ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk


İş Bölümü ve Çalışma

Mustafa Kemal Atatürk


İş Bölümü ve Çalışma

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Bulunan İş Bölümü ve Çalışma Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> İş Bölümü ve Çalışma 1. İş Bölümü: İnsanların; maddi fikri hayati birtakım ihtiyaçları vadır. Bir toplumun da ortak hitiyaçları vardır. ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 15 Temmuz 2015, 16:12   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart İş Bölümü ve Çalışma

İş Bölümü ve Çalışma

1. İş Bölümü: İnsanların; maddi fikri hayati birtakım ihtiyaçları vadır. Bir toplumun da ortak hitiyaçları vardır. Herkes kişisel ihtiyaçlarını tek başına karşılayamaz. Toplum üyelerinden her biri bir iş bir şey yapar. Bütün bu işler ve şeyler her insanın ve toplumun ihtiyaçlarını karşılar. Demek oluyor ki bir toplumun ve onun üyelerinin işleri kişiler arasında bölünmüştür. Buna iş bölümü derler.
İş bölümü medeniyetin her safhasında görülmüştür. İlkel kavimlerde esaslı olarak işler kadınla erkek arasında bölünmüştü. Erkek av gibi hayvani besinleri kadın da meyve toplamaktarımla uğraşmak gibi bitkisel besinleri temin etmek işlerini yaparlardı. İşlerin böyle bölünmüş olması kadınla erkeğin özelliklerine göre değildi. Bunun esası düşünce şekliydi birtakım boş inançlar bugün bile Afrika vahşilerinde vardır. Mesela kadının ineğe teması haramdır. Kadınlar fıstık yağı çıkarırken erkeklerin orada bulunması günahtır.
İlkel insan topluluklarında şu türlü de bir iş bölümü oldu. Mesela bazı aşiretler yalnız çömlekçilik yaparlardı bazıları yalnız silahlar yaparlardı. Esnaf toplulukları devrinde iş bölümü çoğaldı. Çünkü her esnaf topluluğu bir iş görür. Bazen aynı san'at dalına iat işler ayrı ayrı adamlara gördürülür. Mesela odun evvela oduncular sonra bıçkıcılar sonra kerestecilerden geçer.
Bugünkü büyük sanayi devrinde ise iş bölümü çok ileri gitmiştir. Her memlekette binlerce faaliyet dalı vardır.
İş bölümü maddi işlerde olduğu gibi fikri siyasi idari işlerde de çoğalmıştır. Mesela ilim herbiri bir konu ve metoda sahip birçok kısımlara ayrıldı. Bir adamın bir ilmi tamamen kavramasına imkan kalmadı.
İş bölümü geliştiren sebepler nüfus çokluğudur. San'at ve mesleklerin çokluğu ve bunların ayrı ayrı kişiler tarafından yapılması yani iş bölümü sayesinde hayat şartları dayanılır bir halde tutulabilmektedir.
Aynı zamanda büyük uzmanlaşmalar icatlar ilerlemeler bu sayede olmaktadır. İş bölümü insanlar arasında mevcut olan doğal ve tarihi bağlara yeni bir çok kuvvetli bağlar ilâve etmiştir. Bu yeni bağlar insanlara birbirlerinin eksiklerini tamamlatan yalnız bugünü değil yarını da sağlamaya çalışan bağlardır.

