ForumSevgisi.Com

  ForumSevgisi.Com > ForumSevgimiz Kütüphane > Kültür - Sanat > Osmanlı Tarihi


Osmanlının Şark Meselesi


Osmanlının Şark Meselesi

Kültür - Sanat Kategorisinde ve Osmanlı Tarihi Forumunda Bulunan Osmanlının Şark Meselesi Konusunu Görüntülemektesiniz,Konu İçerigi Kısaca ->> Osmanlının Şark Meselesi ŞARK MESELESİ Mesâil‑i şarkıyyede kesb‑i ihtisas eylemiş İtalyan erbâb‑ı vukûfu miyânında temeyyüz eyleyen Arthur Labriola Stampa gazetesinde ...

Kullanıcı Etiket Listesi

Yeni Konu aç  Cevapla
LinkBack Seçenekler Stil

Okunmamış 16 Temmuz 2015, 13:57   #1
Durumu:
Çevrimdışı
ForumSevgisi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
none
Üyelik tarihi: 14 Temmuz 2015
Mesajlar: 8.944
Konular: 8563
Beğenilen: 0
Beğendiği: 0
www.forumsevgisi.com
Standart Osmanlının Şark Meselesi

Osmanlının Şark Meselesi

ŞARK MESELESİ

Mesâil‑i şarkıyyede kesb‑i ihtisas eylemiş İtalyan erbâb‑ı vukûfu miyânında temeyyüz eyleyen Arthur Labriola Stampa gazetesinde "Şark Mesâili" serlevhasıyla âtîdeki makaleyi neşretdirmekdedir:

Evvelâ: İslâmiyet'in Avrupa'da tevessü‘ ve inkişâfına mâni olmak.

Sâniyen: Garbî ve Cenûbî Asya'nın Turanîler tarafından idare edilen İslâmiyet cereyanına karşı serbest bir meydan hâlini almasına mahal bırakmamak edvâr‑ı kadîmeden beri Avrupalıların vezâif‑i esasiyesinden ma‘dûd bulunmuşdur.

İslâmlarla Turanîler nihayet Avrupa'da Gelibolu Şibh‑i Cezîresi ile Boğazlar üzerine sürülmüş ve uyandırdıkları cereyan orada tahdîd edilmiş idi. Bahr‑ı Sefîd'in Asya sevâhilini İslâm nüfuzundan kurtarmak için kemal‑i germî ile çalışılıyor ve Merkezî ve Garbî Asya'da ise İslâmiyet diğer Türk ve Turanlı avâmilin etrafında mevkiini takviye edemeyecek bir idareye tâbi tutuluyordu.

Fakat Büyük Charlemagne'ın devrinden Gladstone zamanına kadar devam eden ve bütün Avrupa devletleri tarafından takib olunan bu siyaset Harb‑i Umumî'nin zuhuru üzerine bir devre‑i tevakkufa dahil oldu. Şimdi Avusturya‑Macar grubu Avrupa tarafından İslâmiyet'e karşı müştereken ve müttehiden takib edilmiş olan siyasetden inhirâf etdi. Bulgarlarla Macarlar ırk karâbetlerini ortaya koydular ve Türkiye'nin sunûf‑ı münevvere ve idariyesi dahi bu fırsatdan bi'l‑istifade bir menba‘‑ı feyz ve hayat addetdiği Asya'ya tevcîh‑i nazar etmeğe başlayarak bu hususda Almanya'nın iltizâm ve muâvenetine de mazhar oldu.

Şimdi mesele İtilâf zümresini teşkil eden devletlerin Türkler tarafından Asya'da yeni başdan ta‘ayyüb edilmeğe başlanılan bu siyaset‑i hadîdenin ehemmiyetini takdir edip etmediklerini ve Asya'da Türklerle Almanların teşrîk‑i mesâî etmelerinin kendileri için ne kadar tehlikeli olduğunu anlayıp anlamadıklarını bilmekdedir.

İtilâf Devletleri'nin hâl‑i hâzırda sırf mesâil‑i Garbiye ile iştigâl eyledikleri şarkda takibi lâzım gelecek olan programın ne gibi şerâite tâbi olması lâzım geldiğini aslâ nazar‑ı itibara almadıkları göz önüne getirilirse vaziyetin pek de takdir edilmediğine hükmolunabilir.

Asya'da "müfrit Turan" cereyanı karşısında açılan sahanın pek vâsi‘ olduğunu itiraf edelim. Saha‑i mezkûre İran'dan başlayıp iki buçuk milyon Tatar'ı ihtivâ eden Kafkasya'ya ve oradan da Sibirya'ya ve on üç milyon sekenesi bulunan Türkistan'a ve buradan da Afganistan'a hatta Çin'e kadar uzamakdadır.

