ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk


Basın

Mustafa Kemal Atatürk


Basın

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Bulunan Basın Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Basın Kamoyunu gerçek durum ile karşı karşıya bırakmayı tercih ederim. Gazeteciler gördüklerini düşündüklerini bildiklerini samimiyetle yazmalıdırlar! Bir toplumun ortak ve ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 15 Temmuz 2015, 16:15   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Basın

Basın

Kamoyunu gerçek durum ile karşı karşıya bırakmayı tercih ederim.
Gazeteciler gördüklerini düşündüklerini bildiklerini samimiyetle yazmalıdırlar!
Bir toplumun ortak ve genel hisleri ve fikirleri vardır. Toplumların kıymetleri medenileşme dereceleri arzu ve eğilimleri ancak bu genel duygu ve düşüncelerin meydana geliş ve açığa çıkış derecesiyle anlaşılabilir. Bir topluluğu yöneten insanlar için toplumun talihi üzerinde hüküm vermek durumunda bulunan dostlar veya düşmanlar için ölçü bu toplumun düşüncelerinden ( kamuoyundan ) anlaşılan yetenek ve değerdir. Bundan dolayı milletler kamuoylarını dünyaya tanıtmak zorunluluğundadır. Bütün dünya kamuoyunun öğrenilmesi ise hayatın düzene konması için şüphesiz lazımdır. Bu hususta ise mevcut araçların birincisi ve en önemlisi basındır. Basın milletin genel sesidir. Bir milleti aydınlatma ve ona doğru yolu göstermede bir milletin muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte özetle bir milletin hedefi mutluluk olan ortak yönde yürümesinin sağlanmasında basın başlı başına bir kuvvet bir okul yol göstericidir. Önemi ve yüceliği medeniyet dünyasında açıklık kazanan basına hükümetimizin birinci derecede önem vermesi bu konuda sarfedeceği çalışmayı millet için yapmakla sorumlu hayırlı hizmetlerin baş tarafına koyması yüce meclisin kesinlikle isteyeceği hususlardandır. ( 1922 )
Basın milletin umumî sesidir. Bir milleti aydınlatma ve uyarmada bir millete muhtaç olduğu fikrî gıdayı vermekte özet olarak bir milletin mutluluk hedefi olan müşterek istikamette yürümesini teminde basın başlı başına bir kuvvet bir mektep bir rehberdir. ( 1922 )
Basına hiçbir şekilde hükmedilemez ve baskı altında tutulamaz. ( 1923 )
Gazeteler mevcut olan kanunlar çerçevesinde hürdür. Ancak bunun dışına çıktıkları zaman takibe uğrarlar. Gazeteler kanunun ve toplum çıkarlarının aksine bir olaya şahit ve bir bilgiye sahip oldukları takdirde gerekli yayında bulunmalıdırlar. ( 1923 )
Gazete lazım... Bunun için yalnız okullara önem vermek yeterli değildir. Şimdiye kadar cahil kalanlara da fikir vermek ihtiyacı vardır. Ve bunun için de önemli vasıta basındır... Basının önemi inkâr edilemez. Memleketin medeniyet derecesi ve kamuoyunun durumu nedir? Bunu içe ve dışa anlatacak basındır... Basın mensuplarını korumak lazımdır.
Gazeteciler Türkiye dahilinde milletin fikrini aydınlatma ve kamuoyunu açık bir şekilde oluşturma çalışmalarında tamamen serbest olmadırlar. ( 1923 )
Türkiye basını milletin hakiki sesi ve iradesinin meydana geldiği yer olan Cumhuriyet'in etrafında çelikten bir kale vücuda getirecektir. Bu kale fikir kalesi zihniyet kalesidir. Basın mensuplarından bunu istemek Cumhuriyet'in hakkıdır. Bugün milletin samimi olarak birlik ve dayanışma içinde bulunması zorunludur. Toplumun esenliği ve mutluluğu bundadır. Mücadele bitmemiştir. Bu gerçeği milletin kulağına milletin vicdanına gerektiği gibi ulaştırmada basının vazifesi çok ve çok önemlidir. ( 1924 )
Özel amaçla yayın yapan bazı gazetelerin halkın çoğunluğu üzerinde yaptığı etki her memlekette olduğu gibi o gazetelerin lehinde değildir. ( 1924 )
