ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgisi Din Ve Maneviyat > Kuran-ı Kerim

Kuran-ı Kerim Kitabımız


Kullarıma, acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcının Ben olduğumu söyle

Kitabımız


Kullarıma, acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcının Ben olduğumu söyle

ForumSevgisi Din Ve Maneviyat Kategorisinde ve Kuran-ı Kerim Forumunda Bulunan Kullarıma, acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcının Ben olduğumu söyle Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Kullarıma, acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcının Ben olduğumu söyle “Kullarıma, acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcının Ben olduğumu söyle; en can yakıcı azabın ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 24 Ağustos 2015, 15:18   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Kullarıma, acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcının Ben olduğumu söyle

Kullarıma, acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcının Ben olduğumu söyle

“Kullarıma, acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcının Ben olduğumu söyle;

en can yakıcı azabın da Benim azabım olduğunu!

VE ONLARA, [yine] İbrahim'in konuklarını anlat:

Hani, o'nun yanına geldiklerinde o'na:

"Sana selâm olsun!" demişler; o da onlara:

"Biz sizden korkuyoruz!" diye cevap vermişti.

(Bunun üzerine) onlar:

"Yo, korkma! Biz sana, kendisine derin ve doğru bilgi bahşedilmiş bir oğlun olacağını müjdelemeye geldik".

"Üzerime yaşlılık çökmüş olduğu halde, bana böyle bir müjde veriyorsunuz, öyle mi?" diye sordu [İbrahim],

"Peki, hangi [beklenmedik] şeyle müjdeliyorsunuz beni?"

"Seni gerçekleşmesi kaçınılmaz olan bir şeyle müjdeliyoruz; onun için sakın umut kesenlerden olma!" dediler.

[İbrahim:] "Rabbinin rahmetinden, büsbütün yolunu şaşırmış olanlardan başka kim kesebilir ki umudunu?" dedi.

Ve ekledi:

"[Bana başka] bir diyeceğiniz var mı, ey [yüce makamın] elçileri?"

"Biz, doğrusu, günaha gömülüp giden [helak edilecek] bir topluma gönderildik" diye cevap verdiler,

"Lût'un ailesi bu hükmün dışında;

onların hepsini, eksiksiz kurtaracağız,

bir tek, [Allah'ın, hakkında:]

'Biz geride kalanların arasında olmasını öngördük!'

[dediği, Lût'un] karısı bunun dışında".

Hicr 49-60



VE ELÇİLER, Lût'un evine gelince,

(Lût onlara): "Doğrusu, siz [burada] tanınmayan kimselersiniz!" dedi.

Onlar da: "Evet, fakat biz sana, [kö-tülükten yana olanların] şüphe edip durdukları şey[i duyurmak] için geldik" diye cevap verdiler,

"ve sana [gerçekleşmesi kaçınılmaz olan] hakkı getirdik;

çünkü, kuşku yok ki, biz doğruyu söylüyoruz".

Bu durumda artık sen, ailenle birlikte gecenin bir vaktinde yola koyul; sen onları geriden takip et; sizden hiç kimse arkasına bakmasın; yalnızca emredildiğiniz yöne doğru ilerleyin".

Ve [elçilerimiz aracılığıyla] o'na şu hükmü tebliğ ettik:

"Bu [günahkar]ların son kalıntıları da sabaha varmadan silinip ortadan kaldırılacaktır".

Bu arada, şehir halkı sevinerek [Lût'a] geldiler.

[Lût] seslendi: "Bakın, bunlar benim konuklarım;" dedi,

"beni utandırmayın, Allah'tan korkun da beni rüsvay etmeyin!"

Cevap verdiler:

"Biz sana insanlarla görüşmeyi, [onlara kol kanat germeyi] yasaklamamış mıydık?"

[Lût:] "[Niyetli olduğunuz şeyi] ille yapacaksanız," dedi,

"işte bunlar benim kızlarım, [onları alın]!"

[Fakat melekler Lût'a:] "Canı sağolasıca!" dediler,

"[Onlar bu durumda seni hiç dinlerler mi?]

Baksana, [şehvetten] gözleri dönmüş, körcesine sendeleyip, öteye beriye sarkıntılık yapıp duruyorlar!"

