escort, antalya escort,