ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Mitoloji


Minotaur


Minotaur

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Mitoloji Forumunda Bulunan Minotaur Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Minotaur Minotaur (Minotauros, Μῑνώταυρος), başı boğa, gövdesi insan biçimindeki Yunan mitolojisi yaratığıdır. Efsaneye göre, Girit kralı Minos'un oğlu olup ismi ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Aralık 2014, 00:09   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart Minotaur

Minotaur

Minotaur (Minotauros, Μῑνώταυρος), başı boğa, gövdesi insan biçimindeki Yunan mitolojisi yaratığıdır. Efsaneye göre, Girit kralı Minos'un oğlu olup ismi de "Minos'un boğası" anlamına geldiği halde, Minotaur'un biyolojik babası, vaktiyle deniz tanrısı Poseidon tarafından Minos'a bağışlanmış olan Girit Boğasıdır. İnsanla beslenen canavar Minotaur'ı bir türlü zaptedemeyen kral, kahinlerin tavsiyesine uyarak bir labirent yaptırır ve boğa-adamı labirentin ortasına yerleştirir. Minos'la Atinalıların arası, Atinalılar Minos'un oğlu Androgeos'u öldürünce açılır. Bu nedenle çıkan savaşı kazanan taraf Giritliler olunca Atinalılar Minotaur'a kurban verilmek üzere Girit'e belirli aralıklarla yedişer delikanlı ve genç kız göndermeyi kabul etmek zorunda kalırlar. Üçüncü kurban sevkiyatı yaklaştığında, Atina kralı Aegeus'un oğlu Theseus, bu acı kadere son vermek niyetiyle kurbanlık Atinalılarla birlikte Girit'e doğru denize açılır. Yunan mitolojisi kahramanlarının en büyüklerinden Theseus, Girit'te gönüllerini fethettiği güzel prensesler Ariadne ve Phaedra'nın da yardımıyla labirenti çözüp Minotaur'un yanına varır ve onu babasının kılıcıyla öldürür.


Minotaur Nasıl Meydana Geldi?

Minotaur efsanesi, Girit Boğası, Minos ve Pasiphae'nin kesişen hikayeleriyle başlar. Minotaur'un annesi Pasiphae, güneşi temsil eden tanrı Helios'un ölümsüz kızıdır. Kızkardeşi Kirke ve erkek kardeşi Aeetes gibi, Pasiphae de cadılık ve büyücülük güçleriyle (pharmakeia) donatılmıştır. Meşhur cadı Medea'nın babası olan Aeetes, aynı zamanda efsanevi Altın Postun bulunduğu Kolkhis ülkesinin de kralıdır. Kızkardeşi Kirke ise Kolkhis prensi olan kocasını öldürdükten sonra kendi adasında (Aiaia) inzivaya çekilir. Pasiphae'ye gelince, onun kaderinde Girit adasının kralı Minos'la evlenip Girit kraliçesi olmak vardır. Öteki iki erkek kardeşiyle beraber eski Girit kralı Asterion tarafından büyütülen Minos, Zeus'un Europa'dan olma oğludur. Asterion ölünce kardeşler arasında Girit tahtı için zorlu bir mücadele baş gösterir, bu mücadelenin sonunda kardeşlerini sürgün etmeyi başaran Minos, tahtın yeni sahibi olur. Taht kavgası esnasında Minos, deniz tanrısı Poseidon'a yakarır ve şayet Poseidon bu kavgada Minos'u destekliyorsa bunun bir işareti olarak tanrıdan kendisine kar gibi bembeyaz bir boğa göndermesini diler. Poseidon, Minos'un tarif ettiği gibi ak bir boğayı (Girit Boğası) denizden Girit'e yollar. Fakat Minos, dileğinin gerçekleşmesi üzerine bu boğayı Poseidon'a söz verdiği gibi keseceği yerde, hayvanın güzelliğine kıyamayıp Poseidon için kendi hayvanlarından birini kurban edince Poseidon, kendisini kandırmaya yeltenen Minos'a öfkelenir, başlangıçta uysal bir hayvan olan Girit Boğasını zaptedilemez, kızgın bir boğaya dönüştürür. Yıllar geçer, bu arada Minos, Pasiphae ile evlenmiş ve ondan altı çocuğu olmuştur, fakat Poseidon'un boğa meselesi yüzünden Minos'a duyduğu kızgınlık geçmemiştir. Poseidon, intikamını bir de Pasiphae aracılığıyla almaya karar verir. Kraliçenin içine Girit Boğasıyla çiftleşmek arzusunu düşürür. Zavallı kraliçe, engel olamadığı bu yakıcı, fakat ölümcül arzu karşısında ne yapacağını bilemez bir halde, korkudan tir tir titremektedir. Nihayet Pasiphae'nin aklına mucit zanaatkar Daidalos'tan yardım istemek gelir. Oğlu Ikaros'la birlikte gerçekleştirdiği efsanevi uçuş hikayesinden hatırlayacağımız Daidalos, kraliçe için ahşaptan oyma, üstüne hayvan derisi geçirilerek inek süsü verilmiş, hareket etme kabiliyetine sahip bir inek automaton'u (otomat,robot) üretir. Boğaya içine yerleştiği bu mekanizma ile yaklaşan Pasiphae, böylece kocasının günahının bedelini öderken kendi güvenliğini de sağlamış olur. Asıl adı - tıpkı eski Girit kralı gibi - Asterion olan boğa başlı Minotaur, bu ilişkinin meyvesi olarak doğar.