2. Çalışma:
Çalışma kişisel ve sosyal bir zorunluluktur.
a. Maddi Servetin Lüzumu:
Maddi servet;
( I ) İnsanın kendisi için lazımdır. Çünkü insanın maddi ihtiyaçları da vardır. Bunlar karşılanmadıkça insan yaşaymaz. İnsanın; fikri ahlâki ihtiyaçları da vadır. Bunlar karşılanmadıkçainsanlık ve ahlâk bağımsızlığı korunamaz insan gibi yaşanamaz insanın morali bozulur.
( II ) Servet aile açısından da lazımdır. Çünkü yarından emin olmayan bir insan bir aile kurmayı düşünemez yahut yaşama vasıtasından yoksun aileler kurulur.
Yaşama vasıtaları olmayan ailelerden oluşan bir devlet varlığı da sağlam olmaz.
Bir insan için mutluluk denilen şey bu saydığımız şartların tamamındadır. İnsan; maddi fikri sosyal hayat vasıtalarından yoksun çaresizlikler içinde kalırsa hayatta ümitsizliğe düşergözlerini geleceğe çevirmeksizin yaşar. İnceleme ve araştırma için vakit bulamaz. Kendisinde fikir hayatı durur. Hayat onun için bir esaret olur. İradesinden bile vazgeçmeye mecbur olabilir. Anlaşılıyor ki insanın servet edinebilmesi için çalışması zorunludur. Fakat insan yalnız hürriyet vasıtası olarak servet sahibi olmalıdır. Yoksa servete esir olmak için değil.
Şüphesiz herkes aynı sağlık aynı karakter ve kabiliyette değildir. Fakat herkes aynı hayat kanununa tabidir. Çalışmadan hiçbir şey kazanılmaz. Herkes belirli bir şekil ve sınır içindebir taraftan yeteneğinin gücünün kaynak ve çevresinin etkisi altındadır. Diğer taraftan da ihtiyaçlarının esiridir. işte insan bu zıt şartlar içinde faydalı bir sonuç elde etmeye çalışmak zorundadır. Faydalı bir sonuçtan söz ediyoruz. Evet çünkü sonuçsuz uğraşmak uğraşmak çalışma sayılmaz. Hiçbir şey yapmamak veyahut sonuçsuz manasız şeyler yapmak çalışma kanununa karşı büyük kabahattir.
b. Doğa birşey vermez herşey kazanmak lazımdır. Kazanmanın yolları hangileridir?
Tip olarak en ilkel çıplak ve herşeyden yoksun bir insanı ele alalım. Bu türlü bir insan içi mirastan söz edemeyiz. Çünkü aldığımız örnek ailesiz sabit meskensiz ilkel bir insandır. BU noktada kazanmanın doğal kanunlarını arayacak olursak yalnız tek bir esas görülür. Çalışmak. Bundan başka çare yoktur. İnsan doğal olarak kişiliğine sahiptir. Bu özellik insanı bütün dünyaya sahip kılabilir. Yani insan zekası san'atı iradesi sayesinde bütün unsurları kontrolü altına alabilir. Bu bize çalışmanınyüksek kıymetini ahlaki özelliğini ve herşeyden kutsal olan bir hakkı çalışmak hakkını gösterir. Çalışma insanların bedensel kuvvetlerini geliştirir ve hayat için şart olan şeyleri sağlar. Çalışmaksızın fikri gelişme ve ahlaki olgunlaşma da mümkün değildir. "Tembellik bütünkötülüklerin anasıdır."
c. Çalışmak bir cezalandırma değildir :
Çalışmaktan; gayret sarfından bir cezadan bir sıkıntıdan bir kötülükten kaçar gibi kaçınmak çok kötü ve tedbirsizce bir harekettir. Çalışmak aslında zahmetli değildir. Yalnız tutulan işin cinsi ile kişinin kabiliyetleri ve zevkleri arasında uygunluk olmalıdır. Çalışmak ilk sıkıntılara ve isteksizliklere üstün geldikten sonra en şiddetli bir zevktir. Çalışmayı ceza saymakonun güzelliğini ve iyiliklerini tanımamak doğaya karşı haksızlık olur.
İnsan çalıştığı işin eli altında veyahut kafasının içinde eserini büyütmekte ve yükseltmekte gördüğü zaman ne büyük zevk duyar. Bu eser ister çiftçinin hasadı ister mimarın evi veyahut heykeltıraşın heykeli ister bir alimin veya sanatkârın keşfi kitabı olsun zevk birdir. Bu zevk bütün zahmetleri; saban arkasında dökülen terleri sanatkârın düşünürün bazen pek acılı olan yorgunluklarını derhal unutturur.
d. Çalışmak sosyal bir vazifedir:
İnsan çalışır fakat işini ancak toplum sayesinde geliştirebilir faydalı kıymetli bir duruma getirebilir. Ancak toplum sayesindedir ki kendisiyle her işçi arasında devamlı bir alışveriş meydana gelir.
Yapılan işin kimseye faydası yok ise onun için çalışmak verimsiz bir uğraşı olarak kalır. Bu nedenle topluma faydalı bir iş yapmak lazımdır; bu durm çalışmayı sosyal bir vazife hükmü haline koyar.
Çalışmak genel kanundur gelir sahipleri zenginler bile bu kanunun dışında kalamazlar; mevcut servetini milli servetin artmasına yardım edecek şekilde kullanmalıdır. Bir zengin bedeni çalışma yapmaya bilir; fakat bu takdirde faaliyetini fikir uğraşlarına yöneltmelidir. ( 1930 )
e. Meslek nasıl seçilir ve yapılır:
( I ) Meslek Seçimi:
Her zoraki çalışma sert ve ağır gelir. İnsanın çalışmaktan hoşlanması ve zevk duyması için mesleğini yeteneklerine uygun ve kuvveti ile uyumlu olarak seçmiş olması lazımdır. Bu nedenle gençlikte en önemli mesele meslek seçimidir. Kişisel mutluluk ve aynı zamanda sosyal çıkar buna bağlıdır. Herkes yeteneği ile uyumlu bir mevkide bulunmalıdır. Genelliklebir mesleğin görünüşteki faydalarına kapılan bir genç o vazifenin zorluklarıyla uyumlu bir şekilde yeteneklerini geliştirememiş ise çok fazla ve faydasız çalışmaya mecbur olur. Ya hiç başarılı olamaz veya aşağı bir derecede kalır ve kendinden de memnun olmaz. Bundan fazla olarak başkasının daha yararlı olacağı bir mevkii tutmakla haksızlık etmiş olur. Gençlerkıskançlıktan ve başkalarının elde ettikleri parlak sonuçlar hayalinden sakınılmalıdır. Tedbirli olma ve sosyal vazife kaygusu bunu gerektirir.
Biri subay üniformasının sırmaları hoşuna gittiği için asker olmak ister bir diğeri de bir yazarın veya bir ressamın kazandığı servet ve şöhret gözlerini kamaştırdığından zeka ve öğrenimini gözönüne almadan yazar veya sanatkâr olmak isterse bu gibi hareketlerin sonucu genellikle hayal kırıklığıdır. Diğer bir görüşle bu gibiler toplum için kaybolmuş kuvvetlerdir. Bunlar daha iyi idare olunsalardı kendilerinin hayatı kurtarılmış ve insanlığın mutluluğu arttırılmış olurdu. Her halde mantıklı ve doğal olan şudur. Herkes kendi yeteneğine göre bir iş tutmalıdır. Her işte insanın kıymeti belli olur. İşini iyi yapmanın bulunduğu durum ne olursa olsun o iyi bir adam olabilir. İnsan kendine göre bir mesleğe girmeyip de diğerine girmekle hürriyetini kısıtlar ve sanıldığından fazla geleceğini yanlış tesbit eder. Zira sapılan bir yol kolayca terk edilemez. Her mesleğin gerekleri âdetleri ve inançları vardır. Bunlara insan zorunlu olarak bağımlı olur.
( II ) Meslek Faziletleri :
Her meslek bazı yetenekler ve özel nitelikler ister. Bu şüphesizdir. Fakat bazı ortak faziletler vardır ki bunlar aynı zamanda kişinin başarısı ve kendisine verilen işlerin iyi gitmesi için lazımdır. En ast dereceden en yukarıya kadar genel koşullar aynıdır.
Üstlere karşı özenle iş görme doğruluk saygılı olma astlara karşı iyi niyet ve kabul edilen işte gayret istikamet ağızsıkılığı bu gibi faziletler olmaksızın ne arkadaşlar arasında iyi ilişkiler olur ve ne de iş başarılı olur. Meslek vazifesi yalnız kişinin başarı ve güvenliğini değil belki daha çok toplumun refahını ilgilendirir.
Vatan bütün evlatlarının çalışması ile ve yardımı ile yaşar ve bundan başka toplumunu mekanizmasında faydasız hiçbir parça yoktur. Devleti idare eden bakanla vatanın refahına elinin işi ile yardım eden sanatkâr arasında yalnız küçük bir fark vardır o mda şudur. Birinin vazifesi bir diğerininkinden daha önemlidir. Fakat her ikisinde de iyi yapılmak şartıyla ahlaki değer aynıdır.
Bundan dolayı herkes kendisine düşen işten memnun olmalıdır. Mesleği ne olursa olsun bir fayda sağlayacak ve bir vazife görecektir. İnsan vazifesini cesaret cüret bağlılık ve namuslu olarak yapınca elindn geleni yapmış olur. Aynı zamanda bu vazifeyi diğerlerine karşı kıskanmadan yapmalıdır. Yolunda yalnız olmayacaksın orada aynı hedefi takip eden başkaları ile beraber yürüyeceksin. Bu hayat yarışında diğerleri yetenekleri itibarıyla sizi geçebilirler.
Bir başarı elinizden kaçabilir. Bundan dolayı onlara kızmayınız ve elinizden geleni yapmışsanız kendi kendinize de kızmayınız. Asıl önemli olan başarı değil gayrettir. İnsan elinde olan ve onu memnun eden ancak gayrettir.
( III ) Teşebbüs Fikri :
Bir tembellik veya ahlâki gevşeklik genellikle insanı atalarının yaşadıkları aynı işte ve aynı noktada tutar. "Babam Büyükbabam böyle yaptılar. Ben niçin başka türlü yapayım." derler. Nesilden nesile dış hayatın genel şartları değişir. Yeni şartlara uymayan ve geleneklerde ısrar eden yalnız kalmaya zayıf düşmeye yıkılmaya ve ölüme mahkûmdur. Bugün iddia edilemez ki bir gezinti için yavaş giden eski bir araba yolun güzelliklerinden istifadeye uygun iyi bir ulaşım vasıtasıdır. Bir işte ekspres treni ile giden bir rakiple rekabet söz konusu olunca araba ile gitmek geç kalmak için en emin bir vasıtadır. Herşey böyledir.
Her şeyde en iyi ve kuvvetiyle uyumlu olanı aramalıdır. İnsan cesaret edebilmeli ve tehilikeyi göze alabilmelidir. İnsan yeni bir teşebbüste özel bir zevk duyar; kuvvetini ve değerini anlar; o zaman kendi kendini daha iyi takdir eder ve başkalarına takdir ettirir. Yalnız kalınca kendi kudretsizliğinin acısını hisseder. ( 1930 )
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
bolumu, calisma

Seçenekler
Stil


Saat: 07:49

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,