ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Osmanlı Tarihi


Sadrazam Talat Paşanın Katledilmesi Olayı


Sadrazam Talat Paşanın Katledilmesi Olayı

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bulunan Sadrazam Talat Paşanın Katledilmesi Olayı Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Sadrazam Talat Paşanın Katledilmesi Olayı 1920 yılı sonunda Siyasi ve askeri alandaki ard arda gelen başarısızlıklar Ermenileri büyük bir öfkeye ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 13:51   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Sadrazam Talat Paşanın Katledilmesi Olayı

Sadrazam Talat Paşanın Katledilmesi Olayı

1920 yılı sonunda Siyasi ve askeri alandaki ard arda gelen başarısızlıklar Ermenileri büyük bir öfkeye ve o öfkenin etkisi altında en ilkel güdülerle cinayetlere ve teröre yönlendirdi.

1920'nin ilk aylarında "Nemesis" adı verilen gizli bir Ermeni şebekesi oluşturuldu. Örgüt ismini adalet ve öç almayı temsil eden eski bir Yunan Tanrıçası'ndan almıştı. İlk adımda Batı Avrupa'da sürgünde yaşamaya çalışan eski Osmanlı liderlerinin peşine düşecekti. (1) Bu terör örgütünün üyelerinden biri olan Arşavir Şıracıyanın itiraflarına göre: Taşnaklar 1919 yılı içinde İstanbul'da yayınlanan Ermeni gazetesi Jagadamard'ın binasında bir "suikast takip Bürosu" kurmuşlardı. Gelişmeler buradan izleniyor ve talimatlar ölüm emirleri buradan veriliyordu. (2)

Bu örgütün ilk kurbanı Osmanlı'nın ünlü İçişleri Bakanı ve Başbakanı Talât paşa olmuştur. Talât Paşa Türk halkı içinden seçimle Başbakanlık makamına kadar yükselmiş ilk insandıİttihat Terakki kuruluşundan yıkılışına kadar başında bulunmuş eğitimi sınırlı fakat çok cesur ve dürüst tabiatlı bir insandı. Berlin'deki yaşamı sırasında maddi sıkıntı içinde yaşadığı günlerden birinde "Saghomon Tehlirian" adlı bir cani tarafından 15 Mart 1921 günü Berlin'de yolda yürürken arkadan kurşunlanarak katledildi. Katil kaçmaya çalışırken bir Alman genci tarafından yakalanmıştı. (3) Bu cinayetin gördüğü teşvik ve destek diğer cinayetlerin ve yıllarca sonra (1970 ve 1980 lerdeki ) cinayetlerin temelini oluşturdu. Bize göre burada dikkat edilmesi gereken esas gerçekler cinayetlerden ziyade gerek Ermeni toplumlarının ve gerekse bu cinayetlerin işlendiği ülkelerdeki ilgililerin basın yayın organları polis ve hukuk adamlarının taraflı tavır ve davranışlarıdır. Olayların üzerine biraz eğilen herhangi biri insanlık ve medeniyet adına çok utanç verici sahnelerle karşılaşacaktır. Ermeni toplumunun bütün cinayetlerden ne kadar büyük "keyif aldığını" görmek de ayrıca düşündürücüdür. Şimdi gelişmeleri izliyoruz:

İttihat ve Terakki liderleri olumsuz büyük propagandalara rağmen her devir için örnek alınacak saygı duyulacak dürüstlük örnekleri göstermişlerdir. Bunlardan biri Talat Paşadır. Kendisi fakir bir aile çocuğudur eğitimi de fazla değildir ancak güçlü kişiliği ile çok yükseltilmiş ve halk tarafından seçilen ilk Türk Başbakanı olmuş ve on yıla yakın bir süre iktidar partisinin bir numaralı ismi olmuştur. Ancak bu makama gelişi herkes tarafından hoş karşılanmamış hakkında olumsuz sözler yazılmış söylenmiştir. Ancak Talat Paşa: kendine has özellikleri olan çok dürüst ve sağlam karakterli bir Halk Adamıdır. Saray Baş Katibi Ali Fuat Türkgeldi kendisinden şu sözlerle bahsetmektedir :
"Hünkar (Sultan Reşat) bir gün Talat Paşaya: "Senin evin yok bir ev tedarik eylersen ben de yardım ederdim" demiş. Talat Paşa huzurdan çıktıktan sonra Baş mabeyinci ile beni çağırıp "Zat-ı Şahane bana böyle bir teklifte bulundu: nakden muavenet (para yardımı) kabulü benim prensibime muvafık değildir (uygun düşmez). Şayet bu fikirde ısrar edecek olursa kendisini gücendirmeksizin önünün alınmasını sizden rica ederim" dedi. (Hünkar kendisine iki bin beş yüz lira vermek istiyordu). Talat Paşa menafi-i zatiye ( şahsi menfaat) takip etmek ister adam değildi" (4).
Bu Osmanlı Başbakanının son günlerini de bir başka kaynaktan izleyelim:
"Talat Paşa Berlin'e gelip yerleştiği günden itibaren daima para sıkıntısı çekerdi. Şahsi serveti olmadığından buraya gelirken getirdikleri ile geçinmek hayli güç hatta imkansızdı. Talat Paşanın Almanya'daki hayatını yakından bilenler onun Sultan Reşat tarafından hediye edilen Otomobil birkaç kıymetli eşya ve elmaslı saati satarak geçindiğini hatırlayacaklardır. İşte böyle parasızlıktan sıkıntıya düştüğü bir gün zamanında kendisine çok yardımlarda bulunduğu Emanuel Karasu'nun Berlin'e gelen oğluna gönderdiği birkaç kıymetli eşya karşılığı bir miktar para vermesini ister. Fakat zengin olduğunu bilmeyen kalmamış olan bu adam bin bir dereden su getirerek parasızlıktan bahsedip Talat Paşanın arzusunu yerine getirmez"(5).
İşte Talat Paşa böyle maddi sıkıntı çektiği günlerden birinde rehin verdiği saatinin karşılığı 100 Mark kadar tutan bir meblağı almaya giderken ve dalgın düşünceler içinde ilerlerkenarkasından yaklaşan bir militan tarafından vuruldu.

Katil (Tehlirian) Teleyran Berlin'de yargı karşısına çıkarıldı. Ancak tutuklandığı günlerde Berlin'de kurulan "Sogomon Teleyran'ı Destekleme Fonu"na dünyanın her tarafından özellikle Amerika'dan yardım aktı. (6) Bu para ile sadece avukatlar değil nelerin satın alındığını okuyucunun yorumuna bırakıyoruz. Ancak ortadaki şu gerçekler dikkat çekiciydi. Mahkeme iki gün sürdü ve Sosyalistlerin de desteklediği tam bir Ermeni şovuna dönüştü. O sırada iktidarda bulunan ve "Kızıl Papaz" adıyla anılan Sosyalist Erzberger; savcılığa katilin beraat ettirilmesini emredince Savcı Türklerin vahşetinden bahseden bir iddianame hazırladı nasıl olsa çevresinde bol miktarda propaganda malzemesi mevcuttu. Böylece hayatında Türkiye'ye hiç gelmemiş Teleyranın ailesi Türkler tarafından "kesilmiş" oldu. Jüri de bu iddiaların tesirinde kalmaya zaten hazırdı. (7) Basın Kilise ve görevliler de yardımcı olunca inanılmaz bir "hukuk cinayeti" işlendi ve bir katil serbest bırakıldı. Bu olay dünya tarihinde bir eşi daha görülemeyecek kadar inanılır olmaktan uzak bir olay olmasına rağmen maalesef ki doğrudur. Dört yıllık savaş sonrasında müttefik bir ülkenin Başbakanı Almanya topraklarında öldürülüyor ve o müttefik ülkenin mahkemesi düşman tarafın baskısı ile katili serbest bırakıyordu. Karara en çok üzülenler tabii ki savaş sırasında Türkiye'de bulunan ve olayları yakından izleyen Alman subayları olmuştur. Bunlardan biri olan Alman Generali Bronzat Schellendorf'un mahkemenin kararına itiraz için yazdığı yazı şöyledir.(8)
"Teyleran davasında dinlenen şahitler ya hadise hakkında ifade veremeyecek yahut tahkik edilecek hadiseleri başkalarından işitmiş olan kimselerdir. Hakikati gören kimseler mahkemeye çağırılmamışlardır. Türkiye'deki Ermeni mezalimi sırasında bu vakaların cereyan ettiği yerlerde hizmet eden Alman subayları neden dinlenmemiştir?

