ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk


Anıtkabir ve Öyküsü

Mustafa Kemal Atatürk


Anıtkabir ve Öyküsü

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Bulunan Anıtkabir ve Öyküsü Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Anıtkabir ve Öyküsü Anıtkabir ve Öyküsü Ölüm insanın kanını donduran bir sözcük. Fakat Atatürk için ulusa hizmet vardı. Ölüm bunun ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 07 Aralık 2014, 16:39   #1
Durumu:
Çevrimdışı
User
Güneş teninde güzel.
User - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kaygili
Üyelik tarihi: 02 Aralık 2014
Şehir: İstanbul
Mesajlar: 9.308
Konular: 8078
Beğenilen: 727
Beğendiği: 562
www.forumsevgisi.com
Standart Anıtkabir ve Öyküsü

Anıtkabir ve Öyküsü

Anıtkabir ve Öyküsü

Ölüm insanın kanını donduran bir sözcük. Fakat Atatürk için ulusa hizmet vardı. Ölüm bunun yanında bir hiçti. Çanakkale'de düşman mevzilerini ters yönden çevirmek isteyen birlik gemilerin yoğun ateşi karşısında hareketsiz kaldığında Atatürk "Böyle geçilir" diyerek ölümün kuşatmasını yarması düşman birliklerinden Atatürk'ü öldürmeye yönelik atışlar patlayan bir mermi parçasının cebinde taşıdığı saati parçalaması Erzurum'dan Sivas'a giderken eşkiyaların kuşatmasına karşın yola devam emrini vermesi ölüme meydan okuyuştu. Atatürk 1925 yılında Afyon’da yaptığı konuşması sırasında şunları dile getirdi:


"Arkadaşlar bu 'ulusa ve ülkeye hizmet' görevi bitmeyecektir. Ben toprak olduktan sonra da sürecektir. Ben seve seve sevine sevine bütün varlığımı bu kutsal göreve adayacağım ve onun yüksek sorumluluğunu üzerime almakla mutlu olacağım."

Bir yıl geçmeden kendisine yönelik İzmir suikastinin gün ışığına çıkarılması ile ortalık karıştığında Atatürk gene her zamanki soğukkanlılığı ve ileri görüşlülüğüyle ulusa seslendi ve "Benim önemsiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti sonsuza değin yaşayacaktır. Ve Türk ulusu güvenlik ve mutluluğunu üstlenen ilkelerle uygarlık yolunda durmaksızın yürümeyi sürdürecektir" mesajını verdi.

Atatürk doğanın yasasının önüne geçilmeyeceğini her canlı gibi bir gün kendisinin de toprak olacağını biliyor bunu dile getiriyor ve hepsinden önemlisi ölmeyecek bir mirası ulusa bırakıyordu: Atatürk aydınlığı. Onun meşalesi her zaman ulusun karanlık anında yardımına koştu ve koşmaktadır.

10 Kasım 1938'de aramızdan ayrılan Atatürk gömülmek istediği yer konusunda bir vasiyette bulunmadı. Yalnızca 1923 yılında bir sohbet sırasında Çankaya'ya gömülmek istediğini dile getirdi. Bu konuda da ısrarcı değildi ve "Ulusum beni nereye gömmek isterse oraya gömsün" dedi.

Ona yakışır bir anıt mezar yapımı düşünüldü. Önce Anıtkabir inşaatının yapılacağı yerin bulunması için özel bir komisyon kuruldu. Komisyon 6 Aralık 1938'de yaptığı ilk toplantıda Anıtkabir konusunda yerli ve yabancı bilim adamlarının düşüncelerinden yaralanılması Türkiye'de çalışmalarını sürdüren ve Ankara imar planını hazırlamış olan şehircilik uzmanı Prof. Jahsen'in TBMM binası mimarı Prof. Holzmeister'in ve Dil Tarih Coğrafya Fakültesi binası mimarı Prof. Taut'un görüşlerinin de alınmasını kararlaştırdı. Bu bilim adamlarının katılımıyla komisyon ikinci toplantısını 16 Aralık 1938'de yaptı. Önerilen yerler şunlar oldu:

Çankaya Etnografya Müzesi TBMM'nin arkasındaki tepe (Kabatepe) Ankara Kalesi Bakanlıklar (Milli Eğitim Bakanlığı için ayrılan arsa) Eski Ziraat Mektebi Gençlik Parkı Altındağ (Hıdırlık Tepe) Gazi Orman Çiftliği. Önerilen yerlerin tarihi ya da yeşil alanlar olması kent merkezinde ya da merkeze çok uzak olması gibi nedenlerle uygun bulunmadı.