Basın hürriyetinin sakıncalarının giderilmesinin yine basın hürriyeti ile mümkün olduğuna dair bu büyük meclisin yol gösterme ve düzenleme sahasında ( saptadığı ) saygı duyulan esaslar eğer Cumhuriyet'in ruhu olan faziletten yoksun kendini bilmezlere basında eşkiyalık fırsatı verirse eğer halkı aldatan ve doğru yoldan çıkaranların fikir sahasındaki kötü ve uğursuz etkileri tarlasında çalışan masum vatandaşların kanlarını akıtmasına yuvalarının dağılmasına sebep olursa ve en sonunda bozgunculuğun en zararlısını göze alan bu gibi doğru yoldan sapanlar kanunlarda mevcut açıklıklardan yararlanma imkanı bulurlarsa Büyük Millet Meclisi'nin yola getirici ve ezici kudretinin müdahale ve uyarması elbette görevi olur. ( 1924 )
Memlekette Cumhuriyet devrinin kendi zihniyet ve ahlakını taşıyan basınını yine ancak Cumhuriyet'in kendisi yetiştirir. Bir taraftan geçmiş devirler gazetelerinin ve mensuplarının düzelmesi imkansız olanları milletin görüşünde belirirken diğer taraftan Cumhuriyet basınının temiz ve verimli etki alanı genişleyip yükselmektedir. Büyük ve soylu milletimizin yeni çalışma ve medeniyet hayatını kolaylaştırıp teşvik edecek işte ancak bu zihniyetteki basın olcaktır. ( 1925 )
Kamuoyu gibi gösterilmek istenilen suni fikirler en sonunda özel fikirler gibi düşünülebilir. Değerli ve yararlı görülürse gözönüne alınır. Fakat genel idarede lazım olan kurallar niteliğinde değerlendirilemezler. ( 1925 )
Gazeteciler gördüklerini düşündüklerini bildiklerini samimiyetle yazmalıdırlar. (1929)
Milli egemenlik esasına dayalı temsili bir hükümette kamuoyu büyük bir rol oynar. Basın ve toplantı hürriyetleri olmadan ve toplum ait işler hakkında geniş bir tenkit sahası bırakılmadan kamuoyu vazifesini yapamaz. Milli egemenlik ve temsili hükümet fikrinin yayılması ve yükselmesi ancak kamuoyunun faaliyeti ile mümkündür. ( 1930 )
Kamuoyu milletin içinden taşan çeşitli fikirler denizidir. O denizde çeşitli akımlar çşitli münakaşa dalgaları meydana getirir. Kamuoyu ruhi bir ortamdır. Orada cereyan eden fikir mücadelesi dikkatli gözlerden gizli kalamaz. ( 1930 )
Basın fikirleri ortaya atmak ve yayınlamak için gerekli vasıtadır. Siyasi fikirleri de üreten basındır. Basın teşebbüsleri gazeteler mecmualar ve kitap basımları ile olur.
Basının siyasi fikir üretimindeki rolü daha çok başka niteliktedir. Çünkü siyasi fikirleri ortaya atan daima siyasi gruplar ve zümreler gibi fikir dernekleridir. Esas olarak kabul edilmelidir ki siyasi fikirler siyasi partilerin menfaatine olarak onlar tarafından ortaya konur. Yoksa halk kitlesi içinde kendiliğinden meydan çıkmaz. ( 1930 )
İyice bilinmesi gerekir ki gazeteler okul kitapları değildir. Aşağılık insanların para ile yaptırdıkları basın mücadeleleri vardır. En adi yalanları yaymada basının kullanıldığı olmuştur. Basıbn ve fikir hürriyetinin karşılaştığı başka tehlikeler de vardır. Basının ve hatta fikir derneklerinin milli hükümetin tesirinden kurtularak siyasi veya ekonomik gizli amaçlara alet olmasından korkulur. Basının para ile satın alınabilmesi uluslararası yüksek para aleminin basın üzerinde gizli tesiri veyahut sadece yabancı devletlerin örtülü ödeneklerinin etkisi işte bunların kamuoyunu kandırma ve yanıltmasından tamamıyla korkulur. Fakat hürriyetten çıkacak bu kötülükler asla çaresiz değildir. İlk önce basın hürriyetine yasal bir sınır çizilir. İkinci olarak gazeteler özel bir teşkilat kurarak bununla kendi üzerlerinde ahlaki bir tesir meydana getirirler. İlk zamanlarda bir işten başka bir şey olmayan gazetecilik sosyal bir müessese haline gelebilir. Bundan başk halkın fikrî ve siyasi terbiyesi de bir güvencedir. Halk çeşitli gazeteleri okumaya ve onları birbirleriyle kontrol etmeye ve gazeteci yalanlarına inanmamaya alışır. Bütün bunların üstünde her şeyin açık olması sayesinde iyi niyetin gelişeceğini ve çok önemli meseleler üzerinde