ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Osmanlı Tarihi


Fatihin Yaşındasın


Fatihin Yaşındasın

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bulunan Fatihin Yaşındasın Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Fatihin Yaşındasın Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’un fethinden sonra Aya Sofya’da kılınan namazın ardından “Ne dersiniz? Roma’yı da fethedelim mi?” ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 07 Mart 2015, 09:09   #1
Durumu:
Çevrimdışı
Alabora
Öylesine Biri i$te.
Alabora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Eglenceli
Üyelik tarihi: 30 Aralık 2014
Şehir: Heryer
Mesajlar: 1.321
Konular: 925
Beğenilen: 247
Beğendiği: 638
www.forumsevgisi.com
Standart Fatihin Yaşındasın

Fatihin Yaşındasın




Fatih Sultan Mehmet Han İstanbul’un fethinden sonra Aya Sofya’da kılınan namazın ardından “Ne dersiniz? Roma’yı da fethedelim mi?” diye soruyor ve ardından “Neyse onu da yarın sabah yaparız” sözleri ile mutluluğunu dile getiriyor.


Sultan İkinci Mehmed henüz yedi yaşlarında iken hocası Molla Ak Şemseddin kulağına eğildi ve başarının en önemli kuralını fısıldadı:


“Hedefini tespit etmelisin.”

Önce hedef belirlendi: “Kostantiniyye mutlaka fethedilecektir.”

Ak Şemseddin hedef tespitinden sonrasını da söyledi:


“Dağ ne kadar yüksek olursa olsun, yol onun üzerinden geçer. Sen dağ olmaya heveslenme, asla gururlanma; yol ol ki, herkes senin üzerinden geçerken, sen dağların bile üzerinden geçesin.”

“Hocam, ya şartlar elverişli olmazsa?” diye sordu. Ak Şemsüddin hiç duraksamadan cevap verdi:

“Şartlara teslim olmazsan şartlar değişir, sana teslim olurlar. Çok çalışır, çok dua eder ve çok istersen Allah’ın rahmeti tecelli eder, rahmet tecelli ettiğinde nice olmazlar tahakkuk eder. (gerçekleşir)”

Ve günü gelince, çocuk yaşına bakmadan Bizans’ın fethini düşünmeye başladı.


Müverrih Tursun Bey, kendi adını taşıyan tarihinde der ki:

Öncelikle belirtmeliyim ki, Sultan İkinci Mehmed’in doğduğu dünyada, bir fatihin yetişmesi için gerekli maddi-manevi tüm şartlar hazırdı. Osmanoğlu’nun elinde, Malazgirt zaferinden itibaren oluşan aynı kıble eksenli, Kur’an orjinli insan kaynakları vardı. Mesela hocaları: Tarih, Molla Gürani gibi, Ak Şemsüddin gibi, Molla Hüsrev gibi cevherlerin aynı dönemi paylaşmalarına pek nadir şahit olmuştur. Bu bilim ve yürek adamları ise sadece aynı dönemi paylaşmakla kalmamış, aynı çocuğu aynı anda beslemek gibi İlâhî bir tevafukun unsuru olmuşlardır.


“Fetih ekseni” bir birini tamamlayan üç "âbide insan "dan oluşuyor. Biri Fatih Sultan Mehmed , ikincisi Ak Şemsüddin , üçüncüsü Ulubatlı Hasan ...

Ulubatlı Hasan toplumsal terbiyenin cihad ruhunu, Ak Hoca , Kur’an ve Sünnet gibi dinin temel kaynaklarını, Sultan Mehmed ise adâletli, kifayetli ve liyakatlı yönetimi temsil ediyor.

Sihirli formül şudur: İnsan+Hedef+ Gayret=Zafer

İstanbul’un fethi İslam dünyasınca da “ Feth-i Mübin ” olarak isimlendirilmiştir. İslam’ın şan, şeref ve yüceliği yeniden ilan edilmiş ve fethin şerefine çok büyük şenlikler ve gösteriler yapılmıştır. İslam aleminin bu derece sevince boğulmasının dinî sebepleri çok derinlerdedir. Çünkü İstanbul, Müslümanlar için bir ideal olmuşsa da Emeviler ve Abbasiler zamanında alınamamıştır. Hz. Muhammed, İstanbul’un fethini ve fethi başaracak orduyu saadetle ilan etmiştir. Böylece İstanbul’un fethi bütün Türk ve İslam tarihinin en mühim olayını teşkil etmiştir.

Fatih, İstanbul’u aldıktan sonra kendisini Roma İmparatorluğunun yegane meşru varisi saymıştır. Nitekim, 1466’da bir Rum alimi Fatih’e “Romalılar ve Dünyanın İmparatoru” unvanını vermiş ve şu sözleri söylemiştir: “Kimse şüphe etmesin ki sen Romalıların imparatorusun, imparatorluk merkezini hukuken elinde tutan kimse imparatordur. Roma İmparatorluğunun merkezi de İstanbul’dur.” Çağdaş batılı yazar ve sanatçılar da ona aynı görüşle bakmış ve aynı şekilde hitap etmişlerdir.

Fetihten sonraki yüzyıllar boyunca bu şehrin dünya politikasında ne kadar önemli yer tutuğunu Fransa İmparatoru Napolyon ’un şu sözleri de ortaya koymaktadır: “İstanbul, dünya imparatorluğu demektir”


Sonuç olarak; Fatih Sultan Mehmet eliyle kazanılan bu mübarek belde, ecdadın eserlerinde daima “ feth-i celil” veya “ feth-i mübin” adları ile anılmış ve İstanbul şehri de sık sık Ku’ran dili ile “Belde-i Tayyibe “ sıfatını kazanmıştır. Böylece Latinlerin istilasından sonra gittikçe harabeye dönen nüfusu 50.000 civarına inen bu bin yıllık şehir, ahlak ve sükût yönünden de ölmüş durumda idi. Fetih, İstanbul şehrine hayat ve medeniyet getirmiş, Türk-İslam medeniyeti ve mefkuresi, yüksek ahlak ve nizamının da merkezi olmuştur. Gökkubbe ile rekabet eden muhteşem camileri, Allaha niyazı temsil eden zarif minareleri, her köşesini dolduran evliya ziyaretgâhları ile bu “mübarek belde “ gerçekten İslamın kudsiyetine boğulmuştur. Şehir, ilim ve kültür eserleri, sarayları, hayır, ticaret ve sanat müesseseleri ile yalnız Türk-İslam medeniyetinin değil dünyanın da en büyük merkezi haline gelmiştir.




________________
iki çeşit insan vardır; birincisi Alabora'yı tanıyanlar, ikincisi tanıdığını sananlar.
imza
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
fatihin, yasindasin

Seçenekler
Stil


Saat: 00:52

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,