17 Ocak 1939 tarihli son komisyon toplantısında Trabzon Milletvekili Mithat Aydın Anıtkabir'e yakışır yer olarak gördüğü Rasattepe'nin özelliklerini anlattı. Tepe kentin ortasında ve buraya yapılacak Anıtkabir'in uzaklardan görünmesini sağlayacak denli yüksekti. Komisyon üyelerinden Kütahya Milletvekili Süreyya Özgeevren ise Rasattepe'nin Anıtkabir için çok elverişli özelliklerini anlatarak sözlerini şöyle bitirdi:

"Rasattepe bugünkü ve yarınki Ankara'nın genel görünüşüne göre bir ucu Dikmen'de öteki ucu Etlik'de olan bir hilalin tam ortasında bir yıldız gibidir. Anıtkabir'in burada yapılması kabul edilirse Türkiye'nin başkenti olan Ankara kenti kollarını açmış Atatürk'ü kucaklamış olacaktır. Atatürk'ü böylece bayrağımızdaki yarım ayın yıldızının ortasına yatırmış olacağız."

Komisyonda söz alan İçel Milletvekili Emin İnankur da Atatürk'le yaptıkları bir kent gezisinde Rasattepe'ye gittiklerini Atatürk'ün buradan kenti seyredip "Bu tepe ne güzel bir anıt yeri" dediğini anlattı. Bu açıklamalardan sonra Anıtkabir'in Rasattepe'ye yapılması büyük çoğunlukla kabul edildi.

Projenin uygulanmasına 18 Kasım 1943 tarihinde karar verildi. 9 Ekim 1944 tarihinde görkemli bir temel atma töreni ile başladı. Anıtkabir'in inşaası 9 yıllık bir süre içinde 4 aşamalı olarak yapıldı. Ulu Önder'in 15 yıl süre ile kaldığı Etnografya Müzesi’ndeki geçici kabri 4 Kasım 1953'de açıldı. 4 Kasım'dan 9 Kasım'a dek saygı nöbeti tutuldu. 10 Kasım 1953 günü ölümünden 15 yıl sonra Atatürk’ün naaşı ulusunun armağanı olan Anıtkabir'e gözyaşları içinde taşındı. Resmi törenin ardından Anıtkabir halkın ziyaretine açıldı anıt gece projektörlerle aydınlatıldı. 19 Kasım 1953 günü tam 70.000 kişi Anıtkabir'i ziyaret etti. 1929 yılında kendisini görmek isteyenler ile görüşen Atatürk;

"Beni görmek demek nasıl olursa olsun yüzümü görmek değildir. Benim düşüncelerimi benim duygularımı anlıyor ve duyuyorsanız bu yeter. Sizin için sağlığını yaşamını adamış olan bu adam sağlıklıdır ve sizin için çalışacaktır. O sizin için yaşıyor. Benim gücüm benim size olan sevgim ve sizin bana olan sevginizdir. Bu ulus bu ülke yeni yönetim biçimi üzerinde dünyanın en akla yakın bir varlığı olacaktır." demiştir.

İnsan ilişkilerinde "kalpleri kırarak değil kalpleri kazanarak" gönüllerimizde taht kuran Atatürk yaşamın mutlulukla dolu olması için izlenmesi gereken yolu da bizlere gösterdi:

"Herhangi bir kimsenin yaşadıkça kıvançlı ve mutlu olması için gereken şey kendisi için değil kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır.Yaşamda tam zevk ve mutluluk ancak gelecek kuşakların onuru varlığı mutluluğu için çalışmakta bulunabilir. Bir insan böyle davranırken ‘benden sonra gelecekler acaba böyle bir ruhla çalıştığımı ayırt edecekler mi?’ diye bile düşünmemelidir. Üstelik en mutlu olanlar hizmetlerinin bütün kuşaklarca bilinmez kalmasını yeğleyecek öz yapıda bulunanlardır.”

