ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Mustafa Kemal Atatürk

Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal Atatürk


Ata'mız nasıl evlendi nasıl boşandı.

Mustafa Kemal Atatürk


Ata'mız nasıl evlendi nasıl boşandı.

ForumSevgimiz Kütüphane Kategorisinde ve Mustafa Kemal Atatürk Forumunda Bulunan Ata'mız nasıl evlendi nasıl boşandı. Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Ata'mız nasıl evlendi nasıl boşandı. İpek Çalışlar'ın "Lâtife Hanım" isimli kitabını çok sevdim. Bu kitapta, Atatürk'ü, Lâtife Hanım'ın penceresinden insani ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 02 Ağustos 2015, 13:40   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Ata'mız nasıl evlendi nasıl boşandı.

Ata'mız nasıl evlendi nasıl boşandı.

İpek Çalışlar'ın "Lâtife Hanım" isimli kitabını çok sevdim. Bu kitapta, Atatürk'ü, Lâtife Hanım'ın penceresinden insani yönleriyle tanıyoruz. Meselâ Lâtife Hanım'a nasıl evlilik teklif ettiğini öğreniyoruz.
"... Bir sabah Mustafa Kemal evden çıkarken, Lâtife'ye beklenmedik bir ricada bulundu:
-Lâtifeciğim bugün odamı siz toplayabilir misiniz?
Lâtife, Mustafa Kemal'in odasına girince 'Allah Allah' diye mırıldandı. Yatak yapılıydı. Sadece Mustafa Kemal'in duvardaki resmi yatağın üzerine bırakılmıştı. Her sabah bahçeden kopartıp, Mustafa Kemal'in başucuna koyduğu gül, çerçevenin üzerinde duruyordu. Daha sonraki günlerde Mustafa Kemal, Lâtife'ye sordu:
-O gün dikkatinizi çeken bir şey olmadı mı odamda?
-Yatağın üzerinde resminiz vardı, alıp duvara astım.
-O resmi getirebilir misiniz?
Lâtife hemen gitti, resmi çivisinden çıkartıp getirdi.
-Lütfen arkasına bakar mısınız?
Resmin arkasına, Mustafa Kemal el yazısıyla şöyle yazmıştı: 'Sen bu resme bak ve halâ 'Hayır' diyorsan, bir daha teklif etmeyeceğim.'
"Lâtife Hanım" adlı kitaptan öğrendiğimize göre, evlilik, alafranga usule göre gerçekleşmiş ama, şeri hukuka göre Mustafa Kemal'in arzusu ile Lâtife Hanım "boş" düşmüştü. İpek Çalışlar şöyle yazıyor: "Mustafa Kemal, Lâtife'yi Medeni Kanun'un hazırlanması aşamasında boşamıştı. Kamusal alanda son derece radikal davranırken, kendi özel yaşamında muhafazakârları güçlendiren bir boşanmaya karar vermesi, Batı dünyasınca yadırgandı. Boşanmanın kamu vicdanında makûl bir yere oturması için, Lâtife Hanım'ın kötü bir kadın olarak anılması gerekiyordu. Yıllardır ona yöneltilen bu yıpratma kampanyasının nedeni bu olabilir."

İster tarihi bir şahsiyet olsunlar, ister sıradan insanlar... Kadınerkek ilişkilerinde daima ihtiras ve ihanet önemli rol oynamıştır.

Nazlı ILICAK-Bugün

Ataürk ve Latife Hanımın evlilikleri:

Bu evlilikle Latife Hanım, modern ve medeni Türk kadının simgesi olma görevini üstlendi. Yeni devletin başkenti Ankara’ya gelerek Çankaya’da ilk cumhurbaşkanlığı köşkü olarak kullanılan Kuleli Köşk (günümüzde Atatürk Müzesi olarak kullanılan bugünkü adıyla Eski Köşk)’te yaşadı. Eşinin isteği üzerine TBMM’deki oturumları izlemeye giden Latife Hanım, T.B.M.M’ye giren ilk Türk kadını ünvanını aldı. Pek çok yurt gezisinde eşine eşlik etti. 1925 yazında Doğu Anadolu gezisinde aralarında geçen tatsız bir tartışmadan sonra Latife Hanım ve Atatürk boşandılar. 5 Ağustos1925 günü hükümet tarafından boşanma ile ilgili bir bildiri yayımlanarak radyodan tüm halka duyuruldu.
Ölümüne kadar İzmir'de ve İstanbul'da yaşayan Latife Hanım, evliliği ve eşi hakkında konuşmayı ya da yazmayı kesinlikle kabul etmedi. 13 Temmuz1975’te İstanbul’da hayatını kaybetmiş ve Edirnekapı Şehitliği’ndeki aile mezarlığına gömülmüştür.

