ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk


Atatürk Samimi Bir Müslümandı - İşte Yaşanmış Olaylar

Mustafa Kemal Atatürk


Atatürk Samimi Bir Müslümandı - İşte Yaşanmış Olaylar

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Bulunan Atatürk Samimi Bir Müslümandı - İşte Yaşanmış Olaylar Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Atatürk Samimi Bir Müslümandı - İşte Yaşanmış Olaylar Atatürk Samimi Bir Müslümandı - İşte Yaşanmış Olaylar - Atatürk Dini İstismar ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 01:07   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Atatürk Samimi Bir Müslümandı - İşte Yaşanmış Olaylar

Atatürk Samimi Bir Müslümandı - İşte Yaşanmış Olaylar

Atatürk Samimi Bir Müslümandı - İşte Yaşanmış Olaylar - Atatürk Dini İstismar Aracı Olarak Kullanan Kimselere Karşı Olan Samimi Bir Müslünandı Bazı yerlerde Atatürk’ün Milli mücadele yılları esnasında halkın güvenini kazanmak ve planladığı hedeflere ulaşabilmek için İslami değerlerine bağlı mütedeyyin halka şirin görünmek ve onları ateşlemek için İslamiyeti ve İslam peygamberini öven konuşmalar yaptığını vaaz ve nutuklar verdiğini ve bunu tamamen halkı arkasına alabilmek adına yaptığını iddia edenler vardır. Hâlbuki durum hiç de öyle değildir zira Atatürk sadece İstiklal Savaşında değil Cumhuriyetin ilan edildiği tarih olan 1923 ve sonrasında da mevcut çizgisini ve duruşunu hiçbir zaman değiştirmemiştir. Gerçekten düşmanı memleketten uzaklaştırdıktan ve iktidarı ele geçirdikten sonra tam tersi mi hareket etmiştir? Hayır Daha sonraki yıllarda da Atatürk’ün fikirlerinde hiçbir değişiklik olmamıştır. Buna yaşanmış birçok örnek vermek mümkündür. Bu ise başlı başına bir inceleme konusudur. Bu yazımızda sadece yaşanmış bazı örneklerle Atatürk’ün batıl inanışlardan hurafelerden uzak samimi bir Müslüman olduğunun bazı örneklerini vermeye çalışcağız.

Atatürk’ün Mevlana sevgisi

Cumhuriyet'in ilanından sonra dini istimrara zemin hazırlaması şer ve sömürü yuvası olması aynı zamanda gelişme ve kalkınmanın önünde engel teşkil etmesi nedenleri ile tekke ve türbelerin kapatılması hazırlıkları yapılıyordu. Bu dönemde Atatürk Başbakan İsmet İnönü'ye "Mevlana Dergâhı ve türbesinin kapatılmayarak kendi eşyası ile birlikte müze olarak düzenlenmesi ve ziyarete açılması" emrini vermiştir. Bir süre sonra Bakanlar Kurulu kararı ile dergâh müze haline getirilmiştir.

Değerli tarihçi Cemal Kutay’ın ifadelerine göre Mustafa Kemal’e emrindeki yardımcılarının “Paşam Hz. Mevlana’nın makamını müze haline getirmeniz üzerine halk buraya akın etmeye başladı. Bu bir sakınca doğurmasın” demeleri üzerine Atatürk’ün verdiği cevap ilginçtir:

“-Eğer Hz. Mevlana’yı hakkıyla tanımak ve benimsemek için ziyarete gitmekte olduklarına inansam öteki dergâhların da açılmasını sağlardım. Çünkü Hz. Mevlana’yı tanımak ve anlamak zaten diğer tüm tehlikeleri de ortadan kaldırmaktadır.” Der.

Ayrıca yine bu dönemde Atatürk’ün tekkelerin kapatılmasından güç alarak Hz. Mevlana’ya dil uzatan bir devlet erkânını sofrasından kovması da en çarpıcı örneklerinden biridir.

Namaz Kılan Subayı Gammazlayan Vekili Trenden İndirmesi Hadisesi

Bu olayı aktaran Dumlupınar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu Atatürk'ün gammazcı vekil hakkında "Bu adam namaz kılmayı kendi aklınca suç görüyor." dediğini söylüyor.


Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayınladığı aylık Diyanet dergisinin 2008 Nisan sayısında 'Atatürk Din ve Din Adamları' konusuna ayrılmış. Dosyayı hazırlayan Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu Atatürk'ün din ve lâiklik hakkındaki görüşlerinin 'en az bilinen ve en çok istismar edilen' yönü olduğunu söylüyor. Sarıkoyuncu Atatürk'ün dini toplumsal hayattan çıkarmak ya da dinin özüne dokunmak gibi bir amacının olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu Mustafa Kemal'in hurafelere ve din istismarına karşı olduğunu söylüyor ve ekliyor: "Bu da din düşmanlığı değildir; gerçek dindarlıktır. Bu sebeple lâiklik asla dinsizlik olmadığı gibi Atatürk de dinsiz değildir."diyor. Yazıda Atatürk'ün din adamlarına ve dinî vecibelerini yerine getirenlere karşı son derece saygılı olduğu yaşanmış bir örnekle anlatılıyor. Prof. Dr. Sarıkoyuncu'nun anlattığına göre olay şöyle gerçekleşiyor:

