ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Osmanlı Tarihi


İkinci Viyana Kuşatması


İkinci Viyana Kuşatması

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bulunan İkinci Viyana Kuşatması Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> İkinci Viyana Kuşatması İkinci Viyana Kuşatması 1683 Prof Dr. Mehmet Maksud Macarların çoğu Katolik olup sâdece orta Macaristan'dakiler Ortodoks idiler. ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 13:50   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart İkinci Viyana Kuşatması

İkinci Viyana Kuşatması

İkinci Viyana Kuşatması 1683
Prof Dr. Mehmet Maksud

Macarların çoğu Katolik olup sâdece orta Macaristan'dakiler Ortodoks idiler. Bu bölgeye hâkim olan Avusturyalılar bu sayıları az olan Macarları Katolik yapmak kendi dinlerine497 çevirmek istediler. Bunlar kabul etmeyince beyleri ve bâzı ileri gelenleri 1670 yılında Avusturya yetkilileri tarafından öldürüldüler. Orta Macar Beyinin oğlu Tököli İmre 1673 yılında ayaklandı sonra Osmanlı Cihan Devleti'ne sığındı. Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa Budin Beylerbeyi Uzun İbrâhîm Paşa'yı Serdar (başkomutan) atayarak İmre Tököli'yi Orta Macaristan'ın başına geçirmekle görevlendirdi. Osmanlı Cihân Devleti o çağda askerî gücünün doruğundaydı. Sadrâzam Avusturya-Macaristan İmparatoru dışında diğer bütün Avrupa hükümdarları ile aynı statüde idi. İbrahim Paşa Orta Macaristan'ın başkenti Kaşav'ı alarak 1682 de Tököli İmre'yi başa geçirdi.

Bu durum İmparator Leopold'u telâşa düşürdü barışı yenilemek için elçi gönderdi. Fakat Kara Mustafa Paşa şöhret harisi olduğundan Avusturya'ya karşı açacağı seferle sadâretini Fâzıl Ahmed Paşa'dan üstün zaferle süslemek istiyordu.498

Pâdişâhı Avusturya ile harbe teşvik ve râzı eden Kara Mustafa Paşa'ya Pâdişâh Sancak-ı Şerifi vererek onu Yanıkkale (Raab) yi zaptetmek için Serdar tâyin etmişti.499 Merzifonî Kara Mustafa Paşa şan ve şöhrete düşkün haris ve inatçı idi. Kendisinin mizacına vâkıf olan Reîsü'l-Küttûb Mustafa Efendi onun hırsını tahrîk etmek suretiyle vezîr-i âzamı maceraya sevkediyordu.500 Batı kaynaklarını değerlendirdiği anlaşılan S. Shaw Kara Mustafa Paşa'nın bir yandan da Avusturya ile Batı'da savaşmakta olan Fransa'nın ajanları tarafından artık Viyana'nın alınması zamanının geldiğine ikna edildiğini belirtiyor.501

27 Haziranda (1683) Sadrâzam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa İstoni-Belgrad'da Dîvân-ı Harbi topladı. Viyana'yı alıp orada Almanya'ya sulh şartlarını dikte edeceğini yoksa Yanıkkale'nin alınmasının Almanya'ya has eğdirmeyeceğini ve Macar işlerinden el çektirmeyeceğini bildirildi. Vezirler şaşırdılar. Vezir Dâmâd İbrahim Paşa Pâdişâh irâdesinin bu yıl Yanık ve Komaran'ın alınması ve akıncılarla Orta Avrupa'ya gözdağı verilmesi olduğunu belki gelecek yıl Viyana'ya gidilebileceğini söyledi.502 İmre Tököli de aynı görüşteydi.503 Fakat Kara Mustafa Paşa Viyana üzerine yürüyüp 14 Temmuz 1683 de kuşattı.