Kaynak: Sinem Şahinoğlu Bütün Dünya Kasım 2001


RASATTEPE (ANITTEPE)

Bu tepede M.Ö 12. yüzyılda Anadolu'da devlet kuran Frig Uygarlığı'na ait tümülüsler (mezar yapıları) bulunmaktaydı. Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılmasına karar verildikten sonra bu tümülüslerin kaldırılması için arkeolojik kazılar yapıldı. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir.


Kule duvarlarında yazı bordürü olarak Atatürk'ün istiklalle ilgili şu sözleri yer almaktadır:

"Ulusumuz en korkunç yok oluşla son buluyor gibi görünmüşken tutsak edilmesine karşı evladını ayaklanmaya davet eden atalarının sesi kalplerimiz içinde yükseldi ve bizi son Kurtuluş Savaşı'na çağırdı." (1921)

"Hayat demek savaşma çarpışma demektir. Hayatta başarı kesinlikle savaşta başarı kazanmakla mümkündür." (1927)

"Biz hayat ve bağımsızlık isteyen ulusuz ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı hiçe sayarız." (1921)

"İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur. Türk ulusu Türkiye'nin gelecekteki çocukları bunu bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar." (1927)

"Bu ulus bağımsızlıktan yoksun olarak yaşamamıştır yaşıyamaz ve yaşamıyacaktır ya istiklal ya ölüm." (1919)

Kulenin içinde ise Anıtkabir maketi ile Anıtkabir'i tanıtıcı ışıklı panolar bulunmaktadır.

Hürriyet Kulesi:
Kule duvarlarında Atatürk'ün hürriyet ile ilgili şu sözleri yazılıdır.

" Esas Türk ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir ulus uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan yüksek bir işleme hak kazanamaz." (1927)

"Bence bir ulusta şerefin onurun namusun ve insanlığın sürekli olarak bulunabilmesi kesinlikle o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına sahip olabilmesiyle mümkündür."

"Özgürlüğün de eşitliğin de adaletin de dayandığı ulusal egemenliktir."

"Bütün tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir ulusuz."

Kule içinde Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır.

Atatürk'ün Mehmetçik ve Türk kadınları hakkında söylediği özlü sözler:

"Kahraman Türk eri Anadolu savaşlarının anlamını kavramış yeni bir ülke ile savaşmıştır." ( 1921)

"Dünyanın hiçbir yerinde hiçbir ulusunda Anadolu köylü kadının üstünde kadın çalışmasından söz etmek imkânı yoktur." ( 1923)

"Bu ulusun çocuklarının özverileri kahramanlıkları için ölçü birimi bulunamaz."

Atatürk ve Türk Devrimi Kütüphanesi

Mehmetçik ve Zafer kuleleri arasında yer alan; müze kitaplık ve Kültürel Faaliyetler Müdürlüğü'nün içindeki birimde "Atatürk ve Türk Devrimi Kütüphanesi" bulunmaktadır. Atatürk milli mücadele ve inkılâplar konulu Türkçe ve yabancı dillerde kitapların bulunduğu bir "İhtisas Kütüphanesi" olarak her kesimden araştırmacı ve okuyucuya hafta içi 09.00-12.30 / 13.30-17.00 saatleri arasında hizmet vermektedir.

Zafer Kulesi

Kulenin duvarlarında Atatürk'ün en önemli üç zaferinin tarihi ve zaferle ilgili özlü sözleri yazılıdır.

Kule duvarlarında Atatürk'ün barış ile ilgili şu sözleri yer almaktadır.

"Dünya vatandaşları kıskançlık açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir." (1935)

"Yurtta Barış Cihanda Barış."

"Ulusun hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir." (1923)

23 Nisan Kulesi :
Kule duvarlarında meclisin açılışıyla ilgili Atatürk'ün özlü sözleri yer almaktadır:

"Bir tek karar vardı: O da ulusal egemenliğe dayalı hiçbir koşula bağlı olmayan bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak." (1919)

"Türkiye Devletinin tek ve gerçek temsilcisi yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir."