Görüldüğü üzere iki insan anlaşamamış ve ayrılık kararı alınmıştır.Bunun sebepleri çok tartışıldı........
Latife Hanım Atatürk'e büyük saygı duyan bir hanımefendiydi ve ölümüne kadar hiçbir gazeteciyle Atatürk hakkında da konuşmamıştır.

Ve devam edelim:

Latife Hanım, muhakemesi mükemmel, birikimi sağlam, her konuda fikri olan bir kadın. Sekiz dil biliyor, hukuk okumuş, dünyayı tanıyor. Mustafa Kemal Paşa’dan korkularından Latife Hanım’a tahammül edenler, yıllar geçtikçe eteklerindeki taşları dökmüşler, onu Mustafa Kemal Paşa’nın başına gelmiş bir kaza gibi göstermeyi başarmışlar

Görüldüğü gibi Atatürk'ten korkularından Latife Hanım'a tahammül edenler 1950'den sonra Latife Hanım için konuşmaya başlıyorlar.

- Feminist bir kadın yanındaki erkeği muhakkak rahatsız eder. Bu bir eşitlik kavgası çünkü. Çankaya’da yürütülen bir eşitlik kavgası tabii ki huzursuzluk çıkartır. Boşanmalarının ardından, "Latife Hanım’ın feminist tavırları mı acaba kocasını rahatsız etti" sorusu dünya basını tarafından sorulmuş. Ama ben Mustafa Kemal Paşa’nın, Latife Hanım’ın feminist tavırlarından başından beri keyif ve ilham aldığını düşünüyorum. Mesela, milletvekili olmak isteğine olumlu bakmıyor ama, "Bak Latife, sana da oy vermişler" diyerek ikili bir tutum sergiliyor. Latife Hanım’ın feminist tavırlarından esas rahatsız olanlar, daha ziyade diğer erkekler.

Latife Hanım kültürlü eşitlikçi aynı zamanda güçlü bir kadındı.Atatürk eğer evliliğie layık görmüşse eş olarak seçmişse mutlaka karekteri sağlam bir kadın olmalıdır diye düşünüyorum.Burada bir kadının ve erkeğin evliliği ve her kadın ve erkek evliliğinde olabileceği gibi anlaşamamanın getirdiği bii ayrılık kararı var.

Ablası Vecihe Hanım’ın deyişiyle "alaturka bir boşanma." Harıl harıl Medeni Kanun çevrisi yapılıyor, gazetelerde haberleri yayımlanıyor ama Mustafa Kemal eski usul boşanıyor. Anlaşılan çok öfkelenmiş, imajını pek düşünmüyor. Halbuki, dünya basını epey çalkalanmış. Medeni Kanun henüz çıkmadığı için biçim olarak kanuna aykırı bir durum yok. Yalnız yine de unutmayalım, boşanma bildirisinde karşılıklı ayrılmaya karar verdiklerinden söz ediliyor. Yani tek taraflı bir boşanma gibi algılanmaması için çaba harcamış Mustafa Kemal.

Anlaşıldığı üzere iki insan anlaşamıyor ve bir boşanma süreci yaşanıyor.Ve Atatürk boşanma bildirisine özellikle karşılıklı ayrılma kararı olarak yazdırıyor ve tek taraflı bir boşanma gibi algılanamaması için çaba harcıyor.Atatürk tüm dünyanın gıptayla ve yeri geldiği zamanda hasetle baktığı bir lider.Çok açıkları arandı dünya basını ve devletleri tarafından.Kıskanılan bir lider.Açık bulmak için yazdılar çizdiler ama tarihi belgeler herşeyin aynası zaten.Atatürk Tanrı değildi elbet oda etiyle kemiği ile bir insandı sonuçta ama uzağı görebilen önseziye sahip büyük bir liderdi kimse bunun tersini iddia edemez.Sadece Atatürk'ü ve yakınlarınıda alet ederek karalamaya çalışırlar o kadar.Ve üzücü olansa böyle bir lidere sahip olan bizlerden birilerinin Nazlı Ilıcak gibi hangi kaba pislediği belli olmayan birilerinin çıkıpta bu lafları etmesi.



Latife Hanım nasıl bir kadındı?


Biz onu fevkalade sevimsiz bir kadın olarak tanıdık.

Bir kere şefkatsiz.

Sonra, eli maşalı ve despot.

Bir erkeği sevebilme ve mutlu edebilme gibi bir kadının sahip olması gereken(!), en önemli melekelerden yoksun.

Ve ayıptır söylemesi, çirkin.