Bunu öğrenen Pâdişâh "Kasdımız Yanık ve Komaran kaleleri idi; Beç(Viyana) kalesi dilde yoktu; paşa ne acîb saygısızlık edib bu sevdaya düşmüş. Hoş imdi Hak Teâlâ asan (kolay) getüre; lâkin mukaddem (önceden) bildireydi riza vermezdim" demişti.504 Osmanlı ordusu yolda 40 000 Alman'ı esir etmişti. Kırım atlıları geniş bir alana akınlar yaparak etrafı sindirdiler. Avusturya İmparatoru Viyana'yı bırakarak Prag'a gitmiş Avrupa devletlerinden yardım istiyor asker toplamağa çalışıyordu.505



Kara Mustafa Paşa. Viyana'ya bu o zamana kadar görülmemiş büyüklükteki ordu ile hücûm etseydi şehri alabilirdi fakat şehrin teslîm olmasını bekledi.506 Kuşatmanın uzaması yanlış bir hareketti ve tehlikeliydi lojistik imkân da düşünülmemişti: "Bir kale kuşatması eğer kırk günü geçerse dışarıdan yardım gelmesi ihtimâli çok kuvvetlidir. Kuşatma süresi elli günü geçmişti ve askerler atlarına ot bulabilmek için 15-20 saatlik mesafeye gitmek zorunda kalıyorlardı. Sadrâzam su ve ot sağlanması işini düşünmeliydi."507 Kuşatma başladıktan sonra gelip orduya katılan Osmanlı Devletine bağlı Erdel Kralı Apafi Mihal de. Kara Mustafa Paşa'nın "korkmadan kanaatini söyle" demesi üzerine: "Sofraya pilâv konsa evvelâ ortasından mı başlanır yoksa kenarından mı?" diye sordu; vezîr-i âzam "zahir kenarından" diye cevap verince hulâsa olarak şunları söyledi:
"Askerinize mühimmat ve cephanenize söz yok; cümle Hristiyan devletleri bir yere gelse hu cemiyete mâlik olamaz ve mukabelenize (karşınıza) kimse gelemez; lâkin Beç sarp kaledir; gelindiği gibi eğlendiritmeyip yürüyüş ve vire ile alınması mümkün olaydı güzel iş idi ve illâ teenniye göre fethi gittikçe güçleşir ve bu kadar insan ve hayvana (yiyecek ve ihtiyaç bakımından) dağlar dayanmaz; ganimet elde edenler kaçarlar; hem kaht u galaya (kıtlık ve pahalılığa) uğrar hem de buralarda erken gelen kıştan çok sıkıntı çekersiniz; haber aldığımıza göre imparator Hristiyan devletlerden yardım istemiştir; benim fikrim bu idi ki Yanıkkale'sinin zaptına himmet edip kışı orada geçirip düşman topraklarını vurmuş olsa idiniz İmparatoru amana düşürürdünüz madem ki Yanıkkale'sini almadınız Tuna'nın etrafını vurup sonra Uyvar üzerinden Budin'e gidip kışı orada geçiriniz".508
Polonya Kralı Jan Sobieski kalabalık bir müttefik ordusunun başında Viyana'ya yardıma geldi. Kara Mustafa Paşa 12 Eylülde iki aylık kuşatmayı kısmen kaldırıp savaşa tutuşmak zorunda kaldı. Osmanlı ordusu ağır bir yenilgiye uğradı birçok kayıp verdi. Viyana önünde bütün ağırlıklarını savaş malzemelerini bırakarak çekildi.509 Savaşta ilk bozulan sağ kanadın başında bulunan İbrahim Paşa'yı îdam ettiren Kara Mustafa Paşa'nın kendisi de Belgrad'da îdâm edildi.5l0 İbrâhîm Paşa öldürüleceği sırada: "Bu adam beni haksız yere öldürüyor zayiatı telâfi edecek yine odur; Pâdişâhımıza söyleyin öldürmesin" demişti.III. Mustafa Paşa Kırım Hânı'nı da azletmişti.
Merzifonlu Kara Mustafa Paşa çok kabiliyetli fakat sân ve şöhret düşkünü idi. Siyasî bir yöneticiden çok sert bir asker görüntüsü vermektedir. Onu bu yanlış yola sevkeden Reîsü'l Küttâb Mustafa da Edirne'de asıldı.512
Viyana bozgununun sebepleri şöyle sıralanabilir:

1-Sefer Viyana'ya karşı düşünülmemişti bunun için ağır kuşatma toplan götürülmemişti.
2-Kara Mustafa Pasa. Reîsü'l Küttâbın pohpohlamasına aldanıp bu işe yalnız başına karar vermişti. (Fransa'nın da teşvikinden söz ediliyor). Pâdişâh Kırım Hânı Tököli İmre. Apafi Mihal. Uzun İbrahim Paşa bu işin yanlışlığının farkındaydılar. Pâdişâh 'önceden haberim olsaydı râzı olmazdım' demiş sonra yine de isin kolay olmasını dilemişti. Kara Mustafa Pasa görüşüne karşı çıkanları şiddetle tekdîr etmiş savaşta canla başla çalışmalarını önlemişti.
3-Bu kadar kalabalık orduyla gidildikten sonra bekleyip vakit geçirmek yanlıştı. Viyana'nın hücum ile alınması çok kuvvetle muhtemeldi "Viyana surlarında ikişer metre eninde 6 gedik ve bu gedikleri genişletmek için diplerine lâğımlar yerleştirilmiş ve ateşlenmek üzere gördükleri manzara Müttefik hükümdarları dehşete düşürdü."513 Viyana hücumla alınsa askerlerin yağma hakkı vardı; teslim olursa her şey hazîneye ait olacaktı.
4-Mustafa Paşa. çevresindekileri kırmıştı: İbrahim Paşa'yı bunaklıkla Apafı Mihal'i korkaklıkla suçlamış Kırım Hânı Murâd Gıray'ı kokmuş at eti yemekle aşağılamış onu Tuna üzerindeki köprüyü tutmağa gönderdikten sonra köprüyü savunmak için birkaç kez istediği hâlde Kırım Hânı'na top göndermemişti.514 Kırımlılar hafîf süvari idiler karşıdan gelenler ağır donanımlı zırhlı birliklerdi. Üstelik akınlar yapıp çok ganimet almış olan Kırım atlıları bir an önce geri dönmek istiyorlardı. Bu durumdaki askerin ne kadar istekle savaşacağı düşünülmemişti. "Murad Giray maiyyetini Selim Giray gibi zapt ve rabttan âcizdi; kuvvetleri üzerinde otoritesi olmadığı görülüyordu."515
5-Etrafa akınlar yapıldığı için pek çok ganîmet ele geçirilmişti orduya katılmış olan esnaf malları yükleyip gündüz yola çıkarak ordudan ayrılıp gidiyordu. Bu hareket de askerler üzerinde olumsuz etki yapmıştı.
6-Asıl önemlisi de 1683 yılında balık baştan kokmada hayli mesafe almıştı. Kara Mustafa Paşa'nın İstanbul'da saraydaki iki rakibi bozgun haberini öğrenince sevinçlerinden mendil çıkarıp oynamışlardı.
7- Yine çürümüşlüğün çarpıcı tabloları vardı: Kuşatma sırasında Osmanlı askerleri kutlu üç aylarda bile İslâm'a uymayan davranışlarda bulunmuşlardı.516

Cihâd prensibi üzerine kurulmuş olan ordu kuruluş temelini unutmuş 14. yüzyıldaki Avrupa ordularının durumuna düşmüştü.


SAVAŞA ENGEL OLMAK İSTEYEN KATOLİK ELÇİ ŞEYHÜLİSLAM'DAN FETVA ALDI


Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın 1683’teki Viyana kuşatması öncesinde Avusturya’nın İstanbul’daki elçisi şeyhülislama ‘İslam şeriatına göre boğazına bez bağlayıp aman diyene kılıç vurulur mu? Bu kişilerin üzerine sefer caiz midir?’ diye sorarak fetva istemiş ve ‘caiz değildir’ diye cevap almıştı.

Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa ise fetvaya aldırış etmeyerek Avusturya üzerine sefere çıkmış ama bu savaş Osmanlı İmparatorluğu için tam bir feláket olmuştu.

İSTANBUL’daki Avusturya elçisi Türk tarihinin dönüm noktalarından olan 1683’teki İkinci Viyana kuşatması öncesinde savaşa mani olabilmek için çok uğraşmış hatta ‘İslam şeriatına göre boğazına bez bağlayıp aman diyene kılıç vurulur mu?

