ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk


Mustafa Kemal’in Paul Herriot’a Verdiği Mülâkat

Mustafa Kemal Atatürk


Mustafa Kemal’in Paul Herriot’a Verdiği Mülâkat

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Bulunan Mustafa Kemal’in Paul Herriot’a Verdiği Mülâkat Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Mustafa Kemal’in Paul Herriot’a Verdiği Mülâkat Paul Herriot’nun 26 Aralık 1922′de gazetesine çektiği telgraf: Ankara’ya varır varmaz Büyük Millet Meclisi ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 28 Haziran 2015, 12:55   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Asrevya
Son/suz Söz,Öz/söz Olmalı!
Asrevya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Keyifli
Üyelik tarihi: 25 Haziran 2015
Mesajlar: 1.060
Konular: 861
Beğenilen: 29
Beğendiği: 58
www.forumsevgisi.com
Standart Mustafa Kemal’in Paul Herriot’a Verdiği Mülâkat

Mustafa Kemal’in Paul Herriot’a Verdiği Mülâkat

Paul Herriot’nun 26 Aralık 1922′de gazetesine çektiği telgraf:

Ankara’ya varır varmaz Büyük Millet Meclisi Reisi Gazi Mustafa Kemal Paşa’dan istediğim mülâkatı yapmak fırsatını elde ettim. Müşarürieyh beni Çankaya köşkünde kabul etmek lûtfunda bulundu. Verdikleri bu önemli demeci geleceğe aynen dercediyorum.

Mustafa Kemal Paşa hazretleri sözlerine şöyle başladılar:

-”Türkiye’ye karşı daima iyi niyetler beslemiş olan Fransız kavminin Türkleri içinde bulundukları hal-i harbten çıkmış görmek arzusunda bulunduğuna ve Türk mütalebatının (isteklerinin) haklı ve mâkul olduğunu takdir ettiğine samimî surette kaaniim. Binaenaleyh Lozan’daki murahhaslarımızın ihtiyar ettikleri hatt-ı hareketten derin surette müteheyyirim (hayretteyim) ve bu murahhasların memleketiniz efkâr-ı umumiyesinin hakikî tercümanı olduklarına inanamıyorum. Murahhaslarımız hiçbir yeni talepte bulunmadılar. Kendilerinin mutalebatı (istekleri) memleketimizin yaşaması ve istiklâlini temin etmesi için lâzım gelen şeraitin hadd-ı asgarisini ihtiva etmektedir.


İstanbul ve Marmara denizinin selâmet ve taarruzdan masuniyeti hakkında teminat-ı lâzime (gerekli teminat) verilmek şartiyle Boğazlar serbestisini en evvel teklif eden biziz. Bugüne kadar bunu yapmadılar. Bu kabil teminat talebinde bulunduğumuzdan dolayı bizi ciddi surette tahtie edemezler (hatalı bulamazlar). Bugün bizi Lozan’a davet eden zevatın konferansın küşadından mukaddem (açılmasından önce) İstanbul’un bize iade edileceğini vadeden insanlar olduğunu derhâtır edince bu vaadin bize hulûs (iyi) niyetiyle yapılmış olmasından şüphe etmeye başlıyoruz. Çünkü İstanbul’un selâmet ve emniyeti için elzem (gerekli) olan şerait (koşullar) hakkında bugün bizimle pazarlık yapılmak isteniyor. Mamafih bu husustaki fikrimi beyan etmeyi Boğazlar meselesinin halledildiğini öğreneceğim güne tâlik ediyorum (geciktiriyorum).”

Kapitülasyonlar

-”Lâkin şimdiye kadar Lozan bize şayan-ı hayret ve taaccüb (şaşkınlık) diğer manzaralar da ihzar etmekten (hazırlamaktan) geri durmadı. Kapitülâsyonların konferansta birçok içtimaları (toplantıları) işgal etmiş olması sebebini bir türlü anlayamıyoruz. Bu meselenin mevzuubahs ve müzakere edilmesi bile izzet-i nefs-i millimize (millî izzetinefsimize) tevcih olunmuş bir hakarettir. Kapitülâsyonların Türk milleti için ne derece menfur (nefret edilecek) bir şey olduğunu size tarife muktedir değilim. Bunları diğer şekil ve namlar altında gizleyerek bize kabul ettirmeye muvaffak olacaklarını tasavvur ve tahayyül edenler bu bapta pekçok aldanıyorlar. Zira Türkler kapitülasyonların idâmesinin (devam ettirilmesi) kendilerini pek az bir vakitte ölüme sevkedeceğini pek iyi anlamışlardır. Türkiye esir olarak mahvolmaktansa son nefesine kadar mücadele ve mücahedede (uğraşmaya) bulunmaya azmetmiştir.

Ümit ederim ki bizimle sulh yapmak istediklerini beyan edenler nokta-i nazarlarında ısrar etmeyerek bu meselede Türk milletinin azim ve iradesi aleyhine yürümek kaabil olamayacağını anladıklarını yakından göstermeye cesaret edeceklerdir.

Bir fesat ve hiyanet ocağı bulunan memlekette tohm-ı nifak (ayrılık) ve şikak (uyuşmazlık) saçan Hristiyan hemşehrilerimizin huzur ve refahı için de mucib-i şeamet (uğursuzluğa sebep olan) ve felâket olan Rum Patrikhanesini artık topraklarımız üzerinde bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilâtı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebepler irâde olunabilir (gösterilebilir?)

Türkiye’nin Rum Patrikhanesi içini arazisi üzerinde bir melce (sığınılacak yer) göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesat ocağının hakikî yeri Yunanistan’da değil midir?

Âlem-i medeniyetin unutmaması lâzım gelen bir mühim nokta daha vardır: Büyük Millet Meclisi tarafından idare edilmekte olan yeni Türkiye Babıâlinin taht-ı idaresindeki eski Osmanlı İmparatorluğu değildir. Yeni Türkiye şeref ve haysiyet kudret ve kuvvetini müdrik ve hukukunu muhafaza için mevcudiyetini tehlikeye ilka etmeye (atmaya) de hazır ve âmâdedir.”

PAUL HERRIOT

Kaynak: Hâkimiyet-i Milliye’den Gazetesi 2 Ocak 1923
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
herriot’a, kemal’in, mulakat, mustafa, paul, verdigi

Seçenekler
Stil


Saat: 03:34

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,