"Bizim bakış açılarımız kuvvetin gücün egemenliğin yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir halkın elinde bulundurulmasıdır."

Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Milli Misak ile ilgili şu sözleri yazılıdır:

"Kurtuluşumuzun genel kuralı olan ulusal andı tarih safhasına yazan ulusun demir elidir." (1923)

"Ulusal sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamak istiyoruz." (1921)

"Ulusal benliği bulamayan uluslar başka ulusların avıdır." (1923)

"Bir toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleriyle beraber yürümezse ilerlemesine uygarlaşmasına teknik imkân ve bilimsel ihtimal yoktur."

"Biz ilhamlarımızı gökten ve bilinmeyen alemden değil doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz."


Cumhuriyet Kulesi
Sanat Galerisi'nin girişi olan bu kulenin duvarlarında Atatürk'ün Cumhuriyet ile ilgili şu özlü sözü bulunmaktadır.

"En büyük gücümüz en güvenilir dayanağımız ulusal egemenliğimizi kavramış ve onu eylemli olarak halkın eline vermiş ve halkın elinde tutabileceğimizi gerçekten kanıtlamış olduğumuzdur."

Müdafaa-i Hukuk Kulesi
Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Müdafaa-i Hukuk konusunda söylediği sözler yer almaktadır:

"Ulusal gücü etken ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır." ( 1919)

"Ulus bundan sonra hayatına bağımsızlığına ve bütün varlığına şahsen kendisi sahip çıkacaktır." ( 1923)

"Tarih; bir ulusun kanını hakkını varlığını hiçbir zaman inkâr edemez." (1919)

"Türk ulusunun kalbinden vicdanından doğan ve onu esinlendiren en esaslı en belirgin istek ve iman belli olmuştu: Kurtuluş." ( 1927)

Kaynak: http://www.kultur.gov.tr/ Kültür Bakanlığı Anıtkabir sayfası.

GÖMÜLECEĞİ YER

Atatürk'ün gömüleceği yer ve toprak:

O'nun kabri Ankara'da olacaktır. Fakat bu şehrin neresinde? Çünkü O'nun en son kuvvetli isteği bir an önce Ankara'ya dönebilmekti. Biri Büyük Millet Meclisi'nden İstasyon'a inen cadde üzerindeki yuvarlak yer diğeri Çankaya'daki yeni köşkün mermer havuzu. Bu yerler şu nedenle konuşulmuştur:

Bir akşam Atatürk'ün etrafında toplananlar arasında O'nun ölümlü oluşu üzerinde durulmuş ve özellikle kendisi 1926 suikast girişiminden sonra söylediği cümleyi tekrar etmişti.

"Benim naçiz vücudum bir gün elbette toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." dedikten sonra "Milletim beni istediği yerde yatırsın yeter ki beni unutmasın" demişti.

Şeref Holü

Meclisin altındaki yuvarlak yeri ortaya atan kişiye ise "iyi ve kalabalık bir yer fakat ben böyle bir arzumu milletime vasiyet edemem". Ancak gene o akşam ileri sürülen bir fikrin kendisini çok duygulandırdığını bugün bile hatırlıyorum.

Memleketin bütün sınır boylarından getirilecek toprak üzerinde yatmak. Recep Peker hararetle bu fikrin sembolik savunmasını yapmıştı.

Atatürk böyle bir fikrin uygulanmasından ancak ölümlü vücudu için hoşlanacağını ve gurur duyacağını anlatırken bana bakarak: "Bunu unutma!" demişti.

Prof. Dr. Afet İNAN
Kaynak: Ulus Gazetesi 25.06.1950

Saat 12:55'de Cumhurbaşkanı Celal Bayar katafalkın arkasından Türk Milletine hitaben bir konuşma yaparak;

"Atatürk şimdi seni kurtardığın vatanın her köşesinden gelen topraklarla gömüyoruz. Fakat hakiki yerin Türk Milleti'nin minnet dolu sinesidir. Nur içince yat" sözleri ile tamamladı.

ALINTIDIR.
________________
Umut bitti,limanı değil gezegeni verin ateşe.

imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
anitkabir, oykusu

Seçenekler
Stil


Saat: 23:01

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,