"Turancılık" propagandacılarının hesabına nazaran yalnız Turanî âlemi Şarkî Garbî ve Vasatî Asya'da otuz milyon nüfusa bâliğdir. Mongol Hindu Arab milletleri dahi bunlara ilâve edilince fevkalâde bir yekûn karşısında bulunulur. Filhakika yalnız Hind Müslümanları'nın altmış milyondan fazla olduğunu göz önüne getirmek kâfidir.

Fakat "Panturanizm" cereyanı Avrupa'da dahi baş göstermeye başlamışdır. Turancılık mefkûresi Slav lisânı ile tekellüm etdikleri hâlde aslen Turanî olan Macarlarla Bulgarlar arasında eslâfın uhuvvet ve tesânüdî hislerini uyandırmakda bulunduğu gibi Din‑i İslâm'ı muhafaza etmiş oldukları için İstanbul'dan gelen zâhir propagandaya daha kolaylıkla kapılan KazanAstrahan ve Kırım Tatarları üzerinde icra‑yı te’sir etmeğe başlamışdır.

Avrupa'yı evvelâ İslâmiyete ve bilâhare Turan cereyanına karşı müdâfaa etmek vazifesi sıra ile evvelâ İspanya'ya sonra da Avusturya'ya ve daha sonra da Rusya'ya terettüb etmişdir.

İspanya bugün artık mesâil‑i azîme‑i rûz‑merreye karşı tamamıyla bir yabancı vaziyetindedir. Avusturya ise Türkiye'nin müttefiki bulunuyor ve Turancılığın tevessü‘ ve inkişâfı sayesinde husûl bulacak olan büyük Alman planlarına iştirâk ediyor. Bundan mâ‘adâ eski Turan mensubînine şâyân‑ı hayret ve nâgihânî bir tarzda ilân‑ı perestişe başlamış olan Macar âlemi efkâr ve hissiyât‑ı hâzırasını muhafaza etdikçe Avusturya Türkiye için bir tehlike teşkil edemez bir hâlde kalıyor. Bu itibarla Panturanizm cereyanını tevkif ederek karşısına Avrupa medeniyetini çıkarmak vazifesi ancak Rusya'ya kalıyor.

İtilâf ricâl‑i siyasiyesinin nutuklarını tedkik ve mütâlaa edenler mesâil‑i şarkıyenin hâiz bulunduğu ehemmiyet ile telakkî olunmadığını kemal‑i taaccüb ile müşâhede ederler. Gazetelerde dahi aynı hâl vâki oluyor. İtilâf ricâl‑i siyasiyesi muhârebe‑i hâzıranın tevlîd etmiş olduğu siyasî ve arazi meselelerinin sırf garba âid olanlarıyla meşgul gibi görünüyorlar. Fakat ötede mesâil‑i harbiyenin nikât‑ı esasiyesinin bütün cihana şâmil olduğu ve Panjermenistlerin te’sis etmek istedikleri hayalî imparatorluk yolunun Asya'dan geçdiği unutulmamalıdır. Binâenaleyh mesâil‑i garbiyenin mesâil‑i saireye tekaddüm etdiği şübhesiz olmakla beraber bu mesâilin hususât‑ı şarkıye ile alâkadâr bulundukları daima göz önünde bulundurulmalıdır. Berlin‑Bağdad yolu meselesi Avrupa cidâl‑i umumîsine sebebiyet veren esbâb‑ı muhtelifeyi hâvî cedvelin başında mukayyeddir.

Irak'daki İngiliz kuvvetleri şimdilik Panjermenistlerin birçok tahayyülâtını ber‑hava etmişdir. Fakat Rus inkırâzı kat‘î bir hakikat hâlini kesb eder. Berlin‑Bağdad yolunun yerini tutabilecek ve hatta ondan daha ehemmiyetli olabilecek pek çok yollar bulunabilir. Meselâ Kırım Tatarları'nın üzerinden geçip İran'ı yaran bir Berlin‑Buhara yolu açılabilir. Diğer cihetden TürkistanAfganistan Belücistan kıtaâtı da Almanya'yı Hindistan kapılarına îsâl eder ve Sibirya kıt‘ası da Bahr‑ı Muhit‑i Kebîr'e hulûl etdiren bir yol hâlini alabilir. Bütün bu yollar Berlin'den başlarfakat hedefe ancak Rusya'nın cesedi üzerinden geçmek şartıyla vâsıl olur. Maamâfîh yarın Türkiye Almanya'ya kafa tutup yoluna mâni olsa dahi o vakitde ehemmiyeti inkâr edilmemesi lâzım gelen müfrit Turan cereyanı tehlikesi yine bâkî kalır.