Ve bu kadın, Atamız’ın eşi olmuştu.

Ama hepimiz biliyorduk ki, kazara böyle bir şerefe nail olmuştu.

Evet iyi bir eğitim almıştı (hukuk okuduğu yazmazdı bizim kitaplarımızda), birkaç dil biliyordu (8 lisan konuşabildiği de yazmazdı), ama işte bunlar, yeterli değildi.

O kısa boylu bücür kadın, iyi bir eş olabilmek için fazlasıyla cadalozdu.

Düşünsenize, Atamız, dava arkadaşlarıyla alt katta mühim meselelerle meşgulken, o topuklarını ahşap zemine vuruyordu.

Ne yapmaya çalışıyordu Allah bilir...

Kocasını mı çağırıyordu?

Ama o, onun kocası değildi ki, bizim Atamız’dı.

Böyle bir şeye nasıl cüret ediyordu?

Allah’tan kısa bir sürede, rengini belli etmiş...

Modern bir şekilde başlayan evlilik, alaturka bir biçimde sona erdirilmişti.

***

Belki biraz sert anlattım. Ama eğitimini bu ülkede tamamlamış biri olarak, benim Latife Hanım’la ilgili kafamda çizdiğim resim buydu.

Üç kelimeyle özetlersem:

"Olmayacak bir kadın."

Çünkü bize böyle tanıtıldı.

Ya da yutturuldu.

Kaç nesil böyle yetişti?

Çok.

Ve o sustu.

Ailesi sustu.

Senelerce.

***

Geçen sene ölümünün 30. yılıydı.

Türk Tarih Kurumu’na emanet edilen birtakım belgeler, belki farklı bir Latife Hanım’la tanışmamıza yardımcı olabilirdi.

Pek çok tartışma yaşandı.

Her kafadan bir ses çıktı.

Ama ıh-ıh.

"Atamızın anısı rencide olabilir" dendi ve o evraklar, yine depolarda kaderine terk edildi.

***

Beni hep etkilemiştir bu Latife Hanım meselesi.

Liseyi yeni bitirmiştim, tesadüfen Latife Hanım’ın ailesinden biriye tanıştım. O kibar beyefendi, onların Latife Hanım’ını anlatmıştı.

İnanılmaz şaşırmıştım.

Böyle bir şey olabilir miydi?

Tarih saptırılabilir miydi?

Kasten, olduğundan farklı anlatılabilir miydi?

Ama işte kulaklarımla duyuyordum, demek iki Latife Hanım vardı, biri tarih kitaplarında anlatılan o "olmayacak kadın"; bir de bu haksızlığa uğramış ama hakkını bile aramaya kalkmamış o gururlu diğer kadın...

İyi ama ben hangisine inanacaktım?

Zamanla anladım ki...

Hayat, tam da böyle bir şey.

Her şey subjektif aslında.

Ve herkes olaya kendi açısından bakıyor.

Dolayısıyla, sen neye inanmak istiyorsan, ona inanıyorsun hayatta.

***

Dün Sefa Kaplan’ın İpek Çalışlar’la yaptığı röportajdan öğreniyoruz ki, Latife Hanım, 83 yıl önce milletvekili olmayı istemiş bir kadın.

Üstelik kadınlar daha siyasi haklarını elde etmemişken.

Mustafa Kemal Paşa ile evliyken yıldız muamelesi görüyor. Onun meziyetlerini anlata anlata bitiremeyen insanlar, yıllar içinde 180 derece dönüyorlar, demediklerini bırakmıyorlar. Onu Mustafa Kemal’in başına gelmiş bir kaza gibi göstermeyi beceriyorlar.

İnsan tabii sormadan edemiyor.

Neden?

Neden Fikriye, acımayla karışık bu kadar seviliyor da...

Neden Latife Hanım’a bu kadar büyük bir tepki oluşuyor?

Buna İpek Çalışlar’ın cevabı, feminist olması.

Kendine güveni olan bir kadın olması.

Kendinin farkında olması.

Zeki ve müdahaleci olması.

Bu tavırdan rahatsız olanlar ise Mustafa Kemal Paşa’nın çevresi.

Özellikle de 50’lerden sonra müthiş karalama kampanyası yürütüyorlar.

Ve onu bugünlere kadar gelen olumsuz bir imajın için oturtuyorlar.

İpek Çalışlar’ı böyle bir kitaba imza attığı için tebrik ediyorum.

Ama bir kere daha görüyorum ki...

Herkes neye inanmak istiyorsa ona inanıyor hayatta...
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
atamiz, bosandi, evlendi, nasil

Seçenekler
Stil


Saat: 05:55

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,