ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk


Atatürkün Tabutunun Açıldığı Gün (9 kasım 1953)

Mustafa Kemal Atatürk


Atatürkün Tabutunun Açıldığı Gün (9 kasım 1953)

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Bulunan Atatürkün Tabutunun Açıldığı Gün (9 kasım 1953) Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Atatürkün Tabutunun Açıldığı Gün (9 kasım 1953) Kefen sıyrıldı ve... Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın yüzü ortaya çıktı. ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 15 Temmuz 2015, 19:17   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Atatürkün Tabutunun Açıldığı Gün (9 kasım 1953)

Atatürkün Tabutunun Açıldığı Gün (9 kasım 1953)

Kefen sıyrıldı ve...

Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış ama hatları
bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...

8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile Şevki Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu Ankara Tıp Fakültesi
Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan ise Ankara Valisi Kemal Aygün'dü...
Aygün "Hocam" dedi "10 Kasım günü Atamızın naaşını Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı
geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica
ediyoruz."Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.Hastalığını gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar götürürümbu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı
Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı.Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda
da...

Mutlugörevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.
Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu...
Ata'nın gül ağacından tabutu 4 Kasım günü geçici kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir
hafta boyunca sırayla öğrenciler subaylar ve generaller katafalk başında nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite
üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi.Bunun üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni
bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku
çıkmadı.Sanduka talaş doluydu.Sandukanın içi muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu.
Bu talaş naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasındaağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bucesedi muhafaza
için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi yazılıydı.Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış sonra kahverengi
bir muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes nefesinitutmuştu. Çünkü "Naaş çürüyüp bozulmuş çıkan gazlar tabutu
patlatmışnöbetçi er kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti geziniyordu. Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları
aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu orada bulunanların yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi
kahverengi bir hal almış ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı olmuştu
Prof. Mutlu gördüğü tabloyu daha sonra şöyle anlatacaktı:"Yüzünü örten ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü
ile karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam sol göz kapağının üzerine düşmüştü. Atatürk Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında
uyuyorgibiydi."

Prof. Mutlu kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun başına çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta
Başbakan Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes de yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktıürkek bir şekilde
aşağı tabuta doğru baktı. O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de
baktım ki müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı.Tahmin ediyorum kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda
kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına yığılıverdi.Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş
tekrar solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiserorada görevli adli tıp
doçenti Dr.Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı gösterdi ve şöyle dedi:"Bu kâğıdıAtatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım
gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstüne konmasını istiyor."Doç. Özen kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı.
"Böyle bir kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar darılır" dedi.Komiser kâğıdı katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten
sonra salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15
yıl içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.
Ve 10 Kasım sabahı Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son durağı olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...Atatürk'ün tabutu Menderes'in huzurunda açılmıştı Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı12 askerin omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir top arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı.Radyodan naklen yayımlanan o görkemli tören en az 15 yıl önceki kadar hüzünlüdür.Ancak o törenden hemen önce yaşananlar tarihçilerin pek ilgisini çekmemiştir. Bilindiği gibi Anıtkabir yapılana dek Atatürk'ün naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem
yapılmıştı.Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa şırıngayla özel bir
formül enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük ilaç şişesi Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem
sayesinde Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi
-
öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini ölünün defnini şart koştuğundangeçici tahnitin bozulması şarttı.
Nakilden önce bu işlem için bir komite kuruldu. O komitetörenden bir gün önce Başbakan Adnan Menderes'in huzurunda
Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişleAtatürk'ün
(mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler o törene katılanlar olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o
törene katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan bilgilerin bir kısmı o tanıklıklara önemli bir bölümü ise değerli Atatürk
araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün Prof.Dr. Kamile Şevki Mutlu ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor.
Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu sanırım bu ayrıntılarla daha da ilginç bir boyut kazanıyor.

Atatürk'ü son görenler anlatıyor:

'Yüzünde iki günlük sakal vardı'

Osman Ersoy ve Halide İntepe 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki
o töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı buldular.

İzlenimlerini şöyle anlattılar:

• OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç heyecanlıydım. Biz çalışanlar asistanlar memurlar sıra ile katafalka
çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük sakalı vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."

' Gözleri aralıktı'

• HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım.Başı yana doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı.
Hani insan hasret giderek ölürse gözleri aralık kalırmış ya öyle aralıktı gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
1953, acildigi, ataturkun, gun, kasim, tabutunun

Seçenekler
Stil


Saat: 15:31

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,