ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Osmanlı Tarihi


Rumeli'ye Geçiş


Rumeli'ye Geçiş

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bulunan Rumeli'ye Geçiş Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Rumeli'ye Geçiş On Soruda* *RUMELİ'YE GEÇİŞ* *Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi tamamen gerçek dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı'dan önce Rumeli'ye ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 11:18   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Rumeli'ye Geçiş

Rumeli'ye Geçiş

On Soruda*

*RUMELİ'YE GEÇİŞ*

*Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi tamamen gerçek
dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı'dan önce Rumeli'ye sallarla geçip
yağmada bulunmalarıyla ilgili olaylar Osmanlı'ya atfedilmiştir.*


*1.Osmanlı Rumeli'ye ne zaman geçti?*

Osmanlı'nın Rumeli'ye ilk geçişi 1353 ola rak gösterilir. Ancak bundan önce
Osmanlı asker leri defalarca Rumeli'ye geç miş ve burada faaliyet göster
mişlerdir. Anadolu Türkleri Rumeli'ye ilk kez 1261'de Türkiye Selçuklu
Sultanı II. Gıyaseddin Keykavus'la bera ber geçmişler ve Dobruca 'ya
yerleşmişlerdir.

1308'de Halil isimli bir Türk'ün 800 süvari ve 2 bin piyadeyle Rumeli'ye
geçerek burada Katalanlarla işbirliği yaptığını görüyoruz. İki yıl burada
kalan Türkler Anado lu'ya geri dönerken Bizans Ceneviz işbirliği sonucu
yok edilmişlerdir.

Osmanlı kuvvetleriyse ilk kez 1322 yılında Andrenikos lar arasındaki iç
savaş sırasın-da Rumeli'ye geçtiler. 8 bin kişilik Osmanlı kuvveti ihti yar
Andrenikos'un ordusunda yer alıyordu. Bundan sonra 1329'da Palekanon
Savaşı'nın ardından Orhan Bey'in gön derdiği kuvvetler Meriç'in de nize
döküldüğü yerin batısına çıktılarsa da başarılı olamadı lar.

1331'de 15 bin kişilik bir Osmanlı kuvvetinin Trak ya'ya çıktığını
görüyoruz. 1334'te yine Türk askerlerini Trakya 'da görüyoruz. Os manlılar
1352'den önce defa larca ve büyük kuvvetlerle Rumeli'ye geçmişlerdir.

**

**

*2.Rumeli'ye geçiş salla mı oldu?*

Salla Rumeli'ye geçilip buraların fethedildiği düşüncesi tamamen ger çek
dışıdır. Karasi gazilerinin Osmanlı'dan önce Rumeli'ye sallarla geçip
yağmada bu lunmalarıyla ilgili olaylar Os manlı'ya atfedilmiştir. Ancak
Süleyman Paşa ile birlikte ve daha önce Rumeli'ye binlerce kişilik Osmanlı
kuvveti geçmiştir. Gelibolu'nun kısa sürede fethinin buraya salla geçen 30-
40 kişinin başaramayacağı bir iş ol duğu açıktır.

*3.Gelibolu nasıl fethedildi?*

Rumeli'ye geçiş Bizans İmparatoru olan Kan takuzenos'un Orhan Bey'den
yardım istemesiyle başladı. 1344'ten itibaren Osmanlı Bizans'taki iç
çatışma lara müdahale etmek veya Bi zans üzerinde baskı kuran Sırp ve
Bulgarlara karşı müca dele ermek için Rumeli'ye geçmeye başladı.

Daha önce ise Rumeli'de Aydınoğlu Umur Bey faaliyet teydi Umur Bey
Bizans'a yar-dım etmek için uzun müddet Balkanlar'da bulunmuştu. Ancak Haçlı
donanmasının İzmir'i alması onun bu fa aliyetlerini engelledi.

Umur Bey'in Bi zans İmparatoru Kan takuzenos'a kendisi nin yerine Orhan Ga
zi'yi önerdiği rivayet edilir. Kantakuzenos'un sık sık Osmanlı yardımına
ihtiyaç duyma sı gelecekteki bu tür seferler için Bolayır yakınlarındaki
Çimpe'yi askeri bir üs olarak Osmanlı'ya vermesine neden oldu (1352).
Süleyman Paşa idaresindeki 8 -10 bin kişilik Osmanlı kuvvetleri derhal Ru
meli'de faaliyete geçtiler.