Bu kişilerin üzerine sefer caiz midir?’ diye şeyhülislamdan fetva istemiş ve ‘caiz değildir’ diye cevap almış ama Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa fetvaya aldırış etmeyerek Avusturya üzerine sefer çıkmış fakat bu savaş Osmanlı İmparatorluğu için tam bir feláket olmuştu.

Avusturya’nın hakimiyetindeki Protestan Macarlar 1670’li yıllarda uğradıkları baskılar yüzünden ayaklandılar ve Macarlar’ın lideri Tökeli İmre Türkiye’den yardım istedi.

İlk zamanlarda Macarlar’la pek ilgilenmedik ama Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın sadrazam olmasından sonra siyasetimizi değiştirerek Tökeli İmre’ye yardıma başladık. Budin Beylerbeyi Avusturyalılar’ın elinde bulunan Orta Macaristan topraklarının bir kısmını fethederek isyancılara verdi ve Osmanlı İmparatorluğu Tökeli İmre’yi ‘Orta Macar Kralı’ ilán etti.

Avusturya bütün gelişmelere rağmen barış taraftarıydı ve 1664’te 20 yıllığına imzalanmış olan Vasvar Anlaşması’nın süresini uzatmak istiyordu.

Anlaşmanın yenilenmesi maksadıyla İstanbul’a elçi olarak gönderilen Kont Albert de Caprara bu iş için çok uğraştı hattá Siláhdar Tarihi’nde yazılanlara bakılırsa ‘İslam şeriatına göreboğazına bez bağlayıp aman diyene kılıç vurulur mu?

Bu kişilerin üzerine sefer caiz midir?’ diye şeyhülislamdan fetva bile istedi ve arzu ettiği cevabı da aldı. Ama Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa fetvaya aldırış etmedi sefere çıkma fikrinden vazgeçmedi ve sınırlardan ‘Avusturyalılar durmadan saldırıyorlar’ şeklinde şikáyet mektupları getirterek zamanın hükümdarı Dördüncü Mehmed’i savaşın şart olduğuna inandırdı.

Avusturya ise barışın mümkün olamayacağını görünce diğer Avrupa devletlerinden ve Papa’dan yardım istedi. Çeşitli ittifaklar yaptı ve bu arada Avrupa’nın birçok yerinden Viyana’ya gönüllüler gelmeye başladı.

Osmanlı ordusu sefere çıktığı sırada fethetmek istediği yer başlangıçta Viyana değil Yanıkkale idi ama sadrazamın etrafını kuşatan dalkavukların tesiriyle hedef Viyana oldu.

Kanuni Sultan Süleyman gibi büyük bir hükümdarın bile fethedemediği şehri ele geçirecek komutanın kazanacağı prestij de Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın aklını başından almıştı.

Sadrazam Yanıkkale’yi almadan geçtikten sonra padişaha bir mektup göndererek Viyana’ya gittiğini duyurdu. Merzifonlu’nun kendisine danışmadan Viyana’yı kuşatmaya kalkmasındaki cür’ete hayret eden Dördüncü Mehmed sadrazamın davranışı için ‘Kasdımız Yanık ve Komaron kaleleri idi. Viyana’ya gidileceği konuşulmamıştı. Paşa ne tuhaf saygısızlık edip Viyana sevdasına düşmüş? Allah kolaylık versin lákin önceden söylemiş olsaydı izin vermezdim’ demişti.

Avusturyalılar Osmanlı ordusunun Macaristan’a yürüyeceğini tahmin ediyorlardı ama Viyana’nın kuşatılacağı akıllarına gelmemişti.

Osmanlı ordusunun şehre yönelmesi Avusturya’da büyük heyecan yarattı hattá İmparator Leopold bile Osmanlı ordususunun Viyana’ya gelişinden on gün önce şehirden kaçtı.

İki ay süren Viyana kuşatmasının nihayetinde 12 Eylül 1699’da Kahlenberg’de yaptığımız muharebede mağlup olduk ve ordumuz bir daha toparlanamadı.

Daha sonraki 16 yıl Avusturya Venedik Rusya ve Lehistan ile mücadele içerisinde geçti ve 1699’da tarihimizin en ağır mağlubiyet belgelerinden biri olan Karlofça Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldık.


MURAT BARDAKÇI
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
ikinci, kusatmasi, viyana

Seçenekler
Stil


Saat: 08:35

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,