Ve derken, tan yeri ağarırken,

[hak ettikleri azabın] gürültüsü apansız yakaladı onları

ve böylece [bu günahkar şehirlerin] altını üstüne getirdik;

belirlenmiş cezanın infazı için üzerlerine

püskürtü halinde sert taşlar yağdırdık.

Şüphesiz, bütün bunlarda, işaretlerden anlam çıkarmasını bilen kimseler için çıkarılacak nice dersler vardır.

Çünkü, gerçekten de [sözü geçen] bu [şehirler]

bugün hâlâ yerinde durmakta olan bir yol üzerindeydiler.

Şüphesiz, bütün bunlarda [Allah'a] inanan kimseler için

çıkarılacak bir ders vardır.

Hicr 61-77





[MEDYEN'İN] ağaçlı vadilerinin sakinleri de,

doğrusu, ıslah olmaz zalim kimselerdi.

Ve bu yüzden onları da hak ettikleri cezaya uğrattık.

Gerçek şu ki, sözü geçen her iki [günahkar toplum] da,

[bugün dahi] görülebilen bir ana yol üzerinde yaşamaktaydılar.



VE [benzer biçimde], Hicr halkı da [Bizim] gönderdiklerimizi yalanlamaya kalkıştılar:

Oysa, onlara mesajlarımızı bahşetmiştik;

ne var ki, onlara inatla sırt çevirdiler;

güya, dağları yontarak kendilerine güvenli konutlar yapıyorlardı:

ama sonunda, (bir) sabah erkenden onları da [hak ettikleri azabın] gürültüsü apansız yakalayıverdi;

ellerine geçirdikleri [güç] kendilerine bir yarar sağlamadı.



İMDİ, [unutma ki,] Biz gökleri ve yeri ve bu ikisi arasında var olan her şeyi, onları [içsel] bir gerçekliğe bağlı kılmadan yaratmadık; [Bu gerçeğin bütünüyle apaçık ortaya çıkacağı] Saat mutlaka gelecektir. Bunun içindir ki, [insanların kusurlarını] güzel,

katıksız bir olgunlukla karşıla:

çünkü, senin Rabbindir, her şeyin özünü bilen

ve her şeyin gerçek ve mutlak Yaratıcısı!

Hicr 77-86



VE GERÇEK ŞU Kİ, Biz sana sık sık tekrarlanan [ayetlerden oluşan] yedili [bir sure] bahşettik

ve [böylece senin önüne] yüce Kur'an'ı [açıp serdik]:

[O halde, hakkı inkar eden] birtakım kimselere verdiğimiz dünyevî zenginliklerden yana gözünü çevirme.

Ve [seni umursamıyorlar diye] onlar için üzülme;

fakat müminlere kol kanat ger,

ve de ki: "Haberiniz olsun, ben [Allah'ın vaad ettiği] açık sözlü uyarıcıyım!"

[Bir ilahî kelâm bağışladık sana], tıpkı onu [sonradan] bölüp parçalayanlara indirdiğimiz gibi,

işte onlar, [şimdi] Kur'an'ı da tutarsız, insicamsız bir anlam [demeti] olarak göstermek istiyorlar!

Rabbine andolsun ki, onların hepsini [Hesap Günü'nde] sorgulayacağız,

(hem de) bütün yapıp-ettiklerini hesaba katarak!

Öyleyse artık, sana [açıklaman] emredilen şeyi açıkça ortaya koy ve Allah'tan başkasına ilahi nitelikler yakıştıran o kimseleri kendi hallerine bırak:

çünkü, ilahî mesajı küçümseyen,

onunla alay edenlere karşı Biz sana yeteriz;

o kimseler ki, Allah'la beraber başka ilahi güçlerin de var olduğunu vehmediyorlar; ama nasıl olsa, [gerçeğin ne olduğunu] yakında öğrenecekler.

Söyledikleri [karalayıcı] şeylerden ötürü içinin daraldığını kuşkusuz, biliyoruz:

Fakat sen yine de Rabbinin yüceliğini, sınırsız kudret ve kemalini övgüyle an; [O'nun huzurunda] teslimiyet içinde yere kapanan kimselerden ol,

ve ölüm sana erişinceye kadar Rabbine kulluk et.

Hicr 87-99
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
aciyan, bagislayicinin, ben, esirgeyen, gercek, kullarima, oldugumu, soyle

Seçenekler
Stil


Saat: 18:09

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,