Atatürk 1930 yılında Fevzi Çakmak'la birlikte trenle yurt gezisine çıkar. Kompartımanında ülke sorunlarını konuşurlarken bir milletvekili içeri girip Atatürk'ün kulağına bir şeyler söyler. Atatürk'ün kaşları çatılır Fevzi Paşa'ya dönerek "Paşam lütfen beni takip ediniz arkadaşlar bir haber getirdi inceleyelim." der. Hep birlikte diğer vagona geçtiklerinde yüksek rütbeli bir subayın kanepe üzerinde namaz kıldığını görürler. Atatürk mareşale dönerek şöyle der: "Paşam bu adamın (gammazcıyı işaret ediyor) biraz evvel kulağıma gizli bir şeyler söylediğini gördünüz. Bu adam muhafız kıtasına mensup yüksek rütbeli bir subayın namaz kıldığını gammazladı. Bu adam namaz kılmayı kendi aklınca suç görüyor. Durumu size göstermek için buraya kadar zahmet ettirdim." Der. Atatürk ilk istasyonda milletvekilini trenden indirir ve gelecek dönem de milletvekili seçilmesini de engeller.

İslam Peygamberini Cezbeye Kapılmış Basit Bir Derviş Gibi Gösterenlere Tepkisi

Bir başka çarpıcı örnek de 1931 yılında yaşanır. Bu tarihte Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur. Atatürk Cumhurbaşkanıdır. Ama fikirleri yine değişmemiştir. İslam düşmanı bir şarkiyatçının Hz. Muhammed hakkında yazdığı bir kitabı tercüme eden bir yazar eserini Atatürk’e takdim eder. Kitap iki cihan Serverini yakınlarının telkiniyle hareket eden sönük şahsiyetli bir derviş gibi göstermektedir. Atatürk kitabı inceledikten sonra tarihçi Prof. Dr. Şemsettin Günaltay’ı çağırtır ve kitap hakkında fikrini sorar. Günaltay’ın cevabı:
- Ele alınacak bir şey değil bir facia olur Paşam.
Atatürk Günaltay’ın sözünü bitirmesini beklemeden yerinden fırlar ve yanında bulunan Başvekil İsmet Paşa’ya dönerek:
- Bu paçavrayı toplatın ve tercümeyi yapanı da devlet hizmetinde kullanılmamak üzere hükümet kapısından uzaklaştırın der.
Bundan sonrasını Muhittin Nalbatoğlu’nun kaleminden takip edelim:

“Hz. Muhammed’i bana cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttırmak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar O’nun yüksek şahsiyetini ve başarılarını asla kavrayamamışlardır. Hz. Muhammed Uhud Harbi sonunda çevresindekilerin direnmelerini yenerek ve kendisinin yaralı olmasına bakmayarak galip düşmanı takibe kalkışmış olsaydı bugün yeryüzünde Müslümanlık diye bir varlık görülemezdi..” (Türk Ordularının Başkomutanı İslam Ordularının Ebedi Başkomutanı Hz. Muhammed’i Anlatıyor. Muhiddin Nalbatoğlu B.Kurultay 20 Nisan 1998)

Ölüm Döşeğinde Yasin Okunması Talebi

“Atatürk ölüm döşeğinde iken Altemur Kılıç Bey’in büyük annesine haber gönderir; “Ben herhalde sonsuza gidiciyim. Benim için bu gece bi zahmet Yasin okusun” der.(Altemur Kılıç’ın TV. Konuşmasından alınmıştır)

Ziyaret Ettiği Okulda Kur’andaki Bir Surenin Kendisinin Tefsirini Yapması

Bir Başka Olay Atatürk’ün gittiği bir okulda yaşanır. Öğrencilerden birine(Semiunbasir) in tecvitte ne demek olduğunu sorar ve cevabını aldıktan sonra hocaya dönerek: ”Hocafendi İnşirah suresinin yorumunu yapar mısınız?” der. Cevap olarak; “yanımda tefsirim yok.” Cevabını alınca Atatürk önce mezkûr sureyi okur ve daha sonra da tefsirini yapar. “Hocaya dönerek hocam lütfen eksiğimi söyleyin” der. Hoca” Efendim siz bu millete Allah’ın bir lütfüsünüz. Rabbim sizi bu milletin başından eksik etmesin” temennisinde bulunur.”(Cumhuriyet Gazetesi’nde Kışlalı yazdı)

Hacıbayram Camisi Vaazında Yaşananlar

Atatürk Hacıbayram camisinde vaaz dinlemektedir. Vaiz din adına bir takım hurafelerden bahseder. Atatürk yanında bulunan Kılıç Ali Paşanın kulağına eğilerek “Ali Bey işimiz gerçekten de zor. Bunlara bir süre daha tahammül etmek lazım” der.(Altemur Kılıç anlattı)

Bir de Onun Yakın Arkadaşlarından Merhum Orgeneral Asım Gündüz Bey’in Hatıratına Göz Atalım

Bakınız Orgeneral Asım Gündüz bu konuda neler söylüyor:
“.... Bu arada bir hakikati daha açıklayalım. Mustafa Kemal birçoklarının zannının aksine olarak Allah’ın varlığına ve namütenahi (sonsuz) kudretine layazel (sonu olmayan) varlığına gönülden inanmış maneviyata değer veren insandı. O sadece kör taassubun (cahilce bağnazlığın) aleyhindeydi.

Kaynak: Araştırmacı Yazar Selahattin Tekizoğlu Derlemeleri (Değerli abimiz Sayın Selahattin Tekizoğlu’na arşivini açarak bizlere verdiği desteklerden ötürü teşekkürü bir borç biliriz.)
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ataturk, bir, iste, muslumandi, olaylar, samimi, yasanmis

Seçenekler
Stil


Saat: 01:12

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,