Ermeni isyanı için bir sebep mevcut değildi. Çünkü büyük devletler tarafından Türkiye'ye yaptırılan ıslahat tesirini yeni yeni göstermeğe başlamıştı. Ermeniler parlamentoda mevki ve rey hakkına sahiptiler. Hatta zaman zaman nazır bile oldular. Devletin tebaası ile aynı sosyal ve siyasi hakları kullanabiliyorlardı. Memleketlerindeki asayiş Fransız generali Baumann tarafından yetiştirilmiş olan Jandarma vasıtasıyla sağlanıyordu.

Ele geçen vesikalardan beyannamelerden silahlardan anlaşılıyor ki isyan uzun zamandan beri hazırlanmış ve Rusya tarafından geliştirilmiş ve finanse edilmişti.

Ermeniler cephede Ruslar tarafından durdurulmuş Türk ordusunun yanlarına ve gerilerine tesir etmekle yetinmiyor bu bölgelerdeki Müslüman halkı da silip süpürüyorlardı. Şahidi bulunduğum Ermeni'ler tarafından yapılan zulümler Türklere yükletilmek istenenden çok daha feci idi.

Ermeni Tehciri'nin Türklerin Hıristiyanları ezdiği şeklinde bir propaganda vasıtası yapılacağı evvelden düşünülmüş her türlü sertlikten kaçınılmıştı. Türklerin buna hakkı varmış. Propaganda başladı. Yabancı memleketlerin her tarafında da buna inanıldı.

Bu davada doğuyu tanıyanlardan yalnızca Talât Paşanın düşmanları söz söylemiş gibi görünüyordu. Böylece Ermeniler mazlum mağdur olarak gösteriliyorlar. Bu yanlışın düzeltilmesi lâzımdır.

...

Seferberlik sırasında Ermenilerde "Rus tüfekleri" bulundu ve Türkiye Ermenileri bu Rus Ordu Komutanlığı arasında kararlaştırılmış bir anlaşmanın metni Türk Ordu Komutanının eline geçti. Bu vesikaya göre Ermeniler Sabotaj yapmayı ve Türk kıtalarının gerilerine taarruz etmeyi kabul ediyorlardı.

İsyan adı geçen vesikalarda yazıldığı gibi tatbik edildi. Türkler isyan için Ermenilere hiçbir vesile vermediler. Bu yüzden hâdiselerin büyük kabahati Ermenilere aittir... Bu hadiselerden Türklerin tutumu takdir edilmelidir. Zalim fakat görünüşte dindar Ermeniler Türklere karşı feryat ediyor ve şikayette bulunuyorlarsa onlara "sizin daha önce yaptığınız gibi" cevabı verilmelidir... Katil Teyleryanı beraat ettiren hakim doğuda anlaşılmayacaktır. Katilin akli dengesinin tam olmadığına kimse inanmayacak ve cinayet cinayet olarak kalacaktır."
Katil Teyleryan daha sonra Güney Afrika'ya gitti. Kendine sağlanan imkânlarla orada "kahve kralı" oldu ve 1960 yılında New York'ta öldüğü güne kadar refah içinde yaşadı ve bir "Ermeni milli kahramanı" olarak kabul ve itibar gördü. 1968 yılında James Nazer adlı bir yazarın "Yirminci Yüzyılın ilk Soykırım'ı" adlı kitabındaki resminin altına bu unvan yani "Ermeni milli kahramanı" yazıyordu. Aynı yazar Teleyran'ın izinden giden iki "Nemesis" üyesi katil "Şıracıyan ve Yergenyan"ı da aynı kategoride mütalaa ediyordu. (9)