Bir zelzele sonucunda Ge libolu ve civarındaki diğer ka lelerin yıkılması
üzerine (2 Mart 1354) Karasi toprakla rında bulunan Süleyman Paşa hemen
harekete geçti. Mar mara kıyısındaki Kemer mev kiinden Gelibolu'ya geçerek
bölgeyi tamamen fethetti. Ge libolu ve diğer kaleler tamir edildi.
Anadolu'dan Türkler getirilerek iskân hareketi başlatıldı. Gelibolu'da bir
prübaşı kurulması Osmanlı tarihinde bir dönüm noktası oldu.

*4.Rumeli'nin iskanı nasıl yapıldı?*

Osmanlı fetihleri iskân siyasetiyle birlikte yürütülmüştü. Süleyman Paşa
zamanında Rume li'de tutunabilmek için başlatılan bilinçli iskân siyaseti
on dan sonra da devam etmiştir. Orhan Gazi'nin Bolayır'daki zaviyesine
vakfedilen köylerin birçokları Türkçe adlar taşı maktadır. Malkara'daki köy
ler arasında; Bulgurlu Esendük Şeyh Halil Yeğen Pa zarlu Bey Kara Ahi
Ulamış gibi isimler göze çarpar.

Ahilerin ve dervişlerin za viyeleri ve bunların reislerinin çiftlikleri yeni
Müslüman köylerin çekirdeğini teşkil etti. Bu ilk yerleşme dö nemini
tedrici bir yer leşme takip ediyor du.

Osmanlı Ru meli'de iskânı için sürgün metodunu da geniş ölçüde kullanmış
bu metoda Konar-göçer aşiretlerin bilhassa Rumeli'deki köprü ve geçitlere
yerleştiril mesi yoluna gidilmiştir. Fet hedilen ülkeleri iskân ve imar
için idari ve mali birer müs takil müessese mahiyetinde olan vakıfları
tesis de devletin kullandığı bir metottur. Bu yolla ıssız yerler canlandırıl
mıştır. Konar-göçerlerin der bentçi tayin edilerek derbent lerde iskân
edilmesi kendile rine ev inşa edebilmeleri için toprak verilmesi de bir
iskân türüydü.

Rumeli'de iskân hakkın daki ilk kayıt 1351'de Karesi topraklarından
Gelibolu yöre-sine ve daha sonra Hayrabo lu'ya gelip yerleşen konar-gö
çerlere aittir. Daha sonra 1385'te Saruhan'dan bazı aşi retler Serez
taraflarına geçiril miştir. Tatarlar ise ilk kez 1398'de Rumeli'ye
geçirilmiş tir. I.Bayezid devrinde aşiret lerin daha büyük ölçüde Ru-meli'ye
geçirildiği görülmekte dir.

Süleyman Paşa'nın Rume li' deki fetihleriyle deniz aşırı yeni bir Osmanlı
sancağı Os-manlı Rumeli'si doğmuş olu yordu. Rumeli Beylerbeyli ği'nin
nüvesi olarak 'Paşa Sancağı' Süleyman Paşa tara fından kuruldu. 'Paşa
Sancağı' tabiri de o dönemden son ra yönetimde yerleşti.

*5.O dönemde Balkanlar' da durum neydi?*

İç sorunlarını halletmiş olması ve düzenli fetih metotları nedeniyle
Osmanlı Balkanlar'daki genişlemede fazla zorluk çekmedi. Balkan lar'ın
savunulması için siyasi birlik gerekliydi. Oysa 14. Yüzyıl'ın son
çeyreğinde Bal kanlar siyasi bakımdan birlik halinde değildi. O devirde
Balkanlar birçok devletçik ve feodal senyörlüklerden oluşu yordu.

Bunların arasındaki reka bet ve çekişme Osmanlı'ya karşı birlikte
direnmelerini en gellediği gibi Osmanlı devleti ne 'bir yardımcı' ve daha
son raları 'hami' olarak nüfuz ve hâkimiyetini yayma imkanını verdi.

Balkanlar Stefan Duşan (1331- 55) yönetiminde kuru lan Sırp imparatorluğu
vasıta sıyla birliğini kazanır gibi ol muştu. 'Sırp ve Rumların Ça rı'
unvanını alan Duşan Ma kedonya Trakya Teselya ve Epir'i topraklarına
kattı. Bul garistan'ı kendisine bağladı. Sınırlarını Akdeniz'de; Korfu Ege
ve Selanik'e kadar uzattı. Sırp Kilisesi'ni yeniden düzen ledi. Rumca'yı
resmi dil ola rak kabul etti. Bizans'ta eğitilmiş memurları idari işlerde
kullanmaya başladı. 1349'da 'Duşanov Zakonik' kanunları kabul edildi.