Girit Labirenti

Pasiphae, canavar bebeği Minotaur'a ilk başlarda diğer çocuklarına baktığı gibi bakar ve şefkatle annelik eder, ama boğa-çocuk büyüdükçe yırtıcı hale gelir. Bir süre sonra hepten ele avuca sığmaz olur ve insan etiyle beslenir. Minos, çaresizlik içinde, derdini Delphi kahinlerine danışır, onlar da krala çok dolambaçlı bir labirent inşa ettirmesini, Minotauros'u da o labirentin orta yerine koymasını söylerler. Minos, kahinlerin tavsiyesine uyar, böylece Daidalos usta yine görev başına çağrılır ve bu sefer kendisine o güne dek görülmemiş çapta, devasa bir labirent sipariş edilir. Daidalos ve oğlu Ikaros'un, Minos'un Knossos'taki sarayının karşısında inşa ettikleri eşsiz labirent, mitolojide Girit Labirenti diye bilinir. Labirente girip Minotaur'un bulunduğu yere varabilmek, sonra da çıkış yolunu bularak labirentten kurtulabilmek, pratikte imkansız diyebileceğimiz kadar zordur. Zaten Minotaur da bu yüzden labirentten hiçbir zaman çıkamaz.

Theseus'un Minotaur'u Öldürmesi

Buraya kadar Girit'te geçen efsanenin bundan sonraki bölümünde sahneye Atinalılar çıkar. Minos ve Pasiphae'nin oğullarından Androgeos, M.Ö. 566 yılından bu yana, her dört yılda bir Atina'da yapılan oyunlara (Panathenaia) katılarak bütün ödülleri toplar. Atina'dan, kahraman kral Laios onuruna Thebai kentinde düzenlenen oyunlara katılmak üzere ayrılan Androgeos, yol üzerinde kendisine kurulan pusuda, kıskançlıklarının esiri olmuş Atinalılar tarafından öldürülür. Efsanenin diğer bir versiyonunda ise bizzat Atina kralı Aegeus tarafından Marathon'a, Girit Boğası ile dövüşmeye gönderilen Androgeos, Marathon'da boğa tarafından öldürülür. Androgeos nasıl öldürülmüş olursa olsun, Atinalıların bu işte parmağı vardır, bu yüzden de efsanenin çeşitlemeleri, Minos'un Atina'ya savaş açmış olduğu konusunda birleşir. Minos, bu savaştan galip çıkınca, Atinalılar, Minotaur'a kurban verilmek üzere Girit'e belirli aralıklarla (bu süre kaynaktan kaynağa değişmekle birlikte, yılda bir, yedi yılda bir veya dokuz yılda birdir) yedişer delikanlı ve genç kız, yani toplam ondört genç göndermeyi kabul etmek zorunda kalırlar. Bütün Atina bu ceza yüzünden kan ağlasa da bağrına taş basmaktan başka bir çaresi yoktur. Fakat üçüncü kurban verme dönemi yaklaştığında, Aegeus'un oğlu Theseus, Minotaur'u yok ederek Atina'nın makus talihini yeni baştan yazmaya ant içer. Theseus, Girit'e açılacak ve dönüşte, eğer Minotaur'u ortadan kaldırıp da sağ salim kalabildiyse gemisine beyaz yelken takacaktır. Yok, eğer bu uğurda ölmüşse o zaman tayfası Yunanistan'a yaklaşırken serene kara yelken çekecektir. Theseus, endişeli babasına aynen bu şekilde davranacağına söz verip denize açılır. Yunan mitolojisi kahramanları listesinde ilk dörtte olduğunu söyleyebileceğimiz Theseus'un işleri Girit'te rast gider. Minos'un iki kızı, Ariadne ile Phaedra, her ikisi birden, Theseus'u görüp ona çılgınca aşık olurlar. Minotaur'a ulaşma konusunda prenseslerin aşkı Theseus'un çok işine yarar. Kızların büyüğü, Ariadne, Theseus'un yanına bir top iplik verip onun labirentte arkasında bıraktığı yolları işaretlemesini sağlar. Nihayet Theseus, o güne kadar 28 genç Atinalıyı parçalamış Minotaur'la yüz yüze gelir. Kahramanca dövüşen Theseus, boğa-adamı babasının kılıcıyla öldürmeyi başarır. Theseus, Minotaur'a yem olmak üzereyken kurtardığı genç kurbanlıklarla birlikte labirentten çıkar. Atina'ya dönerken her iki Giritli prensesi de yanına alan Theseus, rotası üzerindeki Naxos adasına varınca Ariadne'yi orada bırakarak yola müstakbel eşi Phaedra ile devam eder. Kimilerine göre, şarap tanrısı Dionysos, Theseus'a görünüp ona Ariadne'yi kendisine vermesini söylemiştir. Artık Theseus Ariadne'yi isteyerek mi terk etti, yoksa öyle yapmasını Dionysos mu buyurdu, hikayenin o tarafını bilmiyoruz, bildiğimiz bir şey varsa o da Ariadne'nin sonradan Dionysos'a eş olduğu. Efsanenin tam bu noktasında, herhalde kaderin garip bir oyunu olarak, Theseus, babasına söz verdiği gibi serene beyaz yelken çekmeyi nedense ihmal eder. Theseus'un bu ihmali bir trajediye neden olacak, onu Sounion Burnu'nda karşılamayı bekleyen babası Aegeus, yaklaşan geminin kara yelkenlerini görünce oğlunu kaybetmiş olduğu düşüncesiyle kendini tepeden denize atarak intihar edecektir. İşte o gün bugündür, kralın kendini attığı deniz, kendi ismiyle, yani Aegeus (Ege) diye anılır. Theseus'un Atina kralı oluşu da yine bu trajik olayın sonucunda gerçekleşir.
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
minotaur

Seçenekler
Stil


Saat: 00:03

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,