Biz Talât Paşa davasında vitrinde görülen Ermenilerden ziyade görünmeyen güçlerin özellikle İngiliz gizli ajanlarının rolü olduğuna inanıyoruz. İngiliz ajanlarından biri Aubrey Herbert'in Talât Paşa ile ilgili anılarının bir özeti şöyledir. (10)
"Ateşkesin ilânından bir süre sonraydı. Talât Paşa bana bir mektup göndererek Ermeni kıyımından sorumlu tutulmaması gerektiğini bunu kanıtlayacak durumda olduğunu ve kanıtlamayı çok istediğini bildirdi. İngiltere ile Türkiye arasında iyi ilişkiler kurulmasının her iki ülke çıkarlarına uygun olduğunu da belirtiyor ve benimle seçeceğim bir ülkede görüşmek istediğini yazıyordu.

İngiliz polis şefi Sir Basil Thomson 1921 Şubatında beni Scotland Yard'a çağırdı ve Almanya'ya hemen gidip Talât Paşa ile konuşmamı istedi. Ona hemen gidebileceğimi ama Mr. Lloyd George'a ve hükümetinin iyi niyetine inanmadığım için bu istemin bana yazılı olarak bildirilmesini istediğimi söyledim. Bu isteğim yerine getirildi.

26 Şubat'ta Almanya'nın Hamm kentine ulaştım. Talât altında adı bulunmayan yola çıktığını bildiren bir telgraf gönderdi ve akşam 9'da kendisi geldi.">
A.Herbert anılarında Talât Paşa ile görüşmelerini detaylı olarak anlatır (11) Ermeniler bu görüşmeden iki hafta kadar sonra Talât Paşa'yı bulur ve vururlar. Mithat Şükrü Bleda da "İmparatorluğun Çöküşü" adlı anılarını anlattığı kitabında (12) aynı görüşü paylaşmakta
"İngilizlerin A.Herbert'e Talât ve Enver Paşaların öldürme görevi verdiğini; onun İngiltere'yi işe karıştırmamak için vurucu güç olarak Ermenileri kullandığını Ermenilerin ardında A.Herbert'in onun ardında da Sir Basil Thomson'un bulunduğunu" öne sürmektedir. (13)
Biz de bu görüşe aynen katılıyor ve Talat Paşayı İngilizlerin Ermeni militanlara öldürtmüş olduğunu böylece hem istedikleri sonuca ulaşmış ve hem de olayın sorumluluğundan tamamen kurtulmayı başarmış olduklarını belirtmek istiyoruz.

Ermeni teröristler Azerbaycan Milli Hükümeti'nin eski Bakanlarından biri olan Behbut Civanşir'i işgal güçlerinin kontrolündeki İstanbul'da öldürdüler. Civanşir İstanbul'a bir görev için geldiğinde Perapalas yakınında 19 Temmuz 1921 tarihinde Misak Torlakyan adında bir Ermeni tarafından katledildi. Yakalanan bu katil de İngiliz divanıharp mahkemesi tarafından beraat ettirildi serbest bırakıldı ve 1968 yılına kadar Ermeniler arasında itibarlı biri olarak yaşamını sürdürdü. (14) Bu cinayetlerden evvel Ermeniler Ruslardan kaçan Milli Azeri Cumhuriyetinin Başbakanı Nasib Bey'i de Aras nehri üzerinde öldürdüler. (15) Böylece bütün Hıristiyan Batı Dünyasının şevk ve destek verdiği Ermeni Teröristlerin cinayetleri sürdü gitti.

Dr. M. Galip BAYSAN
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
katledilmesi, olayi, pasanin, sadrazam, talat

Seçenekler
Stil


Saat: 21:05

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,