Fakat bütün bunlara rağ men Stefan Duşan'ın 1355'te ki ölümünün ardından
kur-duğu devlet hızlı bir şekilde zayıflayıp parçalandı.

Osmanlı'nın Balkanlar'da hamilik rolü Sırp İmparator luğu'nun
zayıflamasından sonra başladı. İki güçlü dev let kuzeyde Lajos'un (Alman
ların isimlendirmesiyle 'Bü yük Ludwig'in; 1342- 1382) Macaristan'ı batıda
ve güneyde ise Venedik siyasi par çalanmadan istifade ederek Balkanlar'da
yayılma politi kası güdüyorlardı. Bu iki dev let Katolikliği de temsil edi
yorlardı. Bu nedenle hâkimi yetleri Balkanlar'daki halk kitleleri
tarafından benimsenmedi. Fakat Osmanlı'nın poli tikası ve bu devletlere
karşı mücadelesi Balkanlar'da Ka tolikliğe ser çekti ve Ortodoks mezhebinin
yaşamasını müm kün kıldı.

*6.Balkanlar kan ve kılıçla mı fethedildi?***

Osmanlı fetihleri kılıç tan ziyade 'istimalet' (gönül çekme) diye
adlandırılan uzlaştırıcı bir po litikayla gerçekleştiriliyordu. İstimalet
Müslüman olmayan yerli halkın çeşitli vaatlerle kazanılması sayesinde Os
manlı hâkimiyet sahasının ge-nişletilmesiydi. Osmanlı yöne timi yerli halka
can ve mal güvenliği tanıdığı gibi onları dinlerinde de serbest bırakı yor
ve eski feodal yüklerinden kurtarıyordu.

Örneğin Duşanov Zako nik kanunlarına göre köylü haftada iki gün prensin
top rağında angarya olarak çalı şırken Osmanlı yönetiminde yılda sadece üç
gün tımar sa hibi sipahinin toprağında ça lışma mükellefiyeti altındaydı.
Osmanlı yönetimini kabul eden gayrimüslim halk asker lik hizmeti yerine
'cizye' vergi sini ödediği takdirde mal ve can güvenlikleri teminatı altı
na yaşayabiliyorlardı.

Gazilerin akınlarından ka çarak kalelere sığınan yerli halk Osmanlı
hâkimiyetinin yerleşmesiyle birlikte düzenli bir devlet yönetiminin koru
yucu güvenliğine kavuşuyor du. Fatih döneminde Mora ve Sırp halklarının
yöneticileri kendilerini despotlardan kurtarmak için padişaha başvururlar
Osmanlı'nın Balkan lar'da kılıç ve ateşle yerleştiği iddiası günümüz
dünyasının bilimsel yayınlarında yer almamaktadır.



*7.Osmanlı Rumeli'ye nasıl yerleşti?*

Osmanlı yayılışı tama men muhafazakâr bir karakter taşımaktay dı. Ani bir
fetih ve yerleşme siyaseti yoktu. Fetihler sistematik bir şekilde çeşitli
safhaları izleyerek yürütüldü. İlk safhası bir alışma ya da alıştırma dönemi
olarak gerçekleştirildi.

Gazilerin daimi baskısı altındaki komşu senyörler ve ya devletler bu bas
kıdan kurtulmak için Sultan'ın tabiliğini ve ha raç ödemeyi kabul ediyorlar
dı. Haraç miktarı ne kadar küçük olursa olsun bir kere bu sistem yerleşti
mi Osman lı o ülke halkını İslam huku kuna göre kendi tebaası (ahl
al-zimma) sayıyordu.

Tabiiyet bağlarının sıklaş tırılması ve nihayet yerli hane danın bertaraf
edilerek o ülkenin doğrudan doğruya bir 'Osmanlı Sancağı' haline geti
rilmesi siyasi şartlara ve orta-ya çıkan fırsatlara göre olu yordu. Osmanlı
fütuhatı bu tedrici fetih politikasını 16. Yüzyıl'a kadar sürdürmüştür.