iyi niyet sahibi insanların daima çoğunluğu oluşturacağını kabul etmek uygun olur. Çünkü "Her zaman dünyanın yarısını ve bir zaman dünyanın hepsini aldatmak mümkündür. Fakat bütün dünyayı her zaman aldatmak mümkün değildir." Tecrübe göstermiştir ki insanların herşeyi söylemelerini önlemek asla mümkün değildir. Fakat milli terbiye ve büyük manevi kuvvetlere karşı hükümetin uygun şekildeki hareketi sayesinde isyankâr fikirlerin yayılmasına müsaade etmeyecek sosyal bir çevre yaratmak mümkündür. Her halde herşeyin söylenmesine müsaade etmek ve bunun karşısında söyleyenlerin harekete geçmesini bekleyerek tedbir almakla yetinmek anlamsızdır. Bütün halkın harekete geçtiği gün onları durduracak kuvvet yoktur. Doğal olarak bir sağlığı koruma olduğu gibi sosyal bir sağlığı koruma da vardır. Her ikisi aynı prensibe dayanır. Maddi mikropları yoketmek mümkün olmadığı gibi manevi mikropları da yok etmek mümkün değildir. Fakat şahsın vücudunda fizyolojik bir sağlık yaratmak mümkün olduğu gibi sosyal bünyede de manevi bir sağlık yaratmak bu şekilde bir direnç ortamı hazırlamak mümkündür. ( 1930 )
Türkiye Cumhuriyeti'nde gazete çıkarmak kitap yayınlamak basımevi açmak için uyulması gereken resmi işlemler Basın ve Yayın Kanunu'nda tespit edilmiştir. Zararlı yayın ve şahıslara saldırı halinde yapılacak işlemler de bu kanunlarda ve Ceza Kanunu'nda yazılıdır.
Bu hususta bizce söylenecek sözler şöyle özetlenebilir. Basının genel hayatta ve Cumhuriyet'in ileleme ve gelişmesinde sahip olduğu vazifeler yüksektir. Basının tam ve geniş hürriyeti iyi kullanması hususunun duyarlı olduğu kayda değerdir. Her türlü kanuni kayıtlardan önce bir kalem sahibi ilme ve kendi siyasi görüşlerine olduğu kadar vatandaşların haklarına ve memleketin her türlü özel düşüncelerin üstünde olan yüksek menfaatlerine de dikkat etmeye ve saygı göstermeye manevi olarak mecburdur. Bu mecburiyettir ki genel düzeni sağlayabilir. Bununla birlikte basın serbestisinden meydana gelecek kötülükleri ortadan kaldıracak etkili vasıta asla geçmişte zannedildiği gibi basın hürriyetini kısıtlayan hususlar değildir. Aksine basın hürriyetinden doğacak sakıncaların giderilme vasıtası yine basın hürriyetinin kendisidir. ( 1930 )
Memlekette kalem hürriyetinin de demokrat bir idareye layık olgunlukla kullanılmasında daha dikkatli olunacağını ümit ederim. ( 1930 )
Gerçek kamuoyu dışarıdan kimsenin etkisi olmaksızın doğal olarak mevcut olan duygu ve düşüncelerin yine doğal olarak yarattığı bir havadır. Halbuki insan daima etki altında kalır. Yalnız yeter ki bu etki toplumu meydana getiren insanların hakikaten onları düşünen ve bütün varlığını onlara adayanlar tarafından yaratılmış olsun. Bu şekilde yaratılacak olan kamuoyu bu memleketin geleceğini sağlayabilir. Yoksa esen herhangi bir hava ile değişebilecek bir kamuoyu içinde yaşarsak yarına güvenmek mümkün olmaz. Türk milletinin sağlam bir fikre sahip olmasını sağlamak amacımızdır. Yürüdüğümüz hakikat yolunun milleti mutluluğa ulaştıran tek yol olduğunu anlatmak lazımdır. Herşeyin oluşmasına çalışırken bütün çalışmaların bütün teşebbüslerin üstünde olarak Türk kamuoyunu gerçeği anlamaya ve duymaya alıştırmak bu durumu ona doğal hale getirmek şuradan ve buradan gelecek günlük fikirlere sahte ve yanıltıcı sözlere asla önem vermeyecek bir olgunluğa erişmektir. ( 1931 )
Türk Dili'nin sadeleştirilmesi zenginleştirilmesi ve kamuoyuna bunların benimsetilmesi için her yayın vasıtasından faydalanmalıyız. Her aydın hangi konuda olursa olsun yazarken buna dikkat edebilmeli konuşma dilimizi ise ahenkli güzel bir hale getirmeliyiz. ( 1938 )
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
basin

Seçenekler
Stil


Saat: 05:41

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,