Bu mesele ile iştigâl eden muharrirlerin ekserîsi onunla istihzâ ediyorlar veyahud bu meseleyi ehemmiyetden ârî buluyorlar. Olabilir ki bu tehlike bir gün ehemmiyetini kaybeder veyahud esas‑ı mesele tamamıyla zâil olur fakat bu hâl ancak bu meselenin takib ve tedkikini terk etmemek şartıyla hâsıl olur.

Almanya'nın uzak bir istikbâlde erilecek ve fakat gayet vâsi‘ olan maksadlar için harb etdiği göz önüne getirilirse şark mesâilinin ehemmiyeti hemen tezâhür eder. Rusya'nın ıslâh ve ihyâ edilmesi fikrini neşir ve ta‘mîm edip onu kabul ve hayyiz‑i fi‘le îsâl etdirmek isteyenler İtilâf zümre‑i düveliyesi siyasetinin ihtiyacâtını en ziyade takdir edenlerdir. İtilâf zümresi Rusya'yı kayırmayarak Almanya'nın keyfine tâbi bırakırsa müfrit Turan cereyanı siyasetde Anadolu'yu istilâ etmek veyahud yavaş yavaş taht‑ı nüfuz ve te’sirine almak isteyen Cermenlerin ekmeğine yağ sürmüş olur.

Bu itibarla evvel emirde mesâil‑i şarkıyenin zümre‑i İtilâfiye tarafından takib olunan siyasî programda daha büyük bir mevki işgal etmesi sâniyen Rusya'nın artık muhârebeye iştirâk etmese dahi teşkilât‑ı dahiliyesini tanzim ve takviye ederek Almanya'nın Asya hakkında beslediği âmâl ve makâsıdı akîm bırakdırmak suretiyle müfrit Turan cereyanını tevkif edebileceğine ve bu takdirde dahi İtilâf davasına hizmet etmiş olacağına efkâr‑ı umumiyenin kanaat hâsıl eylemesi lâzımdır. İtilâfiyyûn bu kanaati vaktinde hâsıl ederek Rusları artık muhârebeye devam edemedikleri için ihanetle ithâm edecek yerde ona karşı ibrâzına muktedir oldukları muâvenetle iktifâ eylemiş olsalardı tabiî daha çok iyi olurdu. Ben Rusya'da tahaddüs eden ahvâle karşı ittihâzı lâzım gelen tarîk ve siyasetin garb devletlerinden hiçbiri tarafından takdir ve tayin edilemediğini ve Lenin tarafından tecrübe edilen Radikal Sosyalizm siyaset ve idaresinden ürkmeğe mahal olmadığını tekrar ale't‑tekrar iddia etdim. Şimdi ahvâl iddiamda haklı olduğumu isbat etdi. Cumhuriyet Rus ahalisinin mizahına muvâfık bir suret‑i idare imiş!.. Onun takviyesine bütün garb devletleri kemal‑i samimiyet ile gayret etmeli ve bunu bir an evvel başa çıkarmanın çaresine bakmalı. Zira Berlin'den Bahr‑ı Muhit‑i Kebîr ile Bahr‑ı Muhit‑i Hindî'ye ve Basra Körfezi'ne giden yolları kapayabilecek yegâne kuvvet ancak canlı hür ve muhtar bir Rus Devleti'dir. Bu söze iyi kulak verilmelidir.

26 Eylül 1334 / [26 Eylül 1918]
Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
meselesi, osmanlinin, sark

Seçenekler
Stil


Saat: 18:20

Forum Yasal Uyarı
vBulletin® ile Oluşturuldu
Copyright © 2016 vBulletin Solutions, Inc. All rights reserved.

ForumSevgisi.Com Her Hakkı Saklıdır
Tema Tasarım:
Kronik Depresif


Sitemiz bir 'paylaşım' sitesidir. Bu yüzden sitemize kayıt olan herkes kontrol edilmeksizin mesaj/konu/resim paylaşabiliyorlar. Bu sebepten ötürü, sitemizdeki mesaj ya da konulardan doğabilecek yasal sorumluluklar o yazıyı paylaşan kullanıcıya aittir ve iletişim adresine mail atıldığı taktirde mesaj ya da konu en fazla 48 saat içerisinde silinecektir.

ankara escort, izmir escort ankara escort, ankara escort bayan, eryaman escort, bursa escort pendik escort, antalya escort,