*8.Rumeli'ye geçiş ne kazandırdı?*

Rumeli'ye geçiş ve bura da şaşırtıcı bir bilinçle tutunulması Osmanlı
Beyliği'nin gelişimini sağlayan en önemli faktör olarak karşı mıza
çıkmaktadır. Osman lı'nın Rumeli'deki fetihler so nucu zenginleşmesi durgun
bir ekonomik yapıya sahip Anadolu'daki diğer beylikle rin ahalisini ve
askeri zümre lerini etkilemiş; böylece Os manlı'ya gereken insan gücü nü
sağlamıştır.



Osmanlıların Hıristiyanlara karşı Rumeli'de yürüttüğü kutsal savaş yani
gaza siyaseti onlara büyük bir ün ve iti bar kazandırmıştı. Osmanlı Beyliği
ga zi yönlerini Anado lu beylikleri arasın da çok iyi propa ganda yaparak
kendilerine saygın lık ve diğer beylik ler karşısında üs tünlük kazandı.

Osmanlı'nın ga za siyaseti o kadar etkiliydi ki Selçukluların mirasçılığına
soyunan ve Anadolu'daki Türkmen beyliklerinin en bü yüğü olan Karamanlılar
dahi bu gaza siyaseti karşısında da yanamamışlardır. 1367'de Karaman
Beyliği'nin önderliğinde Türkmen beyliklerinin Latinlere karşı düzenlediği
Gorigos Seferi bu beyliklerin bir nevi güç gösterisiydi. 0smanlı'ya karşı
kendilerinin de büyük gaziler olduğunu is pat etmeye çalışıyorlardı.
Memluklular tarafından da desteklenen bu sefer sonuç vermedi ve
başarısızlıkla bitti. Bu başarısızlık Karamanlıların nüfuzunu sarstı ve
Osmanlı'yı tekrar ön plana çıkardı. 1387'de Karamanlıların Frenkyazısı
Savaşı'nda ki yenilgileri Batı Anado-lu'daki Türkmen beylikleri üzerinde
izledikleri siyasetin sonunu getirdi bu bölgelerde Osmanlı nüfuzu açık bir
bi çimde hissedilir hale geldi.


*9.Süleyman Paşa'nın konumu nedir?*

İmparatorluğun kurucusu devlete adını veren Os man Bey'dir. Ancak küçük
bir beyliğin böylesine büyü yüp gelişmesi ve diğer Anado lu beyliklerini
nüfuzu altına alması Rumeli'nin ele geçme siyle bağlantılıdır.

Bu yüzden bir padişah da hi olmamasına rağmen önce Karasi fethinde oynadı
ğı rolle ardından Rumeli'ye geçişi ve yerleşmeyi sağlaması nedeniyle
Osmanlı İmparatorluğu'nun gerçek ku rucusu Süleyman Paşa'dır de nilebilir.

*10.İmparatorlukta 'anavatan' neresidir?*

Söğüt ve çevresinde ku rulmuş bir beylikti Os manlı Beyliği. Ancak ta rihin
gördüğü en büyük imparatorluklardan birisi olarak sahneye çıkması bu
topraklar sayesinde değil zengin ve si yasi direnişlerin az olduğu Rumeli
topraklarından dola yıdır.

Osmanlı Beyliği'nin yayıl ma alanı Rumeli olmuştur. Devletin ana siyasi
organizas-yonunu sağladığı bölge de Ru meli'dir.

Osmanlı İmparatorluğu Rumeli'de öylesine sağlam bir yapı kurmuştur ki
Fetret Devri'nde Anadolu toprakla rı çok kısa sürede elinden çı karken
Rumeli'nin büyük bir bölümü elinde kalmış ve bu sayede varlığını sürdürebil
miştir.

Rumeli olmasa Osmanlı İmparatorluğu da olmazdı. Bu yüzden Osmanlı
imparatorlu-ğu'nun anavatanı Rumeli'dir.

Bu gerçek tam olarak kav ranamadığında Osmanlı'nın "kendi anavatanı
Anadolu'yu ihmal ettiği" yolundaki serze nişler sıkça dile getirilen bas
makalıp bir düşünce olarak karşımıza çıkar.

Osmanlılar fethettikleri bütün toprakları 'vatan' ola rak benimsemişlerdir.

İlk yayıldıkları saha olan Rumeli üzerinde Türk ve İs lam kültürüne ait
eserler bu-lunmadığı için bu bölgelerde Osmanlı eserlerine sıkça rast
lamak doğal bir durumdur. Ayrıca Anadolu daha önce Selçuklular ve
beylikler tara fından çeşitli eserlerle donatıl-mıştır.
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
gecis, rumeliye

Seçenekler
Stil


Saat: 06:35

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,